
Urban/contextual/impactful/slow contents | ürbanist | founding director @postaneistanbul co-founder @mekandaadalet
İstanbul
Joined July 2009
- Tweets21.2K
- Following1.4K
- Followers14K
- Likes5.6K
👏 İBB Miras yine İstanbul için güzel bir iş yaptı. Kuyumcuhan’ı restore ederek Şehir Araştırmaları Merkezi olarak yeniden işlevlendirdi.
Dikkatimi çeken, giriş katındaki hırdavatçı dükkânları, bu merkezi içinde bulunduğu Perşembe Pazarı’nın kent dokusu ve tarihiyle çok iyi bir şekilde ilişkilendiriyor.
Perşembe Pazarı, Bizans, Ceneviz, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine uzanan, neredeyse bin yıllık liman ve ticaret tarihinin önemli bir parçası. Burası yüzyıllardır üretimin, zanaatın ve ticaretin ana akslarından biri.
80’lerde “kentsel temizlik” yaklaşımıyla birçok tarihî yapı yıkılmış, Perşembe Pazarı esnafının Okmeydanı’ndaki PERPA Ticaret Merkezi’ne taşınması planlanmıştı. Neyse ki bu plan bütünüyle hayata geçirilmedi. Perakende ticaret yapan ve butik çözümler üreten esnaf, Perşembe Pazarı’nda varlığını sürdürdü.
Bu bölgenin kültürel mirasını “temizleme/yıkma” veya “müzeleştirme” yaklaşımı yerine yaşayan bir ticaret ve zanaat mirası olarak ele almak, farklı bir miras anlayışı ve özen gerektiriyor. Şehir Araştırmaları Merkezi bunun çok güzel bir örneği.
Tek bir yapı ölçeğindeki bu iyileştirme ve yeniden işlevlendirme bile Perşembe Pazarı’na değer katıyor; çevresindeki ticaret ekosistemini ve yaşayan kültürel mirası güçlendiriyor. Azapkapı ve Galata kıyılarındaki kamusal mekânların iyileştirilmesi ve benzer yapı ölçeğindeki müdahalelerle burası İstanbul için değer üretmeye devam edecektir.
Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin okullara alınmaması, din ve vicdan özgürlüğü, eğitim hakkı, çalışma hakkı ve ayrımcılık yasağı açısından ciddi bir insan hakları sorunudur.
İnsan hakları evrenseldir, bir bütündür ve birbirinden ayrılamaz. Kimin hakkını savunacağımızı siyasi görüşüne, inancına, kimliğine veya coğrafyasına göre seçemeyiz.
Bu mesajın 2. paragrafı temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen tüm insanlar için geçerlidir.
Bir bir zincir markalar Galata Kuledibi’ne açılıyor. Eklenen son halka bu.
San Sabestian Cheesecake satmazlar umarım.
Taksim Meydanı’ndaki ıslak hamburgercilerden biri Coffee shop olmuş.
Ülkedeki yeme içme sektörünün dönüşümüne dair çok şey söylüyor.
Cepte dışarıda yiyecek para azalıyor, bir kahveyle vakit geçirme artıyor.
Beyoğlu’nun arka sokakları artık motorsiklet parkı. Yakında yayalar geçemeyecek.
Son beş senede trafik sorununa yeni bir katman daha ekledik. Yayalar için hayat daha zor bugün.
Eşsiz konumu (çünkü transfer merkezi) nedeniyle garanti insan trafiği olan bir lokasyonda 24 farklı sokak lezzetini tek bir işletmeci altında toplayarak sunmanın adı tekel kurmaktır. Monopoly oyununda her yere yeşil otel dikmekten pek bir farkı yok.
İstanbul’un nitelikli, yerel, köklü gıda işletmelerine yer vermek bir alternatif olabilirdi mesela. Tek bir şirket yerine 24 işletme kazanabilirdi. Kentin yeme içme kültürü için gerçekten bir şey yapılmış olurdu.
Terminal Kadıköy’de food courta gelene kadar konuşulması gereken başka meseleler var, orası ayrı.
Terminal Kadıköy
"Terminal Kadıköy’deki ‘viyadük altı’ (zamanında halk arasında ‘tren altı’ diye de adlandırılırmış), uzun yıllar boyunca kimsenin sahiplenmek istemediği bir boşluktu."
✍️ Mehmet Aksel yazdı
diken.com.tr/terminal-kadiko…
Orman alanının usulsüzce inşaata açılmasına, özel orman alanındaki %6’lık yapılaşma sınırının hukuka aykırı ruhsatlar ve ruhsata aykırı yapılarla aşılması meselesine de değinseydin keşke
Acarkent cidden ilginç bir proje
Tek parsel üzerine inşa edilmiş en büyük site (2.3 milyon m2 arsa ve 1452 villa)
Sitenin içndeki yolların toplam uzunluğu bile 66 km’yi geçiyor.
En ilginç kısmı ise 99 depreminden sonra Acarkent’te villa fiyatları 2-3 katına çıktı. Beykoz’un zemini o kadar sağlamdı ki deprem neredeyse hissedilmemişti.
Eminönü kıyı şeridindeki kamusal alan büyümeye ve güzelleşmeye devam ediyor.
Haliç Metro Köprüsü’nün iki yanında da çalışmalar bayağı bir ilerlemiş.
Darısı karşı kıyıya.
Bu güzler bunu da gördü!
İstanbul’da türlü türlü dilencilik yöntemleri var. Ben ilk defa kedinin yanına kumbara koyup İngilizce “tedavime yardım edin yoksa bacağımı kesecekler” mesajı yazıldığını gördüm. Şapka çıkartılır 😹
Yaşar Adanalı retweeted
Karaköy Meydanı’nda vapur veya tramvaydan inip alt geçitten geçmeden Tünel’e ulaşmak artık mümkün değil. Aradaki demir çiti uzatmışlar.
Daha önceki yaya geçidinin izleri dahi henüz tam silinmemiş.
Yayalara otomobillere verilen değerin 10’da 1’ini bile vermiyoruz. Yazık.
Koleksiyonu ve mimarisiyle İstanbul’un en önemli müzelerinden biri Deniz Müzesi. Bilinçli bir şekilde zarar vermek isteseniz ancak bu kadar verebilirsiniz zaten.
Bahsi geçen firmanın dükkan açtığı mekanlara etkisi için aşağı başka bir örnek de ekliyorum.
İBB Yayınları’ndan çıkan Güven Bayar’ın Resimli İstanbul Apartmanları gerçekten iyi bir kaynak. İstanbul’un yok olan güzel bir geleneğini belgeliyor. Genellikle giriş katlarında duvar resmi bulunan, birçoğu en az yüzyıllık apartmanlarını bir gezi rehberi gibi toparlamış araştırmacı.
Kötü olan ise artık yaşadığımız mekanları böylesi bir özenle inşa etmiyor olmamız değil sadece. Özellikle mesken olarak kullanılmayan, ticarethaneye dönüşmüş apartmanların birçoğunda bulunan resimler aldıkları tahribatla hızla yok oluyor. Ayakta kalanlar ise, aşağıdaki örnekte olduğu gibi, hiper ticarileşme tehdidi altındalar.
İstiklal Caddesi’ndeki Mado’nun içinde yer alan İbrahim Safi imzalı empresyonist üsluptaki İstanbul manzaralarının, menü fotoğrafları ile nasıl cebelleştiğine bakın!
İşin tuhafı, 2023 tarihli kitapta yer alan fotoğrafta henüz bu yozlaşma görülmüyor. Çok hızlı bir çöküş yaşanıyor.
İBB Miras yine yapmış yapacağını. Karaköy’deki 18. yüzyıldan kalan Kethüda Yahya Ağa Çeşmesi Pisa Kulesi gibi yatmış ve çökmüştü.
Taşları tek tek sökülüp onarılmış. Temeli güçlendirilmiş. Restorasyon tamamlanmış. Sade bir çevre düzenlemesi yapılmış, çok güzel olmuş.
Emeklere sağlık. 👏
Şirkete 2 tane telefon alacağım. Kasada ekran koruyucu ister misiniz diye soruluyor. Hayır diyorum. O zaman size güzel bir haberim var ekran koruyucuyu hediye ediyorum diyor. Burada kampanya indirimi yazıyor, siz doğrudan telefonlara indirim tanımlayın diyorum. Yok öyle olmuyor, bu mağazanın insiyatifinde olan bir indirim cevabı alıyorum. Bu zorla mal satmak olmuyor mu? Madem indirim insiyatifi var, 2 telefon alıyorum, yapsanıza indirim. Müşterinin aklını bulandırıp güven sarsmak ve vaktimi boşa harcamak dışında bir şey yapmamış oldunuz. @Teknosa
































