Mehmet Sanrı (@Mihemed) header
Mehmet Sanrı (@Mihemed) profile picture

Em xwe naçemînin!

Istanbul
Joined July 2009
Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)Photo by Mehmet Sanrı (@Mihemed)
Apocu şebeke, “Terörsüz Türkiye sürecini” neden başka türlü sunmaya çalışıyor? Bu şebeke, hakikati hangi emeller doğrultusunda çarpıtıyor? Sürecin baş mimarı MHP Lideri Devlet Bahçeli, 21 Ekim 2025 tarihinde partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda süreçle ilgili hakikatin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla anlatmıştır.
3
3
22
2,951
Mehmet Sanrı retweeted
Almanya'daki Kürt gençlere sokak uyarısı: Fransa senaryosu tekrarlanamaz Detaylar linkte ⬇️ kurdistan24.net/tr/story/949…
3
426
Mehmet Sanrı retweeted
Bahçeli’nin Barzani endişesi.. Bahçeli, süreçle ilgili temel bir endişesini şu şekilde ifade etmişti: "Öteden beri Kürt kardeşlerimize bizi kötülediler. (...) Washington'dakiler sizi benden daha çok sevemez, Erbil'deki peşmerge (Barzani) sizi benden daha çok sahiplenemez." (1 Ocak 2025 grup toplantısı) Diğer bir endişesini ise şu sözlerle dile getirmişti: "İsrail'in dünyaya meydan okuduğu artık netleşmiştir. İsrail’in bölgesel ateşi sınırlarımıza dayanmıştır. Bu dönemde iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız..." (8 Ekim 2024 grup konuşması) Özetle; "Terörsüz Türkiye" süreci, en başından beri Bahçeli'nin çizdiği rotada ve Orta Doğu'daki gelişmelerin Kürdler lehine bir sonuç doğuracağı endişesine karşı gelişti. Öcalan da kendisinden beklenen “hizmeti” sunmaktan geri durmadı. Sürecin özü ve hakikati budur.
1
115
Süreç, 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Lideri Bahçeli’nin yine grup toplantısında yaptığı şu çağrıyla başlamıştı: “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun; terörün tamamen bittiğini, örgütün lağvedildiğini haykırsın.” Öcalan belki TBMM DEM Parti grup toplantısına gelmedi ama Bahçeli’nin çağrısını harfiyen yerine getirdi. O yüzden başta DEM olmak üzere Apocu şebekenin bu süreci bir “demokratikleşme süreci” olarak sunması ve süreci bu yönde çarpıtması büyük bir ahlaksızlıktır.
1
3
5
265
Bahçeli’nin Barzani endişesi.. Bahçeli, süreçle ilgili temel bir endişesini şu şekilde ifade etmişti: "Öteden beri Kürt kardeşlerimize bizi kötülediler. (...) Washington'dakiler sizi benden daha çok sevemez, Erbil'deki peşmerge (Barzani) sizi benden daha çok sahiplenemez." (1 Ocak 2025 grup toplantısı) Diğer bir endişesini ise şu sözlerle dile getirmişti: "İsrail'in dünyaya meydan okuduğu artık netleşmiştir. İsrail’in bölgesel ateşi sınırlarımıza dayanmıştır. Bu dönemde iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız..." (8 Ekim 2024 grup konuşması) Özetle; "Terörsüz Türkiye" süreci, en başından beri Bahçeli'nin çizdiği rotada ve Orta Doğu'daki gelişmelerin Kürdler lehine bir sonuç doğuracağı endişesine karşı gelişti. Öcalan da kendisinden beklenen “hizmeti” sunmaktan geri durmadı. Sürecin özü ve hakikati budur.
1
115
Mehmet Sanrı retweeted
Kürdler değil, PKK, PKK de değil, Öcalan ve şebekesi. Çünkü Öcalan ve şebekesi kemalist solun devamı, AKP'nin (sahte de olsa) İslâmî kimliğine de antipatileri var. Esad ike kemalist sol ve PKK müttefik idi, Esad'ın gidişi şok etkisi yaptı, hemen teslim Ankara ve Şam'a oldular.
🗣️Akademisyen Arzu Yılmaz: ''Anladığım kadarıyla Kürtler de AKP ile barış yapmayı tercih etmedi. Yani bu bir tercihle değil zamanın ruhunun mecbur kıldığı, tarihin bu anında iktidarda AKP olduğu için mecbur kaldığı bir ortaklık''
1
3
358
Mehmet Sanrı retweeted
Entegrasyon karşıtı, radikal milliyetçi yazar-çizer arkadaşlar bu gelişmeyi nasıl yorumlayacak, merak ediyorum. Tıpkı karşıtları gibi tefsirciliğe baş vurmayacak veya ölü taklidi yapmayacaklardır sanırım. Eleştiri sadece "karşı mahalle" için yapılan bir şey değildir zannımca?
“Bu arada, edindiğim bilgiye göre Aralık ayının ortalarında yapılacak olan ödül töreninde; yıllardan beri Xanî'nin kitaplarını yayımlayan ve her türlü zorluğa rağmen anısına sadık bir yayıncılık faaliyeti yürüten Avesta Yayınları’nın sahibi Abdullah Keskin, Ehmedê Xanî Vefa Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alacak; bu da hem Kürt dili hem de Kürtçe yayıncılık için muazzam bir gelişmedir.” haberturk.com/ozel-icerikler…
4
3
1
25
1,720
Mehmet Sanrı retweeted
Süreç, 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Lideri Bahçeli’nin yine grup toplantısında yaptığı şu çağrıyla başlamıştı: “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun; terörün tamamen bittiğini, örgütün lağvedildiğini haykırsın.” Öcalan belki TBMM DEM Parti grup toplantısına gelmedi ama Bahçeli’nin çağrısını harfiyen yerine getirdi. O yüzden başta DEM olmak üzere Apocu şebekenin bu süreci bir “demokratikleşme süreci” olarak sunması ve süreci bu yönde çarpıtması büyük bir ahlaksızlıktır.
1
3
5
265
Mehmet Sanrı retweeted
General Mela Mustafa Barzani. Dünya, kendi milletinin davasına ondan daha sadık birisini bulamadı. Tüm ömrünü kendi ulusunun özgürlüğüne adadı Dünyanın en namert tiranlarına karşı asla boyun eğmedi, kahramanca savaştı, yastığı aradığı yumaşak bir taştı.
3
88
4
271
4,534
Daha büyük bir yalan söylesin, bu tutmaz… Mesela “İsrail’in hedefi İran’ı toz duman ettikten sonra Büyük Kürdistan’ı kurmaktır” desin!
Muhsin Rızai: İsrail, İran’dan sonra Türkiye’yi hedef alacak nerinaazad2.com/tr/muhsin-ri…
11
417
Mehmet Sanrı retweeted
Replying to @Mihemed
DEMciler, gerçekleri çarpıtarak Öcalan'ın kendilerine verdiği görevi yapıyorlar, zaten o koltukları da ona borçlular. Öcalan bile hükümetten hiç bir şey istemeden PKK'nın tasfiye edileceğini söyledi. Statü her neyse, istedikleri tek şey oydu, onu da aldılar ki bu konuda sustular.
1
133
Mehmet Sanrı retweeted
Çözüm Sürecinde Gerçekten Tıkanıklık mı Var? Son günlerde çözüm sürecinin yavaşladığına dair çok sayıda paylaşım ve makale görüyorum. Ancak bu değerlendirmelerin doğru olmadığı kanaatindeyim. Süreç, başından itibaren belirlenen siyasi çerçeve doğrultusunda ilerliyor. Yavaşladığını iddia edenler ise bana göre üç gruba ayrılıyor: Birinci grup: Kürtlerin Öcalan'a yönelik tepkilerini ve sorgulamalarını gördükleri için Öcalan'ı yeniden meşrulaştırmaya ve aklamaya çalışan DEM çevreleri. İkinci grup: Sürecin gerçek mahiyetini ve arka planını bilmeyen, hâlâ Öcalan'a inanan ve ondan beklenti içerisinde olan Kürtler. Üçüncü grup: Sürecin ne olduğunu ve hangi siyasi hedeflere hizmet ettiğini yeterince anlayamayan, gelişmeleri kendi beklentileri üzerinden yorumlayan Türk medyasının bazı mensupları. Öncelikle bir noktayı netleştirmek gerekiyor: Bu sürece "çözüm süreci" demek başlı başına yanlış. Çünkü mevcut süreç, daha önce yaşanan çözüm sürecinden oldukça farklı. İktidar bu süreci "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdı. Sürecin muhataplarından Öcalan da herhangi bir siyasi karşılık beklemeden PKK'nın tasfiyesinden söz ediyor. Dolayısıyla burada yürütülen süreç, doğrudan Kürt sorununun çözümünü hedefleyen bir süreç değil, PKK'nın silah bırakması ve tasfiye edilmesi sürecidir. Tarafların bugüne kadar yaptıkları açıklamalar da bu çerçeveyi doğruluyor. Evet, süreç yavaş ilerliyor. Ancak bu, bir tıkanıklıktan değil, sürecin bu şekilde planlanmış olmasından kaynaklanıyor. DEM çevrelerinden gelen "süreç yavaşladı" açıklamaları ise daha çok Kürt kamuoyuna yönelik mesajlar niteliğinde. Sürecin nasıl ilerlediğini ve hangi siyasi hesapların bulunduğunu kendileri de iyi biliyor. Basına yansıyan görüşme tutanaklarından ve yapılan açıklamalardan anladığımız kadarıyla, bugüne kadar yürütülen görüşmelerde Kürtlerin hak ve özgürlükleri konusunda somut bir pazarlık ya da anlaşma ortaya konulmuş değil. Başlangıçta öne çıkan en önemli başlıklardan biri Öcalan'a statü verilmesiydi. DEM'liler bunu neredeyse her gün dile getiriyordu. Son zamanlarda bu konudaki açıklamaların azalması da dikkat çekici. Öcalan için talep ettikleri statü her neyse, verilmiş olabilir. Şimdiye kadar yapılan açıklamalarda, Öcalan'a statü verilmediği için kendisi için yapılan eve taşınmak istemediği söyleniyordu. DEM'li vekil Mithat Sancar, yaptığı açıklamada Öcalan'ın evine taşındığını ve çalışmalarına başladığını söyledi. Eve taşındığına göre, demek ki istediği statüyü de almıştır. Dağdan inip Türkiye'ye gelecek PKK'lıların Öcalan'ın yardımına ve statüsüne ihtiyacı yoktur. Öcalan'ın statü istemesindeki temel hedeflerinden biri, dağdan inecek PKK mensuplarının kendisine bağlılıklarını sürdürmelerini sağlamak, kendisini Kürtlerin lideri olarak konumlandırmaya devam etmek ve Kürt siyasetinde bağımsız bir liderlik odağının ortaya çıkmasını engellemektir. Tüm çalışmaları bu yöndedir ve DEM'lilerin açıklamalarından da bunu anlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Temmuz 2025'te yaptığı "AK Parti, MHP ve DEM beraber yürümeye karar verdik" açıklaması da bu açıdan oldukça dikkat çekiciydi. DEM Parti bu açıklamaya bir itirazda bulunmadı, böyle bir karar almadıklarını söylemedi. Üstelik bu açıklama, PKK'nın silah bırakmasının konuşulduğu bir dönemde yapıldı. Bütün bunlar, ortada yalnızca silah bırakmaya ilişkin bir süreçten daha geniş siyasi hesapların bulunabileceğine dair önemli işaretler olarak değerlendirilebilir. Öcalan'ın yayımlanan görüşme tutanaklarından birinde söylediği şu sözler de üzerinde durulmayı hak ediyor: "Şimdi sırada HDP'nin yapılanması var, seçimler var, Anayasa konusu var." Peki, bugüne kadar açıklananlar arasında Kürtlerin hakları ve sorunları konusunda somut bir düzenleme bulunmadığına göre, seçimler ve Anayasa meselesi Öcalan'ı ve PKK'nın silah bırakma sürecini neden ilgilendiriyor? Önümüzdeki seçimlere yaklaşık bir buçuk yıl kalmış durumda. AK Parti ve MHP'nin toplam milletvekili sayısı Meclis'te çoğunluğu oluşturuyor. Dolayısıyla sıradan kanunların çıkarılması için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaçları yok. Öyleyse DEM Parti'nin Cumhur İttifakı'na eklemlenmesi neden bu kadar önemli? Bunun cevabı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesiyle ilgili siyasi ve hukuki hesaplarda aranmalı. Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için ya TBMM'nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi ya da yeni bir anayasal düzenleme yapılması gerekiyor. Her iki durumda da DEM Parti'nin desteği siyasi açıdan önem kazanıyor. Peki, DEM Parti'nin desteği nasıl garanti altına alınabilir? Diyelim ki PKK silah bıraktı, dağdaki örgüt mensupları indi ve süreç tamamlandı. Bu durumda DEM Parti'nin daha sonra yapılacak erken seçim veya Anayasa değişikliği konusunda Cumhur İttifakı'na destek vereceğinin garantisi var mı? Elbette yok. DEM Parti destek vermediği takdirde Meclisin erken seçim kararı alması çok zor görünüyor. O hâlde DEM Parti'nin desteğini garanti altına almak için nasıl bir siyasi denklem kurulmuş olabilir? Benim değerlendirmem şu: PKK'nın silah bırakma sürecinin ağırdan alınması ve sürecin tamamlanmasının erken seçim takvimiyle ilişkilendirilmesi ihtimali üzerinde durulmalı. Yani DEM Parti'nin siyasi desteğine ihtiyaç duyulan erken seçim kararı alınmadan önce PKK'nın silah bırakma süreci tamamlanmayacak gibi görünüyor. DEM çevreleri de sürecin neden bu şekilde ilerlediğini biliyor. Ancak Kürt kamuoyunda oluşan tepkileri başka yöne kanalize etmek için hükümetin işi ağırdan aldığı yönünde açıklamalar yapıyorlar. Nitekim çıkarılan yasada, "Örgütün tamamen feshedildiği, tüm silah ve mühimmatını teslim ettiği öncelikle sahadaki istihbarat ve güvenlik birimleri (MİT, Emniyet, TSK) tarafından teknik olarak tespit edilip raporlanacaktır. Güvenlik kurumlarının yaptığı bu sahadaki silahsızlanma tespiti, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilerek karara bağlanacaktır." deniyor. Bu maddeler bile sürecin aslında kısa sürede bitirilemeyeceğini gösteriyor. Örgüt kendi kendine mi silah bırakacak da MİT tespit edecek? Silah nasıl, nereye bırakılacak? Silahların akıbeti ne olacak? Dönüşler nasıl olacak? Bu konuda bir şey yok. Amaç silahların bir an önce bırakılması ise öncelikle bu konular netleştirilmeliydi. Bir de AK Parti'nin milliyetçi oyları kaybetme endişesi var. Bu konu da süreci etkileyen bir durum. PKK'nın silah bırakması konusunun zamana yayılmasının bir nedeni de bu. PKK mensuplarının önemli bir bölümünün uzun süredir silah bırakmaya hazır beklediği ve fiilî silah bırakma işleminin gerekli koşullar sağlandığında çok uzun sürmeyeceği açık. Silahını bırakanların Irak Kürdistan Bölgesi'nde kayıt altına alınması ve ardından Türkiye'ye dönmesi için bir ay bile yeterli. Bütün bunlar dikkate alındığında, silah bırakma sürecinin neden daha hızlı sonuçlandırılmadığı sorusu önem kazanıyor. Benim kanaatim, meselenin yalnızca PKK'nın silah bırakmasıyla sınırlı olmadığı, bunun aynı zamanda daha geniş bir siyasi takvimin parçası olarak ele alındığı yönünde. Sonuç olarak hükümetin yeni bir Anayasa hazırlayıp bunu seçimlerden önce Meclis'ten geçirmesi için yeterli zamanı bulunmuyor. Bu nedenle Erdoğan'ın yeniden adaylığı açısından erken seçim seçeneği daha önemli hâle geliyor. Böyle bir erken seçim kararının alınmasında DEM Parti'nin desteği belirleyici olacaktır. Dolayısıyla benim öngörüm şu: DEM Parti'nin desteğiyle erken seçim kararı alınmadan ve bu siyasi denklem netleşmeden PKK'nın silah bırakma sürecinin tamamen sonuçlandırılması beklenmemeli. Bu nedenle sürecin yavaşladığını söyleyenlerin öncelikle sürecin hangi siyasi hesapların içinde şekillendiğini anlamaları gerekiyor. Görünen tabloya bakarak sürecin tıkandığını söylemek yerine, perde arkasındaki siyasi takvimi ve tarafların karşılıklı beklentilerini sorgulamak gerekiyor.
DEM Partili Beştaş: Çözüm sürecinde ciddi bir tıkanıklık var 💬 "Yasanın uygulanması MGK vesayetine bırakılamaz" 💬 "Süreç sadece silah bırakmayla sınırlı tutulamaz" 💬 "Anadil ve eşit yurttaşlık güvenceye alınmalıdır" Detaylar linkte ⬇️ kurdistan24.net/tr/story/949…
1
3
1
3
363
Bir savaşın olmazsa olmazı, askeri ve stratejik olarak net bir şekilde belirlenmiş hedeflerdir. Ancak Trump her gün yeni hedefler ortaya koyuyor. Acaba bu durum bilinçli bir kaos ve pazarlık stratejisinin ürünü mü, yoksa baştan beri ortada tutarlı bir planın olmadığının bir göstergesi mi?
Trump’tan İran açıklaması: İki hedefimiz kaldı nerinaazad2.com/tr/trumptan-…
255
Mehmet Sanrı retweeted
Ev gelî dem spî, aso spî, ba guzan ev gelî Geliyê Zîlan di çend kêjan werbûm û rqbûm tev de tev de 29 bûm navekî min bû şikestin, navê din bû serhildan! ev gelî Geliyê Zîlan waqanûs binûs, dîrok binûs li vî gelî xwîna kê bû hibra fermanan? #ArjenArî
1
3
75
2,326
Mehmet Sanrı retweeted
Ödül veriliyor ancak dili hala” bilinmeyen bir dil”ve hala eğitim dili değil.
2
2
154
Seni haksız bir şekilde aşağılayan Sırrı Süreyya Önder'i yaşadığı müddetçe kamuoyuna açık bir şekilde eleştirebildin mi? @HasipKAPLAN cumhuriyet.com.tr/haber/hdpl…
Benim hakkımda Talimatla Ceza verdirenler, Siyaset ve görev yasağı uygulayanlar Çok iyi bilsinki, çok yakında hepsinden, HESAP SORACAĞIZ..!
1
4
24
19,620
Mehmet Sanrı retweeted
Kürdistan’da Enerji Sektöründe Büyük Hamle: Doğal Gaz Şebekeleri Birleştirildi, Petrol İhracatı Artıyor! Kürdistan, enerji alanında attığı stratejik adımlarla üretim ve altyapı kapasitesini artırmaya devam ediyor. Yapılan son düzenlemelerle birlikte bölgedeki enerji ağları güçlendirilirken, ihracat hedefleri de yukarı yönlü revize edildi. Şebekeler Tek Çatı Altında Kürdistan genelindeki tüm doğal gaz şebekeleri birbirine entegre edilerek tek bir sistem üzerinden yönetilmeye başlandı. Bu hamleyle enerji arz güvenliğinin ve verimliliğinin artırılması amaçlanıyor. İhracatta Ciddi Artış: Günlük petrol ihracatı 300 bin varilden 500 bin varil seviyesine çıkarıldı. 1 Milyon Varillik Dev Hedef Yetkililer, mevcut üretim ve sevkiyat kapasitesini daha da artırarak günlük petrol ihracatını 1 milyon varile ulaştırmayı hedefliyor. Kar Grubu’ndan Açıklama Konuya ilişkin Kar Grubu tarafından yapılan resmi açıklama şu şekilde: "Bu hassas dönemde ve tüm tarafların gayretiyle, Kürdistan doğal gaz şebekesi tamamen birbirine bağlandı. Kor Mor’dan Duhok’a kadar Kürdistan’da üretilen tüm doğal gaz, geniş bir boru hattı şebekesiyle birleştirildi ve doğrudan elektrik üretim santrallerine, fabrikalara ve sanayi tesislerine ulaştırılıyor. Bu adım, enerji güvenliğinde önemli bir aşamaya ulaşmanın yanı sıra, Kürdistan Bölgesi’nde sanayi sektörünün daha da canlanması için son derece önemli ve değerli bir sütun olacaktır. Tüm bunların yanı sıra, bu aşamada SOMO’nun Kürdistan petrol boru hattı üzerinden ihraç ettiği petrol, günlük 250 bin varilden 500 bin varile yükselmiştir. Günlük 1 milyon varil olan maksimum ihracat kapasitesine ulaşması durumunda ise, tüm Irak petrolünün yaklaşık %33’ü Kürdistan petrol boru hattı vasıtasıyla dünya pazarlarına sevk edilmiş olacaktır. Ülkemiz için bu kazanımın gerçekleşmesinde emeği geçen ve katkıda bulunan tüm taraflara teşekkür ve tebriklerimizi sunuyoruz. Şeyh Baz Berzenci KAR Group Genel Müdürü
لەم کاتە هەستیارەدا و بەهیمەتی هەموو لایەنەکان، تۆڕی گازی سروشتی کوردستان بە تەواوی پێکەوە گرێدرایەوە، هەموو ئەو گازە سروشتییەی لە کوردستان بەرهەمدێت، هەر لە کۆرمۆرەوە هەتا دهۆک بە یەک تۆڕی فراوانی بۆری پێکەوە بەستراوەتەوەو راستەوخۆ دەگاتە وێستگەکانی بەرهەمهێنانی کارەباو کارگەو وێستگە پیشەسازییەکان. ئەم هەنگاوە جگە لەوەی گەیشتنە بە قۆناغێکی گرنگ لە ئاسایشی وزە، هاوکات کۆڵەکەیەکی گرنگ و پڕ بایەخ دەبێت بۆ بوژاندنەوەی زیاتری کەرتی پیشەسازی لە هەرێمی کوردستان. جگە لەمانەش لەم قۆناغەدا ئەو نەوتەی سۆمۆ هەناردەی دەکات لە رێی بۆری نەوتی کوردستانەوە لە 250 هەزار بەرمیلی رۆژانەوە بەرزبووەتەوە بۆ 500 هەزار بەرمیل، خۆ ئەگەر بگاتە ئەو پەڕی توانای هەناردە کردنی خۆی کە یەک ملیۆن بەرمیل نەوتە لە رۆژێکدا، ئەوا بە نزیکەیی 33% نەوتی هەموو عێراق لە رێی بۆری نەوتی کوردستانەوە رەوانەی بازاڕەکانی جیهان دەکرێت. سوپاس و دەستخۆشی خۆمان لەهەموو لایەنەکان دەکەین کە بەشداربوون لە بەدیهێنانی ئەو دەستکەوتە بۆ وڵاتەکەمان. شێخ باز بەرزنجی بەڕێوەبەری گشتی کۆمپانیای کار گرووپ
10
1
41
1,097
Mem û Zîn filmi. Sinema devasa bir endüstridir; gerçek anlamda bir Mem û Zîn filmi ise Hollywood standartlarında imkânlar gerektirir. Çünkü Mem û Zîn, o zirvedeki şiir dili kadar büyüleyici bir görsel şölendir. Peki, Mem û Zîn’deki o derin “erotizmi” kameraya yansıtabilecek cesur bir yürek var mı? Üstelik hikâyenin felsefi ve edebi ahengini, iyi ile kötü arasındaki o evrensel çatışmayı zedelemeden bunu yapabilecek biri... Asıl ve önemli olan, Mem û Zîn’deki Kürd ulusal düşüncesinin kurucu niteliğini yansıtacak bir sinema şöleni. Kalem ile kılıç…
O Zaman gerçek bir; Mem û Zîn çekme vakti gelmiştir.
2
7
375
Mehmet Sanrı retweeted
Bu “hukukçu” vekil çerçeve yasaya salt evet demedi, imzacı olarak TBMM’ye önerdi. Yasa açıkça uygulamayı MGK onayına bırakıyor ve sorunu 1 terör sorunu olarak tanımlıyor👇 “Yapay şizofreni” az gelir! Bu “siyaset esnafının” Kürtlere yönelik manipülasyonuna başka kavramlar lazım!
DEM Partili Beştaş: Çözüm sürecinde ciddi bir tıkanıklık var 💬 "Yasanın uygulanması MGK vesayetine bırakılamaz" 💬 "Süreç sadece silah bırakmayla sınırlı tutulamaz" 💬 "Anadil ve eşit yurttaşlık güvenceye alınmalıdır" Detaylar linkte ⬇️ kurdistan24.net/tr/story/949…
11
42
6
188
10,599
Ehmedî Xanî adına verilen ödül, herhalde "halk önderini" epey kızdıracak. Çıkıp "O ödül bana verilmeliydi" diyecektir. Tıpkı Leyla Zana’ya verilen ödüle de çok kızdığı gibi... Ne var ki bu utanmaz tavır malum, ama Ehmedî Xanî’yi "demokratik sahtekarlığa" oturtmak hiçbir yiğidin harcı değil; o kesin, o yüzden işleri epey zor olacak.
1
8
1
41
1,485