e s y â n retweeted
Hicret etmek lazım…
Kalbi yorandan, ruhu daraltandan, huzuru çalandan, kıymet bilmeyenden,
sevgiyi yük edenden, varlığıyla yalnız hissettirenden…
Bazen bir insandan, bazen bir hatıradan,
bazen de insanın kendi içindeki bitmek bilmeyen beklentilerinden…
Kırmadan, dökmeden, kimseye kin beslemeden, sessizce ve incitmeden…
Ve bazen en güzel hicret, insanın huzur bulamadığı yerden, huzurunu kaybetmeden gidebilmesidir !
e s y â n retweeted
Bugün iki tane sorunumuz olduğunu düşünüyorum.
Bir tanesi, İslam'ın ehli sünnet adıyla bilinen, adeta altı şeritli otoban gibi geniş bir yol olan, ümmetin kahir ekseriyetini içine alan mezhebimizin müdafileri olduğunu düşünen bazı ilim adamlarının, tekfirde selefiliğe bile rahmet okutacak şekilde davranmalarıdır. Ehli sünneti savunma iddiası ile ehli sünnete muhalif olduğunu düşündükleri insanları tekfir ederek, tekfir kelimesini kullanacak kadar özgüvenli olmalarıdır. Kıymetli dostlar ehli sünnet savunulmaz yaşanır. Yaşarsanız yaşatırsınız. Bu yol bizim hafsalamızın almayacağı kadar geniştir. Elbette sınırları vardır fakat bu sınırlar her önümüze geleni dışarı itecek kadar bizim keyfimize ve kıt anlayışımıza kalmamıştır.
İkincisi de genç hocaların üst kuşaklarından devraldıkları geçmiş meseleler üzerine tartışmalar çıkarması, bu tartışmalarda bel altı-bel üstü her türlü kavgayı mübah saymalarıdır. Bu kavgalarında ayetleri, hadisleri, selefin muhterem alimlerinin değerlendirmelerini sırf tartışmada haklı çıkmanın şehvetiyle zemin ve zaman gözetmeksizin muhataplarının üstlerine fırtlatmalarıdır. Müslüman gençliğin geleceği açısından ümit kırıcı bu yaklaşım. Postmodern zamanlarda nasıl müslümanca yaşayacağız ve yaşatacağızı dert etmek yerine asırlar öncesinde tartışılmış, katlanıp bir köşeye kaldırılmış, bugün de bir karşılığı olmayan konuların ısıtılıp tekrardan gündeme getirilmesi beyhude uğraşlardır. Bilhassa genç hocalar kesinlikle böyle olmamalılar. Ondan sonra niye bu durumdayız diye dertleniyoruz. Yeni meselelere kafa yormak ve çözüm üretmek yürek ve cesarat isteyen işlerdir. Geçmişin konforlu tartışmalarını yeniden yeniden gündeme getirmek ise sadece keyif alanıdır.
Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi, muhasebesini ve murakabesini de ona göre yapması lazım.
Bilal Erdoğan:
Hoca efendiler internette atışa dursunlar. Fenomenler, artık hoca efendi falan dememek lazım. Sosyal medya fenomenlerimiz internette atışa dursunlar.
Kime ne faydası oluyor bu atışmaların?
Gençlerin buna mı ihtiyacı var?
Mükemmel diye bir şey yok. Mükemmel olma gayreti içinde olacağız ama mükemmel olmayanı da tekfir etmeye hacet yok.
e s y â n retweeted
kalbimi genişlet, ruhuma esenlik ver. içimdeki her türlü daralmayı gider. bakışımı, duruşumu ve varlığımı senin rızanla güzelleştir. yaşama sevincimi, iyiliğe olan inancımı ve hayırlı olan her şeye karşı hevesimi yeniden tazele. amin.














