Ethem Onur Bilgiç retweeted
3 yıl önce bir harabe, bir çöküntü, işgal altında bir kayıptı.
Çok zor koşullarında çalıştık, didindik, İstanbul’un yok olmak üzere olan işgal altındaki Karaköy Kuyumcular Hanı’nı restore ederek tekrar halka kazandırdık.
Gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz…
Yarın açılışta tüm İstanbullularla bu güzelliği paylaşmak dileğiyle ❤️ #İBBMiras #KentAraştırmalarıMerkezi #kuyumcularhanı
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Öğrencilik yıllarımdan beri Perşembe Pazarı, üzerine düşündüğüm, bir yandan da kaotik gündelik hayatına hayranlık duyduğum bir yer oldu.
İstanbul’un yüzyıllardır süregelen tarihi limanının günümüze kadar ulaşan keşmekeşi içinde, gündelik hayatın bir parçası olacak bu mekânı İstanbul’a yaşayan bir alan olarak kazandırmak, meslek hayatımın en mutluluk verici deneyimlerinden biri oldu.
Kuyumcu Han Şehir Araştırmaları Merkezi, yarın İstanbullularla.
İBB Miras emekçilerinin büyük özverisiyle…
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Eşşek gibi çalışıp uysalca isyan etmeden yaşıyorsun. Kenara attığın 100 bin TL’yi borsada belki 200 bin yapmak için uğraşırken şak diye çarpıyor AKP’liler. Ama sen Fransa’da dükkan yağmalayan gence daha öfkelisin. Çünkü bu düzenin eşşşeğisin senin eşşşekliğin döndürüyor bu çarkı.
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Kirasını ödeyemeyen nesiller yarattınız. Evlerinizi yakmak istemelerine şaşırıyorsunuz.
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Bu olay pek bilinmiyor aslında. Anlatmak lazım.
1924 yılı. Cumhuriyet henüz 1 yaşında. İstanbul'daki tramvayların kontrolü Belçikalı bir şirketin elinde. Cumhuriyet sonrası yapılan anlaşmalara göre tramvay ücretleri öğrencilere %50 indirimli olacak. Ama Belçikalı şirket bunu +++
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Quiero que sepáis que todo esto empezó porque cuando un grupo de chavales protestó por tener ratas y goteras en su instituto, la policía respondió reventándole la boca a uno, mutilandole la mano a otro y ahogando a otro.
La represión ha sido brutal y ha encontrado respuesta.
Des véhicules de police sont prises pour cible par la foule dans le secteur République à Paris.
#Paris #17octobre
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Kebapçılar 🤝 Start-upçılar
“Kanka tasarımcıya ne gerek var yapay zekaya yaptırırız nolcak…”
Ethem Onur Bilgiç retweeted
ressam, gravürcü, sanat eğitimcisi, Sevmek Zamanı'nın (Metin Erksan, 1965) oyuncusu, sevgili hocamızı kaybettik.
sevgiyle.
#SüleymanSaimTekcan 1940 - 2026
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Lütfi Akad, Vesikalı Yarim’de (1968) Halil’in çaresizliğini iki mekan üzerinden harika anlatır. Önce Beşiktaş Sahili’nde denize karşı imkansız aşkını düşünen Halil, ardından Ihlamur Parkı’nda Nişan Taşı’nın gölgesinde tek başına yürür. Sahilden parka uzanan bu iki plan, karakterin toplumsal gerçekler ile duyguları arasında sıkışıp kalışını sade ama güçlü bir görsellikle sunar.
Vesikalı Yarim’de (1968) filmin hikayesi ilerledikçe, Halil ve Sabiha'nın şehirle ilişkilerindeki fark ortaya çıkar. Birbirlerine kırıldıklarında ya da ilişkiden kuşkuya düştüklerinde, ikisinin şehre sığınma biçimleri farklıdır. Halil şehre uzaktan bakan bir banka oturur ve şehri uzaktan seyreder, tıpkı şehirle özdeşleştirdiği Sabiha'ya da uzaktan bakmak zorunda kalması gibi. Sabiha ise şehrin içine dalar ve sokaklarında gezer.
- Feride Çiçekoğlu, Vesikalı Şehir
Ethem Onur Bilgiç retweeted
orman ruhunun tüfeğin ahşabını yeşertmesi izlediğim en etkileyici sahnelerden biri. aynı zamanda japonların şintoizm inanışlarının da güzel bi örneği. havanın, suyun, toprağın, ormanın dahası doğanın ruhunun olduğunu düşünmek harika bi duygu.
princess mononoke - hayao miyazaki
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar,
Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim?
İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş.
Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik.
“Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir.
24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim:
Eypio & Sibel Can – Kıyamam
Mabel Matiz – Umrumdışı
Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti.
Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa”
(Fuat Ergin tarzı bir flow’la)
Ekmek ve poğaça
Vaktimiz bolca
Cicibebe olmasa
Halimiz n’olcak
Menü ful carbo
Ne peynir ne yarım kadeh Doluca
Haluk, Cem, Özkan, ben
D Blok dört yapraklı yonca
Görüşmek üzere.
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Her şeyin ötesinde parasını nereden kazandığı çok belli olmayan bir dalyarak çıkıp “teyzeye ulaşabilir miyiz kirasını ödemek istiyoruz” demiyor veya diyorsa da bizdeki gibi takdir edilmiyor
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Küllerinden tekrar…
İBB Miras emeğimiz ile gurur duyarak sunuyoruz; restorasyonumuz sonrası Muammer Karaca Tiyatrosu hayırlı olsun ❤️
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Karaköy’de, Yelkenciler Caddesi’nde, Haliç’e bakan bir çeşme vardı.
Sadece yana yatmamıştı. Yıkılıyordu.
Kethüda Yahya Ağa Çeşmesi. 1732–33. Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa’nın kethüdası yaptırmış. Sonra damadı olmuş, vali olmuş, kaptan-ı derya bile denmiş. O günlerde henüz “ağa”ydı.
Kitabenin son dizesi Şakir’indir: Lütf-ı Yahyâ çeşme-i nev menbâ-ı âb-ı hayat. Yahya’nın lütfu, yeni çeşme, hayat suyu.
Hayat suyu kesildi. 1945’te zaten arkaya yatmıştı; ayna taşı ve tekne görünmüyordu. 1975’te arkasına han bitişmiş, tekneler çalınmış, çevrede demirci ocakları.
1993’te Affan Egemen yazdı: bir taş yığınından ibaret. Zeynep Ahunbay’ın koruma kitabına da “zemin yüzünden ölen anıt” örneği olarak girdi.
Evet Pisa kulesi gibi eğildi. Haliç kenarı, dolgu, nem...
İBB Miras taşları tek tek söktü. Temeli güçlendirdi. Çeşmeyi yeniden çeşme yaptı. Sade bir çevre düzenlemesi. Abartısız, yerinde.
Üç yüz yıl önce bir vezir kethüdası su vaat etti.
Yirminci yüzyılda çeşme hababeye döndü.
Bugün kitabesi yine okunuyor.
Emeği geçenlere teşekkür @IbbMiras
#İstanbul #İBBMiras #tarih #Osmanlı
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Halkını sistematik bir şekilde fakirleştiren hükümete tek bir laf bile etmez kendisi, ama milletin içtiği kahveden "bu yüzden fakirsin" edebiyatı devşirmeye bayılır🤡
Mert Başaran:
“Şaka yapmıyorum; günde 150 lira kahveye para verirsen, ayda 4.500 lira, yılda yaklaşık 50.000 lira, 10 yılda 500.000 lira eder!”
“Bu parayı en kötü altınla değerlendirsen bile, zamanla bir daire parası çıkarabilirsin.”
“Benim sırf kahve parasıyla, coin’lerden bir tane çok lüks araba, iki tane daire alan arkadaşım var!”
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Günümüze ulaşan en eski yerli korku filmimiz DRAKULA İSTANBUL’DA, yenilenmiş kopyasıyla şimdi MUBI’de.
Mehmet Muhtar’ın 1953 tarihli kült filmi, Sinematek/Sinema Evi tarafından Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle 35mm materyalinden restore edildi.
Ethem Onur Bilgiç retweeted
Türkiye artık bir ekonomik uçurum ülkesi
Dolar milyoneri artışında dünya birincisi olan Türkiye, aynı anda medyan servetin %20 eridiği devasa bir yoksullaşma krizini barındırıyor.
Ayrıntılar video'da.




































