C.Y was here. retweeted
Arnavutlar, tarihin en haklı protestolarından birini yapıyorlar. Hükümet , Ivanka Trump ile Jared Kushner'e ülkenin en kıymetli yerlerinden Sazan Adası ile Narta Lagünü'nü satmak istiyor. Halk buna isyan ediyor. Dünya denilen bu hamamın namusunu kurtaran protestolar. bunlar.
Aldo Sterone@AldoSterone111Oct 17United Kingdom
United KingdomConnected via United Arab Emirates App StoreAccount-level information, not a live location or per-post device.
Albanie : le ministère de l’Economie vient de tomber. Depuis que le gouvernement a voulu vendre une ile à Jared Koushner, le peuple ne décolère pas.
C.Y was here. retweeted
⚠️🔴 À REGARDER JUSQU'À LA FIN
JE NE PEUX PAS DÉCRIRE CE QUE JE VIENS DE VIVRE À MARSEILLE.
#17octobre
C.Y was here. retweeted
Avrupa'nın en çok çalışan, en az tatil yapan milleti olarak başarısız olduk, çünkü ahlaksızız. Daha ahlaklı olmak için manastıra kapanmalı, arpa lapasıyla beslenmeli, hatta yemeklerimize şap karıştırarak cinsellikten uzak durmalıyız. Ama sakın ha sermaye-emek ilişkisini düzeltmeyi, gelir adaletsizliklerini ortadan kaldırmayı falan konuşmayın. Ahlaksızlığın lüzumu yok şimdi.
🤖 Made with AI
C.Y was here. retweeted
„Hass auf Vermieter. Hass auf Rechte. Hass auf Deutsche. Hass auf Israel. Hass auf Reiche.“
C.Y was here. retweeted
Emperyalizme karşı elde edilen zaferin üzerinden 104 yıl geçti. Aradan geçen yüz yıldan sonra ülkemiz bir kez daha emperyalist planların kuşatması altında.
1919 yılında Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının önderliğinde emperyalizme karşı büyük bir mücadele başlatıldı. Bu mücadele, Sevr dayatmasına ve işgalcilere teslim olan köhnemiş saraya karşı yoksul Anadolu halkının biricik umudu haline geldi.
30 Ağustos Zaferi, her şeyden önce Anadolu halkının emperyalizme karşı gösterdiği eşsiz bağımsızlık iradesinin ve cephedeki kararlı direnişinin sonucudur. Bu ölüm kalım mücadelesinde, 1917 Ekim Devrimi ile kurulan devrimci ittifakın, Sovyetler Birliği’nin sağladığı lojistik ve diplomatik desteğin de büyük payı olmuştur. Başta İngiliz emperyalizmi olmak üzere karşıdevrim cephesine karşı elde edilen bu büyük askeri zafer; tebaadan yurttaşlığa geçişin, tarikat ve cemaatlerin tasfiyesinin ve bağımsız bir ülkenin de kapılarını aralamıştır. Cumhuriyet böylece kurulmuştur.
Bugün ülkemiz ve bölgemiz yine kanlı hesapların hedefindedir.
Yüz yıl önce bu topraklarda yenilgiye uğrayan emperyalistler, bugün yine aynı karanlık planları devreye sokmaktadır. Emperyalist güçler, sermaye sınıfı, işbirlikçi iktidarlar ve tarikatlar, bölgemizi yeniden kanlı bir savaş alanına çevirmiştir. AKP iktidarı ve Türkiye sermaye sınıfı, Yeni Osmanlıcılık hedefleriyle bölgesel gerilimleri beslemekte, emperyalist heveslerle ülkemizi maceraya sürüklemektedir.
Son çeyrek asırda Türkiye, emperyalizmin bölgesel stratejileriyle giderek daha fazla bütünleşme doğrultsunda bir eşiği aşmıştır. Cumhuriyet’in imzasını taşıyan tüm kamusal kaynaklar holdinglere teslim edilmiş, ülke tarikat ve cemaatlerin karanlığına bırakılmıştır. 103 yıl önce kurulan Cumhuriyet, sömürücülerin ve cumhuriyet düşmanlarının elbirliğiyle tasfiye edilmiştir.
104 yıl önceki zafer, bir halkın boyun eğmeyip ayağa kalkmasıyla, emperyalist işgalcilere ve işbirlikçi saltanata karşı saf tutmasıyla kazanıldı.
Bugün ülkemizin, sömürüden, gericilikten, savaştan ve bu çürümüş düzenden kurtulmasının tek yolu vardır: Halkın kendi kaderini eline alması, kurtarıcı beklemeden örgütlenip ayağa kalkması…
Yeni zafer, yerli ve yabancı patronlara, emperyalist ittifaklara, tarikat ve cemaat yapılanmalarına karşı tavizsiz bir mücadele yürütmekten doğacaktır.
Ülkemizin, holdinglerin ve emperyalist işgalcilerin egemenliğinden tamamen kurtulacağı emekçilerin cumhuriyetine ihtiyacı vardır.
Kurtuluş kendi kollarımızdadır.
C.Y was here. retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
C.Y was here. retweeted
they didn’t have the balls to use Netanyahu so they went with Putin
Clash Report@clashreportAug 1West Asia
West AsiaConnected via West Asia App StoreAccount-level information, not a live location or per-post device.
Trump and Putin appear as the "Kissing Couple" at Amsterdam's 2026 Canal Parade.
C.Y was here. retweeted
French fire fighters have been asking for more ressources and support for years.
Macron's response:
My goodness. Never seen anything quite like this just now on French news @le20hfrancetele
A quarter of a million people forced to leave their homes. Firemen exhausted in the unequal fight. Huge area around Bordeaux engulfed in flames
Please give it a watch
My Eng subtitles
C.Y was here. retweeted
Hakkı yenmiş, küçümsenmiş bir düşünce Mavi Anadoluculuk. Bugün yine anlıyoruz ki haklıydılar. Her zaman haklıydılar…
C.Y was here. retweeted
Notice how he is working and making a living while they’re doing fuck all?
Basil the Great@BasilTheGreatJul 25United Kingdom
United KingdomConnected via United Kingdom App StoreAccount-level information, not a live location or per-post device.
🚨NEWS: A patriotic traffic cone chases away an illegal migrant in Glasgow
Readers added context they thought people might want to know
There is zero evidence the man who was assaulted in this video is an illegal migrant.
glasgowtimes.co.uk/news/scottish-…
uk.news.yahoo.com/far-thugs-atta…
C.Y was here. retweeted
O pico real do desempenho masculino é lutar contra o comunismo pra defender que os bilionários possam criar uma ilha pra abusar dos seus filhos ainda crianças.
É muita testosterona, meo...
C.Y was here. retweeted
Any true Irish person knows
C.Y was here. retweeted
Born too late to see dinosaurs
Born too early to see flying cars
Born just in time to witness Leo Messi
This media is unavailable
asıl mağdurların gerçekleri bilip bizim salak orospu evlatlarının messiye yahudi algısı yapması yarıyor ama geri zekalı oldukları için anlatamazsın işte
C.Y was here. retweeted
messi'yi durdurmanın tek yolu = kralın kendi hür iradesiyle futbolu bırakması
De Marke Sports@demarkesportsJul 15Türkiye
TürkiyeConnected via WebAccount-level information, not a live location or per-post device.
Thomas Tuchel: "Messi'yi durdurmanın bir yolunu bulacağız."
C.Y was here. retweeted
Bu insanların evlenmesini yasakliyorsunuz bir de. Kendi fikrince hayatta mutlulugu kovalayan insanlarin yalniz ölüp, kimsesizler mezarlığına konmasını deliler gibi istiyorsunuz ve kendinizi iyilerden sayıyorsunuz. Siz kötülersiniz, suratınıza her an söylenmeli bu
C.Y was here. retweeted
Bu hediye silahlar üzerinden ‘hukuk devleti’ hikayesi anlatmanın trajikomikliğinden biraz daha bahsedeceğim.
Dünya değişti, hâlâ ‘Batı standartları’ övülüyor.
Batı’nın ‘idealize’ ettiğiniz hukuk devleti Gazze’de İsrail eliyle gömüldü, gitti. Her Batı ülkesinin özel yasaları var. İnsan hakları ihlalleri karşısında silah ticaretini kısıtlayan, yaptırımları zorunlu kılan. Farklı farklı yasalar. Bugün övülen çoğu ülke, kendi halklarının itirazlarına rağmen bu yasaları uygulamadı. Açıkça bu yasaları çiğnedi. Hukuk devleti, kurallar, en temel ilkeler İsrail uğruna askıya alındı.
Batı’nın bu rezaleti saklaması için kullandığı şey sizin de oltasına takıldığınız bir performanstan ibaret.
Gazzeli bebeklerin üzerine atılan bombalar, bebekleri katleden askerlerin giydiği kıyafetler gümrüklerden rahatça geçiyor; ama hukuk kuralları resmi hediye bir tabanca gümrüğe gelince mi hatırlanıyor? İşe bisikletle giden başbakanı alkışlıyorsunuz, fakat başbakan ofisine girer girmez hangi Filistin eyleminin polis zoruyla dağıtıldığının briefing’ini alıyor.
Arka planda her türlü hukuksuzluk, reel politika dönerken; sahne önünde kusursuz bir performans. Bunu alkışlamak için saf bir seyirci olmak yada 2010’da düzenlenen bir rooftop partisinde takılı kalmak gerekiyor sanırım.
Batı bu değerleri hep iki yüzlü savunuyordu. Ama şimdi Trump sayesinde çok daha sahici çok daha net gözümüzün önünde.
Hukuk devleti, anayasal demokrasi, sınırlı bir siyasi güç; ortak yaşam için elimizdeki en iyi seçenek. Batı’nın bu rezaletini bu değerlere bir tekme de Doğu’dan vurmak isteyenlerin yağmacılığı da en az Batı kadar rezil. Fakat bu çağda, Gazze’den sonra hukuku Batı’dan beklemek büyük saflık.
Bu topraklara hukuk ve demokrasi gelecekse Batı’ya rağmen gelecek. Batılıları memnun edince değil, kendi halkımızı ikna edince gelecek. Bunu öğrenemeyenlerin hiçbir şansı yok.
Kamusal alanda tiyatro oynamaya gerek yok. NATO bir çevre veya insan hakları örgütü değil. NATO’ya ‘daha estetik olun’ eleştirisi tuhaf. Kendinizi kandırmaya devam etmek için uyutulmayı talep etmek gibi şey. NATO’yu savunanların da NATO’ya karşı olup hapse girmek pahasına bunu haykıranların (bunların cesareti de var, sizin yok) da bir davası, ideolojisi var.
Fakat “bizi uyandırmayın, çiçekli uçaklarla bombalayın, estetiği bozmayın” bir duruş değil. Herkes uyandı artık. Kanada Başbakanı Carney’nin ‘günaydın’ itirafı bile yetmediyse diyecek bir şey yok tabii.
Geçmiş olsun.




































