Arabayı satarken Ankara dan gelecek alıcıya yapay zekanın yol tarifini attım adam diyo abi ne güzel tarif yazmışsın ilk defa İstanbul a gelmeme rağmen kolayca geldim
Mfk retweeted
Hassas kalpler, "kendi derdinin yalnızı", kendi derdinin kimsesizi bu dünya cehenneminde.
Yardım istemek; yük olmaktan, rahatsız etmekten, yanlış anlaşılmaktan, tenezzül eden aciz durumuna düşmekten korkan hassas mizaçlar için bir tür cehennem. O yüzden o cehennemin içinde çıt çıkarmadan yanmayı göze alıyor çoğu insan tek başına. Birbirine cennet olmanın imkânı ve cenneti yaşayabilmenin saadeti varken.
Mfk retweeted
"Layık" muhteşem bir kelime.
Muhatabına, yerine, vurgusuna göre... Hem iltifat hem temenni hem yergi hem de beddua. Öyle işlevsel, münasip, adil, asil ve şık ki.
Nelere, kimlere layıksan... Er ya da geç layığını bulursun / layığına kavuşursun. Allah herkese "layığını" versin♾️
Mfk retweeted
Bir kahvenin tadını, bir insan sesi değiştirilebilir. Berbat bir günü, bir insan yüzü güzelleştirebilir. Acı bir haberi, bir insan hafiletebilir. Mutlu bir anı, bir insan daha mutlu yapabilir. İnsan insana lazımdır.
Ama insan, insana...
Mfk retweeted
Yol bitti sandık, yol açıldı. Paramız bitti, rızık geldi. Umudumuz kırıldı, Allah yetişti. Dün geçti, bugün geçer, yarın da geçer. Rabbim kimseyi çaresizlikle sınamasın.
Mfk retweeted
Kimden uzaklaştıysam, son bir kez dönüp baktım. Gördüklerimden sonra kendimi bir kez daha kutladım. Meğer ne kadar doğru bir sözmüş: Manzaranın içindeyken görülmeyen, manzaraya uzaktan bakıldığında kendini gösterirmiş.
Mfk retweeted
Kimse kimseyi beğenmek zorunda değil.
Cinsiyet fark etmiyor. Harika vasıflarınız, ahlakınız, donanımlarınız vs olabilir. Ya da çok güzel, pek derin, en ulvi sen seviyorsun belki ama bu yüzden kimse sana âşık olmak zorunda değil.
Muhteşem bir insansın belki ama bu yüzden "o insan" da seni seçmek/seninle evlenmek zorunda değil.
Ondan daha iyisin, daha güzelsin, daha zekisin ama bu yüzden onun yerine seçilmek zorunda değilsin.
Çok hak ediyorsun... Ama bu yüzden istediğin ilgi, şöhret ve itibar sana verilmek zorunda değil.
Evet Salieri kadar bilgili, özverili, hırslı ve hak etmek adına görece her şeye sahipsin ama bu yüzden Mozart'ı aşmak zorunda değilsin...
En çok sen çalışıyorsun ama bu yüzden o görev/o pozisyon sana verilmek zorunda değil.
Sağlıklı besleniyorsun, düzenli spor yapıyorsun ama hayat seni 90 yaşına kadar yaşatmak zorunda değil.
Evet kabullenmek zor belki. Hazmı da kolay değil evet. Ama hayat bize borçlu değil. Hayat optik okuyucu gibi tamamen objektif ve adil bir puanlama mekanizması yok.
Çünkü bazı şeyler nasiptir. Bazı şeyler sınavdır. Bazen insanın payına düşen budur. Bazen hikayemiz bu kadardır.
Elinden gelen her şeyi yaptıktan sonra yaşamın bu sessiz, çetin, ironik, sırlar ve efsunla dolunu payına razı olmakta bilgeliklerin en büyüğü var.
Hayatın kimseye borcu yok... Çünkü hayat bazen de böyledir. Evet, aynen öyle.
Mfk retweeted
"Kendini fazla abartıp rollenen insan iticiliği" var.
Belirli özellikler, vasıflar, hasletler, donanımlar, doğuştan getirilen bazı sıfatlar, başarılan kazanımlar, sahip olunan ve dünyada itibar gören kudretler... Yahut bunlar bile olmadan göreceli, subjektif, icat edilmiş, hayalî kriterlerle dünyanın en mühim insanı ve velinimeti gibi rollenme iticiliği. Bir tür asalet görgüsüzlüğü. Asalet, övünmez oysa.
Evet insan otantik, biricik, değerli, içinde âlemin özünü taşıyan bir varlık ama aynı zamanda milyarlarca, ölümlü ve esfel-i sâfilîn (İslami terminolojide aşağıların aşağısı) olabilen bir varlık.
Mfk retweeted
Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık. Ölüm her şeyi yok edecek. Ruhları sevmeyi deneyin.









