TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI retweeted
TMMOB COP31 RAPORU KAMUOYUYLA PAYLAŞILDI
Birliğimiz tarafından hazırlanan “Sıfır Emisyon Mu, Emisyon Ticareti Mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31" başlıklı raporun duyurusuna ilişkin basın toplantısı, 27 Ekim 2026 tarihinde Alba Hotel’de gerçekleştirildi.
Haberin tamamına web sitemizden ulaşabilirsiniz:
tmmob.org.tr/icerik/tmmob-co…
TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI retweeted
SIFIR EMİSYON MU, EMİSYON TİCARETİ Mİ? KARBON PİYASALARININ GÖLGESİNDE COP31 RAPORU YAYIMLANDI
Raporun, ekosistemi ve toplumun ortak yaşam koşullarını serbest piyasa acımasızlığına, yeşil borç tuzaklarına ve teknolojik bağımlılık mekanizmalarına terk eden küresel politikalara karşı güçlü bir kurumsal duruş sergilemesini; kamu yönetiminin bütününde ortak ve kararlı bir kamusal planlama iradesinin tetiklenmesine katkı koymasını temenni ederiz.
Raporun tamamına web sitemizden ulaşabilirsiniz: tmmob.org.tr/yayin/tmmob-cop…
tmmob.org.tr/icerik/tmmob-co…
79. TÜRKİYE JEOLOJİ KURULTAYI “KÜRESEL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE YERBİLİMLERİ: YERYÜZÜ, TOPLUM VE GELECEK” TEMASI İLE GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR
1947 yılından beri süregelen ve ülkemizin köklü, saygın, bilimsel ve teknik organizasyonlarından olan Uluslararası Katılımlı Türkiye Jeoloji Kurultayı`nın yetmiş dokuzuncusu “Küresel Sorunların Çözümünde Yerbilimleri: Yeryüzü, Toplum ve Gelecek” temasıyla 12-16 Nisan 2027 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecektir. 1947 yılından beri süregelen ve ülkemizin köklü, saygın, bilimsel ve teknik organizasyonlarından olan Uluslararası Katılımlı Türkiye Jeoloji Kurultayı`nın yetmiş dokuzuncusu “Küresel Sorunların Çözümünde Yerbilimleri: Yeryüzü, Toplum ve Gelecek” temasıyla 12-16 Nisan 2027 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecektir.
Yeryüzü; jeolojik süreçleri, suyu, toprağı, mineralleri, enerji kaynakları ve jeoçeşitliliğiyle toplumların yaşamını ve geleceğini biçimlendirmektedir. İnsan faaliyetleri de doğal süreçleri giderek daha güçlü biçimde değiştirmekte, yeryüzü ile toplum arasındaki karşılıklı ilişkiyi yeni bir ölçekte ortaya çıkarmaktadır.
İklim değişikliğinden su ve gıda güvenliğine, doğal kaynakların kullanımından enerji dönüşümüne, afet risklerinden kentleşmeye uzanan küresel sorunlar; jeolojik, çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alınmayı gerektirmektedir.
Bu anlayışla Uluslararası Katılımlı 79. Türkiye Jeoloji Kurultayı, yerbilimlerinin farklı disiplinleri ile sosyal bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, ekonomi, politika ve teknoloji alanları arasında diyaloğu geliştirmeyi amaçlamaktadır. Kurultay, farklı bilgi alanlarını bir araya getirerek yeni soruların sorulacağı, bilimsel çalışmaların ve deneyimlerin paylaşılacağı, ortak sorunlara birlikte yanıt aranacağı bir buluşma ortamı sunacaktır.
Kurultay kapsamında, bildiri sunumlarının gerçekleştirileceği 34 genel oturumun yanı sıra, 7 ana tema oturumu, paneller, teknik geziler ve kurultay öncesi kurslar gibi etkinliklerle katılımcılar arasındaki bilimsel etkileşimin artırılması hedeflenmektedir.
Yeryüzünün geleceği ile toplumların geleceğinin birbirinden ayrı olmadığı düşüncesiyle; araştırmacıları, meslektaşlarımızı, öğrencileri, ilgili kurum ve kuruluşları ve konuya ilgi duyan herkesi Uluslararası Katılımlı 79. Türkiye Jeoloji Kurultayı’na katılmaya ve katkı sunmaya davet ediyoruz.
Kurultayın programı, önemli tarihleri ve katılım koşulları ayrıca duyurulacaktır.
79. Türkiye Jeoloji Kurultayı
Düzenleme Kurulu
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…
JEOFEST 2026: İZMİR’DE JEOLOJİYLE DOLU ÜÇ GÜN
23–25 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen JEOFEST, İzmir halkını yer bilimleriyle buluşturdu. Özellikle çocukların ve gençlerin jeolojiyi tanımasına katkı sunan festival, bilim ile toplum arasındaki bağın güçlendirilmesine zemin oluşturdu.
Odamız İzmir Şubesi tarafından düzenlenen festivale, Yönetim Kurulu Başkanımız Düzgün Esina, Yazman Üyemiz Çetin Kurtoğlu ve Denetleme Kurulu Üyemiz Faruk İlgün birlikte katıldı. Festivalin açılış konuşmaları İzmir Şube Başkanımız Koray Önalan, Bornova Belediye Başkanı Ömer Ekşi ve Yönetim Kurulu Başkanımız Düzgün Esina tarafından gerçekleştirildi.
Üç gün süren festival, jeolojinin yalnızca mesleki ve akademik çalışmalarla sınırlı kalmayıp gündelik yaşamla kurduğu bağın toplumla paylaşılmasına katkı sundu. Üzerinde yaşadığımız yeryüzünü tanımak, kayaçların taşıdığı izleri anlamak ve doğal süreçlere bilimsel bir bakış geliştirmek, festivalin toplumsal önemini oluşturan başlıklar arasında yer aldı.
Açılış Konuğu Prof. Dr. Celal Şengör Oldu
Festivalin ilk gününde açılış konuğu olarak katılımcılarla buluşan Prof. Dr. Celal Şengör, “Taş ve İnsan” temalı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşi, insanın yeryüzüyle ilişkisini jeoloji üzerinden düşünmek ve taşların anlattığı uzun geçmişe farklı bir gözle bakmak için bir fırsat sundu.
Çocuklar ve Gençler İçin Bilimle Buluşma
İzmir halkına, özellikle gençlere ve çocuklara jeolojiyi anlatmayı amaçlayan JEOFEST, bilimsel merakın erken yaşlarda gelişmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Doğayı gözlemleyen, soru soran ve yaşadığı çevreyi anlamaya çalışan kuşakların yetişmesi açısından bu tür kamusal bilim etkinlikleri önemli bir değer taşıyor.
Jeoloji bilgisinin toplumda yaygınlaşması; doğal varlıklarımızın korunması, jeolojik mirasın tanınması, afetlere karşı bilinç geliştirilmesi ve yaşanabilir kentler oluşturulması açısından da önem taşıyor. JEOFEST gibi buluşmalar, yer bilimlerinin yaşamımızdaki yerini görünür kılarken mesleğimizin toplumla bağlarını da güçlendiriyor.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bilimi toplumla buluşturan çalışmaların sürdürülmesini önemsiyor; festivalin hazırlanmasında emeği geçen İzmir Şube Yönetim Kurulumuza, meslektaşlarımıza, katkı sunan bilim insanlarına, destek veren kurumlara ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz.
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…
JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI MADEN-TEK FUARI’NA KATILDI
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, 22-24 Ekim 2026 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Maden-Tek 2026 Fuarı’na katılım sağladık. Madencilik sektöründeki teknolojik gelişmelerin, yenilikçi uygulamaların ve sektörel iş birliklerinin ele alındığı fuarda Odamız da standıyla yer aldı.
Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Düzgün Esina ile Yönetim Kurulu üyelerimiz Zeynel Abidin Gök ve Barış Koç fuar kapsamında Odamız standında meslektaşlarımızı, sektör temsilcilerini ve ziyaretçilerimizi ağırladı. Gerçekleştirilen görüşmelerde madencilik sektöründeki güncel gelişmeler, jeoloji mühendisliğinin sektördeki yeri, mesleki uygulamalar ve iş birliği olanakları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Düzgün Esina, fuarın açılış programında bir konuşma gerçekleştirdi.
Açılış konuşmasında, jeoloji biliminin maden arama faaliyetlerinden üretim süreçlerine kadar tüm aşamalarda taşıdığı temel önem ile teknolojik dönüşümün sektöre sunduğu yeni olanaklar ele alındı. Uzaktan algılama, gelişmiş sondaj ve analiz yöntemleri, üç boyutlu modelleme ve yapay zekâ destekli uygulamaların, güvenilir jeolojik veri ve mühendislik bilgisiyle birlikte değerlendirilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Enerji dönüşümü, ileri teknolojiler ve savunma sanayisi açısından giderek stratejik önem kazanan kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin araştırılması, değerlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretime dönüştürülmesinin önemi üzerinde duruldu. Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, çatışmalar ve jeopolitik gelişmelerin enerji ve hammadde tedarik güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, ülkemizin bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesinin gerekliliği ifade edildi.
Madencilik faaliyetlerinde teknolojik gelişmelerin yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı kalmaması; iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesine, doğal kaynakların verimli kullanılmasına, su kaynaklarının korunmasına ve çevresel etkilerin azaltılmasına da katkı sunması gerektiği vurgulandı. Bu süreçlerde mühendislerin mesleki yetkinliklerinin, haklarının ve bilimsel değerlendirme özgürlüklerinin korunmasının önemine dikkat çekildi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak doğal kaynaklarımızın bilimsel ilkeler, çevresel sorumluluk ve kamu yararı doğrultusunda değerlendirilmesini; jeoloji mühendisliğinin bilgi birikiminin ve teknolojik olanaklarının madencilik süreçlerinde etkin biçimde kullanılmasını önemsiyoruz.
Maden-Tek Fuarı’nın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor, standımızı ziyaret eden meslektaşlarımıza ve sektör temsilcilerine ilgileri için teşekkürlerimizi sunuyoruz.
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…
ALTYAPI VE KAMU YATIRIMLARINDA NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
İçme suyu, kanalizasyon, atıksu arıtma, şehir altyapıları ve kentsel dönüşüm projelerinin güvenli, sürdürülebilir ve uzun ömürlü olması için jeolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
- İçme suyu kaynaklarının belirlenmesi ve korunması için hidrojeolojik etütler
- Altyapı projelerinde zemin etütleri ve jeolojik risk analizleri
- Heyelan, sıvılaşma, kaya düşmesi gibi zemin risklerinin değerlendirilmesi
- Kentsel dönüşüm ve imar projelerinde yerleşime uygunluk analizleri
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
ENERJİ KAYNAKLARINDA NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Ülkemizin petrol, doğal gaz ve diğer enerji kaynaklarının aranması, güvenle üretilmesi ve enerji altyapısının doğru planlanması için jeolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
- Petrol ve doğal gaz arama çalışmalarında jeolojik etütler
- Stratigrafi, sedimantoloji ve rezervuar karakterizasyonu
- Enerji iletim hatlarının güzergâh planlamasında jeolojik değerlendirmeler
- Jeolojik risk analizleri, saha denetimleri ve çevresel etkilerin değerlendirilmesi
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
MADENCİLİK VE DOĞAL KAYNAK YÖNETİMİNDE NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Ülkemizin yeraltı zenginliklerinin güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi için jeolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
- Maden arama ve rezerv çalışmalarında jeolojik etütler
- Saha jeolojisi, jeolojik modelleme ve kaynak değerlendirmeleri
- Çevresel etkilerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir madencilik
- İş güvenliği, risk analizi ve saha denetimlerinde jeolojik uzmanlık
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
GÜVENLİ KENTLEŞMEDE NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Yerleşim alanlarının doğru planlanması, zemin koşullarının değerlendirilmesi, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulması için jeolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
- İmar planlarına esas jeolojik-jeoteknik etütler
- Yerleşime uygunluk değerlendirmeleri ve risk analizleri
- Heyelan, sıvılaşma, kaya düşmesi gibi afet risklerinin belirlenmesi
- Kentsel dönüşüm ve riskli alan çalışmalarında jeolojik değerlendirmeler
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
ULAŞIM ALTYAPISINDA NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Yolların, tünellerin, köprülerin ve demiryolu yapılarının güvenli, uzun ömürlü ve sürdürülebilir olması için jeolojik bilgiye ihtiyaç vardır.
- Tünel, köprü ve ulaşım yapıları için jeolojik etütler
- Heyelan, kaya düşmesi ve zemin risk analizleri
- Zemin ve kaya özelliklerinin değerlendirilmesi, şev stabilitesi çalışmaları
- Güzergâh planlamasında jeolojik uygunluk analizleri
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
DSİ’DE NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve su yapılarının güvenliği için.
- Yeraltı suyu araştırmaları
- Hidrojeolojik etütler
- Baraj, gölet ve su yapılarının temel jeolojisi
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
MTA’DA NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Ülkemizin jeolojik yapısını ve doğal kaynaklarını bilimsel verilerle araştırmak ve değerlendirmek için.
- Jeolojik haritalama
- Maden ve hammadde araştırmaları
- Mineralojik ve jeokimyasal analizler
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
AFAD’DA NEDEN JEOLOJİ MÜHENDİSİNE İHTİYAÇ VAR?
Afetlere dönüşebilecek jeolojik tehlikeleri önceden belirlemek, can ve mal kayıplarını azaltmak için.
- Heyelan, kaya düşmesi ve sel risk analizleri
- Jeolojik tehlike haritaları
- Risk değerlendirme ve afet yönetimi
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
KAMU YARARI İÇİN DAHA FAZLA JEOLOJİ MÜHENDİSİ!
Afetlere dirençli kentler, güvenli altyapılar ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi için jeoloji mühendisliği uzmanlığı kamu kurumlarında güçlendirilmelidir.
- Daha güvenli kentler
- Sürdürülebilir doğal kaynaklar
- Uzman kamu kadroları
- Daha dirençli bir gelecek
KAMUDA JEOLOJİ MÜHENDİSİ İSTİHDAMI ARTIRILMALIDIR.
#JeolojiMühendisi
#Kamudaİstihdam
GÜVENLİ MADENCİLİK İÇİN BİLİM, MÜHENDİSLİK VE ETKİN DENETİM
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki kömür ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitiren emekçilerin ailelerine ve madencilik camiasına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Yeraltı kömür işletmeciliğinde jeoloji bilimi, yalnızca kömür rezervinin belirlenmesi için değil, çalışanların yaşam güvenliği açısından da vazgeçilmezdir. Kömür damarlarının, fay ve kırık sistemlerinin, kayaç özelliklerinin ve yeraltı suyu koşullarının araştırılması; gaz birikimi, ani gaz boşalması, göçük ve su baskını tehlikelerinin değerlendirilmesinin temelini oluşturur.
Jeolojik araştırmalar üretim boyunca güncellenmeli; elde edilen veriler havalandırma, gaz izleme, tahkimat ve işletme kararlarına yansıtılmalıdır. Jeoloji mühendisleri ile ilgili mühendislik disiplinlerinin birlikte ve etkin çalışması sağlanmalıdır.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak çağrımız açıktır: Yeraltı kömür işletmelerinde jeolojik ve jeoteknik araştırmalar üretimin ayrılmaz parçası hâline getirilmeli; jeoloji mühendisleri ve ilgili diğer disiplinlerin yeterli sayıda, etkin ve mesleki bağımsızlık içinde görev yapması sağlanmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini esas alan, tehlike durumunda üretimin durdurulduğu ve etkin kamusal denetimin uygulandığı bir çalışma düzeni kurulmalıdır. Olayın nedenleri bütün yönleriyle araştırılmalı, olası ihmaller ve sorumluluklar ortaya çıkarılarak sonuçlar kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Hiçbir üretim hedefi ve ekonomik gerekçe, insan yaşamından daha değerli değildir.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
VAN DEPREMİNİN 15. YILINDA: KAYIPLARIMIZI UNUTMADIK, GÜVENLİ BİR GELECEK TALEBİNDEN VAZGEÇMEDİK
23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen Van depremlerinde yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, yakınlarının ve Van halkının acısını paylaşıyoruz. Arama kurtarma, sağlık ve dayanışma çalışmalarında özveriyle görev yapan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Kaybettiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların yeniden yaşanmasını önleyecek adımları atmaktır.
Deprem, ülkemizin jeolojik gerçeklerinden biridir; ancak depremlerin ağır can kayıplarına ve toplumsal yıkıma yol açması kaçınılmaz değildir. Bilimsel bilgiyi göz ardı eden planlama ve yapılaşma kararları, yetersiz mühendislik hizmetleri ve zayıf kamusal denetim, afetler karşısındaki kırılganlığımızı artırmaktadır.
Güvenli yerleşimler yalnızca bina dayanımıyla sağlanamaz. Yer seçimi, jeolojik ve jeoteknik araştırmalar, projelendirme, yapım ve denetim süreçleri bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Jeolojik veriler yalnızca raporlarda yer almakla kalmamalı, yerleşim ve yapılaşma kararlarının temelini oluşturmalıdır.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz:
· Mikrobölgeleme çalışmalarının sonuçları imar planlarına ve yapılaşma koşullarına eksiksiz yansıtılmalıdır.
· Zemin ve temel etütlerinin niteliği artırılmalı, jeoloji mühendisliği hizmetleri ve kamusal denetim güçlendirilmelidir.
· Mevcut yapı stoku, zemin koşullarıyla birlikte değerlendirilmeli; okullar, hastaneler ve yurtlar öncelikle ele alınmalıdır.
· Kırsal yerleşimler risk azaltma çalışmalarına dahil edilmeli, güvenli konuta erişim kamu desteğiyle sağlanmalıdır.
· Merkezi ve yerel yönetimlerde jeoloji mühendisi istihdamı, teknik kapasite ve afet risklerini azaltmaya ayrılan kaynaklar artırılmalıdır.
Afet yönetiminin önceliği, deprem gerçekleşmeden önce riskleri azaltmak ve yaşam hakkını güvence altına almak olmalıdır. Kentsel dönüşüm ve yeniden yerleşim uygulamaları kamu yararı, sosyal adalet ve barınma hakkı gözetilerek yürütülmelidir.
Van’ı unutmamak; bilimin uyarılarını dikkate almak, mühendisliğin gereklerini yerine getirmek ve güvenli yaşam hakkını herkes için savunmaktır.
Odamız, mesleki bilgi ve birikimini toplum yararına sunmaya ve afetlere dirençli yerleşimler için gerekli adımların takipçisi olmaya devam edecektir.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
BASINA VE KAMUOYUNA: NUH’UN GEMİSİ İDDİALARI
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, Telçeker–Üzengili çevresinde bulunan ve kamuoyunda “Nuh’un Gemisi” olarak tanıtılan oluşuma yönelik araştırma ve sondaj iddiaları, bilimsel bilgi ile inanç temelli yorumlar arasındaki ayrımın yeniden hatırlatılmasını gerekli kılmıştır. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak açıkça ifade ediyoruz: Bilimsel dayanaktan yoksun, doğrulanabilir verilerle desteklenmeyen ve önceden kabul edilmiş bir sonucu kanıtlama amacı taşıyan çalışmaların bilimsel araştırma olarak sunulması uygun değildir.
Bölgeye ilişkin jeolojik ve jeomorfolojik incelemeler, gemiye benzetilen biçimin doğal süreçler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bölge, heyelan süreçlerinin etkili olduğu bir bölge olup gemiye benzetilen şeklin, bölgenin jeolojik yapısı, litolojik farklılıklar ve heyelan süreçleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Heyelan süreçleri ve kayaçların farklı aşınma özellikleri, oluşumun günümüzdeki biçiminin gelişmesinde etkili olmuş olabilir. Bu oluşumun Nuh Tufanı ile ilişkilendirilmesini destekleyen, bilimsel olarak doğrulanmış bir jeolojik kanıt ortaya konmuş değildir. Bölgenin stratigrafik konumu ve birimlerin yaş ilişkileri, ilgili jeolojik harita ve saha verileri üzerinden değerlendirilmelidir. Bir yer şeklinin gemiye benzemesi, onun gemi kalıntısı olduğunun bilimsel kanıtı değildir. Benzer biçimde, jeofizik ölçümlerde belirlendiği iddia edilen anomaliler tek başına arkeolojik veya jeolojik kökeni belirleyemez; bu tür bulguların bağımsız jeolojik, jeofizik ve gerektiğinde arkeolojik verilerle birlikte yorumlanması gerekir. Sondajlardan alındığı belirtilen örneklerin konumu, alım yöntemi, analiz sonuçları ve stratigrafik bağlamı açıklanmadan, bu örnekler jeolojik bağlamından koparılarak bir tarihsel anlatının doğrulanması şeklinde sunulamaz. Heyelan içerisinde yer alan yapıya ilişkin olduğu öne sürülen bilimsel çalışma sonuçlarına dair kamuoyuna açıklanan bilgiler, iddiaların bağımsız olarak doğrulanmasına olanak sağlayacak ayrıntıda değildir. Elde edildiği belirtilen verilerin açık bir şekilde kamuoyu ve bilim camiası ile paylaşılması gerekir.
Bu noktada üç önermenin birbirinden ayrılması önem taşımaktadır: Gemi biçimli bir görünüm, oluşumun gemi kalıntısı olduğunu kanıtlamaz. Bölgedeki heyelan ve jeolojik yapı, oluşumun doğal süreçlerle meydana geldiği yorumunu desteklemektedir. Bununla birlikte, oluşumun bütün özelliklerinin hangi süreçlerle ve hangi sırayla meydana geldiği ancak ayrıntılı saha verileri ve uygun analizlerle ileri sürülebilir. Telçeker heyelanına ilişkin MTA’nın 1986 tarihli jeoloji-jeomorfoloji ve jeofizik etütleri, oluşumun doğal bir jeolojik yapı olarak değerlendirilmesi için temel bilimsel dayanaklardandır.
Bilimsel araştırma; sınanabilir hipotezler, uygun yöntemler, kayıt altına alınmış saha verileri, güvenilir analizler ve bağımsız uzman değerlendirmesi gerektirir. Kullanılan cihazın teknolojik niteliği, araştırmanın bilimsel geçerliliğini tek başına sağlamaz. Yöntemi ve verileri açıklanmayan, belirsizlikleri gizlenen veya sonuçları bilimsel değerlendirme tamamlanmadan “keşif” olarak duyurulan çalışmalar kamuoyunu yanıltır ve bilime duyulan güveni zedeler.
İnançlara ve kültürel anlatılara saygı göstermek, bunlara ilişkin iddiaları bilimsel kanıt yükümlülüğünden muaf tutmaz. Araştırma özgürlüğü değerlidir; ancak bilimsel çalışma yürüttüğünü belirten kişi ve kurumların, iddialarını denetlenebilir verilerle destekleme sorumluluğu vardır. Üniversiteler ve ilgili kamu kurumları da kurumsal itibarlarının kanıtlanmamış iddialara bilimsel meşruiyet kazandırmak amacıyla kullanılmasına karşı özen göstermelidir. Ülkemizde bilimsel araştırmaları destekleyen kuruluşların kaynakları sınırlıdır. Depremler, volkanlar, heyelanlar ve seller gibi doğa olaylarının yaratabileceği etkiler ile bu etkilere yönelik önlemler; insan yaşamını doğrudan etkileyen mühendislik jeolojisi ve jeoteknik çalışmalar; ekonomik kaynakların bulunmasına yönelik araştırmalar; tıbbi jeoloji açısından insan sağlığını etkileyen etkenler ile alternatif enerji kaynaklarının bulunması ve kullanılması gibi doğrudan bilimsel gerekçelerle ortaya konulmuş çalışmalar yeterince desteklenmemektedir. Buna karşılık bilimsel gerçekliğe dayanmayan çalışmalara kaynak ayrılması kabul edilemez.
Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, yapılan ya da yapılacak her çalışmanın bilimsel ve jeolojik gerekçelere dayandırılmasını, bahsi geçen bölgedeki her türlü sondaj ve saha müdahalesinin jeolojik koşullar, heyelan tehlikesi ve doğal mirasın korunması gözetilerek planlanmasını; araştırmaların yöntem, örnek ve sonuçlarının bilim camiasının değerlendirmesine açık olmasını talep ediyoruz. Bilimden yoksun çalışmaların ve kanıtlanmamış iddiaların kesin gerçekler gibi sunulmasını uygun bulmuyoruz. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, doğal oluşumların korunması ve bilimsel yöntemin esas alınması yönündeki sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Kültürel Jeoloji ve Jeolojik Miras
Çalışma Grubu
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…
TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI retweeted
18-22 EKİM MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK HAFTASI'NI KUTLUYORUZ!
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin kuruluşunun 72. yıl dönümünü ve Mühendislik ve Mimarlık Haftası'nı kutluyoruz.
TMMOB'nin 72 yıllık tarihi, yalnızca bir meslek örgütünün gelişiminin değil, aynı zamanda ülkemizin emek, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin de tarihidir.
72 yıldır olduğu gibi bugün de bilimin ve tekniğin ışığında, emeğin ve halkın yanında olmaya; mesleğimiz, meslektaşlarımız ve ülkemizin geleceği için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Ülkemizin dört bir yanında alın teriyle üreten, çalışan, emek veren tüm mühendis, mimar ve şehir plancılarının Mühendislik ve Mimarlık Haftası'nı kutluyoruz.
Yaşasın TMMOB!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
tmmob.org.tr/icerik/72-yilim…
29. AKTİF TEKTONİK ARAŞTIRMA GRUBU ÇALIŞTAYI’NA KATILDIK
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Düzgün Esina, Trabzon Şube Başkanımız Semi Hamzaçebi ve Erzincan İl Temsilcimiz Erdal Sarıgül, 14–16 Ekim 2026 tarihlerinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen 29. Aktif Tektonik Araştırma Grubu (ATAG) Çalıştayı’na katıldı.
Üç gün süren çalıştayın ilk gününde Yönetim Kurulu Başkanımız Düzgün Esina, açılış konuşması yaparak katılımcıları Odamız adına selamladı. Çalıştayın ikinci gününde ise Odamız Bilimsel ve Teknik Kurulu (BTK) Üyesi Doç. Dr. Taylan Sancar, bilimsel program kapsamında bir sunum gerçekleştirdi.
Aktif tektonik ve deprem araştırmaları alanındaki güncel çalışmaların paylaşıldığı çalıştay, farklı disiplinlerden bilim insanları ile meslektaşlarımızı bir araya getirerek bilimsel tartışmalara ve bilgi alışverişine katkı sundu.
Odamız, yerbilimleri araştırmalarının desteklenmesini ve üretilen bilimsel bilginin afet risklerinin azaltılmasına yönelik planlama ve uygulamalara aktarılmasını önemsemektedir.
Bu değerli bilimsel buluşmaya ev sahipliği yapan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ile Deprem Teknolojileri Enstitüsüne, çalıştayın düzenleme kuruluna ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor; araştırmaları ve sunumlarıyla katkı sağlayan tüm bilim insanlarına çalışmalarında başarılar diliyoruz.
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…
“DOĞA VE JEOLOJİ” FOTOĞRAF YARIŞMASI SONUÇLARI AÇIKLANDI
79. Türkiye Jeoloji Kurultayı kapsamında düzenlenen ve doğa ile jeolojinin birlikteliğini görünür kılmayı amaçlayan yarışma, farklı katılımcıların gözünden yeryüzünün jeolojik çeşitliliğini, doğal güzelliklerini ve oluşum süreçlerini bir araya getirdi.
Uluslararası katılıma açık olarak gerçekleştirilen yarışmaya yaklaşık 60 başvuru ve 200’e yakın fotoğraf ile başvuru yapıldı. Birbirinden değerli fotoğrafların yer aldığı başvurular, jüri tarafından belirlenen değerlendirme ölçütleri doğrultusunda incelendi.
Yapılan değerlendirme sonucunda;
- Birincilik Ödülü: Erol ÖZER – Meke ve Samanyolu
- İkincilik Ödülü: Kemal TÜRK – Nallıhan
- Üçüncülük Ödülü: Ali ASLAN – Nallıhan
- Mansiyon Ödülü: Ercan ENTERLİ – Uchisar
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak yarışmaya katılan tüm fotoğrafçılara, değerlendirme sürecine katkı sunan jüri üyelerine ve yarışmanın hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor; ödül kazanan katılımcıları tebrik ediyoruz.
Yarışmada ödüle layık görülen fotoğraflar, 79. Türkiye Jeoloji Kurultayı kapsamında düzenlenecek ödül töreni ve sergi açılışında katılımcılarla buluşacaktır.
Doğanın ve jeolojinin izini fotoğraflarıyla süren tüm katılımcılarımıza teşekkür ederiz.
jmo.org.tr/genel/bizden_deta…































