Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer) header
Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer) profile picture

Alaturka Yazılımcı, Okur-Yazar. Kız babası. Tanısanız seversiniz. #YazılımcılarİçinHaftasonuOkumaları @arkakapidergi https://xitter.cf/t.co/oUBOqRwohx

localhost
Joined October 2016
Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)Photo by Muhammed Hilmi Koca (@mhk_developer)
Muhammed Hilmi Koca retweeted
bu gümrük meselesi yüzünden mahrum kaldığımız teknolojinin ve gerçekleştiremediğimiz potansiyelin haddi hesabı yok. o kadar ağır zarar veriyorlar ki bilseniz kanınız donar.
83
220
18
3,548
94,531
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Öğretmen öğrencinin çantası ararsa suçludur. Aramadığı çantadan silah çıkarsa suçludur. Riskli öğrenciyi bildirirse ilçe MEM zorbalar, suçludur. Bildirmediği öğrenci suç işlerse suçludur. Millî eğitim bürokratları öyle değildir mesela. Onlar genelde suçsuz ve bıyıklıdır.
21
293
6
2,885
147,227
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Biz medeniyyet ülkesiyiz. Bizde yağma sokakta vurup kırarak değil; ihaleyle, portföy şirketiyle, kamu denetçileri gözetiminde şeffaf bir biçimde yapılır.
38
1,337
41
8,995
130,301
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Şok içerisindeyiz, bu çocuk alt komşumuzun yeğeni, tanıdığımız bildiğimiz biri. 2026 Türkiye'sinde yağmur suyunda akıma kapılmak ne demek ya? Canım Mahmut.. Yaklaşık 5 ay önce de babasını kaybetmişti, cennette kavuşurlar inşallah, çok üzgünüm, mekanın cennet olsun çocuk.
This quoted post is unavailable.
108
592
49
14,294
489,163
Muhammed Hilmi Koca retweeted
kanım dondu
225
226
157
5,412
2,072,884
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Oooo devrem hoşgeldin
36
422
18
23,756
363,811
Sayın Başbakanımız @RT_Erdogan: "Bunlar bir gecede paradan % 7500 kazanıyorlardı bu dönemler bitti bunun için faiz lobisi karşımıza çıkıyor"
1,331
2,944
937
6,947
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Sponsorships at the bottom of martyrdom post. Perfect encapsulation of the Saudi mind.
May Allah protect our nation 💚
110
5,113
65
65,460
1,378,122
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fon kazancı iadesine: "Geri ödeme için valör tarihini beklediler. Vadeyi bozmadılar, vadenin dolum tarihinden sonra TMSF’ye aktardılar. Tabii ana parayı koruyup, sadece elde ettikleri kazancı geri ödediler. Ancak ortada bir sorun var. Vurguncu Kaya çifti bu parayı, yani 2,2 milyar TL’yi bir ayı aşkın süredir bankada faizde tutuyorlardı. 2,2 milyar TL’nin yıllık faizi o günlerdeki faiz oranı olan yüzde 40 civarı ile yıllık yaklaşık 880 milyon TL tutuyor. Bunun bir aylık getirisi de 73,5 milyon TL ediyor. 73,5 milyon TL bugünkü kurdan hesaplanırsa hemen hemen 1 milyon 500 bin dolar ediyor. Vurguncu çift geçen Nisan ayında Fon’a toplamda yaklaşık 3 milyon 600 bin dolar yatırmıştı. Şimdi ise parayı iade ettikten sonra bile ellerinde 5 milyon 100 bin dolar var. 5 ayda dolar bazında yüzde 50 civarı bir kazanç. Bence bir talimat daha verilse iyi olur. Hiç değilse faizini de geri versin."
102
1,157
51
7,652
1,132,117
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Geçen bir kebapçıya gittim. Yerler pislik içinde, çöp dağları yığılmış mutfakta. Ustanın elleri kirden simsiyah. Ciğer yedim orada midem bozuldu, zehirlendim. Bir dahaki sefere gidip tavuk şiş yiyeceğim ustanın ellerinden. Ciğer bozuk olsa gerek.
Bir sonraki seçimde yapılacak olan şey net. Cumhurbaşkanlığı için oylar Erdoğan'a, vekiller ve belediyeler ise MHP'ye. Madem siz kendinizi çok güçlü sanıyor ve Erdoğan'a aba altından sopa gösteriyorsunuz, o zaman bu millet size Erdoğan olmadan bir hiç olduğunuzu seve seve öğretir.
9
126
3
3,601
68,046
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Düştükten sonra vurmak kolay. Kadın bunları gizli kapaklı yapmadı, yaparken hepiniz oradaydınız. Bu 60 kişi istisnai kadrodan memur oldu. Garibanın çocuğu KPSS için götünü yırtarken bu kişiler beleşten memur oldu. Neyse hesabı Hakk’a verilecekler. Taşı günahsız olanınız atsın.
📣Taha Hüseyin Karagöz: Fatma Betül Sayan Kaya, bakanlığı döneminde 60 civarı özel kalem değiştirdi.
48
350
4
4,122
79,223
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Dün az kalsın 45 bin lira dolandırılıyordum, kıl payı kurtuldum. ​İkinci el laptopu ilan sitesine koydum. 2 saat geçmeden biri yazdı: "Abi ben şehir dışındayım, parasını atayım, oğlum gelip elden alsın." Gayet efendi konuştu, tamam dedim. ​Yarım saat sonra çocuk geldi. Cihaza baktı, "Tamam abi, babam parayı atıyor" dedi. ​O an telefonuma bildirim geldi. Mesajın başlığında bildiğin benim bankanın adı yazıyor: "TRxx hesabınıza 45.000 TL transfer edilmiştir." ​Banka uygulamasını bir açtım, bakiye aynı. Çocuk da hemen kendi telefonundan dekont gösteriyor, "Abi bazen hemen düşmüyor, bak para çıktı benden" diye sıkıştırıyor. Dekont da birebir gerçek gibi duruyor. ​"Sistemde göreyim öyle vereyim" dedim. Çocuk bir anda renk değiştirdi, "Söz verdin, parayı aldın cihazı vermiyorsun" diye sesini yükseltmeye başladı. Bayağı psikolojik baskı yapıyor yani, beni suçlu hissettirecek. ​"10 dakika çay içelim, hesaba düşsün öyle gidersin" dedim. Çocuk "Ben dışarıda bekleyeyim" deyip merdivenlerden aşağı koşmaya başladı. ​Olay sonradan çözüldü: ​İnternetteki sahte SMS servisleriyle banka adıyla SMS atmışlar. ​Gösterdiği dekont zaten önceden hazırlanmış sahte şablon. ​Biri telefonda güven verirken diğeri kapıda acele ettirip baskı kuruyor. ​Satış yaparken hesabınızda parayı kendi gözünüzle görmeden kimseye bir şey teslim etmeyin. SMS'e, dekonta, tatlı dile sakın kanmayın.
291
3,353
84
23,790
1,379,659
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Bunu AI yapamaz demiyorum, ama şu an yapamıyor. Ve biz insanlar olarak gitgide yukarı doğru çekiliyoruz. Alt seviye işleri (kod, test vb) alete bırakıp; önceliklendirme ve trade-off, tasarım, arayüz ve büyük resme uygunluk gibi üst seviye işleri yapıyoruz. Benim anladığım bu.
1
2
592
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Replying to @fkadev
Selamlar Fatih. Bence bu tür argümanların en büyük çıkmazı, insanların tecrübelerinin çok farklı olması ve bu konuda sağlıklı veri toplamanın zor olması. Söylediklerinin önemli bir kısmına katılıyorum ama meselenin biraz daha gri bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Ufak bir not: AI bugün iyi kod üretebiliyorsa bunun sebeplerinden biri de geçmişte insanların aslında o kadar da kötü kod yazmamış olması. Sonuçta bugünkü modeller büyük ölçüde insanların yazdığı kodlar üzerinde eğitildi. İlk söylediğinle vardığın sonucu bağlayan varsayımı ben kabaca şöyle okuyorum: “İnsanlar zaten eskiden de yazdıkları kodun tamamına hâkim değildi. AI düzgün kod yazıyor mu, güvenebilir miyim diye soruyorsun ama eskiden de her şeyi anlamıyordun. O halde AI ile kod yazmak neden şimdi daha tehlikeli olsun?” Bu senin argümanını tam olarak temsil etmiyor olabilir. Ama ben özellikle bu varsayım üzerinden cevap vermek istiyorum; çünkü ilk gözleminle vardığın sonuç arasındaki geçişte önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. 1. Kodun tamamına hâkim olmak zaten hedef değildi. Hatta abstraction, SOLID, Clean Code gibi kavramların önemli hale gelmesinin sebeplerinden biri tam olarak buydu. Bir insanın aynı anda hatırlaması, okuması ve anlaması gereken kod miktarını azaltmaya çalışıyorduk. Sistemi anlaşılabilir parçalara bölmek mühendisliğin kendisiydi. 2. SOLID, TDD vs. gerçekten uygulanıyor muydu? Hepsi, her projede, eksiksiz uygulanıyordu diyemem. Ama örneğin Single Responsibility, Dependency Injection ve Interface Segregation oldukça yaygın pratiklerdi. Open/Closed ve Liskov Substitution belki isimleri daha az hatırlanan prensiplerdi. Hatta Open/Closed Principle buna güzel örnek. İnsanlar prensibin adını söylemeden polymorphism üzerinden zaten buna uygun tasarımlar yapabiliyorlardı. Ben kendi çalıştığım projelerde bu prensiplerin farklı seviyelerde sürekli kullanıldığını gördüm. Zamanla programlama pratiğinin içine o kadar karıştılar ki insanlar bazen bunları kullandıklarının farkında bile değildi. Bir insan SOLID'in beş maddesini sayamıyor olabilir ama yıllarca iyi mühendislerle çalışarak, başkalarının kodunu görerek ve PR review'lardan geçerek bunun bir tür muscle memory'sini geliştiriyordu. Bunun başka bir etkisi daha vardı. İyi mühendislerin kurduğu projelerde başlangıçtaki mimari ve kod yapısı sonraki insanları da yönlendiriyordu. O mühendisler artık ekipte olmasa bile yeni gelenler mevcut pattern'leri kopyalayarak belli bir kalite çizgisini sürdürebiliyordu. “Sonra refactor ederiz” kısmına ise katılıyorum. Çok iş gerçekten ileriki bir tarihe bırakılıyordu. Ama refactor edilmesi gereken kodun içinde bile SOLID prensiplerini görebiliyordun. Çünkü bunlar binary kurallar değil, farklı seviyelerde uygulanabilen prensipler. Zaten refactor ihtiyacının önemli bir kısmı da kodun tamamen kötü olmasından değil, mimarinin zamanla değişen ihtiyaçlara cevap verememesinden çıkıyordu. AI ile kod yazmak artık görmezden gelinemeyecek bir gerçek. Ama herkes ve her kurum bundan aynı ölçüde etkilenmeyecek. Rekabet baskısı, regülasyon, güvenlik ve hata toleransı her yerde aynı değil. Buna rağmen mühendislerin AI ile kod üretme becerisi kazanmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bence bir sonraki problem “AI kod yazabiliyor mu?” olmayacak. Asıl mühendislik problemi, bu hızın ürettiği karmaşıklığı, kalite problemlerini ve riskleri nasıl kontrol edeceğimiz olacak. Ve o problemler şimdiden görünmeye başladı. Bir de eğer bu yazının vermek istediği ana mesaj “AI'dan çekinmeyin, AI ile gayet kod yazılabiliyor ve bunu kullanmayı öğrenmek gerekiyor” ise, bence bu değerli bir mesaj. Bence asıl problem, şirketlerin ve sektörün bu mesajı en baştan insani bir ölçüde verememesi oldu. AI çoğu zaman “işinizi kolaylaştıracak yeni bir araç” olarak değil, neredeyse “ya adapte olursunuz ya da işiniz elden gider” şeklinde anlatıldı. Bu korkunun tamamını şirketlere de yüklemiyorum. Mühendisler AI'ın neler yapabildiğini ilk gördüklerinde zaten doğal olarak “peki benim işim ne olacak?” diye düşündüler. Bence AI'a karşı oluşan tepkinin önemli bir kısmı teknik olmaktan çok buradan geliyor. Eğer AI en baştan insanın yerine geçecek bir tehdit ya da existential crisis gibi değil de, mühendisliğin kapasitesini artıracak bir teknoloji olarak konumlandırılsaydı, bugün yaptığımız tartışmaların önemli bir kısmına belki ihtiyaç bile kalmazdı. İnsanların adapte olması çok daha doğal olabilirdi. Tabii bunun neden böyle olmadığı da anlaşılabilir. AI'a yatırılan para çok büyük, şirketler arasında ciddi bir “geri kalıyoruz” korkusu var ve herkes bu dönüşümün hızını kaçırmaktan endişe ediyor. Bunların hepsi şirketlerin verdiği mesajın tonunu muhtemelen daha sert ve daha panik hale getirdi. Bence bugün yapılması gereken şey de tam olarak bu tonu düzeltmek: AI'ı ne küçümsemek ne de insanların üzerinde korku oluşturarak benimsetmeye çalışmak. Mühendislerin bu teknolojiyi öğrenmesini sağlamak ama aynı zamanda yeni hızın getirdiği kalite, güvenlik ve karmaşıklık problemlerini de mühendisliğin konusu olarak görmek.
9
24
8
417
36,199
Muhammed Hilmi Koca retweeted
bilmeyenler için kısaca süzer plaza hikâyesi
Malumunuz, iktidarın siyasi muhaliflerinin olur olmaz gerekçeler ve uydurmalarla hapse atıldığı bir ülkedeyiz. “Tutuksuz yargılama esastır” ilkesini savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz elbette. Yine de bu prensibin neden her seferinde alengirli işlere bulaşan, suç delilleri de sabit olan iktidar mahfillerine uygulanmadığının bir yanıtı verilmeli. “Nereden edinildiği de açıklanmayan toplam 163 milyon TL’yi eşiyle tek bir hisseye yatırıp kısa sürede 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para kazandığı ortaya çıkan fon soyguncularından eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı” diye sormak elzemdir mesela. Bu önemli hatırlatmadan sonra diğer konumuza geçelim. Süzer Holding’i bilirsiniz; bilmiyorsanız İstanbul’da yaşayan herkes gibi "Gökkafes" olarak anılan Süzer Plaza’yı bilirsiniz. Belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’deki Ritz-Carlton otel zincirinin sahibi de Süzer Holding. Holdingin yönetim kurulu üyesi ve veliaht Ali Baran Süzer, 2025 yılının sonlarında İstanbul’da, Akın Gürlek’in başsavcı olduğu sırada düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında bir grup şüpheliye birlikte gözaltına alındı. İlk etapta adliyeye sevk edilen 3 kişiden birisi tutuklanırken veliaht Süzer ve diğer şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı diye belirtip devam edelim. Bu Süzer Plaza çok hareketli yer. CHP’nin İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, defaatle bu Süzer Plaza’daki “Nobu” isimli restoranda görülüyor. Hem de kimlerle hem de kayyım olmasından önce... Ama daha önemlisi var: Son günlerin olaylı kurumu SPK de Süzer Plaza’da bulunuyor. Denilen o ki soruşturmalar vesilesiyle SPK ile yakından ilgili bakan da Süzer Plaza’daki en lüks dairelerden birinde kiracıymış. Hayli yüksek bir meblağ olan kirası ödeniyor mu? Ödeniyorsa memur maaşıyla nasıl oluyor bilmiyoruz. Bir de kiracısı olduğu lüks dairenin tadilat ve dayanıp döşenmesi kısmının da Süzerler tarafından karşılandığı söyleniyor. SPK’nin, Süzer Plaza’ya taşınmasına önayak olduğu kamuoyunda yaygın olarak kabul gören AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen var bir de… Bu dairenin sahibinin de o olduğu iddia ediliyor. Davut Yasin Bilen ile devam edelim. Bilen, Süzer Plaza’da yaşıyor (kaynak yaşatılıyor diye aktardı) ve iddiaya göre bir takım alengirli işlerin çözülmesinde ilgili taraflara yardımcı oluyor. 83 yaşında olmasına rağmen her gün işinin başında olan baba Mustafa Süzer’in büyük bir hayali var. İstinye sırtlarında kendisine ait olan çok büyük bir araziye içinde alışveriş merkezlerinin de bulunduğu “Marmara” isminde bir konut projesini hayata geçirmek istiyor Mustafa Süzer. Ama bildiğiniz gibi bir yandan da Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak. Usulsüz birçok işlemle oraya dikildi ve yıkılamadı. Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde ruhsat izni verilen inşaatın durdurulup yapılanların yıkımı için sonraki belediye başkanları Nurettin Sözen ve Recep Tayyip Erdoğan çok uğraştı. Ama dönemin ANAP iktidarında yıkımın engellenmesi için Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin sınırları değiştirildi. ANAP’lı Şişli Belediyesi'nden gerekli izin ve onaylar alınarak projenin önü açıldı. (Meraklısı, Gökkafes diye anılan Süzer Plazanın hikayesini şu linkten okuyabilir: mimdap.org/gozlem/ystanbulun…) Her ne kadar her şey kitabına uydurulmuş gibi görünse de bu konu Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor. Türkiye’de geçerli rejimin bir tek kişinin dudakları arasındayken ve yargı da o dudaklardan dökülecek söze çok kıymet verdiğinden kimsenin ve hiçbir şeyin garantisi yok. Bir de oğul Süzer gözaltında iken Süzer Plaza’da Davut Yasin Bilen’in ev sahipliğinde milyonlarca doların çok sık konuşulduğu hayli hareketli günler yaşanmış. Bu hareketli günlerde Süzerlere ait Bebek’teki villalardan da konu açılmış ama nihayetinde ortalık sakinleştikten sonra Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre. Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor. Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim: 1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır? 2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır? 3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontlrı var mıdır? 4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır? 5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır? 6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?
7
298
9
1,459
110,073
Muhammed Hilmi Koca retweeted
iddialar doğruysa türkiye'de yer yerinden oynamaz.
78
776
37
18,053
455,868
Muhammed Hilmi Koca retweeted
Replying to @fkadev
kendi yapay zekamızı yapalım ki diğerlerini türkiye'ye sokamama fırsatımız olsun
1
1
71
2,702
Muhammed Hilmi Koca retweeted
babam: apo bile memur oldu sen olamadın.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum: "Abdullah Öcalan, Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda görev alacak."
72
1,377
56
33,215
1,571,657