
Savaş Araştırmaları Dr. Öğr. Üyesi @msuedutr Saint Benoit, BA @kocuniversity, MA @UniBogazici, PhD @msuedutr Podcast @savasvecatisma Savaş, Strateji ve Oyun
Joined December 2018
- Tweets2.5K
- Following308
- Followers4.3K
- Likes4.1K
Dağhan Yet retweeted
Eskiler, devletin kılıçla kurulup kalemle yaşadığını söylerdi. Lâkin kılıcın ne zaman kınından çıkacağını, kalemin hangi satırda duracağını bilen akıldır. Türkçede bu aklın adı “us”tur; uslu sözü de oradan gelir.
Devlet aklının bizde uzun bir mazisi vardır. Üç kağana yol gösteren Bilge Tonyukuk, tedbirlerini taşa kazınmış bir hatırat olarak bıraktı. Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig’de aklı Ögdülmiş adıyla hükümdarın yanına oturttu. Nizâmülmülk, Siyâsetnâme’yi Melikşah’a devlet idaresinin inceliklerini anlatmak için kaleme aldı. Kâtib Çelebi, işlerin bozulmaya yüz tuttuğu bir devirde halelin ıslahı için Düstûrü’l-amel’i yazdı. Hepsi aynı hakikate işaret eder: Devlet, hadiseleri kendi aklıyla okuyabildiği müddetçe ayakta kalır.
Us Strateji, bu kervana yeni katılan bir yolcu olarak yayın hayatına başladı. Türkiye’nin stratejik çevresini savaş, güç ve devlet aklı üzerinden okuyan bağımsız bir yayındır. Yazarlarını, yazdıkları meseleyi sahada, masada yahut kürsüde öğrenmiş isimlerden seçiyor. Maksadı, günübirlik hükümlerin gürültüsüne kapılmadan, dünyanın düzensizliğini başkalarının ezberlettiği kavramlarla değil, kendi aklımızla okumaktır.
Us’taki konular beş ana başlıkta toplanıyor: Savaş ve Strateji, Türkiye’nin Çevresi, Büyük Güçler, Savunma ve Teknoloji, Enerji ve Jeoekonomi. Makale, deneme, kitap değerlendirmesi ve raporların yanında kendine has bölümler de var. Karşı Tez’de yayımlanmış bir yazıya davetli bir cevap veriliyor; Ortak Us’ta uzman heyetine her ay tek bir önerme soruluyor. Us Masası’na iki haftada bir oturuluyor, Us Notu ise her pazartesi sabahı okuyucuya ulaşıyor. Her yazı üç turlu bir editörlükten geçiyor; metinler, kaynak gösterilmek şartıyla aynen neşredilebiliyor.
İlk US Dosyası’nın Yeni Dünya Düzensizliği başlığını taşıması da manidar. Dosyanın hükmü açık: Dünya düzeni çökmedi, işleyişi değişti. Kâtib Çelebi’nin diliyle söylersek, nizâm yerinde duruyor, işleyişine halel gelmiş. Açılış yazısının ardından dokuz kalem bu haleli sahadan, hukuktan, piyasadan ve toplumdan okuyor.
Künyesi de bu maksadı taşıyacak isimlerden müteşekkil. Genel yayın yönetmenliğini Alperen Kürşad Zengin üstlenmiş. Kıdemli editörler olarak; savaş ve stratejide Dağhan Yet, Avrasya çalışmalarında Sabahattin Can Ayeş, terörizm ve güvenlikte Halil İbrahim Albayrak, uluslararası hukukta Hüseyin Akif Karaca yer alıyor; içerik yöneticiliğini Ali Şahin Akdemir yürütüyor. Bu teşebbüsü kıymetli buluyor, okunmasını tavsiye ediyorum. Kalemleri keskin, sözleri geçkin olsun.
stratejikus.com
@Usstrateji @Akursad_Zengin @YetDaghan @CanAyes @hialbayrak_tc
Dağhan Yet retweeted
“Gökyüzünde 21. yüzyıl, toprakta 20. yüzyılın başı.”
“Eski savaşlar” geri mi dönüyor? Dağhan Yet (@YetDaghan) savaşın doğasının hiç değişmediğini yazdı: “Asıl sorulması gereken, hangi silahın icat edildiği değil, hangi düzenin kurulmakta olduğu.”
stratejikus.com/yazi/eski-sa…
Savaşkanlık bir alışveriş meselesidir. Ne alıyorsun, karşılığında ne vereceksin ve bu durum "adil" mi?
Bu sebepten tarih boyu toprağını kaybetmek istemeyen unsurlar (Toprak sahipleri) savunmaya gönüllüdür. Çünkü savaş kaybedilirse toprak da kaybedilir. Konservatiftir.
Bir adam, kendisini ülkeye bağlayan herhangi bir mal varlığı olmadığı için savaş çıkarsa kaçacağını paylaştı:
• Yarın bir gün bir savaş çıksa ben savaşmam, kaçarım. Kaçarım abi.
• Yani ben ev sahiplerinin evini korumak için, araba sahiplerinin arabalarını korumak için, arsa sahiplerinin arsalarını korumak için ölemem.
• Benim bu ülkede bir avuç dahi toprağım yok, hiçbir şeyim yok. Yani ben kendim bildim bileli kiracıyım.
• Neyini savunacağım ki yani? Neyi, kimin için yani? Yok ya, kaçarım yani mümkünse eğer. Kaçarım veya teslim olurum.
• Teslim olmak gibi bir seçenek varsa teslim olurum. Yani belki bu söylediğim şeyler size çok aykırı.
• "Hadi ya korkak! İnsan vatanı için yaşar, vatanı için ölür" diyebilirsiniz.
• Hayır, ben pragmatistim bu konuda. Ben bu dünyada yaşayan herhangi bir canlı türünden biriyim.
• Yani öyle bir şey yapamam. Kaçabiliyorsam kaçarım. Benim asli amacım zaten hayatta kalmak, tıpkı diğer canlı türleri gibi.
• Ben işte hiçbir ideoloji uğruna, hiçbir şey uğruna ben ölmem. Hayır, ben sadece kendi uğruma ölürüm.
• Yani benim ölmeye değer bir şeyim varsa bu hayatta, mesela kedim için ölürüm. Mesela kedilerim var, çok tatlı. Onlar için ölürüm ama onun dışında yok.
Kısacası insana ya inanacağı bir değer vereceksiniz ya da maddi kazanç umuduyla silah altına alacaksınız.
Günümüzde pek çok devlet artık yurttaşını manevi değerlerle ikna edemiyor ve dolayısıyla maddi kazanç askere alım süreçlerinin ana motivasyonu haline geliyor.
Güncel savaş tartışmalarıyla alakalı düşüncelerimi yeni bir mecra olan Stratejik Us'ta kaleme aldım. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ederim. @AKursad_Zengin
stratejikus.com/yazi/eski-sa…
Dağhan Yet retweeted
[Yeni Kitap]
POLİTİK PARADOKSLAR
“Politik felsefe, iyi bir teori kurduğu için değil, politik şeyler alanındaki indirgenemez gerilimleri görünür kıldığı için iş görür”.
Okuru bol olsun!
İncelemek için: vbky.com.tr/kitap/politik-pa…
Devre arasına kadar yapılabilecek bir şey yok. Kadro planlaması berbat.
Fenerbahçe'nin en zayıf bölgesi olan sağ beke transfer düşünülmedi, diğer zayıf bölge olan santrfor hattına modern futbola uygun tercihler yapılmadı. Kanté'nin yedeği yok.
Kadro planlamasından kastım şu:
Kanté'nin ve Guendouzi'nin kaliteli yedekleri ve/ya alternatifleri yok.
Sağ bek Allah'a emanet.
Santrforların ikisi de yaşlı ve birbirlerinden yeteri kadar farklı değiller.
Asensio'nun yedeği yok.
Dağhan Yet retweeted
“All wars eventually end at the bargaining table.” Read Stephen Biddle, @SamWinterLevy, and Yuri Zhukov on the elusiveness of military victory:
foreignaffairs.com/united-st…
Bu sene Fenerbahçe'nin başarısızlığı direkt Aziz Yıldırım yönetimine yazar. Kadro planlaması çok yanlış yapıldı. Çeşitlilik yok, alternatif planlama yok.
Duygusal verilen kararların bir kere daha nasıl sonuçlandığını görmüş olduk. Fenerbahçe kongre üyeleri umarım akıllanmıştır.
Hakan Safi'nin hitabeti ve tarzı pek çok üyeye ters gelmişti fakat Fenerbahçe'nin ihtiyacı kesinlikle Hakan Safi gibi bir adaydı.
Tabiri caizse "başarıya aç" ve gözü kara bir aday. Aziz Yıldırım bu konularda fazlasıyla doygun bir adaydı.
xitter.cf/EzelBayraktarIO/status…
Sosyal medya iyice çöplüğe döndü. Dezenformasyon muazzam seviyede. Daha 2-3 saat önce İsmail Kartal'ın istifası "kesinleşmiş", yabancı teknik adamları kapımızda yatıyordu.
Artık resmi hesapların dışındaki hiçbir habere, malumata inanmamak gerekiyor.
Her Alman "asker" doğar. Disiplinli olmayan, kurala uymayan asker olamaz.
Almanya’da yaşayan bir Türk, arabasını kısa süreliğine park ettikten sonra Alman komşusunun yaptığını gösterdi:
“Sana gel Almanya'da yaşamanın nasıl olduğunu göstereyim. Şu aracı şuraya beş dakikalığına park ettim. Şuna bak! Şunu hemen... Komşu terörü gerçekten var ya! Yukarıdaki herif...
Arabanızla park yasağı olan bir yerde duruyorsunuz, garaj kapısını ve girişi kapatıyorsunuz. Arabanın fotoğrafları çekildi ve zabıtaya ihbar edildi.
Yani o kadar işsizler ki yukarıdaki... Sen eve git abi, bu aracı görüyorsun, Word dosyası aç, yaz bunu. Yazıcıdan çıkar, kağıdı kesmiş biri ikiye. Aracın sileceğini kaldır, buraya koy. Zabıtaya yaz, şikayet et aracı bir de. Neymiş efendim? Araç beş dakika burada kaldı diye. Gerçekten çok işsizler ya. Wirklich. Yani sinirlenmemek elde değil ya.”
Kaynak: ig/thelevent_
“Böyle demiş ama iyi sanatçı/yazar/xyz” denildiği sürece bu safsatalardan kurtulamayız.
Bazı düşünceler, sözler vardır ki, “ama” bağlacından sonra ne gelirse gelsin hem sözün hem de kişinin önemini siler.
İsmet Özel, hayal ürünü hikayeleriyle Atatürk’ü hedef aldı:
• Sakarya Meydan Savaşı’nın kaybedileceğini anlayan Mustafa Kemal, kolu sarılı bir şekilde geldi, ‘Bana bir şey sormayın’ dedi.
• Savaş devam ederken Ankara’ya döndü.
• ‘Bu toprakları kafirlere yedirmeyiz’ diyen insanların sayesinde savaş zaferle sonuçlandı.
• Mustafa Kemal, bu savaşın kazanılma ihtimalini sıfırın altında görüyordu.
• ‘Türkler kaybedeceği için benim başarısızlığım sayılacak, siyasi kariyerim zedelenecek’ diyerek böyle bir oyun oynadı.
• Savaş kazanılınca Meclis’e ‘Bana gazi ünvanı verilsin’ dedi. ‘Gazi Hazretleri’ oldu birden adam.


















