Pinned Tweet
George R. R. Martin’in onlarca yıl boyunca verdiği röportajları, mektupları ve söyleşilerini tek bir çatı altında Türkçe olarak topladım. Yaklaşık 600 sayfalık bir “So Spoke Martin” ortaya çıktı. Kitap 1993-2025 yılları arasındaki Martin’in tüm açıklamalarını içeriyor.
Diğer kitap ise, uzun yıllar beklediğimiz “Kış Rüzgarları” kitabından yayınlanan 11 pov. Bu povlar Martin’in söyleşilerinde okuduğu ve paylaştığı kısımlardır.
İki kitapta asla ticari olarak kullanılmayacaktır! Çoğaltılıp satılmayacaktır! Beni tanıyan arkadaşların da bildiği gibi bu evren üzerinden asla ticari düşüncelerim olmadı, aksine otuzdan fazla kişiye “Buz ve Ateşin Şarkısı” serisini hediye ederek genç arkadaşları evrene kazandırdık. İki eserinde PDF’leri paylaşılacaktır. Şimdiden herkese iyi okumalar dilerim 🤍
- Kitabın görsel tasarımları @ertacaltinoz ağabeyime aittir. Kendisine çok teşekkür ederim.
- Söyleşilerin büyük bir çoğunluğu westeros.org ‘dan alınmıştır. Her söyleşi ve mektubun altında kaynak belirtilmiştir. Orijinal dilde okumak isteyenler forum üzerinden ulaşabilir. Yine reddit üzerinden paylaşılan kaynaklı mektuplar ve söyleşiler de eklenmiştir. Forumdaki söyleşileri Türkçe olarak çevirmeme izin veren, ASOIAF’ın en büyük iki hayranı Elio ve Linda’ya teşekkür ederim. 🤍
Kitaplar @hizirbey38 ve @serrolly_gc ‘a gitmiştir tebrik ederim.
Snow retweeted
Forumda EKİM ayı için sadece ASOIAF ile alakalı bölümlerde en aktif üye bu değerli parçayı kazanacak.
@kingcrow283 bu ay en aktif üyeye çok özel bir koleksiyon parçası olan The Rise of the Dragon (İngilizce) kitabını hediye edecek.
Ayrıntılı bilgi:
westerostr.com/d/28971-ekim-…
Merhaba arkadaşlar. Küçük bir Asoiaf yarışması ile özel basım bu seti hediye edeceğim. Yarışmanın nerde yapılacağı ve detaylarını paylaşacağım.
“The prince that was promised, from Ice and from Fire”
‼️ NEW: here’s the official translation of the Song of Ice and Fire, which Rhaegar sings in High Valyrian at the start of the welcome feast at Harrenhal, and which was an element specifically requested by GRRM! ❄️🔥
Original English - given to David J. Peterson by GRRM’s lorekeeper Ti Mikkel:
Dreamed I of the end,
And mayhaps what comes after,
And woke with a scream and this song in my mouth,
The prince that was promised, from Ice and from Fire,
Dreamed in the glow of a bleeding star,
Born into salt and born into smoke,
There must be one more; the dragon has three heads.
Reworked English version, to make it fit better with the melody:
A dream of the end brought this song
Screaming to my mouth
The prince that was promised, of Ice and Fire,
In the glow from the bleeding star
Born truly to salt and smoke;
But another must exist; the dragon has three heads
Final High Valyrian version that Rhaegar sings:
Mōro bē ēdrurys relgot ñuhot
Highȳsi amādas kesor vāedri
Suvio Perzō kīviō Dārilaros
Jehikarȳ hen qelot ānogro
Lopot ōrbrōt usittas drējī;
Yn ilagon tolio bēvilza; zaldrīzes hāri bartossa ēza.
✐ᝰ Art by amoratearte
Algıda seçicilik böyle bir şey. Sadece bu repliğe mi takıldınız. Elia pasajın başında Rhaegar’a seninle mantık evliliği yaptım kalbim Ashara’da diyor. Elia’nın Rhaegar ile evlenme sebebi Dorne’un siyasi çıkarları. Aralarında bir aşk bağı yok.
Dunk ve Egg’in Winterfell’de geçen hikayesine de gönderme var. Büvet ağacının altında dua eden kadın vs vs. bunları henüz okumadık bile.. Brandon Snow’un ejderhaları öldürmek için 3 tane büvet ağacı oku yapmasını da gösteriyor. Asıl güzel olan Bran’ın TWOW’daki tüm povları bu kalitede olacak.
Uzun düşünceler sonunda ADWD Bran III’ün serideki en sevdiğim bölüm olduğuna karar verdim.
Bu bölüm büyük ölçüde siyasi entrikalarla örülü olan evreni kozmik ve büyülü bir boyuta taşıyor. Bölümü benim için zirveye koyan nedenleri üç ana başlıkta toplayabilirim:
1. Saf Lore Bombardımanı
Bölümde resmen tarihin derinliklerine gömülüyoruz. Bran’in ağaç üzerinden gördüğü görüler muazzam ipuçları barındırıyor: Ned Stark’ın; Jon ve Robb’un kardeş gibi büyümesi, Catelyn’in de Jon'u affetmesi için ettiği dua aile ilişkilerine harika bir retrospektif katıyor.
Yaşlı Nan’ı öpen Dunk’ı görüyoruz.
Aegon, Visenya ve Rhaenys’in üç ejderhasını vurmak için Yürek Ağacı’ndan üç ok hazırlayan Brandon Snow’u izliyoruz.
Ve en çarpıcısı da yürek ağacına yapılan o antik insan kurbanı ritüeli. Bu bölümden iki bölüm önce, yani Reek III’te Umberların hala "ilk gece hakkını" gizlice devam ettirdiğini okumuştuk. Keza Roose de devam ettiriyor. Martin bu bilgileri arka arkaya vererek Kuzey’in kökenindeki o karanlık vahşeti harika temellendiriyor.
Ayrıca Ormanın Çocukları, yeşilgörenlik ve yürek ağaçları hakkında ilk ağızdan bilgi ediniyoruz. Orman Çocuklarının içindeki yeşilgörenlerin gözlerinin yeşil veya kırmızı olması ekstra ilgimi çekiyor. Eğer Jon’un ölümden döndükten sonra kırmızı gözlü olacağı teorisine inanırsak, burada harika bir paralellik yakalamış oluyoruz.
Martin’in derideğiştiren hayvanları bineklere benzetmesi de çok iyi bir yazım tercihi. Vahşi bir ata binmek zordur ama insanlara alışmış bir at sürücüsünü kolayca kabul eder; kullanılan kuzgunların da Bran’i yadırgamadan rahatça kabul etmesi buna çok iyi bir örnek. Üstelik yüzlerce yıl önce ölmüş Ormanın Çocukları'nın bilinç kırıntılarının hala o kuzgunların içinde yaşadığını öğrenmemiz serinin derinliğini katlıyor.
2. Bran’in Grilleşen Karakter Gelişimi
Bran artık tamamen “kırık çocuk” olmayı kabul etmiş, gerekirse Brynden Rivers gibi o mağarada kök salarak ölmeyi bile göze almıştır. Yaşı çok küçük olmasına rağmen yazar Bran’e grilik katıyor.
Hodor’a yaptığı şey, bölümü Bran’in bakış açısından okuduğumuz için bize yumuşatılarak sunulsa da aslında açık bir istismardır. Her ne kadar Hodor artık Bran'in zihnine girmesine fiziksel olarak direnemese de, Bran geleceği zaman korkuyla “çukura saklanması” ve Bran’in de bunu yaparken içten içe utanç duyması, yapılanın ne kadar yanlış ve karanlık bir şey olduğunu netçe gösteriyor.
3. Bölümün Kusursuz Karanlık Tonu
Bölüm boyunca mağarada yoğun bir çaresizlik havası hakim. Jojen öleceği günü bekleyerek ağır bir depresyona girmiş durumda, Meera da kardeşinin bu trajedisini izleyerek onun depresyonuna ortak oluyor.
Bloodraven’ın Bran’e "Karanlık bizim için güvenli bir siperdir" demesi başlı başına tekinsiz bir durum. Birkaç bölüm önce Melisandre’nin kendi bölümünde Bloodraven ve Bran’i alevlerde görüp "Büyük Öteki'nin uşakları" olarak damgalamasını da hatırlayınca işler iyice grileşiyor. Yaklaşan ışık ve karanlığın savaşını düşündüğümüzde bu bölüm; Bran’in hocasının ve yanındakilerin aslında hiç de "saf iyi" veya masum olmadığını düşündürüyor. Hatta Bran’e içirilen lapanın aslında kurban edilen Jojen olduğunu iddia eden jojenpaste teorisine inanırsak bölümün karanlık tonu arşa çıkıyor.
Tabii ki Bran tarafının Büyük Öteki’ye hizmet ettiğini düşünmüyorum; daha ilk kitaptaki Bran III bölümünde bizi bunun tersine ikna edecek, asıl tehdidin Kuzey'in kalbindeki kış olduğunu gösteren detaylar var. Ancak yazar, Melisandre'nin bakış açısıyla birlikte bize bu şüpheyi az da olsa aşılamak istiyor ve bu da bölümü çok daha tekinsiz ve karanlık yapıyor.
Bonus: Bran’e verilen lapanın tat betimlemeleriyle Akşam Gölgesininkiler birbirine epey benziyor. Bu da Euron arc’ına farklı bir bakış açısı katıyor..
“Ormanda ölü şeyler var. Denizde ölü şeyler var. Denize açılan on bir geminin altısı kaldı. Jon Kar kaşlarını çatarak parşömeni dürdü. Gece çöküyor, diye düşündü, ve şimdi benim savaşım başlıyor.”
#YeniProfilResmi @ertacaltinoz
Snow retweeted
“Jon Snow” by me.
After eleven years of Game Of Thrones related artworks, I am giving you book Jon from my imagination, now!
Hope you like it.
Ertaç
#JonSnow #LyannaStark #RhaegarTargaryen #Ghost #GameOfThrones #ASongOfIceAndFire #ASOIAF #GeorgeRRMartin #GRRM
Snow retweeted
George R. R. Martin’in seri içinde farklı yazar ve eserlere yaptığı göndermeler:
Robert Jordan ve Zaman Çarkı
En dikkat çekici örneklerden biri Robert Jordan’ın Zaman Çarkı serisine yaptığı göndermelerdir.
Dorne’daki Jordayne Hanesi bunun en açık örneklerinden. Hanenin başındaki Trebor Jordayne ismindeki “Trebor”, “Robert”ın tersten yazılmış hali. “Jordayne” ise doğrudan “Jordan” soyadına gönderme. Hanenin kalesinin adı Tor da Zaman Çarkı’nın yayıncısı Tor Books’a bir selam niteliği taşır.
AFFC, Deniz Canavarının Kızı bölümünde şöyle bir pasaj var:
“Bir zamanlar Aliüstat Rigney, tarihin bir tekerlek olduğunu yazmıştı; çünkü insan tabiatı esas olarak değişmezdir, geçmişte olan tekrar olacaktır.”
Buradaki Rigney, Robert Jordan’ın gerçek adı olan James Oliver Rigney Jr.’a göndermedir. Cümlenin kendisi de Zaman Çarkı’ndaki zamanın döngüsel olduğu fikrini hatırlatıyor.
Martin’in Zaman Çarkı’na ilgisi bununla da sınırlı değil. “Jaime Lannister vs. Rand al’Thor” adlı kısa bir hikayede yazmıştır.
Martin ayrıca Robert Jordan’ın serisi hakkında oldukça olumlu konuşmuş ve Zaman Çarkı’nın fantastik edebiyatı yeniden tanımladığını söylemişti.
Tad Williams Etkisi
Martin’in en önemli ilham kaynaklarından biri de Tad Williams’ın Memory, Sorrow and Thorn serisidir.
Buradaki göndermeler de oldukça ilginç. Acıköprü’de Renly’nin ordusunda bulunan Lord Willum, “Williams” adına yapılan bir gönderme olarak görülüyor. Lord Willum’un oğulları Elyas ve Josua ise Tad Williams’ın serisindeki aynı isimli karakterlere gönderme. Stannis ve Renly çatışmasına ilham olan iki karakterin ismini de direkt kendi serisinde kullanmış.
Harry Potter Göndermesi
AFFC Brienne IV bölümünde Brienne, Acıköprü turnuvasını hatırlarken şöyle düşünür:
“Harry Sawyer’ı atla ezmiş ve Robin Potter’ın miğferini kırıp adama çirkin bir yara izi hediye etmişti.”
Harry Sawyer ve Robin Potter isimleri zaten yeterince açık bir gönderme.
Bir de işin komik tarafı var: Martin’in A Storm of Swords ile Hugo Ödülü’nü Harry Potter and the Goblet of Fire’a kaptırmış olması, bu göndermeyi biraz daha anlamlı ve hafif iğneleyici hale getiriyor. Hugo ödülünü kaybettikten sonra Harry’i Brienne’e dövdürmüş resmen..
Gormenghast Serisi
George R. R. Martin’in sevdiği yazarlardan biri de Gormenghast serisinin yazarı Mervyn Peake’tir. Martin, Buz ve Ateşin Şarkısı’nda Peake’in eserlerine birkaç ilginç gönderme yapıyor.
Bunun en açık örneği Peake Hanesi. Hanenin adı doğrudan Mervyn Peake’e gönderme. Peake’lerin merkezi olan Starpike ise Gormenghast serisinin önemli karakterlerinden biri olan Steerpike’tan geliyor.
Hanenin mevcut lideri Titus Peake’in adı da serinin ana karakteri Titus Groan’a gönderme. Martin bununla da yetinmiyor; eski Peake lordlarından Katip Meryn, Mervyn Peake’in ismine, Barquen Peake ise serideki Barquentine karakterine gönderme olarak görülüyor.
Bonus: Uther Peake’in eşi Prunella Celtigar’ın adı da C. S. Lewis’in Narnia serisindeki Prunaprismia karakterine bir gönderme olabilir.
Ertaç ağabeyi uzun zamandır tanıyan biri olarak söylüyorum, gerçekten çok delikanlı adamdır. Bize de birçok konuda yardımı olmuştur. Özellikle Epsilon’un fahiş fiyat artışları döneminde yanımızda durmuş, Epsilon’a karşı açıkça cephe almıştır. Onun aldığı tavır çok önemli ki kendisi kitabın hem kapak çizeridir hem de içindeki birçok çizim ona aittir.
So Spoke Martin’i Türkçeye çevireceğim zaman da onun adıyla Elio ve Linda’yla iletişime geçip izin almıştım. Arkadaşlarım için kitabı bastıracağımı, kapak için bir görsel düşündüğümü söylediğimde direkt çizimlerinin olduğu sayfayı atıp “İstediğini seç kardeşim, kalitesi bozulmasın mail olarak yollarım” demişti.
Uzun yıllardır bu evrene çizimler yapıyor ve bunların çoğunu ücretsiz şekilde paylaşıyor. Çizerliğine zaten kimsenin tek kelime edebileceğini sanmıyorum. Direkt evrenin yaratıcısı adamı takip ediyor. Bizim çocukluk zamanında her yerde dolaşan o efsane Adile Naşit çizimi bile ona ait. GRRM’ye yazılan mektupların toplandığı kitapta onun da mektubu var. Evinden dışarı çıkamayıp kafayı kadın erkek muhabbetiyle bozmuş, gerçek hayattan bir haber 16-17 yaşındaki ergenlerin ne söylediğinin de çok bir önemi yok. Bu tavır ile hayatları boyunca çevreleri tarafından da ciddiye alınmayacaklar zaten.
HA Rİ KA
“A Game Of Thrones” by me.
I wanted to depict this particular scene, since I didn’t see anyone else doing it before.
Please let me know if I’m wrong; write down below.
Hope you enjoy!
#ASongOfIceAndFire #AGameOfThrones #GeorgeRRMartin #GRRM #EddardStark #JaimeLannister #fanart
Snow retweeted
Yıllarca fantastik edebiyat küçümsendi “gerçek edebiyat” sayılmadı. Sonra Tolkien çıktı ve LOTR 1997'de 25 binden fazla kişinin katıldığı ankette 20. yüzyılın kitabı seçildi
Fantastiğin kaderini değiştiren adam
Bugün, Tolkien'in 53. ölüm yıldönümü.
İyi ki vardın, Profesör
Harika videolar.. Ayça ablam gerçekten bu işin en iyisi, yine kalitesini konuşturmuş.
Kanalımda şu an üç yeni video mevcuttur: Taht Oyunları, Kralların Çarpışması ve Kılıçların Fırtınası kitaplarının prolog (açılış povları) incelemeleri.
Taht Oyunları şu an herkese açık ama diğer iki video KANAL ÜYELERİNE öncelikli yayımlanmıştır. Sonraki gün ve haftalarda tüm abonelere açılacaktır. Tabii bu süre zarfında diğer kitapların prolog incelemeleri de planladığım gibi giderse gelecek inşallah.
Kanal: youtube.com/@asoiaftr/videos
Okurların hangi karakterleri sevip sevmediğine bu kadar takılmayın bence. Dany, bembeyaz olmaktan çok uzak bir karakter ayrıca. Asoiaf’ta beyaz karakter yok ki bembeyaz olsun. Dönemin şartlarına göre absürt seviyede onurlu olan Ned Stark’ın bile küçük grilikleri var.
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
































