Pinned Tweet
İnsan hakları savunucularının İHD çatısı altındaki 39 yıllık mücadelesi insan onuruna dayanan özgürlük, eşitlik, adalet ve barış talebi ile artarak devam edecek ve Türkiye’nin insan haklarına dayalı demokratik bir rejime kavuşması mücadelesi ısrarla sürdürülecektir.
İHD’nin kuruluşunun 39. Yılında ısrarla insan hak ve özgürlüklerini ve Barış Hakkını savunmaya devam ediyoruz; iyi ki İHD var diyoruz.
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI SUSMADI, SUSMAYACAK!
#ihd39yaşında
İHD Van Şubesi retweeted
Şube ziyaretlerimiz kapsamında bugün Eş Genel Başkanlarımız Oya Ersoy ve Cihan Aydın, Eş Genel Başkan Yardımcımız Ercan Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi Temsilcimiz Tahir Saçaklı ve TİHV Van Temsilcisi Emrah Kertiş’ten oluşan heyetimiz, İHD Van Şubemizi ziyaret etti.
Heyetimiz, İHD Van Şube yönetimimizle birlikte ÖHD Van Şubesi, Van KESK Şubeler Platformu, Van Demokratik Aleviler Dernekleri ve Van Barosunu da ziyaret etti.
Ziyaretlerde gerçekleştirilen görüşmelerde, bölgedeki güncel siyasal gelişmeler, insan hakları ve özgürlükler alanında yaşanan sorunlar, demokratik mücadelenin güçlendirilmesi ve barışın toplumsallaşması için kurumlar arasında geliştirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı.
Nazik ev sahiplikleri için tüm kurumlara teşekkür ederiz.
İHD Van Şubesi retweeted
HALK TV’YE KAYYUM ATANMASINI KABUL ETMİYORUZ!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’ye kayyum atanmasını, kanal binasında polis araması yapılmasını ve canlı haber yayınının durdurulmasını kabul etmiyoruz. Bu müdahale; basın ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve basın çalışanlarının mesleki bağımsızlığına yönelik ağır bir saldırıdır.
Basın üzerindeki baskıların giderek ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz. TELE1’e kayyum atanması; T24’ün internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi; Kısa Dalga, bianet, Mezopotamya Ajansı, Evrensel ve soL Haber’in sosyal medya hesaplarına getirilen engeller, toplumun haber kaynaklarını daraltmaktadır. Basın kuruluşlarının susturulmasını ve gazetecilerin tutuklama ve ev hapsi uygulamalarıyla baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz.
Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünü korumak, devletin yükümlülüğüdür. Bir kişinin mali suç iddiaları nedeniyle soruşturulması, sahibi olduğu basın kuruluşunun yayın bağımsızlığına müdahaleyi kendiliğinden haklı göstermez. Soruşturmalar masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine uygun yürütülmeli; halkın bilgiye erişimi engellenmemelidir.
Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Ayrıca; bu operasyonun ‘fon dolandırıcılığının yoğun olarak tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür’
İnsan Hakları Derneği olarak basın üzerindeki baskılara, sindirme ve susturma politikalarına karşı tutumumuz nettir. Halk TV’ye yönelik kayyum kararının kaldırılmasını, canlı haber yayınının önündeki engellerin sona erdirilmesini ve hukuki itirazların bağımsız ve tarafsız biçimde incelenmesini talep ediyoruz. Diğer basın kuruluşlarına yönelik erişim engellerinden ve yayın özgürlüğünü hedef alan uygulamalardan da derhal vazgeçilmelidir.
Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İHD Van Şubesi retweeted
HASTA MAHPUS CELAL YILDIRIM İÇİN ACİL ÇAĞRI
2 Ekim'de, tutulduğu Urfa 2 No'lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalp krizi geçiren hasta mahpus Celal Yıldırım'ın sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla şube ve temsilciliklerimizde eş zamanlı düzenleyeceğimiz basın açıklamamıza tüm üyelerimizi ve insan hakları savunucularını bekliyoruz.
#CelalYıldırımaÖzgürlük #HastaMahpuslaraÖzgürlük
İHD Van Şubesi retweeted
Dün @ihdvan şubesinin kamuoyuna yaptığı açıklamayı TBMM gündemine taşıdık!
❗"Bu hafta Anayasa Mahkemesi Van kayyımının ve Van emniyetinin yasa dışı davrandığına, yasa dışı eylem ve etkinlik yasağı uyguladığına karar verdi.
❗Bu karar OHAL döneminin İçişleri Bakanının yasa dışı talimatlarını uygulayan kamu görevlilerinin halka zulüm ettiğini açığa çıkardı.
❗AYM kararına rağmen Van'da işbaşında olan bir çete, bu defa DEM PARTİ Gençlik Meclisinden Şahin ve Haşim arkadaşımızı kaçırma girişiminde bulunmuştur.
❗Mevcut barış ve demokratik toplum sürecini provoke etmek isteyen bu çeteler kimden talimat almaktadır?
❗Neden ifadeye çağırmak yerine kaçırma, tehdit ve güvenliği ihlal eden bir politika uygulanmaktadır?
❗Soruyoruz: Van'da ayrı, Ankara'da ayrı bir devlet aklı mi işliyor? Adalet ve İçişleri Bakanlığını bu çeteyi teşhir etmeye, sorumluları yargılamaya davet ediyoruz."
@Demgencvan @dem_genclik
@adalet_bakanlik @TC_icisleri
İnsan Hakları Derneği Van Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Van Şubesi ve Van Barosu İnsan Hakları Merkezine yapılan başvurular sonucunda; kentimizde bir süredir vatandaşların Baskı ve Tehdit Yöntemleriyle İfade Alma, Mülakat Yapma, Ajanlaştırma ve Kaçırılma eylemleriyle karşı karşıya kaldığı tespit edilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılıkları başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı, TBMM İnsan
Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu, TİHEK, Valiliklerin
İnsan Hakları Kurulları insan hakları ihlalleriyle ilgili kuruluş amaçlarını yerine
getirmeli, hak ihlallerinin takibini yaparak etkin bir adli ve idari soruşturma yürütülmesine katkı sunmalıdır.
İHD Van Şubesi retweeted
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hocamız yaşamını yitirdi. Çok üzgünüz.
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi iyi bir bilim insanı ve insan hakları savunucusuydu.
Felfese ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla hem akademiye hem de insan hakları alanına büyük katkılar sunan İoanna Kuçuradi’nin vefatı yeri doldurulamaz bir kayıptır.
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi felsefe ve insan hakları alanında birçok kişinin de yetişmesine katkı sunmuştur.
İoanna Kuçuradi hoca derneğimizin de birçok çalışmasına büyük katkılar sunmuştur. İHD Akademimizin açılış dersini 17 Temmuz 2010’da veren İoanna Kuçuradi sonraki dönemlerde de akademimize ve derneğimize katkısını sürdürmüştür.
İnsan hakları hareketine ve felsefe camiasına başsağlığı diliyoruz.
İnsan Hakları Derneği
İHD Van Şubesi retweeted
Geçtiğimiz gün Soma’da gerçekleşen göçükte 5 işçinin yaşamını yitirdiğini, 9 işçinin de çıkarılamadığını büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrendik.
Önleyici ve denetleyici gerekli tedbirlerin alınmaması sonucu yaşanan bu katliamlar, işçi sağlığı ve güvenliğinin en açık ve ağır ihlallerinden biridir. İzlenen cezasızlık politikası nedeniyle önceki maden cinayetlerinde sorumlulardan hesap sorulmadığı için bu acılar hâlâ yaşanmaya devam ediyor.
İşçi sağlığı ve güvenliğini hiçe sayan politikalar ve uygulamalar hâlâ yürürlüktedir. Bu nedenle işçiler hâlâ tehlike altındadır. Bu politikanın bir yansıması da işçi ve emekçi haklarını savunan sendikalar, insan hakları örgütleri, basın kuruluşları, avukatlar vb. bakımından yaşanmaktadır.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından hazırlanan Küresel Haklar Endeksi’ne göre Türkiye, işçi hakları bakımından dünyadaki en kötü 10 ülke arasındadır. İnsan eliyle gerçekleşen işçi cinayetleri önlenebilir. Tek yapılması gereken, yeterli ve etkili tedbirlerin alınmasıdır.
İHD olarak, yaşamını yitiren işçileri bir kez daha anıyor; yetkilileri gerekli tedbirleri almaya, cezasızlık politikalarından vazgeçerek sorumlulardan hesap sormaya çağırıyoruz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İHD Van Şubesi retweeted
📌 07.12.2016 tarihinde Diyarbakır'da kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Doğan PEKDOĞAN dosyasında Anayasa Mahkemesi ''yaşam hakkı ihlali'' kararı verdi.
07.12.2016 tarihinde Diyarbakır’da Doğan PEKDOĞAN isimli yurttaş polis memurları tarafından açılan ateş sonucunda vücuduna isabet eden 16 ateşli silah mermisiyle hayatını kaybetmiş, olaya dair başlatılan soruşturmada savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmişti. İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine yaşam hakkı ihlali, etkili soruşturma yükümlülüğü ve eşitlik ilkesi ihlal edildiği gerekçesiyle şubemiz hukuk komisyonu tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuştu.
Anayasa Mahkemesi 05.05.2026 tarihinde vermiş olduğu, bize henüz ulaşan kararla yasam hakkının usul boyutuyla ihlal edildiğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi soruşturma sonucunda soruşturmada elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizinin yapılması suretiyle bir neticeye ulaşılması kriterleri bakımından birtakım eksikler olduğunu tespit etmiştir.
Her ne kadar Doğan PEKDOĞAN tarafından polis memurlarına ateş edildiği nedeniyle öldürüldüğü iddia edilse de AYM, soruşturma sürecinde alınan uzmanlık raporlarına göre olay yerinde ele geçirilen kovanlar ve mermi çekirdeklerinin Doğan PEKDOĞAN’ın naaşının yanında bulunan tabancadan atılmadığının, kovanların olayda görev yapan polis memurlarına ait tabancalardan atıldığının altını çizerek maktulün polis memurlarına yönelik bir saldırısı olmadan öldürüldüğünü tespit etmiştir.
Mahkeme, olaya dair tanık beyanlarının alınmadığını, olay yerinin titizlikle incelenmediğini, soruşturmanın makul bir özenle yürütülmediğini, soruşturma açısından kritik önemi olan delillerin somut olayın koşullarında özen yükümlülüğüne uygun olarak toplanmadığını, soruşturma sürecinde toplanan deliller ile örtüşmeyen bir sonuca ulaşıldığını, delillerin kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analize tabi tutulmadığını belirterek yaşam hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Kürt Meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı olarak uzun yıllar süren çatışmalı süreçte Doğan PEKDOĞAN’ın öldürülmesine benzer biçimde kolluk güçlerinin neden olduğu birçok yargısız infaz ve yaşam hakkı ihlali meydana gelmiştir. Genel olarak bu tür ihlallere dair yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar etkili yürütülmemiş, cezasızlık pratiği uygulanmıştır. Kolluk güçlerinin neden olduğu yaşam hakkı ihlallerinin etkili soruşturma ve kovuşturmalarla aydınlatılması, faillerin tespit edilerek cezalandırılması yaşam hakkını koruma yükümlülüğü olan devletin temel sorumluluğudur. İnsan Hakları Derneği olarak devletin yaşam hakkını koruma konusundaki yükümlülüğünü yerine getirerek yaşam hakkı ihlallerinin bir daha yaşanmaması, adalet mekanizmasının adil biçimde işlemesi ve geçmişle yüzleşilmesi çağrısında bulunuyoruz.
İHD Van Şubesi retweeted
NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınıp tutuklanan İHD Ankara Şubesi Gençlik Komisyonu üyeleri Emirhan Gedik ve Zehra Camcı 3 ayı aşkın süredir tutuklu.
Emirhan ve Zehra, 2 Ekim Cuma günü ilk kez hakim karşısına çıkacaklar.
İnsan hakları ve demokrasiden yana herkesi duruşmaya davet ediyoruz.
🗓️2 Ekim 2026, Cuma
📍Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi
🕙10:05
İHD Van Şubesi retweeted
Suriye’nin Humus kentinin batısında, Misyaf Köprüsü yakınlarında işçileri taşıyan sivil bir araca silahlı saldırı düzenlenmiş; 7 kişi yaşamını yitirmiş, 4 kişi yaralanmıştır. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), araçta bulunan 11 kişinin Alevi olduğunu bildirmiştir. Suriye makamları saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklarken, failler ve saldırının saiki henüz kesinleşmemiştir.
Suriye’de yıllardır süren çatışma ve cezasızlık ortamı, farklı etnik kimliklerin ve inanç topluluklarının güvenliğini tehdit eden ciddi bir insan hakları ve güvenlik sorunu yaratmıştır. Alevilerin güvenliğine ilişkin kaygıların sürdüğü bir dönemde gerçekleşen bu saldırı, yalnızca münferit bir güvenlik olayı olarak ele alınmamalıdır. Saldırının kimlik veya mezhep temelli boyutu da dahil olmak üzere bütün yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir.
Devletlerin temel yükümlülüğü, kimliği veya inancı ne olursa olsun herkesin yaşam hakkını korumak; ayrımcılığı, nefret ve hedef göstermeyi önlemek ve sivillerin güvenliğini sağlamaktır. Aleviler başta olmak üzere tüm halkların ve inanç topluluklarının eşit haklara sahip olduğu, ayrımcılık ve hedef göstermenin önlendiği bir yaşamın koşulları oluşturulmalıdır.
Bu bağlamda Suriye makamlarını; saldırıyı bağımsız, tarafsız, etkin ve şeffaf biçimde soruşturmaya; saldırının nedenini ve kimlik veya mezhep temelli saiklerini ortaya çıkarmaya; failler ile saldırının planlanması, azmettirilmesi veya desteklenmesinde sorumluluğu bulunan kişileri adalet önüne çıkarmaya çağırıyoruz. Soruşturmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı, yaralıların ve tanıkların güvenliği ile sağlık hizmetlerine erişimleri güvence altına alınmalıdır.
Bizler, insan hakları savunucuları olarak sivilleri ve emekçileri hedef alan bu saldırıyı kınıyor; kimliği, inancı veya aidiyeti ne olursa olsun herkesin yaşam hakkının korunmasının temel bir yükümlülük olduğunu vurguluyor, Humus’ta yaşamını yitirenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
İHD Van Şubesi retweeted
Merkezi Hapishane Komisyonumuz tarafından hazırlanan “Iğdır S Tipi Hapishanesi ve Doğu Karadeniz Hapishaneleri İnsan Hakları İhlalleri İnceleme ve Tespit Raporu”, İHD Diyarbakır Şubemizde kamuoyuyla paylaşıldı.
Raporun tamamı: ihd.org.tr/uploads/documents…
Demokratik Aleviler Derneği Van Şubesinin Açılışı vesilesiyle derneğimizi ziyaret eden DAD Eş Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerine nazik ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ederiz. DAD Van Şubesinin kentimize ve insan hakları mücadelesine değer katacağına olan inancımızla hayırlı olmasını dileriz.
İHD Van Şubesi retweeted
12 Eylül’ün 46. Yılında Darbelere ve Otoriterleşmeye Karşı; İnsan Haklarını ve Barışı Savunuyoruz!
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Darbe dönemi, tekçiliğe ve inkârcılığa dayanan; muhalif kesimleri “devlet düşmanı” ve “terörist” olarak adlandıran, idam ile işkence ve kötü muamele uygulamalarını bir Devlet politikası haline getiren, ifade
ve örgütlenme özgürlüğünün ortadan kaldıran, birçok kişinin sürgüne gitmek zorunda kaldığı ve ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir dönem olarak tarihte yerini almıştır.
Söz konusu uygulamaların kalıcılaştırılması ve kurumsallaştırılması amacıyla da 1982 anayasası
oluşturulmuş ve halen de darbe anayasası ve kurumlarıyla Türkiye yönetilmektedir. Türkiye’de çeşitli tarih aralıklarında demokratikleşmeye yönelik umutlar artsa da; insan hakları normlarının, demokrasi ilkelerinin ve gerektiğinde anayasa ile yasa hükümlerinin dahi yok sayıldığı, ifade, basın, örgütlenme, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkıgibi temel hak ve özgürlüklerin kullanılamaz hale getiren yasak ve baskılar, ırkçılık ve nefret söylemlerinin yaygınlaştığı, işkence ve kötü muamele uygulamalarının arttığı, hukuki dayanaktan yoksun keyfi gözaltı ve tutuklama kararlarının yaygın olarak verildiği, yeni açılan hapishanelerle muhaliflere gözdağı verildiği, hapishanelerde tecrit uygulamalarının yaygınlaştırıldığı, OHAL uygulamalarının birçoğunun halen varlığını sürdürdüğü ve birçok insan hakları ihlalinin yaşandığı bir dönemeden geçiyoruz.
Türkiye’yi 2002 yılından bu yana kesintisiz olarak yöneten AKP hükümeti darbelere karşı olduğunu ve sivil bir anayasa yapılması gerektiğini sürekli olarak vurgulamasına rağmen bu yönlü bir tavır ortaya koymak bir yana, anayasa hükümlerine uymaktan imtina etmiş,
çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle demokratik ortamın daha da daralmasına yol açan pratik içerisinde olmuştur. Özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası çıkartılan KHK’ler ile binlerce kamu görevlisi ihraç edilmiş, belediyelere kayyum atanmış, OHAL KHK’leri daha sonra yasaya eklenmiş ve geçici olağanüstü hal; kalıcı ve sürekli bir duruma dönüşmüştür.
Darbe girişimi sırasında ve sonrasında yapılan yasal değişiklikler ile demokrasiyi tahkim etmek yerine otoriter rejim inşası tercih edilmiştir. Otoriterleşme eğilimi artarken Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olan Kürt meselesine yönelik yaklaşım da genel olarak inkârcı ve güvenlikçi bir perspektiften ele alınmıştır. Dönemsel olarak meselenin demokratik yollarla çözülmesine ilişkin gelişmeler olsa da meselenin kalıcı çözümüne yönelik girişimler geçmişte sonuçsuz kalmıştır.
Türkiye’de Kürt meselesinin çözümüne ilişkin olarak son yıllardaki gelişmeler ise birçok açıdan önem arz etmektedir. Ekim 2024 yılında başladığını varsaydığımız süreçle birlikte; İmralı Hapishanesinde tutulan Abdullah ÖCALAN tarafından 27 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen çağrı sonrası PKK kendini feshettiğini açıklamıştır. Yine devam eden süreçte 11 Temmuz 2025’te Irak’ın Süleymaniye şehrinde Derneğimizin de gözlemci olarak katıldığı bir törenle bir grup PKK militanı silahlarını yakmıştır. Akabinde TBMM’de siyasi partilerin üyelerinden oluşan bir komisyon kurulmuş; komisyon tarafından hazırlanan raporun kamuoyu ile paylaşılması ve son olarak toplumda çerçeve yasa olarak bilinen yasanın TBMM genel kurulunda kabul edilmesi, birçok eksikliğe rağmen Kürt meselesinin çözümü için önemli gelişmelere işaret etmektedir.
Bir yandan Kürt meselesinin demokratik yöntemlerle çözümüne ilişkin bu gelişmeler yaşanırken; otoriterleşme ile birlikte muhalif siyasi partilere yönelik kayyum tehdidi, belediyelere kayyum uygulamalarından vazgeçilmemesi, politikacıların siyasi saiklerle
tutuklanması, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne
yönelik müdahaleler, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik engellemeler, sendikal faaliyetlerin engellenmesi gibi pratiklerle karşı karşıyayız. Bunun yanında Kürtlere, kadınlara, sığınmacı/mültecilere ve özellikle LGBTİ+’lara yönelik ırkçı ve nefret içeren
söylemler giderek yaygınlaştırılmaktadır.
İHD, yasal ve meşru yollarla şeçilmiş bir siyasi partinin yasadışı yollarla ve şiddet kullanarak alaşağı edilmesine yani darbeye karşıdır. Türkiye’deki antidemokratik
uygulamalar, evrensel standartlardan uzak yasal mevzuat, halklar ve inançlara yönelik yok sayıcı ve asimilasyoncu politikalar, rövanşist yürütme pratikleri gibi daha pek çok sebeple toplumsal fay hatları sürekli gerilimli tutulmakta; darbe ve darbe girişimlerine zemin
hazırlanmaktadır. Bu nedenle darbeleri toplum tarihinden çıkarmanın yolu otoriterleşme değil; demokrasidir. Cuntacılar tarafından hazırlanan bir anayasa ile yönetilen Türkiye’nin gerçek anlamda demokratik ve çoğulcu bir anayasaya olan ihtiyacı gün gibi ortadadır. Ancak devlet bu ülkede yaşayan halklar ve inançlar ile “barışmadan”, demokratik bir anayasa
yapmak da pek olası görünmemektedir.
Bu kapsamda ifade özgürlüğü, protesto hakkı, medya özgürlüğü, seçmen iradesine saygı, ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarına saygı, yargı bağımsızlığı konularında gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapıldıktan sonra sivil bir anayasa hazırlanmalıdır. Buna
paralel olarak darbeciler ve darbe sürecinde işlenen suçlar hakkında etkin bir yargısal faaliyetin sürdürülmesini, darbe nedeniyle doğan zararların giderimini kapsayacak şekilde onarıcı adalet mekanizmalarının oluşturulmasını, darbe döneminde hafızalara kazınan Diyarbakır Hapishanesi gibi mekanların tarihsel gerçeğe uygun hafıza mekanları haline getirilmesini, hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalara son verilmesini, çatışma çözümü
girişimlerinin yanında demokratikleşme adımlarının atılmasını ve pozitif barışın sağlanması gerektiğini vurguluyor, bunun mücadelesini vereceğimizi yineliyoruz.
İnsan Hakları Derneği
Hapishanelerdeki Hak İhlallerini İzleme ve Takip Koordinasyonu olarak, İHD Van Şube Hapishane Komisyonu’nun da yer aldığı koordinasyon bileşenleriyle birlikte, mahpusların sağlık hakkına erişiminde yaşanan sorunlara ilişkin bugün YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekimliği ve Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ile görüşmeler gerçekleştirdik.
Görüşmelerde; kelepçeli muayene ve tedavi uygulamalarının yanı sıra İstanbul Protokolü, Mandela Sözleşmesi ile ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarına aykırı diğer pratiklerin uygulanmaması yönündeki beklenti ve hassasiyetimizi paylaştık.
Mahpusların sağlık hakkının insan onuruna uygun şekilde güvence altına alınması için izleme ve takip çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
İHD Van Şubesi retweeted
2025 yılında devletin/kamu kurumlarının ya da kamu görevlilerinin hata, ihmal ve denetim eksikliklerinin sonucunda en az 159 kişi öldü, 399 kişi yaralandı.
⚫️ Deprem, sel, heyelan vb. doğa olayları sonucu en az
1 kişi öldü, 180 kişi yaralandı.
⚫️ Ev ve İşletmelerde çıkan yangınlarına en az 88 kişi öldü, en az 137 kişi yaralandı.
⚫️21 Ocak 2025 tarihinde Bolu’da bulunan bir otelde çıkan yangın nedeniyle 34’ü çocuk, toplam 78 kişi yaşamını yitirdi.
⚫️Orman yangınlarında 10 kişi yaşamını yitirdi.
⚫️ Kolluk güçlerine ve kamuya ait araçların karıştığı kazalar sonucu 20’si asker, 7’si mülteci, 1’i çocuk
en az 29 kişi yaşamını yitirdi.
Ayrıntılar İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu’nda… #insanhakları
Raporu incelemek için lütfen web sitemizi ziyaret edin: ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
İHD Van Şubesi retweeted
2025 yılında kolluk güçlerinin silah kullanma yetkisini ihlal ettiği en az 9 durum tespit edildi. Bu ihlallere en az 11 kişi doğrudan maruz kalırken, en az 3 kişi yaşamını yitirdi, en az 5 kişi yaralandı.
📌Tespit edilen bu 9 olayın 5’inde polisler, 2’sinde bekçiler, 1’inde jandarma, 1’inde askerler silah kullanma yetkisini aştı.
📌3’ü polislerin, 2’si bekçilerin açtığı ateş sonucu, toplamda 5 kişi kolluk kurşunuyla yaralandı.
📌Silah kullanma yetkisinin aşımı sonucu en az 3 kişi yaşamını yitirdi. 1’i Suriye vatandaşı 2 kişi, polislerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirirken, en az 1 kişi de bir askerin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti.
📌En az 2 olayda polis, ev baskını sırasında silah kullanma yetkisini aştı. Hatay’ın Antakya ilçesinde, daha sonradan evinin yanlışlıkla basıldığı anlaşılan Suriye vatandaşı Enes Gıyas Leyla isimli kişinin polisin açtığı ateş sonucu yaralanarak hayatını kaybettiği iddia edildi.
📌Elazığ’da ise havaya ve kendisine müdahale eden polislere ateş ettiği iddia edilen Sefa Bay isimli kişinin polisin açtığı ateş sonucu yaralanarak yaşamını yitirdiği öğrenildi.
📌Kars’ın Kağızman ilçesinde ise bir kafede oturan Yakup Aydın isimli kişi, tartıştığı uzman çavuş S.K. tarafından önce darp edilip, daha sonra silahla vurularak öldürüldü.
📌En az 2 olayda gerekçe, kişilerin (birinde polisin, diğerinde bekçinin) “dur ihtarına uymaması” olarak açıklandı. Bu olaylarda 2 kişi yaralandı. Adana’nın Seyhan ilçesinde polis merkezi inşaatına molotof kokteyli attığı iddia edilen 1 kişi, olay yerindeki bekçilerin açtığı ateş sonucu yaralandı. İstanbul, Bakırköy’de ise polisin trafik denetimi sırasında “dur ihtarına uymadığı” gerekçesiyle açtığı ateş sonucu 1 kişi yaralandı.
📌Bursa’nın Osmangazi ilçesinde bir kişinin bölgede görev yapan polislerle yaşadığı tartışma sonrası, polis tarafından bacağından vurulduğu öğrenildi.
📌İstanbul, Beyoğlu’nda ise bir kadına şiddet uyguladığı belirtilen Türkmenistan vatandaşı bir kişi, görevli olmamasına rağmen olaya müdahale etmek isteyen bekçinin açtığı ateş sonucu yaralandı.
📌Diyarbakır’ın Çınar ilçesi, Husikan Mahallesi’nde kum ocağı için ağaçların kesilmesini protesto edenlere müdahale eden jandarmanın rastgele ateş açtığı iddia edildi.
📌18 Şubat 2025 tarihinde ev baskınıyla gözaltına alınan sanatçı Pınar Aydınlar’ın baskın sırasında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, kendisine ve evde bulunan yakınlarına silah doğrultulduğu basına yansıdı.
Ayrıntılar İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu’nda… #insanhakları
Raporu incelemek için lütfen web sitemizi ziyaret edin: ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
İHD Van Şubesi retweeted
2025 yılında politik nedenler ya da ırkçı, ayrımcı, fobik saiklerle gerçekleştirilen en az 43 fiziksel ya da silahlı saldırı basına yansıdı. Bu saldırılarla en az 148 kişi doğrudan hedef alınırken, bu saldırılarda en az 15 kişi yaşamını yitirdi, en az 52 kişi yaralandı.
📌En az 9 gazeteci saldırıya uğradı. Hakan Tosun, İstanbul’da uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.
📌LGBTİ+’ları hedef aldığı belirlenen 5 fobik saldırıda 1 trans kadın yaşamını yitirdi. 1 kişi yaralandı.
📌Tespit edilen 8 ırkçı saldırıda en az 14 kişi yaralandı. 12 yaşındaki mülteci çocuk evinde uğradığı saldırı sonucu öldürüldü.
📌Politik nedenler ya da ırkçı, ayrımcı, fobik saiklerle gerçekleştirilen 6 silahlı saldırıda, en az 1 kişi yaşamını yitirdi, en az 5 kişi yaralandı.
📌 O dönem CHP Genel Başkanı olan Özgür Özel, Sırrı Süreyya Önder'in cenazesi öncesinde düzenlenen törenin çıkışında fiziksel saldırıya uğradı.
📌Fındıklı Belediye Başkanı bir grubun fiziksel saldırısına maruz kaldı.
📌Yasadışı örgüt saldırılarında ise 6’sı polis, en az 12 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıntılar İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu’nda… #insanhakları
Raporu incelemek için lütfen web sitemizi ziyaret edin: ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
İHD Van Şubesi retweeted
İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu şimdi yayında!
ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
İHD Van Şubesi retweeted
2025 yılında en az 2.749 kişi yaşam hakkı ihlalleri sonucu hayatını kaybetti:
📌 En az 1 kişi işkence ve kötü muamele sonucu,
📌 En az 2.105 kişi iş cinayetleri sonucu,
📌 En az 299 kadın ve 64 çocuk erkek şiddeti sonucu,
📌 En az 159 kişi resmi ihmal ve denetimsizlik sonucu,
📌 En az 70 kişi askeri operasyon ve silahlı çatışmalarda,
📌 En az 15 kişi politik ya da ayrımcı saldırılar sonucu hayatını kaybetti.
📌 En az 31 kişi şüpheli bir biçimde yaşamını yitirdi.
İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu şimdi yayında!
ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
İHD Van Şubesi retweeted
📌 2025 yılında, 138’i kadın, 94’ü çocuk, 91’i göçmen/mülteci olmak üzere en az 2.105 kişi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
📌 2016-2015 yılları arasında, 10 yılda iş cinayetleri sonucu ölen kişi sayısı 20.009 kişiye ulaştı.
📌 Ekonomik kriz ve MESEM vb. uygulamalarla çocuk işçiliğinde yaşanan kitleselleşmenin sonucu olarak, 26’sı 14 yaş ve altı, en az 94 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
İHD 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu şimdi yayında!
ihd.org.tr/icerik/2025-yili-…
































