Ozan M. (@ozanmar) header
Ozan M. (@ozanmar) profile picture

Hukuk | Adli Bilimler | Biraz Edebiyat | Birtakım Türkçe sözcükler

Joined February 2012
Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)
📌Bugün Cumhuriyet Bayramı Törenleri dolayısıyla yapılan Vals Gösterilerine yine "kafir dansı" diye saldırmış birtakım yobazlar. O yüzden aşağıya, Sultan 2. Abdülhamid'in 50. yaş günü vesilesi ile Johann Strauss ii tarafından bestelenen "Märchen aus dem Orient" adlı valsi bırakıyorum. ‼️2. Abdülhamid de dedesi 2. Mahmut, babası Abdülmecid, Amcası Abdülaziz ve ağabeyi 5. Murat gibi bir Vals tutkunuydu. 2. Abdülhamid'in valse ilgisi, Batı müziğine olan genel tutkusunun bir parçasıydı. Kızı Ayşe Sultan'ın anılarına göre Abdülhamid, alafrangayı alaturkaya tercih eder ve "Alaturka güzeldir ama daima gam verir. Alafranga değişiktir, neşe verir" dermiş. Tahttan indirildikten sonra doktoru Atıf Hüseyin Bey'e "Pek severim, hem piyano vesair sazları da çalarım. Nota bilmek şarttır, iyi bilirim" demiştir. Ayrıca Abdülhamid, gençliğinde Guatelli Paşa, Lombardi Bey ve Dussap Paşa'dan ders almıştır. Şehzadeliğinde Batı tarzında besteler yaptığı da kayıtlarda geçmektedir. Sultan Abdülhamid, Yıldız Sarayında opera ve operet temsilleri düzenletirdi. Mızıka-i Hümayun bandosu Dussap Paşa yönetiminde çalardı, Sultan canı sıkıldığında bütün gece çalmalarını istediği olurdu. Yıldız Sarayı Kütüphanesi'nde saraya ithaf edilmiş 102 elyazması beste bulunmaktadır. Bunların 86'sı Batı müziği tarzında; aralarında vals ve polkalar da bulunuyor. Sultanın Beylerbeyi Sarayı'nda bulunan bir "auto piano"su (kendi kendine çalan piyano) da vardı. ‼️Şimdi Vals'e "Kafir Dansı" diyerek ecdadımız 2. Mahmut'a, Abdülmecid'e, Abdülaziz'e, 5. Murat'a ve 2. Abdülhamid'e "Kafir" mi diyorsunuz siz? Evet belki Vals, sizin kültürünüzün bir parçası değil, ama torunu olduğunu iddia ettiğiniz Osmanlı Kültürü'nün mühim bir parçasıydı. Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm... #tarih #29EkimCumhuriyetBayramı #vals #dans
📌Osmanlı'nın "Yerli ve Milli Dansı" : Vals... ⏩Bazı çevrelerin "Kafir Dansı" olarak kabul ettiğiniz Vals; Osmanlı Sarayının Resmi Dansıydı... ⏩Avrupa'da ilk olarak 16. yy'da folklorik olarak ortaya çıkan Vals, 18.yy 2. yarısı itibariyle özellikle Orta Avrupa'da popüler hale gelmiş ve 1840'larda ümmetin halifesinin sarayına girmişti. Padişah Abdülmecid, valsi öyle beğenmişti ki, bir Fransız orkestrasını sarayda konser vermek için İstanbul'a getirtmişti. Fransızlar da saraya gelmiş, Abdülmecid'e özel muhteşem bir konser vermişlerdi. ⏩Padişah Abdülmecid'in Fransızları hayran hayran izlemesi saray bestekarı Hammamizade İsmail Dede Efendi'yi kızdırmış, padişah ve halife efendimizin gavur valsleri dinlemesine gönlü razı olmamış ve bu dönemde "Yine bir Gülnihal" adıyla hepimizin bildiği ilk Türk ve Müslüman valsini bestelemiş ve Sultan Abdülmecid'e sunmuştur... ⏩İlk Osmanlı valsi olan Yine bir Gülnihal, Dede Efendi'nin daha evvel Halil Paşa adına Gülnihal Kalfa için yazmış olduğu bir şiirdir. Gülnihal Kalfa'yı tavlayıp yatağa atmak arzusuyla yanıp tutuşan Halil Paşa, İsmail Dede Efendi'ye yüklü bir ödeme yaparak bu şiiri yazdırmış ve şüphesiz ki amacına ulaşmıştır. ⏩İşte Dede Efendi, Fransızlara kızarak, sadece 1 gece içinde daha evvel yazdığı bu şiiri vals formatında bestelemiş ve böylece ilk Osmanlı Valsi ortaya çıkmıştır... ‼️Vals böylece Osmanlı Sarayı'nın Resmi Dansı olmuştur. Tabi sadece Sarayla sınırlı kalmamış, Saraya şirin gözükmek isteyen tüm paşalar köşklerinde, konaklarında vals davetleri vermeye başlamışlardır. ⏩Abdülmecid döneminde Osmanlı Sarayı'nın bir vazgeçilmezi olan vals, Abdülmecid sonrası tahta geçen kardeşi Abdülaziz döneminde de vazgeçilmez olmaya devam etmişti. Üstelik Sultan Abdülaziz, ağabeyi Abdülmecid'den farklı olarak bizzat kendisi vals bestelemiş, çıtayı bir hayli yükseltmişti. (invitation a la valse) Abdülaziz'den sonra tahta çıkan yeğeni 5. Murad'da amcasının izinden giderek vals besteleyen padişahlar arasına adını yazdırmıştı. ⏩Sultan Abdülaziz sadece vals bestelemiyordu. Kendisi komple bir müzisyendi, örneğin Rum vatandaşlarımız için, Yunan halk dansı olan bir Sirto bile bestelemişti. 📌Bu arada sadece Vals değil Can Can dansı da Osmanlı Sarayına ve konaklarına girmiştir. Evet Can Can... Yahu siz alnı secdeden kalkmadı zannettiğiniz, abdestsiz evrak imzalamadığını söylediğiniz adamlar can can dansı yapıyorlardı... 📌Can can dansını da bir kenara bırakalım, Nü tablolar yapan halifemiz vardı bizim... Harika bir eserdir son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi'nin yaptığı "Avluda Kadınlar" adlı tablo... Bana göre paha biçilemez... ⏩İşte ecdadımız Osmanlı, Kültüre ve Sanata bu kadar önem verirdi. Çünkü Osmanlı Saray erkanı da padişahları da entelektüel insanlardı. Zaten aşırı entelektüel ve lükse düşkün olduklarından ötürü Osmanlı battı, iflasını açıkladı maalesef... Neyse, lafı fazla uzatmayalım. İlk Müslüman-Türk Valsi olan Gülnihal'i izleyelim. Mehteran & Kızıl Ordu Korosu - Yine Bir Gülnihal... 👇👇👇👇 #tarih #pazar #vals #dans
7
78
6
298
5,598
İKİNCİ AVUKATIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ HAKKINDA MESLEKTAŞLARIMIZA DUYURU Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesinde, “İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekalet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekalet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.” hükmüyle, ikinci avukata işi kabul etmeden önce yazılı bildirimde bulunma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülüğe uyulmadığı gerekçesiyle verilen bir disiplin cezasına ve dayanağı olan meslek kuralına karşı açılan davada Danıştay 8. Dairesi, 27.04.2022 tarihinde iptal kararı vermiş; kararın usulden bozulmasının ardından Daire, 02.05.2024 tarihinde yeniden iptal kararı vermiştir. İlgili Daire gerekçesinde, Avukatlık Kanunu’nun 172. maddesinde ilk avukattan muvafakat isteme yükümlülüğünün iş sahibine yüklendiğine, kanunda öngörülmeyen ayrı bir bildirim yükümlülüğü nedeniyle ikinci avukatın cezalandırılmasının cezaların kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığına işaret etmiştir. İptal kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca esastan bozulması üzerine Danıştay 8. Dairesi, bozma kararına uyarak 16.09.2026 tarihli, E.2026/4659, K.2026/4931 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararda, yazılı bildirimin ilk avukatın emek ve çabasına saygı gösterilmesini ve mesleki düzenin korunmasını amaçladığı; iş sahibinin muvafakat isteme yükümlülüğü ile ikinci avukatın bildirim yükümlülüğünün birbirini tamamladığı belirtilmiştir. Ayrıca, 7571 sayılı Kanun’la Avukatlık Kanunu’nun 135. maddesine eklenen 1/k bendinde, işin kabulünden önce aynı işle ilgili olarak daha önce vekalet verilen avukata bilgi verilmemesi, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında açıkça düzenlenmiştir. Gelinen aşamada, Meslek Kuralları’nın 39. maddesindeki yazılı bildirim yükümlülüğü uygulanmaktadır. Meslektaşlarımızın disiplin sorumluluğuyla karşılaşmamaları için, aynı iş bakımından ikinci avukat olarak görevi kabul etmeden önce ilk vekalet verilen avukata yazılı bilgi vermeleri ve bildirime ilişkin belgeleri muhafaza etmeleri önem taşımaktadır. Meslektaşlarımızın bilgisine sunarız. ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI Karar: d.barobirlik.org.tr/2026/Dan…
5
62
4
391
78,469
Ayberk Furkan ile birazcık dersler: Dilimize Farsça üzerinden geçmiş +dar ad eki, koşulduğu söz üzerinden meslek isimleri türetir ve çoğu kez Türkçe +cI eş değeridir. • defterdar • emektar • hazinedar • hissedar • pişdar • tahsildar • tezgâhtar • veznedar Farsça dāştan "tutmak" eyleminden şekillenmiş bu ek, "alemdar/bayraktar, aleyhtar, dildar, dindar, kılıçtar" gibi örneklerde özgün anlamını korur. Bu eylem, İngilizce dare "kafa tutmak" ve Rusça держать "tutmak" eylemleriyle ortak bir Hint/Avrupa kökeni paylaşmaktadır.
3
4
52
2,144
Ozan M. retweeted
Kadınlar acıları-ağrıları ciddiye alınmadığı için sağlık hizmetlerine erişemiyor. Müge Ağat'ın 2023'de yazdığı yüksek lisans tezi tam olarak bu duruma eğiliyor. "Acıyı hafifsemek:Türkiye'de kadınların tıbbi tanı, tedavi ve destek almada yaşadığı güçlükler" hdl.handle.net/20.500.14124/…
bu güzel arkadaşımız vefat etmiş, çok üzgünüm. otoimmün hastalığı olan kadınların çoğu ilk acil/aile hekimi deneyimlerini aynı şekilde yaşıyor, sonrası yokuş aşağı. ben de, tanıdığım hasta pek çok kadın da aynı süreci deneyimledik. lütfen kendinizde ciddi bir sorun olduğunu fark ettiğinizde gerekirse 5 farklı doktor gezin, bir sorun olmadığına emin olmadan kimsenin "psikolojiktir" ya da "abartıyorsun" demesine izin vermeyin.
2
46
6
262
10,242
Türklerin "cami"deki i ile imtihanı! 1) Çinili Cami, Ulu Cami 2) Ayasofya Cami'i ( ~ camii) - Ayasofya Camisi Birincisinde sıfat vb. söz yer almakta, iyelik ekine gerek yok! Yeni Cami mesela, Yeni Camii veya Yeni Camisi değil. İkincisinde ise "ad öbeği", iyelik eki ile olacak! Sadece bilgi için yazdım, Çinili Camii yazımı yaygınlaşmasın diye.
Mahpeyker Kösem Sultan tarafından 1640 yılında mimar Kasım Ağa'ya yaptırılan Çinili Camii
2
3
2
67
4,161
İstanbul Barosu’nun sayın aday grupları, kapıdan içeri girerken verdiğiniz o broşürler fikrimizi değiştirmiyor, kapının önünde Miğfer Dibi Savunması gibi dizilmişsiniz, çekilin de bi oy verelim.
2
2
77
3,710
Bu DNA meselesi tam bir akıl tutulması. İki tarafım Osmanlı coğrafyasının iki ucundan. Yüzlerce yıl aynı şehirlerde yerleşik kalmışlar. Ermeniler, Kürtler, Sırplar, Arnavutlar ile beraber vs vs. Bunlar benim bildiğim, öncesi zaten karışık. Ee? Ben Türküm. Bu saatten sonra %100 Sırp çıksam ne olur? Ne değişir zihnimde, kalbimde? Kimliği DNA'da aramak nedir ya?
Uydurduğu kafatası ölçeğiyle kendini 'üstün"(!) Aryan "ırkı"ndan gösterip, "Aryan değil" dediği milyarlarca insana "aşağı ırk" damgası basan "Vahşi Batı", son 50 yıldır "kafatası ırkçılığı"ndan "DNA ırkçılığı"na yatay geçiş yaptı; etnik ayrımcılığı DNA maskesiyle körüklüyor.
1
6
296
Duruşma için karşı taraf vekilini arıyorum meşgule atıyor. En son mesajla kendisine ulaşınca bana lastik değiştirdiği fotoyu atıp "Celse hata veriyor mazeret giremiyorum hakime fotoğrafı gösterebilir misiniz?" dedi. Hakime fotoğrafı gösterdim kahkaha atıp mazeretli saydı hahajsks
1
1
1
669
43,998
Barolar ve Siyaset: Türkiye’de Barolar ve Devlet Kurumları Dr. İdil Elveriş İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları 2014, VIII+170 s. — 📍Baro seçimleri döneminde bir kaynak tavsiyesi. Bilgi Hukuk Fakültesi’nde yıllarca birlikte çalıştığım, değerli dostum İdil Elveriş’in bu alana ilişkin diğer çalışmalarına ek, doktora tezidir.
4
34
1,872
2000’lerin başlarında bi ara tutturmuşlardı: Ah vah hanedanımız sürgün edildi :( Var mı bizden başka hanedanını sürgün eden ulus :( diye ağlarlardı. Eminim hala aynıdırlar. Tek satır okumamışlardır.
Nations that have executed their monarchs
18
1
717
13,377
Kazakçada "liste" anlamında tizim (= dizim) kullanılmaktaymış. /n/ ile /m/ birbirlerinin yerini sıkça alabilmekte. Türkçede de dizin sözcüğü 15. yydan beri kaydedilmiş. (Ulam ulam gibi ikileme içinde kullanılmış ancak bunlardaki zarf eki değil yapım ekidir.)
2
2
25
864
ChatGPT hukuk fakültesi ilk mezunlarını vermiş, tek sorun ise böyle bir çözüm yok :)
Replying to @ExcelTeknik
Sözleşmeye "Sadece 1 yıllık geçici öğrenim/görev süresi için eşyalı verilmiştir" maddesi ekliyorlar. Bu süre bitince bildiğiniz o meşhur 10 yıllık uzama kuralı işlemiyor, anında tahliye yolu açılıyor! 3/6
6
11
1
769
65,582
KAYYUM ≠ KAYYIM Kayyum, kendi varlığı için hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyi ayakta tutan anlamına gelir. Allah'ın isimlerinden biridir. Almancada der aus sich selbst Bestehende (kendiliğinden var olan) veya der alles Erhaltende (her şeyi ayakta tutan) biçiminde karşılanır. Teolojik bir kavramdır. Kayyım ise bir işi yöneten, koruyan, gözeten kişi anlamındadır. Hukuktaki kayyımlık kurumu bu sözcükle ilişkilidir. Almancada Pfleger (kayyım), Pflegschaft (kayyımlık); İngilizcede ise bağlama göre guardian, curator veya trustee sözcükleriyle karşılanır. Hukuki bir kavramdır. İki sözcük tarihsel ve kavramsal olarak farklıdır. Günlük dilde birbirinin yerine kullanılsalar da hukuki terminolojide doğru tercih kayyımdır.
7
35
216
11,090
Video yapay zeka değil, gerçekmiş.
179
469
112
4,460
1,175,600
Sonra bu kararları kim veriyor…
Ankara "2 Nolu" Baro Başkanı'ndan itiraf: "Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı 70 üyemizi hakim-savcı yaptık" birgun.net/haber/ankara-2-no…
16
61
1,377
Bir meslektaşımızın 12 yaşındaki kız kardeşi, okulda bir arkadaşıyla sözlü tartışma yaşadığı için ertesi gün, ders saatinde, ailesine haber verilmeden ekip arabasıyla alınarak ifadeye götürülmüş. Tartıştığı kişinin velisinin polis olmasının etkisi var mıdır, bilemiyoruz. Ancak bu işlemin yapılmasına aracılık eden, talimat veren ve sessiz kalan herkesin sorumluluğu var. Belki de ablası avukat olmasa bu olaydan haberimiz bile olmayacaktı. Baromuz Çocuk Hakları Komisyonu gerekeni yapacaktır. Ancak ben, bir çocuğun haksız yere böyle bir işleme maruz bırakılmasını hâlâ aşamıyorum.
147
365
27
2,973
133,841
Ozan M. retweeted
Bizzat işimiz hatasız yazmak, hata düzeltmek olduğu halde hatasız yazıyoruz diye YZ sanılmamız peki? Sizin koyacağınız kriteri... YZ Türkçeyi hiç de hatasız yazmıyor ki, kardeşim, ben bilakis YZ metni en çok da özgün noktalama hatalarından tanıyorum.
1
3
1
70
4,349
Madencileri daha rahat öldürebilmek için avukatlarını hapse attılar.
22
2,377
10
22,062
839,754
Ozan M. retweeted
90’lı yıllarda devlet bakanlarını önüne katıp karakol karakol işkence raporlayan İoanna Kuçuradi’ye 12 Eylül savunuyordu demek, başka bir seviye. Burası boş atıp dolu tutulmaya çalışılan bir alan elbette.
1
3
23
2,049
Ozan M. retweeted
Replying to @Ogznhnn
"Tanrı değil Allah" deme olayı zaten dublajlı filmlerden sonra başladı. Baktılar filmlerdeki gavurlar tanrı diyor; demek ki Tanrı gavur şeyi diye düşündüler
2
2
460
9,349