Ozan M. (@ozanmar) header
Ozan M. (@ozanmar) profile picture

Hukuk | Adli Bilimler | Biraz Edebiyat | Birtakım Türkçe sözcükler

Joined February 2012
Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)Photo by Ozan M. (@ozanmar)
Fakülteden bir arkadaşımın bir sözü var. Arada sırada yazıyorum burada. Bu gidişle çerçeveletip duvarıma asacağım: "Türkiye'de bir hukukçu olarak kendimi Dune gezegeninde su ürünleri mühendisiymiş gibi hissediyorum."
1
25
7,149
Haberlerden okuduğum kadarıyla necip sulh ceza hâkimlerinden biri haksız bir tutuklamaya daha imza atmış. Yorumlardaki polis arkadaşların yanıldığı husus şu ki bu tarifeyi maalesef vatandaşa da uyguluyorlar. Kaçma ve delil karartma şüphesi olmadan tutuklananların haddi hesabı yok
Avcılar'da okul önünde yaşanan olayla ilgili gözaltına alınan bekçi kardeşimizin tutuklandığı haberini aldık..! Ortada ne kaçma şüphesi ne de delil karartma şüphesi olmadığını düşünüyoruz... Hepsinden önemlisi, mağdur bile şikayetçi değil; ama siz çıkıp bekçi kardeşimize tutuklama veriyorsunuz..! Bu hukuksuzluğu ASLA KABUL ETMİYORUZ..! ​Siz bu ülkenin polisini, bekçisini, jandarmasını koruyamıyor, arkasında duramıyorsunuz; hangi yüzle okulların, çocukların güvenliğinden bahsedeceksiniz? ​Bu haksız tutuklama kararından sonra hangi bekçi, hangi polis ve hangi jandarma silahına uzanmaya cesaret edebilecek? YAZIKLAR OLSUN SİZE...
1
240
Davayı aldıktan sonra müvekkilinin telefonlarına çıkmayan o kadar çok avukat duyuyorum ki... Bu, işini layıkıyla yapan avukatları da töhmet altında bırakıyor. Suç biraz da yurttaşta. Ederinin üçte biri, dörtte biri karşılığı anlaştığın adamın yapacağı işten hayır gelmez.
1
145
Şu insanlara laf anlatmaya çalışıyoruz. Asgari medeniyet kurallarından ve profil resmi yaptığı Atatürk'ün bile insanlara nasıl hitap ettiğinden bihaber.
3
328
📌Bugün Cumhuriyet Bayramı Törenleri dolayısıyla yapılan Vals Gösterilerine yine "kafir dansı" diye saldırmış birtakım yobazlar. O yüzden aşağıya, Sultan 2. Abdülhamid'in 50. yaş günü vesilesi ile Johann Strauss ii tarafından bestelenen "Märchen aus dem Orient" adlı valsi bırakıyorum. ‼️2. Abdülhamid de dedesi 2. Mahmut, babası Abdülmecid, Amcası Abdülaziz ve ağabeyi 5. Murat gibi bir Vals tutkunuydu. 2. Abdülhamid'in valse ilgisi, Batı müziğine olan genel tutkusunun bir parçasıydı. Kızı Ayşe Sultan'ın anılarına göre Abdülhamid, alafrangayı alaturkaya tercih eder ve "Alaturka güzeldir ama daima gam verir. Alafranga değişiktir, neşe verir" dermiş. Tahttan indirildikten sonra doktoru Atıf Hüseyin Bey'e "Pek severim, hem piyano vesair sazları da çalarım. Nota bilmek şarttır, iyi bilirim" demiştir. Ayrıca Abdülhamid, gençliğinde Guatelli Paşa, Lombardi Bey ve Dussap Paşa'dan ders almıştır. Şehzadeliğinde Batı tarzında besteler yaptığı da kayıtlarda geçmektedir. Sultan Abdülhamid, Yıldız Sarayında opera ve operet temsilleri düzenletirdi. Mızıka-i Hümayun bandosu Dussap Paşa yönetiminde çalardı, Sultan canı sıkıldığında bütün gece çalmalarını istediği olurdu. Yıldız Sarayı Kütüphanesi'nde saraya ithaf edilmiş 102 elyazması beste bulunmaktadır. Bunların 86'sı Batı müziği tarzında; aralarında vals ve polkalar da bulunuyor. Sultanın Beylerbeyi Sarayı'nda bulunan bir "auto piano"su (kendi kendine çalan piyano) da vardı. ‼️Şimdi Vals'e "Kafir Dansı" diyerek ecdadımız 2. Mahmut'a, Abdülmecid'e, Abdülaziz'e, 5. Murat'a ve 2. Abdülhamid'e "Kafir" mi diyorsunuz siz? Evet belki Vals, sizin kültürünüzün bir parçası değil, ama torunu olduğunu iddia ettiğiniz Osmanlı Kültürü'nün mühim bir parçasıydı. Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm... #tarih #29EkimCumhuriyetBayramı #vals #dans
📌Osmanlı'nın "Yerli ve Milli Dansı" : Vals... ⏩Bazı çevrelerin "Kafir Dansı" olarak kabul ettiğiniz Vals; Osmanlı Sarayının Resmi Dansıydı... ⏩Avrupa'da ilk olarak 16. yy'da folklorik olarak ortaya çıkan Vals, 18.yy 2. yarısı itibariyle özellikle Orta Avrupa'da popüler hale gelmiş ve 1840'larda ümmetin halifesinin sarayına girmişti. Padişah Abdülmecid, valsi öyle beğenmişti ki, bir Fransız orkestrasını sarayda konser vermek için İstanbul'a getirtmişti. Fransızlar da saraya gelmiş, Abdülmecid'e özel muhteşem bir konser vermişlerdi. ⏩Padişah Abdülmecid'in Fransızları hayran hayran izlemesi saray bestekarı Hammamizade İsmail Dede Efendi'yi kızdırmış, padişah ve halife efendimizin gavur valsleri dinlemesine gönlü razı olmamış ve bu dönemde "Yine bir Gülnihal" adıyla hepimizin bildiği ilk Türk ve Müslüman valsini bestelemiş ve Sultan Abdülmecid'e sunmuştur... ⏩İlk Osmanlı valsi olan Yine bir Gülnihal, Dede Efendi'nin daha evvel Halil Paşa adına Gülnihal Kalfa için yazmış olduğu bir şiirdir. Gülnihal Kalfa'yı tavlayıp yatağa atmak arzusuyla yanıp tutuşan Halil Paşa, İsmail Dede Efendi'ye yüklü bir ödeme yaparak bu şiiri yazdırmış ve şüphesiz ki amacına ulaşmıştır. ⏩İşte Dede Efendi, Fransızlara kızarak, sadece 1 gece içinde daha evvel yazdığı bu şiiri vals formatında bestelemiş ve böylece ilk Osmanlı Valsi ortaya çıkmıştır... ‼️Vals böylece Osmanlı Sarayı'nın Resmi Dansı olmuştur. Tabi sadece Sarayla sınırlı kalmamış, Saraya şirin gözükmek isteyen tüm paşalar köşklerinde, konaklarında vals davetleri vermeye başlamışlardır. ⏩Abdülmecid döneminde Osmanlı Sarayı'nın bir vazgeçilmezi olan vals, Abdülmecid sonrası tahta geçen kardeşi Abdülaziz döneminde de vazgeçilmez olmaya devam etmişti. Üstelik Sultan Abdülaziz, ağabeyi Abdülmecid'den farklı olarak bizzat kendisi vals bestelemiş, çıtayı bir hayli yükseltmişti. (invitation a la valse) Abdülaziz'den sonra tahta çıkan yeğeni 5. Murad'da amcasının izinden giderek vals besteleyen padişahlar arasına adını yazdırmıştı. ⏩Sultan Abdülaziz sadece vals bestelemiyordu. Kendisi komple bir müzisyendi, örneğin Rum vatandaşlarımız için, Yunan halk dansı olan bir Sirto bile bestelemişti. 📌Bu arada sadece Vals değil Can Can dansı da Osmanlı Sarayına ve konaklarına girmiştir. Evet Can Can... Yahu siz alnı secdeden kalkmadı zannettiğiniz, abdestsiz evrak imzalamadığını söylediğiniz adamlar can can dansı yapıyorlardı... 📌Can can dansını da bir kenara bırakalım, Nü tablolar yapan halifemiz vardı bizim... Harika bir eserdir son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi'nin yaptığı "Avluda Kadınlar" adlı tablo... Bana göre paha biçilemez... ⏩İşte ecdadımız Osmanlı, Kültüre ve Sanata bu kadar önem verirdi. Çünkü Osmanlı Saray erkanı da padişahları da entelektüel insanlardı. Zaten aşırı entelektüel ve lükse düşkün olduklarından ötürü Osmanlı battı, iflasını açıkladı maalesef... Neyse, lafı fazla uzatmayalım. İlk Müslüman-Türk Valsi olan Gülnihal'i izleyelim. Mehteran & Kızıl Ordu Korosu - Yine Bir Gülnihal... 👇👇👇👇 #tarih #pazar #vals #dans
7
78
6
298
5,584
"Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır." İyi ki İBB Miras var. İyi ki Mahir Polat var.
Yarın bir tarihi yapıyı daha İstanbullulara kavuşturuyoruz… Evliya Çelebi’nin “Seyehat ya Resulullah” diyerek başladığı büyük yolculuğunun mekanı Ahi Çelebi Camii’nin Sıbyan Mektebi.. İstanbul’un merkezi Eminönü Meydanı’nda bir kenarda unutulmuş, terk edilmiş, yıkık halde duran Ahi Çelebi Sıbyan Mektebi restorasyonu sonrası yarın İstanbullulara kavuşuyor. İBB Fen İşleri Daire Başkanlığımız restore etti İBB Miras fonksiyon düzenlemesi yaptı. Evliya Çelebi İpek Yolu Kültür ve Turizm Ofisi olarak Eminönü Meydan’da İstanbullulara buluşuyor. #İBBFenİşleri #İBBMiras #İBBKültür
2
182
Yılmaz Erdoğan gibi doğru dürüst bir politik söylemi bile olmayan bir adamı sırf Kürt diye bölücü ilan ettiler. Adamın belki eleştirilecek elli tane kusuru var ama bölücülük bunlardan biri değil. Ergen ırkçılar sırf adamın etnik kökeni sebebiyle demediklerini bırakmadılar.
Cumhuriyetimizin 103. yılında ebedi şükranlarımızla… 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun! 🇹🇷
1
174
İyi bir hukuk nosyonu kazanabilir ve bunu mesleklerinin icrasına yansıtabilirlerse kolluğun hukuk okumasını destekliyorum. Bu sayede belki avukatların emniyette yaşadığı kimi sorunlar biter. Gerçi Türk hâkim ve savcılarının da hukuk mezunu olduğu düşünülünce insan emin olamıyor.
Savcılıkta staj yaparken selçuk hukuk okuyan bir arkadaşım vardı. Polis bi abi gelip ben de selcuk hukuk mezunuyum dedi. Bunu duyunca arkadaşın keyfi kaçtı tabi. Abi farkedince ben memur olduktan sonra hukuk bitirdim en başta hukuk okumuş olsaydım polis olmazdım deyip toparladı.
2
31
1,789
İşin aslı bizde Cumhuriyet düşmanı mürteciler ve onlarda biz Türkleri mevali gören bir kesim olmasa biz Araplarla gayet güzel geçinebiliriz.
Kardeş Türk halkının Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlarım. Can kardeşlerimize huzur ve başarı dolu bir gelecek dilerim; sarsılmaz dostluğumuzun sonsuza dek sürmesini temenni ederim. 🇹🇷🤝🇸🇦
219
Kuzey Kore'nin yalnızca adı cumhuriyet. Yönetim babadan oğula geçiyor.
norveç krallık, kuzey kore cumhuriyet. norveç seçeneği varken kuzey kore'de yaşamak isteyen bir tek insan yoktur muhtemelen. cumhuriyet büyük bir kazanım; ama demokrasiyle, adaletle, özgürlükle tamamlanmadığı müddetçe bir anlam ifade etmiyor.
1
182
İKİNCİ AVUKATIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ HAKKINDA MESLEKTAŞLARIMIZA DUYURU Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesinde, “İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekalet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekalet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.” hükmüyle, ikinci avukata işi kabul etmeden önce yazılı bildirimde bulunma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülüğe uyulmadığı gerekçesiyle verilen bir disiplin cezasına ve dayanağı olan meslek kuralına karşı açılan davada Danıştay 8. Dairesi, 27.04.2022 tarihinde iptal kararı vermiş; kararın usulden bozulmasının ardından Daire, 02.05.2024 tarihinde yeniden iptal kararı vermiştir. İlgili Daire gerekçesinde, Avukatlık Kanunu’nun 172. maddesinde ilk avukattan muvafakat isteme yükümlülüğünün iş sahibine yüklendiğine, kanunda öngörülmeyen ayrı bir bildirim yükümlülüğü nedeniyle ikinci avukatın cezalandırılmasının cezaların kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığına işaret etmiştir. İptal kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca esastan bozulması üzerine Danıştay 8. Dairesi, bozma kararına uyarak 16.09.2026 tarihli, E.2026/4659, K.2026/4931 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararda, yazılı bildirimin ilk avukatın emek ve çabasına saygı gösterilmesini ve mesleki düzenin korunmasını amaçladığı; iş sahibinin muvafakat isteme yükümlülüğü ile ikinci avukatın bildirim yükümlülüğünün birbirini tamamladığı belirtilmiştir. Ayrıca, 7571 sayılı Kanun’la Avukatlık Kanunu’nun 135. maddesine eklenen 1/k bendinde, işin kabulünden önce aynı işle ilgili olarak daha önce vekalet verilen avukata bilgi verilmemesi, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında açıkça düzenlenmiştir. Gelinen aşamada, Meslek Kuralları’nın 39. maddesindeki yazılı bildirim yükümlülüğü uygulanmaktadır. Meslektaşlarımızın disiplin sorumluluğuyla karşılaşmamaları için, aynı iş bakımından ikinci avukat olarak görevi kabul etmeden önce ilk vekalet verilen avukata yazılı bilgi vermeleri ve bildirime ilişkin belgeleri muhafaza etmeleri önem taşımaktadır. Meslektaşlarımızın bilgisine sunarız. ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI Karar: d.barobirlik.org.tr/2026/Dan…
5
62
4
391
78,368
Bir sözcük bir dilin sözvarlığına girmişse, o dilin sözlüklerinde yer alıyorsa ve o dilin imlasıyla yazılıyorsa o dile aittir. Bugün İngilizcenin sözvarlığının çoğunluğu Anglo-Sakson olmayan sözcüklerden mürekkep ama kimse bunlar İngilizce değil, demiyor.
Komik kelimesi zaten Türkçeleşmiş ve dile yerleşmiş, yani Türkçe. Bi kelimenin proto-Türkçe kökenli olmaması o kelimeyi daha az Türkçe yapmıyor. Yemin ederim Türkçe gelişemesin diye elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz
2
5
349
Taymlaynda Cumhuriyet'e coşkuyla sahip çıkan başörtülü kadınlara ve Kürtlere kuduruyorlar. Kudurmaya devam edebilirsiniz. Bu ülkenin bu güzel yurttaşlarına sözümona Türklük ve Atatürkçülük adına ayrımcılık yapan embesiller de ders alsın. Yaşasın Cumhuriyet! 🇹🇷🌿
7
314
Zannediyorlar ki hukukçular kendi aralarında bir ruhban sınıfı ve halkın anlayamayacağı bir dil oluşturmuş, çıkarları için bunu koruyor. Neden hukukçuların sözcükler üstüne titrediğini, tek bir sözcüğün muğlak yazılmasının ne gibi sonuçlar doğuracağını idrak edemiyorlar.
Patent başvurularında teknik bir dil kullanılmasının sebebi sizin buluşunuzu daha iyi koruyabilmektir. Örn telefon buluşu için direkt telefon yazamazsınız, yazarsanız aynı işleve sahip mp3 çalar üreten kişi sizin patent hakkınızı ihlal eder, bir şey yapamazsınız
2
9
241
8,780
Katılıyorum. Ama bizim halkımız yasak olmasına rağmen garanti sonuç vadeden ya da ederinin üçte birine dava alıp sonra da telefonlarına bile bakmayan avukatları tercih eder.
Vekalet toplayan meslektaşlarımı gördükçe kendimden utandım. Ya valla sizin yatacak yeriniz yok ya. Sizlere tek tavsiyem X platformundan hiçbir avukat ile çalışmayın. Çevrenizden referans almadan, araştırmadığınız sadece 2 tweet atan adama PARA ve VEKALET VERMEYİN.
1
34
2,527
Belki bir gün gerçekten yapay zekâ yüzünden avukatlardan kurtulacaksınız. Hatta yargıçlar bile YZ olacak. Ama o gün bütün yargı mekanizmasını tamamen kontrol eden otoriter hatta totaliter rejimlere karşı yurttaşın hakkını savunacak kimse kalmayacak ve iş işten geçmiş olacak.
1
35
1,350
Memlekette beyefendi demeye dili dönmeyenler hocam diye hitap ediyor herkese.
1
115
Etik sebeplerle falanca davaları almıyorum kadar zırva bir laf yok. Avukatlığın etik sınırları bellidir. Siz belli bir tür davayı almak istemeyebilirsiniz ama bunun gerekçesi olarak etik demeyin. Sizin kişisel moraliteniz etik değil. Daha etiğin ne olduğunu bilmiyorsunuz.
12
323
Ayberk Furkan ile birazcık dersler: Dilimize Farsça üzerinden geçmiş +dar ad eki, koşulduğu söz üzerinden meslek isimleri türetir ve çoğu kez Türkçe +cI eş değeridir. • defterdar • emektar • hazinedar • hissedar • pişdar • tahsildar • tezgâhtar • veznedar Farsça dāştan "tutmak" eyleminden şekillenmiş bu ek, "alemdar/bayraktar, aleyhtar, dildar, dindar, kılıçtar" gibi örneklerde özgün anlamını korur. Bu eylem, İngilizce dare "kafa tutmak" ve Rusça держать "tutmak" eylemleriyle ortak bir Hint/Avrupa kökeni paylaşmaktadır.
3
3
52
2,138
Ozan M. retweeted
Kadınlar acıları-ağrıları ciddiye alınmadığı için sağlık hizmetlerine erişemiyor. Müge Ağat'ın 2023'de yazdığı yüksek lisans tezi tam olarak bu duruma eğiliyor. "Acıyı hafifsemek:Türkiye'de kadınların tıbbi tanı, tedavi ve destek almada yaşadığı güçlükler" hdl.handle.net/20.500.14124/…
bu güzel arkadaşımız vefat etmiş, çok üzgünüm. otoimmün hastalığı olan kadınların çoğu ilk acil/aile hekimi deneyimlerini aynı şekilde yaşıyor, sonrası yokuş aşağı. ben de, tanıdığım hasta pek çok kadın da aynı süreci deneyimledik. lütfen kendinizde ciddi bir sorun olduğunu fark ettiğinizde gerekirse 5 farklı doktor gezin, bir sorun olmadığına emin olmadan kimsenin "psikolojiktir" ya da "abartıyorsun" demesine izin vermeyin.
2
46
6
262
10,202
Sorsanız bariz malpraktis olan vakalara "Bir komplikasyon için bilmem ne kadar tazminat ödemekle karşı karşıya kalıyoruz" derler.
Replying to @ranatunceroglu
36 sene psikolojik dediler kendimi gercekten sorgulamaya baslamıştım. Her branşa gittim. Kadın dogum dahil ki en buyuk sorunum buydu zaten. Hematoloji hastası oldugumu google dan arastırıp asistan doktora rica ederek (brans hekimi et ye gecer dedigi icin)hematologa sevk ettirdim
13
5,231