Pinned Tweet
Van'da kayyımın çoklu maaş verdiği atanmış çeteyi ve 1,5 Milyar TL'lik yolsuzluğu TBMM'de basın toplantısı ile ifşa ettik.
#SelmaBiçek hem İŞKUR İl Müdürü hem kayyımın elemanı!
#SeyfullahSağban hem Çevre İl Müdürü hem kayyımın elemanı!
#DenizAygen hem ADEM müdür hem de kayyımın elemanı
#RamazanGökdemir üç başkanlık yapıyor!
#AbdurrahmanŞahin hem kültür müdürü hem kayyımın elemanı
#NihatArpa YİKOB'un arazilerini belediyeye satıp, parasını belediyeden çıkardıktan sonra arazileri yeniden diğer kurumlara devrediyor.
#ErkanAkın YİKOB'un arazilerini belediyeye satıp, parasını belediyeden çıkardıktan sonra arazileri yeniden diğer kurumlara devrediyor.
@vanbuyuksehirbb @AbdullahZeydan @neslihansedal65 @ayvazhzr @Nebahat_Benek @VDilekci @gulsenkurtDEM @gonul_uzny @av_cemaldemir @cnnuzunay @SapkaciTahir @TayipTemel @SezaiTemelli @cemilkomi @RabiaBasakKoc @umkeumitkeser @akkosxane
Mahmut Dindar retweeted
DEM Partili Dindar'dan TBMM KİT Komisyonu'nda TCDD çıkışı: "Van ve bölge raylı sistemlerden mahrum bırakılıyor" @MahmutDindar65 vanhaber.tr/dem-partili-dind…
Mahmut Dindar retweeted
Mahmut Dindar’dan Van İçin Raylı Sistem Çıkışı: “Ne Zaman Yapılacak?” van65haber.com/van-milletvek…
@MahmutDindar65 @DEMPartiWan
Mahmut Dindar retweeted
Mahmut Dindar Van’ın tarım raporunu açıkladı: Üretimde ciddi gerileme! bolgegazetesivan.com/mahmut-… @MahmutDindar65
Mahmut Dindar retweeted
Van'ın demir yolu yatırımları Meclis gündeminde: Raylı sistem çağrısı! bolgegazetesivan.com/vanin-d… @MahmutDindar65
Bu ülkenin tüm annelerine onurlu bir barış ve demokratik toplum için çalışıyoruz. Barış Anneleri heyetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sn. Numan Kurtulmuş'u ziyaret ettik. Halkımızın onurlu barış talebini bir kere daha aktardık.
@NumanKurtulmus @aysegul__dogan @TBMMresmi @DEMGenelMerkezi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız @NumanKurtulmus, DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan ve Van Milletvekili Mahmut Dindar ile Barış Anneleri heyetini kabul etti.
Mahmut Dindar retweeted
🗣️DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli:
🔸“Eş başkanlarımız ve arkadaşlarımız 10 yıldır cezaevinde tutsak edilmeye devam ediliyor. Mahkemeler hukuk tanımıyor, anayasayı tanımıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil”
🔸“Anayasayı tanımayan bir mahkeme olabilir mi? Ben buradan Adalet Bakanı'na sesleniyorum: Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan bir mahkemeye karşı böyle sessiz kalabilir misiniz?”
İzlemek için: youtube.com/live/sMsZQfLs1Jg…
⚠️#TCDD #KİTKomisyonu'nda 2023 ve 2024 yılları #Sayıştay raporlarının denetim toplantısındaki değerlendirmemizde raylı sistemlerdeki bölgesel adaletsizliğe de değindik!
⚠️#DevletDemiryolları yalnızca gelir gider tabloları, zarar ve kâr rakamları üzerinden değerlendirilemez elbette. Demir yolu, bir ülkenin ekonomik kalkınmasının, bölgeler arası eşitliğin ve yurttaşların kamusal hizmetlere erişiminin temel araçlarından birisidir.
⚠️Bu nedenle, Devlet Demiryollarını iki temel başlıkta değerlendirmek gerekiyor: Birincisi, kamu kaynakları ne kadar şeffaf ve verimli kullanılıyor? İkincisi, demir yolları yatırımları ve hizmetleri ülkenin bütün bölgelerine eşit biçimde ulaşıyor mu, buna bakmak gerekiyor.
⚠️Sayıştayın geçen yılki raporunda olan ve bu yılın raporuna yansıyan aynı bulgular kurumun denetimi çok dikkate almadığını işaret ediyor. Raporun ayrıntılarına girmeden önce, kurum üst yönetiminde kadın istihdamına yeterince alan açılmadığını ve cinsiyetçi iş bölümünde ısrar edildiğini ifade etmek istiyorum.
⚠️Maalesef, tüm KİT'lerde var olan bu durum, iktidarın genel tutumu hâline gelmiştir, bütün KİT'lerin yapısında bunu gördük. Yine, Devlet Demiryollarına bağlı işletmelerde engelli istihdam kotalarına uyulmaması açık bir yasa ihlalidir Sayın Genel Müdürüm. Gelecek dönem Sayıştay denetiminde de bu yasa dışılığın giderilmiş olmasını umuyoruz.
⚠️Denetim raporlarına bakacak olursak, 2023 yılında 15 bulgu, 2024 yılında ise 10 bulgu tespit edilmiş, Devlet Demiryolları için hepsi birbirinden önemli ama vaktinizi almamak adına çarpıcı olan bazılarını ifade edelim.
⚠️Devlet Demiryollarının 2023 yılı Sayıştay raporunda Mersin'de kuruma ait toplam 5.672 metrekarelik akaryakıt istasyonu, otopark ve eklentilerinin kira süresi bitmesine rağmen aynı kiracıya ihalesiz kullandırıldığı tespit edilmiştir. Üstelik, bu alan 2021 yılında on yıllığına aylık 56 bin lirayla yeniden ihalesiz olarak aynı şahıslara tekrar verilmiştir Sayın Genel Müdürüm.
⚠️Aynı raporda Alifuatpaşa Köprülü Kavşağı ve bağlantı yolları yapım işinde hatalı revize birim fiyat hesabı nedeniyle 21 milyon 854 bin lira fazla ödeme yapıldığı belirtiliyor. Bunlar basit muhasebe eksikleri değil elbette, kamu malının korunması, rekabet ve hesap verebilirlik bakımından açıklama gerektiren hususlardır.
⚠️2024 yılı raporu da bu sorunların sona ermediğini gösteriyor. Sayıştay makineli hat bakım ihalelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3'üncü maddesi (g) bendindeki istisna limitinin altında kalacak şekilde bölündüğünü tespit ediyor. Raporda bu uygulamanın ihale mevzuatına açık aykırılık oluşturduğu da ifade ediliyor.
⚠️Dahası, bölge müdürlüklerinde takip edilen 263 yapım işinin 133'ünde günlük şantiye defteri tutulmadığı da görülüyor. Şantiye defteri tutulmuyorsa yapılan işin, kullanılan malzemenin, çalıştırılan teknik personelin ve hak edişlerin denetimi nasıl güvence altına alınıyor? Bunu da sormak gerekiyor. Devlet Demiryollarının bütçesini, yatırım programlarını ve mevcut tren ağlarını incelediğimizde açık bir bölgesel ayrımcılık olduğu gözlenmektedir.
⚠️Az önce Sayın Vekilimiz de dile getirdi, Devlet Demiryollarının 2024 Yatırım Programı'nda Mardin, Nusaybin, Cizre, Ovaköy ve Sivas-Erzincan demir yolu projelerine yeterli ödenek ayrılmamış. Tatvan'da feribot iskelesinin yenilenmesi için ayrılan ödenek ise yıl içinde hiç kullandırılmamış. Bu projelerdeki kaynak yetersizliği ve ödeneklerin harcanmaması bölgenin ulaşım yatırımlarının ne ölçüde ihmal edildiğinin aslında bir göstergesidir. Üstelik bu yaklaşım 2026 yılında da sürmektedir.
⚠️Batman, Diyarbakır, Elâzığ, Siirt ve Mardin'i kapsayan elektrifikasyon ve sinyalizasyon modernizasyonu projesine ihtiyacın çok altında sembolik düzeyde ödenekler ayrılmıştır. Kürt illerinin önemli bir bölümünde demir yolu altyapısının ve bağlantı projelerinin yıllardır düşük ödeneklerle bekletildiği, bölgesel yatırımın önceliklerinde ciddi bir eşitsizlik olduğu görülmektedir.
⚠️Demir yolu merkezi yönetimin bazı kentlere sunduğu bir ayrıcalık olmamalıdır. Van'ın, Diyarbakır'ın, Mardin'in, Batman'ın, Hakkâri'nin ve diğer kentlerin de güvenli, hızlı, erişilebilir ekonomik demir yolu hizmetine elbette ihtiyaç vardır. Vanlılar adına raylı sistem hizmetlerinin ne zaman yapılacağını soruyoruz. Bölge illerimizin sanayi, tarım ticareti ve turizmi ve yurttaşların yaşamı bu altyapıdan doğrudan etkileniyor.
⚠️Sözlerimi toparlarken şunu ifade etmek istiyorum: Devlet Demiryolları Taşımacılık AŞ'nin 2024 raporu da ayrıca değerlendirilmelidir. Yolcu taşıma platformu hizmet alımında 213 milyon liralık sözleşme yapılmış, Sayıştay kamu kaynağı kullanılan bu işin 4734 sayılı Kanun kapsamı dışında yürütülmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
⚠️Üstelik raporlama tarihi olan 28 Şubat 2025'e kadar kurumun bu işten elde ettiği gelir yalnızca 15.458 lira düzeyindedir. Sayıştay konunun Bakanlık Teftiş Kurulunca soruşturulmasını önermiştir. Bu soruşturma başlamış mıdır? Başlamışsa hangi aşamadadır? Bu şirket hakkında Sayıştayın diğer 10 bulgusunun güncel durumuna dair tarafımıza yazılı yanıt da verilebilir elbette.
⚠️Yine, Devlet Demiryollarının Teknik Mühendislik ve Müşavirlik Anonim Şirketiyle ilgili bulgu çok çarpıcı. Şirket yönetim kurulu bütçeyi denetleyebilecek bir mekanizmaya sahip değilse bu durum nasıl izah edilebilir? İki yıl geçmiş üzerinden, bu sorun giderilmiş midir?
Mahmut Dindar retweeted
Van Milletvekili Dindar'dan Mecliste Sert Eleştiri: Bakanlık Görmese de Vanlılar Bu Çileyi Her Gün Çekiyor!
van65haber.com/dindar-bakanl…
@MahmutDindar65
Mahmut Dindar retweeted
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar’dan Van Çevre Yolu tepkisi: "16 yıldır bitmeyen yol çöküyor" @MahmutDindar65 vanhaber.tr/dem-parti-van-mi…
TBMM Genel Kurulunda Yeni Van Otogarı'na dair otogar emekçilerinin taleplerini gündeme getirdik:
⚠️Bu hafta, 16 yıldır tamamlanamayan, geçen yıl açılan etabı bu yıl çöken #VanÇevreYolu'nu yerinde inceledik.
⚠️Bakanlık, Ankara'dan görmese de Vanlılar buradaki sorunları her gün yaşıyor. Van'ın ulaşım, trafik, otogar sorunu hâlâ çözümsüzdür.
⚠️Şehir merkezine 18 kilometre uzaklıkta yapılan yeni otogarın ne zaman tamamlanacağı, yurttaşların buraya nasıl ulaşacağı belirsizdir.
⚠️#Kayyım yönetimi toplu taşımayı zayıflatmış, raylı sistem planlaması yapılmamıştır. 1,5 milyon nüfuslu Van için yalnızca 20 yazıhaneli otogar planlaması yetersizdir.
⚠️Kantin, lavabo, bekleme salonu ve mescit gibi alanlar da ihtiyaca uygun ölçekte yapılmalıdır. #Engelliler ve yaşlılar için #erişilebilirlik ölçütlerine mutlaka uyulmalı ve bu iş, baştan düzgün yapılmalıdır.
@vanbuyuksehirbb @neslihansedal65
@AbdullahZeydan
Mahmut Dindar retweeted
Mahmut Dindar: Van'da Tarımsal faaliyetler alarm veriyor
vanekspres.com.tr/mahmut-din…
@MahmutDindar65
Mahmut Dindar retweeted
Van Büyükşehir Belediyesi Sayıştay raporu Meclis’e taşındı! bolgegazetesivan.com/van-buy… @MahmutDindar65 @gulderenvarli @GulcanKcmzSyygt @zulkuf__ucar
Mahmut Dindar retweeted
Van Milletvekili Dindar: Tarımsal faaliyetler alarm veriyor hbrcaldiran.com/haber/290927… @MahmutDindar65
#BarışAnneleri sadece evlatlarını istemiyor, ülkede demokrasi, barış ve adalet istiyor. Birlikte Adalet nöbetindeyiz.
TBMM'de Van'daki #Tarım ve #Hayvancılık sektörünün sorunlarını, üreticilerin taleplerini ve sorunlara çözüm önerilerimizi basına ve kamuoyuna sunduk.
❗Van'ın tarım ve hayvancılık alanındaki mevcut durumunu, yıllardır biriken yapısal sorunlarını, üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve siyasal engelleri ve bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerimizi içeren Van'da Tarımın Mevcut Durumu, Üretimdeki Gerileme, Yapısal Sorunlar ve Çözüm Önerilerimiz Raporu'nu kamuoyuyla paylaşmak üzere bir aradayız.
❗Van'da tarımın gerilemesi yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda sosyal, siyasal, ekolojik ve kamusal bir sorundur.
❗Hazırladığımız bu rapor, yalnızca tarımsal verileri ve üretim rakamlarını ortaya koyan teknik bir çalışma değildir. Aynı zamanda Van'da tarımın neden gerilediğini, üreticinin neden toprağından ve mesleğinden uzaklaştığını, kırsal yaşamın neden giderek zayıfladığını ve bütün bunların halkın yaşamına nasıl yansıdığını ortaya koyan bir durum tespitidir.
❗Öncelikle şu gerçeğin altını çizmek istiyoruz: Van, tarım ve hayvancılık açısından son derece büyük bir potansiyele sahiptir. Geniş meraları, hayvan varlığı, su kaynakları, balıkçılık imkânları, arıcılık kapasitesi ve bitkisel üretime elverişli alanlarıyla yalnızca bölgenin değil, Türkiye'nin de önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olabilecek durumdadır.
❗Ancak bu potansiyel yıllardır yeterince değerlendirilememektedir. Van'da tarımın ve hayvancılığın yaşadığı sorunlar yalnızca iklim koşullarıyla, kuraklıkla veya üreticinin imkânlarıyla açıklanamaz. Yanlış tarım politikaları, yetersiz kamu yatırımları, üretim maliyetlerinin yükselmesi, desteklerin yetersizliği, güvenlikçi politikaların yarattığı sonuçlar ve yerel yönetim hizmetlerinin işlevsizleştirilmesi bu tablonun temel nedenleri arasındadır.
❗Yaklaşık 350 bin yurttaşımızın derin yoksulluk riski altında yaşadığı Van'da tarım, yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda istihdamın, toplumsal refahın, kırsal yaşamın devamlılığının ve halkın ucuz, güvenilir ve nitelikli gıdaya erişiminin temel güvencelerinden biridir.
❗Bu nedenle Van'da tarımın gerilemesi, aynı zamanda yoksulluğun, işsizliğin, göçün ve gıda güvencesizliğinin derinleşmesi anlamına gelmektedir.
VAN'IN TARIMSAL POTANSİYELİ VAR, ANCAK BU POTANSİYEL DEĞERLENDİRİLMİYOR.
❗Van'da yıllık tarımsal üretim yaklaşık 15 milyar TL düzeyindedir. Bu üretimin yüzde 86'sı hayvansal üretim alanlarından gelmektedir. Van, küçükbaş hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sırada yer almaktadır. Bu durum, bütün sorunlara rağmen Van'ın hayvancılık alanındaki önemini ve sahip olduğu potansiyeli açıkça ortaya koymaktadır.
❗Buna karşın büyükbaş hayvan varlığı 1990'lı yıllardaki seviyelerin gerisinde kalmış ve yaklaşık 150 bin bandına düşmüştür. Kanatlı hayvan sayısı 560 bin, arı kovanı sayısı ise 158 bin civarındadır.
❗Balıkçılık ve kültür balıkçılığında da önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Van'da, 8'i barajlarda olmak üzere toplam 39 alabalık tesisi faaliyet göstermektedir. Bu alanda yıllık 3 bin 800 tonluk üretim potansiyeli bulunmaktadır. Van Gölü'nde inci kefali avcılığı kapsamında ise yıllık yaklaşık 7 bin tonluk üretim söz konusudur.
❗Bu alanlarda ekolojik denge gözetilerek üretimin artırılması, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve bölge halkının balık tüketim kültürünün desteklenmesi mümkündür.
❗Ancak zirai üretim, ormancılık, balıkçılık, kültür balıkçılığı, arıcılık ve süs bitkileri üretimi gibi birçok alanda Van'ın mevcut kapasitesi yeterince değerlendirilememektedir.
❗Yaklaşık 21 milyon dekar yüzölçümüne sahip Van'da tarım alanı yalnızca 4,2 milyon dekardır. Üstelik çayır ve mera alanları yıllar içerisinde azalmakta, tarım alanları da dâhil olmak üzere bu alanlar yerleşime açılmaktadır. Meralardaki aşırı otlatma, mülkiyet ve kullanım sorunları ise yıllardır çözüme kavuşturulmamaktadır.
❗Dolayısıyla Van'ın sahip olduğu doğal ve ekonomik zenginlik, doğru planlama ve kamusal destek politikalarıyla üretime dönüştürülememektedir.
ÜRETİM ALANLARI DARALIYOR, ÇİFTÇİLER TARIMDAN KOPUYOR.
❗Raporumuzun ortaya koyduğu en önemli gerçeklerden biri, Van'da tarımsal üretimde yaşanan ciddi gerilemedir.
❗2025 yılında yonca, korunga, buğday ve arpa gibi temel ürünlerin ekim alanlarında toplam 312 bin dekarlık azalış yaşanmıştır. Bu ürünlerin üretim miktarındaki düşüş ise 543 bin ton olarak kayıtlara geçmiştir.
❗Bu gerileme yalnızca tarla ürünleriyle sınırlı değildir. Meyvecilikte de bir yılda 12 bin dekarlık azalış meydana gelmiştir.
❗2023 yılında Van'da nadasa bırakılan tarım alanlarının oranı yüzde 17 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 27'ye yükselmiştir. Aynı dönemde toplam ekili alan 436 bin dekar azalmış, nadasa bırakılan alan ise 344 bin dekar artmıştır.
❗Meyve üretimindeki kayıplar da oldukça dikkat çekicidir. 2025 yılında elma üretiminde 2 bin 300 ton, cevizde 585 ton, kayısıda 117 ton, armutta 637 ton, kiraz ve vişnede bin 125 ton, erikte ise 405 ton azalış yaşanmıştır.
❗Sebze üretiminde ortaya çıkan tablo ise çok daha çarpıcıdır. 2025 yılında domates üretimi 51 bin tondan 31 bin tona düşmüştür. Salatalık üretimindeki düşüş 4 bin 530 ton olmuştur. Van ve özellikle Gevaş ilçemiz açısından stratejik öneme sahip fasulyede yaklaşık 3 bin tonluk üretim kaybı yaşanmıştır. Lahana üretiminde 415 ton, kavunda 2 bin 145 ton, karpuzda bin 618 ton, biberde ise 2 bin 630 ton azalış gerçekleşmiştir.
❗Bir önceki yıl 98 bin ton olan Van'ın toplam sebze üretimi, 2025 yılında 51 bin tona gerilemiştir.
❗Bütün bu veriler bize şunu göstermektedir: Van'da çiftçi üretmekten vazgeçmektedir. Çünkü artan mazot, gübre, tohum, yem, sulama ve işçilik maliyetleri karşısında üretimin ekonomik karşılığı giderek ortadan kalkmaktadır.
❗Üstelik bu sorun yalnızca Van'la sınırlı değildir. TÜİK verilerine göre Van, Hakkari, Bitlis ve Muş'u kapsayan TRB2 bölgesinde 2025 yılında 35 bin kişi tarım sektöründen kopmuştur. Son beş yılda tarımdan kopanların sayısı 111 bine ulaşmıştır.
❗Raporumuzdaki verilere göre yalnızca son bir yıldaki kopuş, bölgedeki tarımsal istihdamın yaklaşık yüzde 25'ine karşılık gelmektedir. Başka bir ifadeyle, bölgede tarımla uğraşan her dört kişiden biri bir önceki yıl yaptığı işi bırakmıştır.
❗Bu, son derece ciddi bir tablodur. Tarımdan kopan yalnızca bir çiftçi değildir; üretimden kopan bir aile, boşalan bir köy, kaybedilen bir istihdam alanı ve geleceği belirsizleşen bir kırsal yaşamdır.
❗2026 yılında yağışların bol olmasına rağmen üretim maliyetlerinin daha da yükselmesi, üretim ve istihdama ilişkin güncel verilerin önemini artırmıştır. Ancak Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bu verileri yıllık olarak ve gecikmeli açıklamaktadır. Oysa üretim, ekim alanı, çiftçi sayısı ve istihdam verilerinin aylık olarak paylaşılması, sorunlara zamanında müdahale edilmesi ve gerekli desteklerin oluşturulması açısından zorunludur.
❗TARIMSAL GERİLEMENİN SİYASAL VE YAPISAL NEDENLERİYLE YÜZLEŞİLMELİDİR
Van'da tarımın gerilemesini yalnızca ekonomik maliyetlerle açıklamak eksik olacaktır.
Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde ısrar eden güvenlikçi politikalar, yıllarca köylerin boşaltılmasına, yaylaların yasaklanmasına ve meralara erişimin kısıtlanmasına yol açmıştır.
❗Bu uygulamalar hayvancılığı doğrudan etkilemiş, hayvanların otlatılmasını zorlaştırmış, yem maliyetlerini artırmış ve bölge ekonomisine kalıcı zararlar vermiştir.
❗Yayla yasakları ve meralara erişim engelleri, hayvancılıkla geçinen ailelerin üretim koşullarını ağırlaştırmıştır. Bu politikaların yarattığı sonuçlarla yüzleşilmeden bölgedeki tarımsal ve hayvansal üretimin geliştirilmesi mümkün değildir.
❗Diğer taraftan tarıma ayrılan desteklerin niteliği de üreticinin ihtiyacını karşılamaktan uzaktır.
Van'da tarıma sunulan desteklerin yüzde 81'i mazot ve gübre desteği şeklindedir. Küçük aile işletmeleri, organik tarım, iyi tarım, katı organik gübre ve sertifikalı tohum başlıklarında verilen desteklerin toplamı ise Van genelinde 1 milyon TL'yi dahi bulamamıştır.
❗Bu tablo, küçük üreticinin ve aile işletmelerinin yeterince desteklenmediğini açıkça göstermektedir. Tarımsal destekler yalnızca belirli girdi kalemlerine sıkıştırılmamalı; üretimin bütün aşamalarını kapsamalıdır.
❗Toprak verimlilik ve değer analizlerinin uzun yıllardır yapılmaması da önemli bir sorundur. Bu eksiklik, modern tarım uygulamalarını engellemekte, gübre ve su kullanımında verimsizliğe, yanlış ekim planlamalarına ve düşük verime neden olmaktadır.
❗Üretimin devamlılığı için gerekli olan depolama, soğuk zincir, ambalajlama, paketleme, süt sağım üniteleri ve sağım makineleri gibi teknolojik altyapı da yetersizdir. Bu eksiklikler ürün kayıplarına ve düşük verimliliğe yol açmaktadır.
❗Et, süt, peynir ve bal gibi ürünleri işleyecek tarıma dayalı sanayinin gelişmemesi, üreticinin pazar bulmasını zorlaştırmakta ve ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakmaktadır. Tohum, yem, gübre, ilaç ve modern tarım aletlerinin büyük ölçüde dışarıdan temin edilmesi de maliyetleri artırarak çiftçinin rekabet gücünü düşürmektedir.
❗2009 yılından bu yana Van'da tarımsal danışmanlık hizmeti sunulmasına rağmen tarım danışmanlarının kadro ve ana gider maliyetleri sorunlarına çözüm üretilmemiştir. Bu sorun defalarca gündeme getirilmesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı gerekli düzenlemeleri yapmamıştır.
❗Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin ilgili fakültelerinin tarım ve hayvancılık alanında yeterli araştırma-geliştirme, inovasyon ve yerel iş birliği faaliyetlerinde bulunmaması da bilimsel bilgi ve teknolojinin üreticiye aktarılmasını sınırlandırmaktadır.
❗Bir diğer önemli sorun, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'dir. Gevaş, Gürpınar ve Edremit ilçelerinin kesiştiği Gündoğan Mahallesi yakınlarında kurulması planlanan bu yatırımın inşaatı yıllardır devam etmektedir. En az beş yıldır Van çiftçisinin gündeminde olan projenin neden tamamlanamadığına ilişkin kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır.
❗Bütün bunlara ek olarak Van Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Tarımsal Hizmetler Dairesi, Kırsal Hizmetler Dairesi ve Veteriner İşleri Dairesi gibi birimlerin kayyım yönetimi altında işlevlerini yeterince yerine getirememesi, üreticilere sunulması gereken altyapı, danışmanlık ve destek hizmetlerini de olumsuz etkilemektedir.
❗Yerel yönetimlerin üreticiyle kurması gereken doğrudan ilişki zayıflatılmış, kırsal kalkınma ve tarımsal destek hizmetleri önemli ölçüde işlevsiz bırakılmıştır.
Bizler bu raporla yalnızca sorunları tespit etmiyor, aynı zamanda çözüm önerilerimizi de kamuoyuna ve ilgili kurumlara sunuyoruz.
❗Öncelikle Van'ın tarım ve hayvancılık potansiyeline uygun, uzun vadeli, katılımcı ve bütünlüklü bir tarım politikası geliştirilmelidir. Küçük çiftçiler, aile işletmeleri, kooperatifler ve yerel üretici örgütleri bu politikanın merkezinde yer almalıdır.
❗Bu kapsamda çözüm önerilerimizi şöyle sıralıyoruz:
❗Birincisi: Van'da tarıma dayalı sanayi, üretim, pazarlama ve kurumsallaşma altyapısı geliştirilmelidir. Et, süt, peynir, bal ve diğer tarımsal ürünlerin işlenmesini, paketlenmesini ve pazarlanmasını sağlayacak tesisler kurulmalı, mevcut üretim potansiyeline uygun fabrika altyapısı oluşturulmalıdır.
❗İkincisi: Canlı hayvan ihracatı için destek ve teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Van'ın küçükbaş hayvan varlığı ve hayvancılık kapasitesi ekonomik değere dönüştürülmelidir.
❗Üçüncüsü: Tarım ve hayvancılık alanında üretici örgütlenmesi ve kooperatifleşme desteklenmelidir. Kooperatiflerin önündeki bürokratik engeller kaldırılmalı, yatırım süreçleri kolaylaştırılmalı, üreticilerin örgütlü biçimde pazara erişimi sağlanmalıdır.
❗Dördüncüsü: Hayvan hastalıklarına ve zirai hastalıklara karşı önleyici tedbirler alınmalıdır. Tarım danışmanları, ziraat mühendisleri, veterinerler ve çiftçileri bir araya getiren etkili danışmanlık ve rehberlik mekanizmaları oluşturulmalıdır. Üniversite ile üreticiler arasındaki bilimsel ve teknik iş birliği güçlendirilmelidir.
❗Beşincisi: Çiftçilere sunulan hibe, vergi muafiyeti, kredi, faiz indirimi ve proje desteği gibi teşvikler üretim ve istihdam artışı odaklı olmalıdır. Bu mekanizmalar şeffaf işletilmeli, kayırmacılığa ve siyasal ayrımcılığa izin verilmemelidir.
❗Altıncısı: İşsizlik oranlarının en yüksek olduğu illerimizden biri olan Van'da çobanların, mevsimlik işçilerin ve diğer tarım emekçilerinin çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Yerli işçi istihdamına alan açılmalı, tarımsal emeğin ekonomik ve sosyal güvenceleri artırılmalıdır.
❗Yedincisi: Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin inşaatı şeffaf biçimde tamamlanmalıdır. Bu yatırım tarım tekellerinin değil, yerel çiftçilerin, kooperatiflerin ve bilimsel tarımsal üretimin gelişimine hizmet etmelidir.
❗Sekizincisi: Kuraklık ve yetersiz su altyapısı nedeniyle yapılamayan ekim ve biçim faaliyetlerinin azaltılması için modern sulama sistemleri desteklenmelidir. Kurulum maliyetleri yoksul çiftçiler açısından oldukça yüksektir. Bu nedenle kamu destekleri artırılmalı, DSİ'nin yıllardır geciktirdiği tarımsal sulama yatırımları tamamlanmalıdır. Sulanabilir tarım arazileri ile fiilen sulanan alanlar arasındaki farkın giderilmesi için somut bir yatırım programı oluşturulmalıdır.
❗Dokuzuncusu: Van Samancılar Kooperatifi alanı, Van Hayvan Pazarı ve benzeri üretim alanlarında çiftçilerin, aracılarının ve komisyoncuların çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Mola ve yaşam alanları, kantin, lavabo ve bekleme yerleri mevsim ve iklim koşullarına uygun biçimde düzenlenmelidir. Hayvan ve ürün taşımacılığında yaşanan bürokratik sorunlar giderilmeli, ilgili belediye birimleri ve Tarım İl Müdürlüğü sorumluluklarını yerine getirmelidir.
❗Onuncusu: Van'da çiftçilerin çok önemli bir bölümü Kürtçe konuşmaktadır. Bu nedenle kamu hizmetlerine anadilinde erişim sağlanmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Alo 180 Tarım İletişim Merkezi, Alo 174 Gıda Hattı ve orman yangınlarıyla ilgili 112 hattı #Kürtçe de hizmet vermelidir. Tarımsal danışmanlık hizmetleri, kamu spotları, bilgilendirme programları ve basılı materyaller Kürtçe hazırlanmalı ve yurttaşlara ulaştırılmalıdır. Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün farklı dillerde hazırladığı materyallerde Kürtçeye yer vermemesi kabul edilebilir değildir. Anadilde hizmet hem etkili iletişim hem de yerel agro-kültürün korunması açısından önemlidir.
SONUÇ: VAN'IN TOPRAĞINA, SUYUNA VE ÜRETİCİSİNE DESTEK SUNULMALIDIR.
Değerli basın emekçileri;
❗Bütün bu veriler ve tespitler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: Van'ın sorunu üretim potansiyelinin yetersizliği değil, bu potansiyeli açığa çıkaracak politikaların ve kamusal yatırımların eksikliğidir.
❗Van'ın meraları, yaylaları, ovaları, su kaynakları ve üretici emeği bu kentin en büyük zenginliğidir. Bu zenginliğin atıl bırakılması, çiftçinin yoksullaşmasına, kırsal yaşamın çözülmesine, gençlerin göç etmesine ve halkın gıdaya erişiminin zorlaşmasına neden olmaktadır.
❗Bizler tarımı yalnızca piyasanın insafına bırakılacak bir ekonomik faaliyet olarak görmüyoruz. Tarım; toplumsal yaşamın, halk sağlığının, ekolojik dengenin, istihdamın ve gıda egemenliğinin temel unsurlarından biridir.
❗Bu nedenle Van'ın ihtiyacı, üreticiyi borçlandıran ve yalnız bırakan politikalar değil; çiftçiyi koruyan, küçük üreticiyi güçlendiren, kooperatifleşmeyi teşvik eden, ekolojik dengeyi gözeten ve yerel üretimi esas alan kamucu bir tarım politikasıdır.
❗Kırsal yaşamın güçlendirilmesi, yalnızca tarımsal üretimin artırılması anlamına gelmez. Aynı zamanda yoksulluğun azaltılması, göçün önlenmesi, yerel istihdamın geliştirilmesi, halkın sağlıklı gıdaya erişiminin güvence altına alınması ve toplumsal yaşamın güçlendirilmesi anlamına gelir.
❗Hazırladığımız Van Tarım Raporu'nu Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına ve kamuoyuna sunuyoruz. Yetkilileri, raporumuzda ortaya koyduğumuz sorunlar ve çözüm önerileri doğrultusunda sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.
❗Bizler, üreticinin söz ve karar sahibi olduğu, küçük çiftçinin korunduğu, emeğin karşılığını bulduğu, toprağın ve suyun gelecek kuşaklar için korunduğu, anadilinde kamusal hizmetin sağlandığı bir tarımsal yaşamı savunuyoruz.
❗Bu doğrultuda çiftçilerimizle, üretici örgütlerimizle, meslek odalarımızla, kooperatiflerimizle ve bütün toplumsal kesimlerle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
docs.google.com/document/d/1…
@TARIM_ORKAM_SEN @tarimdanhaber @TCTarim @DEMekoloji @tarimdanismani @zmo_van @vanhaberbolge @van65haber @vanekspres @vanhabertr @DEMPartiWan
Barış Annelerimiz Ankara'da Barış Nöbetini Başlattı.
Öncülüklerinden onur duyuyoruz. Barışı birlikte inşa edeceğiz.
Kobani'de halkımız varoluş mücadelesini en üst düzeyde verdi. IŞİD karanlığına karşı bu savaşta yaşamını yitiren tüm canlarınızı saygı ve minnetle anıyoruz.
Bijî Berxwedana Gelê Me!
Bijî Berxwedana Rojava!
Bijî Berxwedana Kobanê!
Li Wanê me ji bona Roja 1ê Mijdarê,
#RojaKobanêyacihanê daxuyaniyek da!
@gulsenkurtDEM @gonul_uzny @weysigunes @av_cemaldemir @dbp_wan


















