MuratQS retweeted
Fun fact: Margaery Tyrell was inspired by Anne Boleyn and they were both brought to life by Natalie Dormer
MuratQS retweeted
En Sevilen Villain Turnuvasının Çeyrek Finaline Hoş Geldiniz
İlk dört aşamayı başarıyla tamamlayan 8 karakterin yarışacağı çeyrek final başlıyor.
⤿ Oylama 24 saat sürecektir.
MuratQS retweeted
En Sevilen Villain Turnuvasının 4. Turuna Hoş Geldiniz
İlk üç aşamayı başarıyla tamamlayan 16 karakterin yarışacağı 4. tur başlıyor.
⤿ Oylama 24 saat sürecektir.
MuratQS retweeted
En Sevilen Villain Turnuvasının 2. Turuna Hoş Geldiniz
İlk aşamayı başarıyla tamamlayan 64 karakterin yarışacağı ilk tur başlıyor.
⤿ Oylama 24 saat sürecektir.
MuratQS retweeted
Batı Toprakları Bölgeleri/Kaleleri #Castamere
Castamere, Batı Toprakları’nın kuzeybatısında, The Crag’in güneyinde ve Ashemark’ın batısında bulunan eski Reyne Hanesi’nin merkezi. Tarbeck Hall da yakınlarında yer alıyordu. Bugün ise burası harabeye dönmüş bir kale.
Castamere’nin en önemli özelliği, tıpkı Casterly Kayası gibi bir maden yerleşiminden kaleye dönüşmüş olması. Reyneler önce altın ve gümüş madenlerinin girişini korumak için perde surlar ve iki sağlam kule inşa etmiş, ardından yüzeyde salonlar ve iç kaleler eklemişlerdi fakat asıl yapı toprağın altındaydı.
Maden damarları zamanla tükendikçe eski galeriler genişletilmiş ve salonlara, yatak odalarına, geçitlere ve devasa bir yeraltı balo salonuna dönüştürülmüş. Kaynaklara göre Castamere’nin yaklaşık onda dokuzu yeraltındaydı. Yüzeyde görünen kale ise dışarıdan bakıldığında ancak küçük bir lordun ya da toprak sahibi şövalyenin kalesi büyüklüğünde görünüyordu.
Castamere adı da yakındaki bir su birikintisi veya göletten geliyor. Bu su kaynağı, kalenin kaderini belirleyen şey olmuştu. Reyne-Tarbeck İsyanı sırasında Reyneler yüzeydeki kaleyi terk edip yeraltındaki madenlere çekilince Tywin Lannister girişleri taşla kapattırdı ve yakındaki suyu madenlere yönlendirdi. Yeraltındaki Castamere tamamen sular altında kaldı; yüzeydeki yapılar da yakıldı.
Bugünkü harabe hâlinde ise yüzeyde yanmış ve çökmüş sur kalıntıları, kırık kuleler ve taşlarla kapatılmış eski maden girişleri hayal edildi.
Reyne Hanesi’nin arması gümüş zemin üzerinde, altın pençeli ve altın dilli, çatallı kuyruklu kırmızı bir aslandı. Hanenin kendisi ise 261 AC’de Castamere’nin düşüşüyle sona erdi.
Kısacası Castamere’nin görsel kimliği: mütevazı görünen yüzey kalesi, devasa yeraltı dünyası, eski altın ve gümüş madenleri, yakınındaki su kaynağı ve bugün sessizce çökmüş Reyne harabeleri.
Casterly Kayası gücünü dışarıdan ilan ediyor; Castamere ise tam tersine, asıl ihtişamını toprağın altında saklayan bir kale.
#GameOfThrones #ASOIAF
MuratQS retweeted
Batı Toprakları Bölgeleri/Kaleleri #CasterlyRock (Casterly Kayası)
Casterly Kayası, Batı Toprakları’nın başkenti ve Lannister Hanesi’nin merkezi. Günbatımı Denizi kıyısında, Lannisport limanının hemen üzerinde yükselen devasa bir kaya kütlesinin içine oyulmuş durumda. Bu yüzden klasik anlamda “bir tepenin üzerine kurulmuş kale” değil; dağın kendisi kale.
Kayalık o kadar büyük ki gün batımında uzaktan dinlenen bir aslanı andırdığı söyleniyor. Zirvesi yaklaşık 640 metre yüksekliğinde ve Sur’un en yüksek noktasından bile çok daha yüksek. Binlerce yıl boyunca doğal kaya, surlar, kapılar ve gözetleme kuleleriyle güçlendirilmiş.
Casterly Kayası’nın asıl etkileyici yanı ise yapının büyük bölümünün kayanın içinde bulunması. Salonlar, galeriler, yatak odaları, kışlalar, cephanelikler, zindanlar, ahırlar, avlular, kuyular, maden galerileri ve hatta sept bile kayanın içine oyulmuş. Dışarıdan görülen pencere ve mazgallar dev kayalığın ölçeği yüzünden küçücük görünüyor.
Ana girişe Lion’s Mouth, yani Aslanın Ağzı deniyor. Güney cephedeki dev doğal mağaraya geniş bir taş merdivenle ulaşılıyor. Batı tarafında ise doğrudan denize açılan kapılar var; gemiler kayanın altındaki mağaralara girerek Lannisterların korunaklı rıhtımlarına ve tersanelerine ulaşabiliyor.
Kayanın içi yalnızca askerî alanlardan oluşmuyor. Golden Gallery Lannister hazinelerini barındırıyor; Hall of Heroes hanedanın ölülerinin ve eski zırhlarının bulunduğu alan. Ayrıca kayanın içindeki bir mağarada Stone Garden adlı tanrı korusu ve yaşlı, eğri bir büvet ağacı bulunuyor.
Casterly Kayası’nın altında binlerce yıldır işletilen altın madenleri, yüzlerce eski maden tüneli ve hâlâ çıkarılmamış altın damarları da var. Lannisterların muazzam servetinin kaynağı tam anlamıyla yaşadıkları kayanın içinde.
Kalenin kökeni Lannisterlardan da eski. İlk İnsanlardan Casterly Hanesi, kayadaki altını keşfedip mağaraları tahkim etmiş ve zamanla yapıyı genişletmişti. Efsaneye göre Lann the Clever, Casterlyleri kandırarak kaleyi ele geçirdi ve kaya o zamandan beri Lannisterların merkezi oldu.
Görselleştirirken temel unsurlarımız çok net: Günbatımı Denizi kıyısında devasa altın-kahverengi bir kaya kütlesi, yüzeyine dağılmış küçük pencereler ve mazgallar, zirvede surlar ve gözetleme kuleleri, güneyde dev Aslanın Ağzı girişi, batı tarafında deniz mağaraları ve hemen aşağıda Lannisport.
Casterly Kayası’nı “üstünde kale olan büyük bir dağ” gibi değil, içi tamamen oyulmuş dev bir taş şehir-kale gibi düşünmek gerekiyor. Zaten onu Westeros’un en zor ele geçirilebilir kalelerinden biri yapan şey de tam olarak bu.
#GameOfThrones #ASOIAF
MuratQS retweeted
Tanrıçanın aşık olduğu şövalye: Galladon of Morne ve Brienne of Tarth
Tarth efsanelerine göre “Mükemmel Şövalye” olarak anılan Morne’lu Galladon, o kadar kusursuz bir şövalyeymiş ki bizzat Bakire’nin kendisi ona aşık olmuş. Ona olan aşkını göstermek için Adil Bakire adlı büyülü bir kılıç hediye etmiş. Bu kılıç o kadar kudretliymiş ki hiçbir kılıç onu durduramaz, hiçbir kalkan da onun öpücüğüne karşı koyamazmış.
Sör Galladon, Adil Bakire’yi gururla taşımış ancak onu yalnızca üç kez kullanmış. Kılıcı ölümlülere karşı kullanmamış, çünkü bunun haksız bir üstünlük sağlayacağını düşünüyormuş. Hikayelere göre Sör Galladon bu kılıçla bir ejderha öldürmüş.
AFFC Brienne I bölümünde Brienne, Jaime’nin kendisine verdiği Yeminkar’ı incelerken aklına Sör Galladon ve onun büyülü kılıcı geliyor. Brienne bir kadın ve teknik olarak şövalye değil, ancak şarkılarda anlatılan gerçek şövalyelerin sahip olduğu onura sahip bir karakter. Eğer bir şövalye olsaydı, “Mükemmel Şövalye” tanımına en yakın kişi muhtemelen Brienne olurdu. Üstelik tıpkı Sör Galladon gibi büyülü bir kılıca sahip ve onu iyi bir amaç uğruna kullanıyor. Brienne, onun kadar iyi bir şövalye olamayacağını düşünüyor ama yanılıyor.
Ben bu hikayede Brienne’in yeminiyle ilgili önemli bir açık görüyorum. Brienne, Catelyn’e yemin etti; paralellik kurduğumuz Galladon’un ise kılıcını ölümlülere karşı kullanmadığı söyleniyor. Ancak Catelyn öldü ve Taşyürek artık hem bir wight hem de Catelyn’den oldukça farklı bir varlık. Brienne’in Yeminkar’la öldürdüğü Pyg, Timeon ve Rorge gibi karakterler de Galladon’un kılıcını sakınacağı türden rakipler değil, aksine aşağılık insanlar.
Brienne’in kılıcını şimdiye kadar iki kez kullanmış olması da burada dikkat çekici. Üçüncü kullanımın Catelyn’e karşı olması, hikayesel açıdan oldukça anlamlı olurdu.
Taşyürek’in sonu ve onu kimin öldüreceği konusunda birçok görüş var. Açıkçası benim en olası adayım Arya. Bunun temel nedeni, merhamet lütfu temasının seride özellikle Arya üzerinden işlenmesi. Siyah ve Beyaz’ın Evi’nde öğrendikleri, daha önceki deneyimleri ve hatta TWOW’daki bölümlerinden birinin Mercy (Merhamet) adını taşıması bunun önemli bir parçası. Taşyürek’in mevcut durumu düşünüldüğünde, Arya’nın onu bir merhamet lütfu olarak öldürmesi bana oldukça olası geliyor. Ancak konumuz açısından daha önemli olan, Brienne’in Taşyürek’i öldürme ihtimali.
Brienne, Jaime ile tanıştığında onu en çok yargıladığı konulardan biri, yemin ettiği kralı öldürmesiydi. Jaime ona bunun ardındaki gerçekleri anlattı ve Brienne bu konuda bir nebze yumuşadı. Ancak benzer bir durumun bizzat Brienne’in başına gelmesi çok daha güçlü bir twist olurdu. Taşyürek’in ne kadar karanlık bir hale büründüğünü gören Brienne, özellikle İkinci Kızıl Düğün’de Catelyn’in masumları da öldürmeye başlaması durumunda, Jaime ile benzer bir kaderi paylaşmak zorunda kalabilir. Bu yüzden Brienne’in Yeminkar’ı üçüncü kez Catelyn’e karşı kullanması, karakter gelişimi açısından oldukça güçlü bir paralellik yaratır.
Galladon’un bir ejderha öldürmüş olması da Brienne’in geleceği açısından ilginç bir önsezi olabilir. Brienne, yaşanacak İkinci Ejderhaların Dansı sırasında bir ejderha öldürebilir ya da bunun yerine bir Targaryen öldürebilir. Tabii bu tamamen spekülasyon. Galladon’un büyülü kılıcını ölümlülere karşı kullanmaması ise Brienne’in Yeminkar’ı Ötekiler’e karşı kullanarak Uzun Gece’de önemli bir rol oynayacağına dair başka bir önsezi olabilir.
Son olarak, Rhaella’nın eski aşkı Bonifer Hasty’nin, Rhaella Aerys ile evlendirildikten sonra onun yerini yalnızca Bakire’nin dolduracağını söylemesi de Galladon hikayesine yapılmış başka bir gönderme olabilir.
MuratQS retweeted
Serideki en sevdiğim kadın-erkek dinamiği=Brienne, Jaime.
Brienne, Casterly Rock’ın altın çocuğunun en rezil hallerine şahit oldu; Oyuncular’ın elindeyken sakalındaki kusmuğu ve altındaki boku temizledi, Jaime’nin at sidiği içtiğini gördü ve bunun gerçekten at sidiği olduğunu öğrenmesine rağmen susuzluktan içmeye devam etmesine tanık oldu. Yani Jaime’nin hiçbir yakınının görmediği, o en dibe vurmuş halini gördü. Buna rağmen Jaime yaşamaktan vazgeçtiği anda, “Korkuyor musun?” diye başlayan o konuşmayı yaparak; hayatı boyunca “Kralkatili”, “onursuz adam”, “yemin bozan” gibi hakaretlere maruz kalan ama korkak olduğu hiçbir zaman söylenmeyen Jaime’nin hayata tutunmasını sağladı. Üstelik bu tek taraflı da değildi; defalarca birbirlerinin kahramanı oldular. Jaime, Brienne’i ayının elinden kurtardı ve tecavüze uğramasını engelledi. Brienne ise Jaime’yi sakat bırakan Kanlı Oyuncular’ın çoğunu öldürdü; Vargo Hoat’ın elini ısırarak enfeksiyon kapmasına neden oldu ve adamlarının onu terk etmesine yol açtı. Timeon’u öldürmeden önce Jaime için elini kesti, Shagwell ve Pyg’i öldürdü, hatta Jaime’ye at sidiği içirip tekmeleyen Rorge’u bile öldürdü. ASOS’ta başlayan bu dinamik, zamanla serinin en sağlam ilişkilerinden birine dönüştü. Güzel ve Çirkin.
MuratQS retweeted
Kızıl Düğün öncesi felaketin ipuçları:
Kızıl Düğün’den önceki iki bölüm, kötü bir şeylerin yaklaşmakta olduğunu o kadar belli ediyor ki… Hem Kızıl Düğün’den önceki Arya X hem de bir önceki bölüm olan Catelyn VI, inanılmaz derecede kasvetli ve yaklaşan felaketin hissiyle dolu. Seriyi hiç bilmeyen biri bile ipuçlarını tek tek yakalayamasa dahi kötü bir şeyler olacağını hissedebilir. Kızıl Düğün’den çok daha önceki bölümlerde de çeşitli ipuçları var ama ben burada son iki bölüme odaklanacağım. Bu iki bölümün üzerinde ağır bir uğursuzluk havası var ve George bu havayı yaratırken özellikle yağmuru kullanıyor.
“ama şimdi salonunda yağmurlar ağlıyor ve yağmuru kimse duymuyor.”
Bu uğursuzluk hissi daha İkizler’e varmadan başlıyor. Sandor, Arya’yı İkizler’e getirdiğinde içeriden korkunç derecede gürültülü bir müzik sesi gelir. Ancak Arya yine de “aslan gibi kükreyen” nehrin sesini duyar ve huzursuz olur. Bu oynanan farsın arkasındaki güce güzel bir göndermedir.
Aynı huzursuzluğu BozRüzgar’da da görürüz. BozRüzgar hiç olmadığı kadar huzursuzdur; karşılamaya gelen Petyr Frey’i atından düşürür ve Robb’u bile dinlemez. Sanki herkesin fark edemediği bir şeyleri hissediyor gibidir.
George, Kızıl Düğün’ün kendisini göstermeden önce Freylerin dili ve davranışları üzerinden de yaklaşan felakete dair ipuçları vermeye devam eder. Bunun en güzel örneklerinden biri, ACOK’ta Winterfell’de oynanan Geçit Lordu oyunudur. Suyun üzerine bir kütük koyulur ve kütüğün üzerindeki oyuncu geçit lordu olur. Suyun karşı tarafına geçmek isteyen kişi neden geçmek istediğini söyler. Geçit lordu, konuşma yapan kişinin yemin etmesini isteyebilir; ancak “belki” denildiği sürece bu yeminlerin bağlayıcılığı yoktur. Konuşmacı isterse lordla dövüşerek yeni geçit lordu olabilir; fakat “belki” demediyse oyun dışı kalır.
Robb, Walder’la görüştükten sonra adamlarını görmek ister. Walder’ın verdiği cevap ise geriye dönüp bakıldığında oldukça manidardır:
“Siz geçmek istediniz, ben de izin verdim ve siz asla BELKİ demediniz, hah. Ama keyfinize bakın. İsterseniz adamlarınızı ellerinden tutarak teker teker karşıya geçirin, benim için sorun değil.”
Bu “belki” meselesi burada da karşımıza çıkar. Catelyn ve Robb daha sonra misafir hakkının korunması için yiyecek ister. Walder onlara “ekmek, peynir ve BELKİ sosis” verebileceğini söyler. (Küçüklüğümüzde yemin ederken tek ayağımızı kaldırma işi.)
Üstelik Walder, düğünden önceki ilk görüşmelerinde ne yapacağını neredeyse açıkça söylüyor:
“Düğünde müzik olacak, çok tatlı bir müzik, şarap da olacak, hah, kırmızılar akacak ve biz bazı yanlışları düzelteceğiz.”
Sadece Walder’ın sözleri değil, İkizler’de bulunmayan insanlar da yaklaşan felaket hakkında ipucu veriyor. Robb, İkizler’e doğru yola çıkmadan önce yaveri Rollam Westerling’i geride bırakır; çünkü eski sadık yaveri Olyvar Frey’in tekrar ona katılacağını düşünmektedir. Ancak İkizler’e vardıklarında Olyvar’ın orada olmadığını öğrenirler; tıpkı Perwyn Frey’in de orada olmadığı gibi. İkisi de Starklarla ittifak döneminde iyi ilişkiler kurdukları için Kızıl Düğün’den bilinçli olarak uzaklaştırılmıştır. Catelyn, Edwyn’in kıyafetinin altındaki zırhı fark ettiğinde bu iki adamın neden orada olmadığını da anlar, ancak artık çok geçtir.
Roslin Frey’in davranışları da aynı şekilde bu uğursuz atmosferin bir parçasıdır. Roslin, kafile İkizler’e geldiği andan itibaren ağlamaklıdır. ASOS sonrasında Roslin’in Edmure’a olan düşkünlüğünü görünce neden ağladığını anlamak daha da kolaylaşıyor.
Düğünün kendisinde de işler olması gerektiği gibi değildir. Şarkıcılar dehşet derecede kötüdür. Bu durum hem Arya ve Tazı hem de Catelyn tarafından defalarca vurgulanır. Hatta gerçek bir şarkıcı olan Alesander Frey bile orada değildir. Çünkü çalgıcılar aslında arbaletçilerdir.
Altta devam ediyor👇
MuratQS retweeted
“...O andan sonra onu nasıl sevmeyeyim? Bu, yaptığı her şeyi onayladığım ya da sonradan olduğu adamın yanında olmaktan keyif aldığım anlamına gelmez... ama her küçük kızın onu koruyacak bir ağabeye ihtiyacı vardır. Tywin Lannister, daha çocukken bile büyüktü.”
MuratQS retweeted
Nişanım, bir şölenle ilan edildi. Ellyn Reyne kahkaha attı ve Kızıl Aslan öfkeyle salonu terk etti. Geri kalanlar dillerini yuttu. Yalnızca Tywin bu evliliğe karşı konuşmaya cesaret etti 10 yaşında bir çocuktu. Babam Tytos bembeyaz kesildi, Walder Frey ise korkudan titriyordu..+






























