Pinned Tweet
Bir de “savunma sanayii hakkında yorum yapmalı mısınız” testi var. Aşağıdaki soruları yanıtlayıp görebilirsiniz.
Niye buralara daha az yazıyorsun diyenler oluyor, örnek bir vaka aşağıda.
Kubilay sektörün içinde. Gördüğü kadarıyla bir yorum yazmış. Sektörün içinde olması bu yorumun doğru olmasını gerektirmiyor elbette. Ama burada adıyla yazan az kişiden biri olduğu için önemli.
Konunun muhalif yahut "28 Şubat artığı" olmakla da alakası yok. Siyasi görüşlerini açıklayıp hükümeti destekleyen hesaplardan da eleştirel bir şeyler gelince onlara yazılanlar da benzer.
Avrupa gömmek evrensel bir spor da, bu nedenle 1945 - soğuk savaş sonrası ile soğuk savaş sonrasındaki dönemi yekpare hale getirmemek; o savunma şemsiyesinin kime karşı ve kimin silahları ile finanse edildiği ile Sovyet tanklarının ilk hangi ülkeye gireceğini atlamamak gerekiyor.
Avrupa’da başlayan sokak gösterileri sadece öfkeli gençlerin bir tepkisi değil, küresel sistemdeki dönüşümün bir sonucu.
ABD II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzeni değiştiriyor. Bunun en önemli çıktılarından biri, NATO’nun güvenlik şemsiyesinden geçen 75 yılda neredeyse bedavaya faydalanan ve savunmaya harcamadığı kaynakları sosyal desteklere aktaran Avrupa’nın artık bu lükse sahip olmaması.
Avrupa fikri sosyal refah üzerine kuruluydu. Bu refahı sağlayan ise ABD’nin sağladığı güvenlik garantisiydi. ABD bu külfetin hesabını artık Avrupa’nın ödemesini istiyor.
Çalışırken işten 4’te çıkıp kafelerde miskinlik yapmaya ve erken emekli olup Akdeniz kıyısında tatile gitmeye alışkın Avrupalılar için alışması zor bir dönem başlıyor.
Şurada Alman ordusu tarafından bir özet var. Meraklısı okur.
Özellikle de 1980'deki orduya bakıp bedavacılık demek bana anlaşılır gelmiyor. Bakmamak hele hiç anlaşılır gelmiyor.
bundeswehr.de/resource/image…
Linkin doğrusu bu, @SPR_ONUR
Bey düzeltti sağolsun.
bundeswehr.de/en/about-bunde…
Egemen İmre retweeted
1/2
New blogpost:
"KOSMOS 2612 and ICEYE-X36: a worrisome cat-and-mouse-game in Space"
(link to blogpost in next tweet)
Egemen İmre retweeted
Hemen akabinde, Kasım’daki Düzce depreminde Düzce/Kaynarca arasına bir ekip olarak gittiğimizde de bize bir kaç apartmanı gösterdi yerel halk; “Ağustos’da çatlayan binaları ev sahipleri hızlıca sıvattı, buraya Eylül’de üniversiteye gelen çocuklara kiraladı. Yerlisi bilir de dışarıdan gelen bilmez. Çok çocuk kaldı onların altında” diye.
99 Gölcük depreminin 15'inci günü, 9 eylül üniversitesi bilgisayar mühendisliği öğrencisi ile Gölcük'e davet ve yardım talebi üzerine intikal ettik.
Orada yardım dağıtımından, sşı kaydına kadar birçok alanda otomasyon sistemi kurduk. Kongre sarayı denilen yerde resmen 7/24 çalıştı arkadaşlar. Onların sayesinde herşey kayıt altına alınmaya başladı. Bu otomasyon sırasında benim kod yazma katkım yok denilecek kadar azdı. Sistem çözümleyici desteğim ve sistem gözlemleme katkım oldu. Herşeyi o öğrenciler yaptı.
Orada iğrenç şeylere de tanık olduk.
👉
Bir örnek vereyim( burası ilgini çeker @maykinsaat )
Arada boş kalınca kriz masası şrtibat masasına da geçiyordum. Adamın bşri geldi ve evinin yıkım kararına itiraz etti.
Ben de bu boşuna olmaz, kolunlarda kırılma, eğilme gibi leyler yok mu dedim.
Birkaç dakika konuştuktan sonra evde çökme var mı deyince, sadece 50-60 cm çökmüş, toprağa batmış dedi.
- Orada huzurla oturabilir misin dedim
- Salak mıyım, kiraya vereceğim dedi.
Tek kelime etmedim, arkadaki sopayı kapıp masanın üstünden atlayınca, başına geleceği anladı ve kongre sarayının önünde gazetecikerin bulunduğu cadde üzerinde kaçmaya başladı.
Hızlı koşuyordu it. Tutun diye bağırmama rağmen sadece çekim yaptılar. Gözden kayboldu. Oradaki insanlara ve medyaya durumu anlattım ama tek satır haber olmadı.
Bunun gibi çok rezillik gördüm.
Kanunlar yetmez! Sizin kaliteniz de önemli.
O it bugün karşıma çıksa gene döverim, içimde uhte kaldı.
Ve buna benzer nice iğrençliklere şahit oldum o afet bölgesinde.
Not: o gençlere siz salak mısınız, ne işiniz var orada diyenler oldu. O gençlerin hepsi mezun olunca çok güzel yerlere geldiler.
Bu kepsi bu kadar çabuk kullanacağım aklıma gelmemişti.
Işler keşke halkımızın zannettiği gibi siyah-beyaz ve basit olsa keşke. Ama hayat ve insanlar çok daha karmaşık.
Replying to @uyducusirin
ODTÜde olan manda kafası yüzündendir belki. İçinde bolca militan olduğu içindir belki. Devamlı siyasi saçma sapan işlerle uğraştığı de olabilir. Belki de hepsinin toplamı.
İnsanlar sevmek zorunda değil
Halkımızın misal ODTÜ gibi, Izmir gibi ilginç sevgi-nefret objeleri var. Çeşitli vesilelerle de bu yoğun duygular yüzeye çıkıyor, ben de ibretle izliyorum.
Insanın başka ülkede yabancı olarak görülüp ayrımcılığa uğraması ile, yaşadığı ülkede "düşman" ve bir "fetih objesi" olarak görülmesi arasında da pek fark yok gibi geliyor bana.
Iki dakikada bulduğum örnek: Sene 2018...









