QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Niha çi karê we hebe navber bidin û vî dîmenên bedew temaşe bikin.
Şimdi ne işiniz varsa bir kenara bırakıp üç dakikanızı bu güzel görüntüye ayırın.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Bilmiyorum. Belki de şikayet/spam alıyordur. Genel olarak beğenilerde çok düşüş de oldu.
Bu tiviti görenler bir yorum bırakırsa belki tekrar düzelir. 🙏🏼
Replying to @Yusufsaladin22
paylaşımların hiç önüme çıkmamaya başladı özellikle profiline giriyorum bir şey paylastin mı diye bir sorun mu var acaba
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
"Me thinking I have mastered English"
Meanwhile a random British person:
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Ekrad اکراد ismine dair:
1- Lehce-i Osmani, Ahmed Vefik Paşa 1876
•Ekrad} Kürd taifeleri, Kirmac, Guran, Çemişgezek, Zaza ve Yezidi eksamı ve bunların aşiretleri.
2- Lugat-ı Naci, Muallim Naci 1891
•Ekrad} Kürd'ün cemi(coğulu)
3- Resimli Türkçe Kamus, Raif Necdet Kestelli, 1927
•Ekrad} Kürd"ün cemi/çoğulu, Kürdler.
4- Lügat-ı Cudi, İbrahim Cudi 1913
•Ekrad} Kürtler, Kürd'ün cemidir/çoğuludur.
Mahallenin içinden bildiriyorum, herkes oturduğu yerde oturuyor, ayakta kimse yok.
Ruhi Çenet’in New York’ta izole yaşayan Hasidik Yahudi toplumu hakkındaki belgeseli izledim.
Çenet, içlerinde 48 saat geçirdiği Hasidiklerin gündelik hayatını ve inanç dünyasını oldukça başarılı aktarıyor.
Hasidikler o kadar bağnaz ki İsmailağa, bunların yanında liberal kalır.
Hasidiklere aktarılan kaynağı ifşa ettiği için ABD’yi ayağa kaldıran belgesel, 10’uncu gününde 56 milyon kişi tarafından izlenmiş.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Japon omurga uzmanı Allah senden razı olsun. Senin cehennemde yanmana içim razı olmaz. Sen yanma ben yanayım.
Çok işe yaradı çok.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Ferhat Tunç ve bana karşı duyduğunuz kinin sebebi Altan Tan değildir. Altan Tan’ın nefret dilini bahane ederek bize saldırınızın sebebini vicdan sahibi herkes bilir.
KAMUOYUNA DUYURU...
🚩 İDRİSİ BİTLİSİ ARTIKLARINA VE DİLSİZ ŞEYTANLARA İNAT: ALEVİLİK PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR!
Aylardır televizyon ekranlarından Alevileri açıkça hedef gösteren, nefret tohumları eken ve olası bir facianın zeminini hazırlayan tekfirci zihniyetin temsilcisi Altan Tan karşısında günlerdir sus pus olanlar, ancak gelen yoğun tepkiler üzerine köşeye sıkışınca cılız ve geçiştirme açıklamalar yapmaya cesaret edebilmiştir.
İdrisi Bitlisi soyundan gelen bu karanlık zihniyetin Alevileri doğrudan hedef alan katliam çağrısı niteliğindeki söylemleri ortadayken; meydanlarda dilinden "Kürt Alevisiyim" söylemini düşürmeyen ama bu alçak provokasyona günlerdir ardını dönen sözde sanatçılar nerededir? Söz konusu Erdal Erzincan'ın sıradan bir sözü olunca ayağa kalkıp ekranlarda şov yapanlar, sıra İdrisi Bitlisi artığı Altan Tan'ın kin tohumlarına gelince neden üç maymunu oynamaktadır?
Yoksa mantığınız şu mu: "Bu zihniyetin sahibi bizim kendi etnik kökenimizdir, kötüsü de bizim kötümüzdür" diyerek halkınızı ve inancınızı bu katliamcı zihniyete peşkeş mi çekiyorsunuz? Etnik aidiyetinizi inancınızın ve vicdanınızın önüne koyarak bu provokasyona ortak oluyor, dilsiz şeytanlığı seçiyorsunuz!
Suya sabuna dokunmayan cümlelerle halkın gözünü boyamaya çalışan bu riyakarlığı, Mikail Aslan gibi kimlik siyaseti yapıp sıra gerçek bir tehdide gelince sinenleri ve inancını pazarlık konusu yapan herkesi şiddetle reddediyoruz. Suskunluğunuzun suç ortaklığınızı örteceğini sanmayın; bu halk bu ikiyüzlülüğü asla unutmayacaktır!
Bu zihniyetin ve suskunluk sarmalının içinde ele almamızı istediğiniz başka bir isim veya odak noktası var mı?
Genç Aleviler Birliği-GAB @GAB_DER
@ferhatttunc @MikailAslan_MA
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Cristóbal Rojas’ın 1886 tarihli "La Miseria" eserine baktığınızda ilk hissettiğiniz şey ölümün o dondurucu ağırlığı oluyor. Hareketsiz yatan bir kadın ve onun hemen başucunda sessizliğe gömülmüş bir adam. Oda öylesine soğuk ve boş ki sanki hayatın kendisi buradan sökülüp alınmış gibi.
Ancak bu tablonun asıl dehşeti orada olmayan şeyleri fark ettiğinizde yüzünüze çarpıyor. Odada neredeyse hiçbir eşya yok. Süs yok, konfor yok, burayı bir yuva yapan hiçbir his yok. Sadece bir yatak, derme çatma bir ahşap kasa ve hastalık tarafından yok edilmiş iki insan.
Tarihçiler, ailenin tedavi masraflarını ve ilaçları karşılayabilmek için sahip oldukları neredeyse her şeyi sattığına inanıyor. Adamın üzerine çöktüğü o küçük tahta kasa, aslında tüm tablodaki en yürek burkan detay.
Bu yüzden bu eser sadece ölümle değil, hastalığın yoksullukla birleştiğinde yarattığı o mutlak yıkımla ilgili. Verem önce bedeni, sonra da etraftaki her şeyi yavaş yavaş yiyip bitiriyor. Ölüm nihayet kapıyı çaldığında aile çoktan mahvolmuş oluyor.
Adamın neden ağlamadığını veya isyan etmediğini anlamak zor değil. O huzur içinde yas tutan biri değil. Aylarca sevdiği insanın gözlerinin önünde eriyip gidişini durduramayarak çaresizce izlemiş ve artık hissedecek mecali kalmamış biri.
Rojas onu tamamen uyuşmuş, kederden tükenmiş bir halde yere bakarken resmetmiş. Adamın içinde kırılacak hiçbir şey kalmamış. Yine de eli hala kadının cansız bedeninin hemen yanında duruyor. Sanki onun gerçekten gittiğini kabullenemiyor.
Bu başyapıtı asıl sarsıcı kılan gerçek ise Cristóbal Rojas’ın bu tabloyu çizerken kendisinin de veremle mücadele etmesi. Hastalığın neye benzediğini, o korkunç zayıflığı, korkuyu ve çaresiz bekleyişi kendi hücrelerinde biliyordu. Bu yüzden eser dışarıdan bir gözlemden ziyade karanlık bir kehanet gibi hissettiriyor.
Rojas acıyı asla romantize etmiyor. Onu en çirkin, en çıplak gerçeğine indirgiyor.
Bazen trajedi büyük çığlıklarla gelmez. Bazen trajedi, sevginin o insanı kurtarmaya yetmediğini anladığınız, yapayalnız ve bomboş bir odadır.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Herkesin çığlık çığlığa kutladığı bir anda, tablonun tam ortasındaki o sessiz ve hareketsiz figüre uzun uzun bakmaktan kendimi alamıyorum.
Norman Rockwell’in 1945 tarihli "Homecoming G.I." eseri ilk bakışta sadece neşeli bir kavuşma anı gibi duruyor. İkinci Dünya Savaşı nihayet bitmiş ve genç bir asker evine dönmüş.
Mahalleli onu karşılamak için sokağa dökülüyor, ailesi gülümsüyor, çocuklar heyecanlı ve etrafındaki her şey savaştan hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Evler aynı, sokak aynı, yuva aynı.
Ama o asker artık aynı kişi değil.
Rockwell bütün resmi usulca bu acı detayın etrafına inşa ediyor. Tabloda askerin yüzünü asla görmüyoruz. Ressam onu bize arkası dönük şekilde çiziyor ve bu küçük tercih bütün duygusal atmosferi bir anda değiştiriyor.
Çünkü bu eser aslında eve dönmekle ilgili değil. Bir insan hayatta kaldıktan sonra savaşın onun içinde bıraktığı o devasa enkazla ilgili.
Etrafındaki herkes geri dönen bir kahraman görüyor. Ancak tablo çok daha üzücü bir gerçeği fısıldıyor. Yıllar önce bu sokağı terk eden o çocuk muhtemelen artık yaşamıyor.
Askerin duruşunun bu kadar mesafeli hissettirmesinin sebebi tam olarak bu. Etrafındaki kutlamadan tamamen kopuk, kaskatı bir halde, artık nereye ait olduğundan emin olamayan biri gibi çantasını tutarak öylece duruyor. Ailesi onu, artık tam anlamıyla geri dönemeyeceği bir hayata davet ediyor.
O, oradaki hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği şeyler yaşarken, etrafındaki dünya aynı normallikte kalmış. Korku, ölüm ve kayıp. Savaş bitti diye bir anda yok olup gitmeyen anılar bunlar.
Rockwell, savaş sonrasında insanların nadiren konuştuğu o ağır gerçeği çok iyi anlamıştı. Eve dönmek, her zaman huzur bulmak anlamına gelmiyor.
Bazen en zorlu süreç, asker hayatta kaldıktan sonra başlıyor. Çünkü herkes senin hayata normal bir şekilde devam etmeni beklerken, senin bir parçan hala o zar zor kaçıp kurtulduğun yerde hapsolmuştur.
Bedenin evine ulaşsa da ruhunun o karanlık siperlerde kalması bir insanın taşıyabileceği en ağır yük.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Ölüm döşeğindeki bir adamın son nefesi, bazen sadece odadaki akbabaları oyalamak için sahnelenen bir tiyatrodan ibarettir.
Alexandre Struys’un 1876 tarihli "Yırtıcı Kuşlar" adlı eseri, saygınlık maskesi takmış saf açgözlülüğün tuvale dökülmüş halidir.
Yatakta yavaşça karanlığa karışan, ömrünün son saniyelerini yaşayan çaresiz bir adam görüyoruz.
Ancak başucundaki iki adamın yüzünde en ufak bir keder kırıntısı yok.
Onlar yas tutmuyor, sadece avlarını izliyorlar.
Biri elinde haç tutan bir rahip, diğeri ise notlar alan bir hukuk görevlisi.
Adamın acısını dindirmek veya ruhunu huzura kavuşturmak gibi bir dertleri yok.
Dikkatleri tamamen o son nefes verildikten sonra adamın servetine ve geride bıraktıklarına ne olacağına odaklanmış durumda.
Struys bu iki figürü, henüz can vermemiş bir bedenin etrafında sabırla dönen akbabalar gibi konumlandırıyor.
Tablodaki ışık oyunu bile bu iğrenç gerçeği haykırıyor.
Ölen adam gölgelerin içinde kaybolurken, bu iki "yırtıcı kuşun" yüzündeki o hesapçı, soğuk ve yırtıcı ifade keskin bir ışıkla aydınlatılıyor.
Oda bir anda kutsal bir veda anı olmaktan çıkıp, buz gibi ticari bir alana dönüşüyor.
Sosyal Gerçekçilik akımının en sarsıcı tokatlarından biri olan bu eser, şefkatin ve inancın ne kadar kolay bir ahlak şovuna dönüştürülebileceğini suratımıza çarpıyor.
Büyük sanat sadece insan doğasını resmetmez, onun en çirkin karanlığını cımbızla çekip önümüze koyar.
Bazı insanların başucunda beklemesinin sebebi sevgi değil, düştüğün an senden koparacakları parçaların kâr hesabıdır.
QemerAxa (قمر اغا) retweeted
Turizm sezonu ile birlikte dikkat edilmesi gereken konulardan.
Dersim insanının kutsal kabul ettiği Munzur Çayının çıkış yeri olan gözeler, turizm ile birlikte yeni bir tür kirlilikle karşı karşıya kaldı. Dilek dileme amacıyla suya atılan metal para miktarı her geçen gün artarken, yaratacağı kirlilik nehirde yaşayan canlıları olduğu kadar, içme suyu olarak kullanan insan ve diğer canlıların da hayatlarını etkileyecek.
Son yıllarda uydurulan bu yönteme karşı şunu söyleyebilirim: Munzur Bawa'ya ilişkin hiç bir anlatıda para kelimesinin geçtiğine şahit olmadım.
Suyunu kirlettiğiniz için size kızacağına ve dileklerinizin ters tepeceğine inancım tamdır.
Dersim inancında ziyaretlere para bırakılır ama suya değil, ihtiyacı olanın ya da ziyarete hizmet eden kişinin alabilmesi için görünür bir yere, dışarıya bırakılır.
En azından Ovacık'a kadar ülkenin en temiz içme suyu kaynaklarından bir tanesi olan Munzur suyunu lütfen kirletmeyelim!







































