
Mustafa Kemal Atatürk’ün izindeyiz 🇹🇷 vires in numeris #bitcoin citizen #DontTrustVerify
Istanbul-Turkey
Joined February 2010
- Tweets20K
- Following2.6K
- Followers79.2K
- Likes33.7K
Barış Ertül retweeted
Can Azerbaycan,
yine göstermiş içimizdeki Cumhuriyet düşmanlarının gösteremediği vefayı! 🇦🇿🇹🇷
Devletler artık bırak anaparayı, faizlerini bile ödeyemeyecekleri kadar borçlu.
Halklar da faturayı artık vergi, enflasyon yoluyla “gũzellikle” ǒdeyemeyecek kadar fakir.
Geriye tek çare kalıyor: Savaş çıkarmak!
Savaşı finanse etme zorunluluğu, tüm sorunları örtüyor çünkü.
Barış Ertül retweeted
Kamunun 100 milyon TL’sini TERA’ya yatırarak kamuyu yani 85 milyonu zarara sokan eski Merkez bankası başkan yardımcısı, Türkiye sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü Taha Çakmak dün görevinden istifa etmiş. Yurt dışı çıkış yasağı konulmuş ve mal varlığına tedbir konulmuş.
Hiç kimse bana Taha Çakmak’ın kamunun parasını nemalandırmak için TERA fonuna yatırdığı ve fonun temerrüdünden dolayı kamunun zarar ettiğini anlatmasın.
Gerek bulunduğu konumlar gereği gerekse önceki ilişkileri gereği bu imkansız.
Adam korumakla görevli olduğu milletin parasını parasını TERA üzerinden birilerine aktarmış. İncelense Emre Tezmenle çok paslaşmaları ortaya çıkar.
Aralarında köpeğin kuyruğu ile ağzı arasındaki ilişki gibi net ilişki var.
Kendi gazetecisine kendisini övdürünce Emre alkışı basıyordu. 👇👇👇
Sadece fon giriş çıkış hareketlerine bakmak çok eksik.
Fon yatırımcılarını en büyük dolandıranlar, insider bilgi ile yüksek miktarda “hisse” alıp, sonra aşırı şişik, anlamsız fiyatlardan o yüklü hisseleri anlaşmalı şekilde fonlara geri satanlar.
💕
Türkiye'nin önde gelen felsefecilerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti
“Hocaların hocası” Kuçuradi, 2020'de DW Türkçe'nin “Türkiye'nin Değerleri” serisinin ilk konuğu olmuştu
🔗 bit.ly/4AIAftL
📺️ youtu.be/SQ7soJHTZ9g?si=uBF1…
Barış Ertül retweeted
Eğitimsizliğin, kültürsüzlüğün, görgüsüzlüğün ve ahlaki yozlaşmanın giderek daha görünür hâle geldiği bir dünyada, bir ışık daha söndü.
Ama geride bıraktığınız aydınlık, karanlığa boyun eğmeyecek kadar güçlü…
İoanna KUÇURADİ.
Barış Ertül retweeted
511 bin yatırımcının yaklaşık 24,5 milyar dolar parası tasfiye fonlarında yakalanmış durumda.
Bu rakamın yaklaşık 20 milyar doları doğrudan ya da dolaylı olarak (para piyasası ters repo teminatı üzerinden) manipülasyon ile değeri şişirilmiş 15-20 hissede.
Bu hisselerin piyasada 3 ay içinde (eğer alıcı bulunursa) satılması durumunda defter değeri üzerinden kaba bir hesaplama ile %5 ila %10’unun nakte çevrilme ihtimali bulunmakta.
Yani manipülasyonla şişirilmiş hisselere yatırılan “kağıt üzerindeki” 20 milyar doların yaklaşık 1-2 milyar doları borsadan satış yapılarak (özel bir alıcı olmadığı takdirde) kurtarılabilir.
Bu 20 milyar dolarlık fon büyüklüğüne “kağıt üzerinde” dememin sebebi bu rakamın bir kısmının “fiktif değerlenme” sebebiyle oluşmuş olması.
Fon tasfiyesi sırasında yatırımcı bazında orjinal yatırılan para miktarları net olarak hesaplanmalı ve dağıtım sırasında hakkaniyet açısından dikkate alınmalıdır.
Yatırımcıların orjinal yatırdıkları paraların kaybının sadece borsadaki hisselerin (ve bu sırada parasal değerlenmeden gelen karın) satışından gelen para ile karşılanması yaşanan mağduriyetin boyutu düşünüldüğünde oldukça yetersiz kalacaktır.
O yüzden Madoff hadisesinde olduğu gibi fon tasfiyelerinden ayrı olarak özel bir “yeddiemin hesabı”oluşturulup bu manipülasyon ve ponzi sisteminde rolü bulunan şahısların, fon yönetim şirketlerinin ve bilerek ve isteyerek manipülasyonun parçası olup bundan menfaat elde eden borsa şirketlerinin başta sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin malvarlığıyla bedel ödemesi sağlanmalıdır.
Hukuki cezaların haricinde ibreti alem olması açısından bu işlere bulaştığı ispat edilen lisanslı personelin ve sözde yatırımcıların mümkünse ömürboyu sermaye piyasalarından men edilmesi, bu işlere bulaşmış ve ceza almış portföy şirketi ve aracı kurumların faaliyet izninin iptal edilmesi, borsa şirketlerinin ise gerekirse kottan atılması değerlendirilmelidir.
Barış Ertül retweeted
SPK, Fonlarla ilgili nihayet bir düzenleme yaptı. Böylece bir devir kapandı. Yeni dönemin ilk gününde tarihe bir not düşüyorum.
Tamamlanan son iki dönemde;
Sermaye Piyasası tarihinin en şaibeli işlemleri gerçekleşmiştir.
Organize biçimde şişirilmiş hisseler ile milyonlarca Küçük Yatırımcı (KY) zarara uğratılmış ve yüz milyarlarca lira haksız kazanç elde edilmiştir.
Yüzbinlerce KY'nin zararı karşılığı şimdilik para kazandığını düşünen azınlığın da zarar uğramasının çok muhtemel olduğu bir ortam oluşturulmuştur. Çünkü içi boş şirketler bir gün gerçek değerine dönecek ve bu Ponzi Game de bitecektir.
Bu işlemler sonucu, çok küçük hizmet şirketlerinin, Ülkenin en büyük holdinglerinin ve bankalarının değerini katlayarak geçtiği, ibretlik bir dönem yaşanmıştır.
Üç beş tane yerli ve yabancı Arsızın! bu şaibeli işlemleri sonucu; suç ekonomisi ve suç gelirlerinin büyümesine neden olunmuş, sermaye piyasalarına olan güven ciddi bir biçimde tahrip edilmiş, uluslararası kuruluşların yaptırım tehditlerine maruz kalınmış, ve Ülkeye de uzun yıllar bedelini 86 milyon olarak hepimizin ödeyeceği Cumhuriyet tarihinin en büyük kötülüklerinden biri yapılmıştır.
Birgün; bunları yapanlar, göz yumanlar, siyasette ve bürokraside bunları destekleyenler, mutlaka ADALETE hesap vereceklerdir.
@memetsimsek
@abakingurlek
@eczozgurozel
@tuncerbakirhan
@dbdevletbahceli
@MDervisogluTR
@erkbas
Barış Ertül retweeted
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Barış Ertül retweeted
“Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar.”
Uğur Mumcu
Barış Ertül retweeted
14 yıl boyunca Atatürk'ün aşçılığını yapan Mehmet Usta anlatıyor:
- Hatıralarımı soruyorsunuz. Anlatayım size...
- Onda kibir, azamet falan yoktu.
- Devrimler sırasında 36 saat masa başında kaldığını biliyorum. Biz mutfakta çeşit çeşit yemekler hazırlardık. "Bunları yemeyeceğim" diyordu. "Bana bir dilim ekmek verin. Yanında da ayran getirin. Şimdilik bunlar kâfi. Diğer yemekleri yemeyi henüz hak etmedim" derdi.
- Yemeğe çok düşkün değildi. Öğlen ve akşam mutlaka çorba yerdi. Yemek listesini ekseriyetle ben hazırlardım. Bazen canının istediği şeyleri söylerdi.
- Bir gece geç vakit yaveri mutfağa geldi. Paşamız aşure istiyor, dedi. Nasıl olur, gece yarısı aşure pişmez, dedim. Yaver, paşamızın yanına döndü. "Mehmet usta buraya gelsin" demiş. Kalktım gittim. "Ben aşure istiyorum Mehmet usta" dedi. "Paşam emredersiniz ama aşure bu ha deyince pişmez, zaman ister hazırlaması" dedim. "Ben yapılıncaya kadar beklerim" dedi ve bir pazarlığa giriştik. Ben, "Hiç olmazsa 1,5 saat müsaade buyurun" dedim. "Hayır, olmaz" dedi. 45 dakikada mutabık kaldık.
- Köşkte olsun, trende olsun, vapurda olsun daima ihtiyatlı davranırdık. Bir yere gittiğimiz zaman oranın yemeğini yemesi icap ederse ben gider her şeyi kontrol ederdim.
- Yemeği önce ben tadardım. Ödüm kopardı içine bir şey atarlar diye. Yemeğin başından bir dakika ayrılmazdım. Tencerenin kapağını kimseye açtırmazdım. Aylığım 200 lira idi. Benim için para mevzubahis değildi. Atatürk’e hizmet etme şerefine nail olmuşum parayı kim düşünür.
- 200 lira yetmezse "Benim param bitti paşam derdim." Hemen bir pusula yazar 500 lira hediye ederdi.
- Atatürk çok alçak gönüllü idi. Mutfağın telefonu çalardı. Telefonu açardım ve onun kimsin diye sesini duyardım. Mehmet Usta derdi, "Ben acıktım." "Peki paşam" der telefonu kapatırdım. Biraz sonrada mutfağa gelirdi. "Mehmet usta çok acıktım bana şuracıkta bir şeyler hazırlayıver" derdi bir çocuk gibi. Yemeğini yerken bazen bizi imtihan ederdi. Biz şaşırınca sorduğu sorunun cevabını kendisi verirdi.
- Yemeğini yedikten sonra "Eh bakalım Mehmet Usta bir kahve yap birde sigarandan ver" derdi. Sigara ve kahvesini içer, "Sağ ol Mehmet Usta, iyice doydum, Allahaısmarladık" der, giderdi.
- Atatürk seyahatine beni almadan çıkmazdı. Ben "Hazırız" dedikten sonra yola çıkardık.
- Bir vaka anlatayım. Balkan Antantı'nın imzalandığı sıralardı. Soğuk bir gece Kırşehir’e hareket ettik. Yolda kar fırtınasına tutulduk. O kadar çok zorluk çekiyorduk ki zaman zaman otomobilimizi kardan mandalar kurtarıyordu. Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Atatürk bir ara otomobilinden indi ve yanıma geldi. "Aşçıbaşı, ben acıktım bana yemek ver" dedi. Yanımda söğüş bir şeyler vardı. Hepsini saydım. "Kuru fasulye ile pilav isterim" dedi.
- En düşkün olduğu yemek kuru fasulye ve pilavdı. "Paşam kuru fasulye yapmadım" diye cevap verince "Öyleyse hemen pişir" dedi. Paşam, dedim, "Yanımda yok hem burada pişirmek çok zor olacak." Durdu, yüzüme baktı. "Doğru aşçıbaşı. Hakkın var. Canım isteyiverdi işte. Aldırma. Yarın yaparsın" diye birde beni teselli etti.
- Atatürk katiyen yemek ısmarlamazdı. Yalnız bazen yapacağım yemekleri sayarken, "Usta peki ne kadar zamanda yapacaksın" diye sorar bende bir iki saat deyince pazarlık ederdi. Asgari müddeti söylediğimde de "Nasılmış Mehmet Usta ya" diye adeta çocuk gibi sevinirdi.
- Çok alçak gönüllü idi. Bir gün öğlen saat 2 olmuştu ve paşa hala öğlen yemeğine gelmemişti. Biraz sonra mutfağa geldi "Mehmet Usta, ben yol yapan amelelerle beraber yemek yedim adamların soğanlarını bitirdim sen onlara bir şeyler hazırla da götür" dedi. "Paşam siz doymamışsınızdır, size de bir şeyler hazırlayayım" dedim. "Amma da yaptın Mehmet Usta. Soğan, ekmek, zeytinden daha iyi yemek olur mu" diye cevap verdi. Atatürk bilhassa Türk yemeklerini çok severdi. "Bizim en kötü şeyimiz onların en iyisinden daha iyidir" derdi.


























