@undo__0i
iAccount based inSouth Asia
About this account
- Account based in
- South Asia
- Connected via
- South Asia App Store
Account-level information from X, not a live location or the device used for a specific post.
Thoughts become words. Words become memories.
Joined January 2026
- Tweets7.8K
- Following805
- Followers1.8K
- Likes14.8K
Undo retweeted
Bilim insanlarının araştırmalarına göre Dünya’nın sonuna son 54 gün kaldı!
— 1960 yılında yapılan araştırmaya göre, 13 Kasım 2026 Cuma günü kıyamet kopacak!
Hazır mısınız buna?
Undo retweeted
Batı Şeria’da Filistinlilere ait araziye giren İsrailli yerleşimcinin aracının önünü kesen minik Hamamde:
“Toprağımızı terk etmeyeceğiz.
Okulumuzu yıkarsanız yenisini yaparız.
Şimdi buradan git.”
Undo retweeted
Bu kadarı da fazla..
Başta herşey normal zannettim ama gerçeği kendi gözlerimle görünce anladım
Undo retweeted
Yağmuru gerçekten hissetmek istiyorsan şemsiyeni kapatıp kollarını açacaksın; çünkü gökyüzü sadece teslim olanların üzerine dökülür.
Undo retweeted
Günlerdir bu market böyle.
Artık alışveriş yapmaya değil, olay yeri incelemeye gidiyorum.O kadar dağınık ve pis ki yerler,ürünler ambalajlı olmasa bir şey alınmaz bile ordan.
Kasadaki adama burası ne aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum dedim,bizde bulamıyoruz diyip güldü şaka mı ?
“umutsuzluk harcaması” hayatım içinden gerçekleri paylaşan kupür’ü takip etmeyi unutmayın
Maaşı yattı.
Kirasını ödedi.
Faturalarını kapattı.
Kredi kartının asgarisini yatırdı.
Hesabında kalan paraya baktı.
Normalde biriktirmesi gerekiyordu.
Ev almak için…
Araba almak için…
Belki geleceğini güvenceye almak için…
Sonra düşündü:
“Zaten bu parayı biriktirsem ne olacak?”
Ev fiyatları sürekli uzaklaşıyor.
Araba almak giderek zorlaşıyor.
Hayat pahalılaşıyor.
Geleceğin ne getireceği de belli değil.
Telefonunu açtı.
Uzun zamandır istediği ayakkabıyı aldı.
Akşam güzel bir restorana gitti.
Sonra birkaç günlük tatil rezervasyonu yaptı.
Çünkü zihnindeki denklem değişmişti:
“Geleceğimi satın alamıyorsam, bari bugünümü satın alayım.”
İşte bunun bir adı var:
Doom spending.
Türkçeye kabaca “umutsuzluk harcaması” veya “gelecek kaygısıyla harcama” diye çevrilebilir.
Mantığı oldukça ilginç:
Normal şartlarda ekonomik belirsizlik arttığında insanların harcamalarını azaltıp tasarrufa yönelmesi beklenir.
Doom spending’de ise bazı insanlar bunun tam tersini yapıyor.
Gelecekte ev, araba veya finansal güvence gibi büyük hedeflere ulaşmanın giderek zorlaştığını düşündükçe küçük ve ulaşılabilir mutluluklara para harcıyorlar.
“20 yıl sonra ne olacağını bilmiyorum.”
yerine:
“Bugün param var ve bunu bugün yaşayabilirim.”
duygusu ağır basıyor.
Yeni telefonlar, kıyafetler, restoranlar, konserler, tatiller…
Bunların hepsi sadece tüketim olmayabiliyor.
Bazen insanın kontrol edemediğini düşündüğü geleceğe verdiği psikolojik bir cevap hâline geliyor.
Ama işin paradoksu tam da burada:
Gelecek konusunda kaygılandığı için daha fazla harcıyor; daha fazla harcadıkça gelecekteki maddi güvenliği daha da azalıyor.
Ve döngü yeniden başlıyor.
Belki de bu yüzden doom spending sadece bir alışveriş trendi değil.
Bir neslin şu cümlesinin ekonomik karşılığı:
“Yarını kuramıyorsam, bari bugünü yaşayayım.”
Undo retweeted
Çocuk yorulmadıkça annenin mesaisi bitmiyor. Evde sessizliği sağlamanın ayrı bir stratejisi var.
Evli bir arkadaşım vardı, güya iyiliğimi isteyecek ya, eşinin yakın bir arkadaşını tutturdu "Tanıştıralım, çok iyi çocuk" diye. Ben başta tabii ki sallamadım, "Aman ne uğraşacağım" modundayım. Ama bunlar darlamaya devam edince, "Neyse alt tarafı bir kahve içeriz, ne olacak" deyip bir şans vereyim dedim.
Görüşmek için sözleştik ama ben tek gitmek istemedim yanımda yakın kız arkadaşımı da aldım, gittim. Masaya oturduk; bizim evli arkadaş da boş durmamış, yanına kuzenini almış gelmiş. Oturduk, sohbet falan derken, çocukta bir ilgi, bir alaka... Gözlerimin içine bakıyor neredeyse. Neyse, çocuğun işi çıktı, kalkması gerekiyordu. Birden bana dedi ki: "Gel sen de dışarı gel biraz." İçimden "Allah Allah, hayırdır inşallah" dedim ama meraktan gittim tabii.+++