
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı (@tipgenelmerkezz)
Türkiye
Joined February 2011
- Tweets6.8K
- Following514
- Followers1.1M
- Likes1.2K
Erkan BAŞ retweeted
Türkiye İşçi Partisi'ne üye ol, bağış yap. TİP Dijital'i telefonuna indir.
Saray'ın karşısında emekçilerin partisine destek ol!
Çorumlu dostlarımızdan, sevgili yoldaşlarımızdan yürekten özür diliyorum.
Genel Merkez ile Çorum örgütümüzün birlikte yaptığı değerlendirmeyle yarın yapacağımız etkinliğin olumsuz hava koşulları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdik.
En kısa sürede Çorum’da buluşmak üzere…
Halkı soyan fon vurguncularını ifşa eden gazetecilerin peşine düştüğünüz kadar hırsızların peşine düşseydiniz çoktan suçlular hapsi boylamıştı!
Operasyonların bilinçli olduğunu, bu büyük vurgunu unutturmayı amaçladığınızı biliyoruz. Amacınıza ulaşamayacağınızı da siz bilin! Bahadır Özgür'ü derhal serbest bırakın!
xitter.cf/cumhuriyetgzt1/status/…
#SonDakika | Gazeteci Bahadır Özgür gözaltına alındı
Bahadır Özgür hakkındaki gözaltı işleminin, fon soruşturmasına ilişkin soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği iddiasına dayandığı öğrenildi.
cumhuriyet.com.tr/turkiye/so…
Erkan BAŞ retweeted
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, YouTube kanalında Mirgün Cabas'ın uzaktan bağlantıyla konuğu oldu:
"Mecliste temsil edilen bir siyasi partinin iletişim hesabının engellendiği görülmüş, duyulmuş bir şey değil! Faşizmin tam ortasında yaşıyoruz ve bunu göstermekten asla korkmuyorlar.
Halk onları seçmeyince bir anda milli irade gitti, yerine kabadayılık geldi!"
İndirin, bildirimlerinizi açık tutun.
Sevdiklerinize, tanıdığınız bütün iyi insanlara da elden ele ulaştırıp, indirmelerine vesile olarak sesimizin daha güçlü çıkmasına katkı yapabilirsiniz.
Erkan BAŞ retweeted
Sansüre ve baskıya sessiz kalmıyoruz, dayanışmayı yükseltiyoruz!
Şimdi Android ve iOS uygulama mağazalarından TİP Dijital'i edinerek partimizden haberlere, açıklamalarımıza ve yayınlarımıza ulaşabilirsiniz.
Bu erişim engeli kararı açık bir faşizm uygulamasıdır. Sadece gerçekleri ifade ettiği ve halkın haklarını savunduğu için bir siyasi partinin genel merkez hesabının erişime engellenmesi yalnızca bir sosyal medya ablukası değil bir bütün olarak demokratik siyasete fiili bir saldırıdır.
O yasakladığınız cümlelerin hepsini sokakta da TBMM kürsüsünde de söylemeye hatta gözlerinizin içine bakarak söylemeye devam edeceğiz.
Ne yapacaksınız?
Asacak mısınız, vuracak mısınız, dövecek misiniz, hapse mi atacaksınız!
Bak açıkça söylüyorum; elinizden geleni ardınıza koymayın.
Biz devrimciyiz, nefes aldığımız sürece halka karşı bir suç işleyen varsa yakalarız, kulağından tutar halkın önüne koyarız.
Bu abuk sabuk kararı kabul etmiyoruz, bu kararların altına imza atan herkesin yargılanacağı günlerin sözünü veriyoruz.
Partimizin Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığı X hesaplarına erişim engeli kararı verildiğini sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Söz konusu kararlar ise henüz uygulamaya konmamıştır.
Yaptığımız incelemede, fon vurgununu ifşa ettiğimiz açıklama ve yayınlarımız için bu baskı ve sansüre maruz kaldığımız anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin sözünün engellenmeye çalışılması açıkça özgürlüklere ve hukuka aykırıdır, siyasi partilere dönük saldırı niteliğindedir.
Saray rejimi, derinleşen yönetim krizini ve toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları baskı, sansür ve yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Kendisine yönelen her eleştirel sesi susturmayı, halkın örgütlü mücadelesini görünmez kılmayı ve toplumsal muhalefetin sesini kısmayı bir yönetme pratiği hâline getiriyor.
Partimizin sosyal medya hesabına yönelik bu müdahale, yalnızca bir iletişim kanalının engellenmesi değil; halkın haber alma hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasete yönelik bir saldırıdır.
Erişimi de engelleseler; sansürle, baskıyla da gelseler halkımızın emek, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini susturamayacaklar.
Bu karanlık, ne olursa olsun bitecek!
Baskılarınız sökmeyecek, halkın mücadelesi kazanacak. Biz kazanacağız!
Erkan BAŞ retweeted
Parti hesabımıza erişim engeli haberini aldığım bu anlarda ben de galaksinin(!) en büyük duruşma salonunun önündeyim.
İçeride İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı olmak suçlarından aylardır esir tutulan Ekrem İmamoğlu savunmasına başladı.
İçeriye girişim “mahkeme başkanı” tarafından yasaklanmış:)
Sebebi yazın yaptığı duruşmada İmamoğlu’nun savunmasını bir güne sıkıştırmaya çalıştırmasına ve hilaf-ı hakikat tutanağına itiraz etmem.
Birileri hukukun hatırlatılmasına çok içerlemiş olacak ki salona girişim süresiz olarak yasaklanmış.
Yetmedi partimizin ana hesabına ve İstanbul İl Başkanlığı hesabına da erişim engeli getirmişler.
Hiç kimse hiçbir rezilliklerini konuşmazsa, kanallar, gazeteciler, milletvekilleri, muhalif partiler ve elbet halk susarsa bunlar yaşanmamış sayılacak, en azından sanılacak diye umuyorlar.
Bu bodoslama saldırıların tek sebebi dikensiz gül bahçesi hevesiyle, seçimsiz iktidar talebidir.
Tek çözümü de susmamak!
Salonda aylardır buranın yollarını aşındıran onlarca onurlu gazeteci var.
Lütfen tüm bu ablukaya rağmen gözünüz kulağınız onlarda olsun.
Gerçekleri duymak ve duyurmak artık sadece bir hak değil bir görevdir.
Partimizin Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığı X hesaplarına erişim engeli kararı verildiğini sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Söz konusu kararlar ise henüz uygulamaya konmamıştır.
Yaptığımız incelemede, fon vurgununu ifşa ettiğimiz açıklama ve yayınlarımız için bu baskı ve sansüre maruz kaldığımız anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin sözünün engellenmeye çalışılması açıkça özgürlüklere ve hukuka aykırıdır, siyasi partilere dönük saldırı niteliğindedir.
Saray rejimi, derinleşen yönetim krizini ve toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları baskı, sansür ve yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Kendisine yönelen her eleştirel sesi susturmayı, halkın örgütlü mücadelesini görünmez kılmayı ve toplumsal muhalefetin sesini kısmayı bir yönetme pratiği hâline getiriyor.
Partimizin sosyal medya hesabına yönelik bu müdahale, yalnızca bir iletişim kanalının engellenmesi değil; halkın haber alma hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasete yönelik bir saldırıdır.
Erişimi de engelleseler; sansürle, baskıyla da gelseler halkımızın emek, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini susturamayacaklar.
Bu karanlık, ne olursa olsun bitecek!
Baskılarınız sökmeyecek, halkın mücadelesi kazanacak. Biz kazanacağız!
Erkan BAŞ retweeted
Partimizin Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığı X hesaplarına erişim engeli kararı verildiğini sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Söz konusu kararlar ise henüz uygulamaya konmamıştır.
Yaptığımız incelemede, fon vurgununu ifşa ettiğimiz açıklama ve yayınlarımız için bu baskı ve sansüre maruz kaldığımız anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin sözünün engellenmeye çalışılması açıkça özgürlüklere ve hukuka aykırıdır, siyasi partilere dönük saldırı niteliğindedir.
Saray rejimi, derinleşen yönetim krizini ve toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları baskı, sansür ve yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Kendisine yönelen her eleştirel sesi susturmayı, halkın örgütlü mücadelesini görünmez kılmayı ve toplumsal muhalefetin sesini kısmayı bir yönetme pratiği hâline getiriyor.
Partimizin sosyal medya hesabına yönelik bu müdahale, yalnızca bir iletişim kanalının engellenmesi değil; halkın haber alma hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasete yönelik bir saldırıdır.
Erişimi de engelleseler; sansürle, baskıyla da gelseler halkımızın emek, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini susturamayacaklar.
Bu karanlık, ne olursa olsun bitecek!
Baskılarınız sökmeyecek, halkın mücadelesi kazanacak. Biz kazanacağız!
Erkan BAŞ retweeted
Sabah saatlerinde HalkTV’ye kayyum atanarak polis zoruyla girilmesi, Saray’ın medyayı şiddetle abluka altına alma girişiminin ürünüdür. Gazeteciler tehdit edilerek, gözaltına alınarak, cezalandırılarak halkın haber alma hakkına darbe yapılmaktadır.
Bu darbeyi ve muhalefete dönük düşmanca saldırıları kınıyoruz. Özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı!
Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor!
Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız!
#SonDakika | Polis Halk TV binasında! Kayyum atandı yayın durduruldu
halktv.com.tr/turkiye/son-da…
Erkan BAŞ retweeted
"Onur Öncü ile Ne Oluyor?"un 9 Ekim konuğu TİP Genel Başkanı Erkan Baş...
👉🏽Hafta içi her gün 7.30'da alan YouTube kanalında.
🔔Gündemi kaçırmamak için abone olmayı ve bildirim zilini açmayı unutmayın!
@erkbas @oncuuonnuroen youtube.com/@alanburasi
Erkan BAŞ retweeted
Sosyalist hukukçu Alp Selek aramızdan ayrıldı.
Bütün ömrünü eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesine adayan, Türkiye İşçi Partisi’nde yöneticilik yapmış, sendikaların, işçilerin ve devrimcilerin avukatlığını üstlenen Alp Selek’i saygıyla anıyoruz.
Ailesine, yakınlarına ve tüm dostlarına başsağlığı diliyoruz.
Uğurlama Töreni:
🗓️ 10 Ekim Cumartesi
🕐 12.00
📍 İstanbul Barosu
Erkan BAŞ retweeted
Genel Başkanımız Erkan Baş ile beraberindeki Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, İstanbul Mv. Ahmet Şık ve PM üyemiz Nazır Kapusuz'dan oluşan heyet, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i ziyaret etti. Yeni Parti'nin kuruluşunu tebrik eden Genel Başkanımız Erkan Baş, toplantının ardından Sn. Özgür Özel ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Ziyaretimizdeki misafirperverliklerinden ötürü Yeni Parti heyetine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz. Saray'ın kuşatma ve saldırılarına karşı dayanışmamızı sürdüreceğiz.
Erkan BAŞ retweeted
Genel Başkanımız Erkan Baş, TBMM'de basın toplantısı düzenliyor xitter.cf/i/broadcasts/1jGXgBQro…
Sevgili Ahmet ile bundan 30 yıl kadar önce o yine gazeteci ben öğrenciyken bizimle söyleşi yapmaya geldiğinde tanışmıştım. O gün bugündür hep aynı yolda dosdoğru yürüdüğünü gördüm, sonra birlikte yürümekten de gurur duydum.
Güç merkezleri değişse de, Ahmet Şık'a dönük tahammülsüzlük ve saldırılar değişmiyor. Ona boşuna "her devrin istenmeyeni” demiyoruz: Halkına, ülkesine ve gerçeklere olan sarsılmaz bağlılığı, hangi devirde olursak olalım Ahmet'i bu ülkeye ve bu halka düşmanlık eden egemenlerin karşısına dikiyor.
Bir kez olsun haysiyeti menfaatine üstün gelmemiş olanların, Ahmet'i hedef haline getirmesi normaldir. Ahmet'te sütteki kadar leke bulamayanların onun eşini dostunu, ailesini ve arkadaşlarını alçakça hedef alması normaldir. Daha önceden sayısız kez yaptıkları gibi yalan beyanlarla kamuoyunda algı çalışması yapmaya kalkmaları normaldir.
İktidar, bu alçak saldırıları belirli bir amaç uğruna yapıyor kuşkusuz. Bulaştıkları pislikleri, burnumuzun direğini çatlatan lağım kokusunu, yolsuzlukları konuşmayalım diye.
Gözümüzün önünde emekliler “para için değil onurumuz için” diyerek yaşamına son veriyor.
75 yaşında inşaatta çalışmak zorunda kalanlar, 14-15 yaşında MESEM'lerde çalıştırılanlar, sadece yaşamak isteyen kadınlar öldürülüyor.
Yaşadığımız sürece susmamız mümkün değil ama meraktan soruyorum: Biz sussak, bu yaşananlar bir daha yaşanmayacak mı? Ahmet sussa, yüzbinlerce emekçinin mağduriyeti yok mu olacak? Biz susunca, sizin yanınızdaki yörenizdeki yolsuzlar yola mı gelecek?
Bizden susmamızı, sinmemizi boşuna beklemeyin.
Gördüğümüz ne varsa en güçlü sesle haykıracağız.
Tüm bu hırsızlıkların hesabını er ya da geç soracağız.
AKP yönetimini ve milletvekillerini uyarıyorum. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u göreve çağırıyorum. Muhalefet partilerine ve milletvekillerine dayanışma çağrısında bulunuyorum:
Anayasa gereği kendisine sorduğumuz soruları yanıtlaması gereken Bakan, bunu yapmak yerine milletvekiline karşı komplo tertip ediyorsa bu görmezden gelinebilecek, susulabilecek bir konu değildir!
Son olarak kayıtlara da girsin diye yurttaşlarımıza sesleniyorum;
Eğer suçsuz olsalardı çıkar çatır çatır açıklarlar ve bizi rezil ederlerdi, bunun yerine susturmak için bu kadar alçakça saldırılar tertip etmeleri de başlı başına bir delildir.
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda xitter.cf/ahmetsahmets/status/21… yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Erkan BAŞ retweeted
İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Şık’ın, büyük fon vurgununun ardından partimizin yetkili kurullarının bilgisi dahilinde sürdürdüğü araştırmaları sonucunda ortaya çıkan dolandırıcılık, yolsuzluklar ve bunların siyasi bağlantılarının üzerini örtmek üzere belirli iktidar çevrelerince hedef haline getirildiğini görüyoruz.
Ahmet Şık milletvekilimizdir, yoldaşımızdır.
Tüm Türkiye onun yıllardır, halkına ve ülkesine adanmış, her hal ve şartta sadece hakikatin peşinden giden cesur bir gazeteci olduğuna tanıktır.
Ahmet Şık geçmişte de çeşitli dönemlerde, ellerindeki gücü sonsuz sanan ve devlet içine yerleşen pek çok şer odağının hedefi olmuş, sadece mesleğini yaptığı için bedeller ödemiş ama sonunda hep haklı çıkmıştır.
Onu hedef haline getirenler ise tarihin çöplüğündeki yerlerini almıştır. Bugün Ahmet Şık'ı aynı biçimde hedef gösterenler, yarın mutlaka aynı kaçınılmaz sonla karşılaşacaktır.
Ahmet Şık'ın kendisini, ailesini ve arkadaşlarını hedef haline getirenler kişilerle ve özel hayatla uğraşmayı bırakıp cesaretleri yetiyorsa fon vurgununu ve arkasındaki kirli ağı açığa çıkarmayı görev edinmelidir. Aksi takdirde, o kirli ağın bizzat kendileri olduğu dışında hiçbir sonuç çıkarılamayacaktır.
Ahmet Şık bugüne kadar bir adım dahi geri atmamıştır. Biz de yoldaşımızın hakikat peşindeki mücadelesinin mücadelemiz olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz.
Gerçekten ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz.
Halkımızdan çalınan ne varsa hepsini geri alacağız ve mutlaka hesap soracağız.
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda xitter.cf/ahmetsahmets/status/21… yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?


















