
MBA. @BiLGiOfficial
İstanbul, Türkiye
Joined September 2011
- Tweets1K
- Following429
- Followers7.5K
- Likes12K
Pinned Tweet
ben yazdım.
Yılmaz Güney, Yol ve Şiddetin Dışına Çıkmak: Seyit Ali Üzerine
gorus21.com/yilmaz-guney-yol… @Ciselaktimur
emir’in yatağına uzandığım günü hatırlıyorum. tüm renkleri kaybetmiştim ve oraya öylece yığıldım. o daha çocuktu, odasında önemli işleri vardı ama o yatağa ihtiyacım olduğunu ve gidecek daha neşeli bir yerimin olmadığını anlamıştı.
bir önceki yaz benimle savaşamayacağını anlayınca göbeğimdeki piercingi tutup çeken de oydu. sonra bana aylarca yatağını verdi. iyileşecek gibi değildim ve sebebi bu endişeydi. kaç ay yattım o yatakta hatırlamıyorum. pembe bir sabahlığım vardı ve sonra ona çok güldük.
Çisel Aktimur retweeted
The first novel I ever loved was the survival classic Hatchet, but recently I’ve learned that a *lot* of women despise this book, and see it is as something they were forced to read in school to entice the idiot illiterate boys in their English class. I dove into that tension!
narsist olduğunu düşündüğünüz insanlar sadece sizden daha çekici ve zaten siz de o çekici insanın mağduru olmaktan bir tür haz alıyorsunuz. çünkü sizde olmayan bir şey var onlarda ve onun peşindesiniz. bu, örtük mutabakata dayanan rol dağılımı ve herkes yerini seviyor.
“ömrünün sonlarına doğru bir huzurevinde hayal ediyorum seni. nerede olduğunu anlamadığın için korkuyorsun, yediğin krepin parasını ödemek istiyorsun ama cüzdanını bulamıyorsun, ağlamaya başlıyorsun, seni yatıştıramam çünkü orada değilim, çünkü ben çoktan öldüm.”
nine inch nails dinlemeyi aklımı kaybedecek şekillerde seviyorum ve koşmaktan nefret ediyorum. sadece koşarken dinlemek gibi bir kural koydum kendime ve nine inch nails dinleyebilmem için koşmam gerekiyor. ve artık koşuyorum. çünkü sadece o zaman dinleyebiliyorum.
Çisel Aktimur retweeted
ADHD, otizm ve benzeri durumlarda eksik ya da fazla tanı tartışması gerçekten önemli. Ancak bir diğer önemli soru da tanı arayışımızın ardındaki ihtiyaç: Bir tanı ile yaşadıklarımızı anlamlandırmayı, kendimizi daha iyi tanımayı ve uygun desteğe ulaşmayı mı amaçlıyoruz? (1/2)
bir anne olsaydım nasıl birine dönüşeceğimi düşündüm. tuhaf. bu ara çok sık düşünüyorum anneliğin bana neler edeceğini. nefes alan küçük bir şeyin hayatında makul bir yerde olmak isteyecektim muhtemelen ve tuhaf şeyler düşünmeyi göze alamayacaktım.
tanısı konulan düzeyde dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan insan yok. obsesif bozukluğunuz da yok. bipolar ve borderline da değilsiniz. çocuklarınız da otizmli değil. eski sevgilileriniz narsist değil. sadece psikiyatrik ve psikolojik söz dağarcığınız arttı.
Bazen şunu düşünüyorum… Lise/üni yıllarımdayken akademik zorluk yaşadığım zamanlar, şimdiki gibi bir “akıl sağlığı farkındalık” seviyesi olsaydı da bir psikiyatriste gitseydim, dikkatim dağınık, derslere odaklanamiyorum vs. gibi şeyler söyleseydim %99 ihtimalle adhd tanısı alıp methylphenidate içeren bir uyarıcıya başlatılmış ve şimdi de patates gibi yaşıyor olurdum.
Teşekkürler early 2000s mental health unawareness🙏
ilkokulumda bir çocuk vardı ve biraz tuhaftı. herkesin tuhaf diyebileceği türden tuhaftı. hepsi buydu ama. otuz sene öncesiydi ve bu kadar terim bilmiyorduk ve ona sadece tuhaf diyebiliyorduk ve şu an hepimiz kadar normal biri. normal biri çünkü onu damgalayamadık o yıllarda,
kuzey edebiyatını anneme benzetiyorum. sahici, soğuk, yalın, dolaysız, alengirsiz ve öze içkin. annem de böyle bir kadın ve kendinizi onun yanında muhteşem güvende hissedersiniz.
ben, latin edebiyatıyım. neşe saçarım ve kuytu köşelerimi didiklerseniz ağlatırım sizi.
biz kadınlar, cinsel arzumuza sadık kaldığımızda, toplumsal olarak bize yüklenen kadın imgesinden uzaklaşıyoruz. ve, tekrar o imgeye yerleşebilmek için mantı açmamız ve kek çırpmamız da gerekiyor. kötü kadın olmaya devam etmemek için yataktan kalkıp mutfağa gitmek mühim. :)









