Pinned Tweet
"Çünkü biraz da seraptır. Serap, görünüşlerle hakikatin hiç bitmeyen karşılaşmasıdır. "
Ahmet Hamdi Tanpnar
serap retweeted
"Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır."
— Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
serap retweeted
İnsanın en büyük dramlarından ve zorluklarından biri, gerçekte olanla kendi düşüncesi arasındaki o boşlukta kalamamak olmalı, yani ‘varsaymak’. Gerçekte olanı olduğu haliyle okuyup kabul edebilmek en büyük özgürlüklerden biri sanıyorum.
serap retweeted
“Ne? Nerede? Ben hiçbir şeyi hatırlayamam. Yalnızca [...] hisleri hatırlarım.”
[James Joyce, Ulysses,, çev: Armağan Ekici, Norgunk Yay.]
serap retweeted
Dile kolay, bu okuma ve düzeltme süreci tam seksen kez tekrarlanır! En sonunda İmam Şâfiî derin bir iç çeker, kalemi elinden bırakır ve İslam tarihine kazınacak o muhteşem sözü söyler:
"Bunu seksen kez okuyup düzelttim ama yine de içinde hata çıktı. Vazgeçtim artık düzeltmekten! Çünkü Allah, kendi Kitabı’ndan başka hiçbir kitabın mükemmel ve kusursuz olmasını istememiştir."
*******
Arkadaşlar siz "Yanılgının İcadı" okumadınız mı, 6 sene önce hallettik bunları. Dopaminin "bol" olması değil konu, önemli olan değişim miktarıdır. Mutluluk demokratiktir.
Metaforik olarak anlatacağım.
Mutluluğu 100'den 95'e düşen kişi -5 mutsuzluk hisseder. 15'den 20'ye çıkan kişi +5 mutluluk hisseder.
Reels kaydırmak sürekli arka arkaya +1 gibidir ama her defasında yeniden düşer. Yani 20 birim mutlu olamayan kişi 20 kez +1 birim alıp başlangıç konumunda kalır ama mutsuzluğu oyalamış olur. Tabi uzun vadede daha mutsuz olur.
Çağımızda dopaminden bol bir şey yok. Önemli olan eşiktir, eşiğin düşük olması yaşanan iyi hisleri kolaylaştırır. Lakin zaten dopamin tek başına mutluluk değil haz gündemidir. Ve amaç sahibi kişi mutlu olur, amacı mutluluk olan kişi sadece dopamin arar.


















