tiscover@dossier.today (@tiscoverr) header
tiscover@dossier.today (@tiscoverr) profile picture

Biking, skiing, swimming, photographer, winter sport, Engineer in electronics, Bauhaus, 𝗮𝗰𝗼𝘂𝘀𝘁𝗶𝗰 𝗱𝗲𝘀𝗶𝗴𝗻𝗲𝗿, 𝗼𝗻 𝗿𝗲𝘀𝘁𝗲 𝗰𝗼𝗻𝗰𝗲𝗻𝘁𝗿é

Brisighella, Emilia Romagna
Joined October 2010
Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)Photo by tiscover@dossier.today (@tiscoverr)
Music is medicine to me...
13
Beyninizdeki gri maddeyi canlı tutun.
21
Borç çok fazla değil mi?
Şöyle bir etrafınıza bakın. Mutfakta, çamaşır odasında ya da evlilik hazırlığı yapan bir yakınınızın çeyiz listesinde... Türkiye’de her üç evden ikisinin kapısından içeri girmiş, sanayimizin bayrak taşıyıcılarından kabul ettiğimiz bir dev var: Arçelik. Geçenlerde şirket son bilançosunu açıkladı: Tam 6,2 milyar TL net zarar! Manşeti okuyan çoğu kişi "Kriz var, millet ürün almıyor, satışlar çöktü" ezberini tekrarlayıp geçiyor. Oysa bilançonun detaylarına indiğimizde karşımıza bambaşka bir gerçek çıkıyor: Arçelik satamıyor değil; sattığını finanse edemiyor Arçelik’in bilançosunda 6,2 milyar lira zararı gören çoğu kişi, fabrikaların durduğunu veya hiç mal satılamadığını sandı. Oysa işin aslı tam tersi. Bu durumu dev bir mahalle mağazası gibi düşünün:Mağazanın kapısı vızır vızır işliyor, kasaya sadece 3 ayda 139 milyar lira para giriyor. Yani satış tarafında devasa bir hacim var. Ancak sorun şu ki; o devasa satıştan çalışanların maaşı, hammadde ve fabrika giderleri çıktıktan sonra dükkanın ana işinden elinde kalan kar, geçen yıla göre yarı yarıya erimiş durumda. Dükkanın kendi karı zaten erirken, arkada bekleyen çok daha büyük bir dert var: Bankalardan alınan devasa borçların faizi. Nitekim şirketin resmi bilançosu da bunu doğruluyor: Arçelik, ürettiği malın satışından 5,8 milyar lira operasyonel kar elde etmesine rağmen; tek bir çeyrekte tam 9,5 milyar lira net finansman gideri (faiz ve kur yükü) ödemek zorunda kaldı. Yani dükkanın tezgahı çalışıyor, kasaya para giriyor; ancak kazandığı karı, banka faizleri saniyeler içinde yutuyor. Şu an şirketin toplam net borcu 218 milyar lirayı aşmış durumda. Bu da demektir ki; ortada çalışmayan bir fabrika yok, kazandığı kardan çok daha fazlasını borç faizine yediren devasa bir çark var. Karsız büyümek: Tüketici alıyor ama üreticiye neden kar kalmıyor? İşin en ilginç tarafı ise Türkiye'deki tüketici davranışı. Şirket verilerine göre Arçelik’in Türkiye’deki beyaz eşya satış adetleri %16 büyüdü. Peki, satılan ürün adedi %16 artarken şirketin kasasına giren para ne olmuş? %4,5 azalmış! Tüketici beyaz eşyadan vazgeçmedi. Sadece bir alt rafa indi. Dün üst segment makine alan müşteri bugün en ucuz modele yöneliyor. Çamaşır makinesi bozulan adam alımı erteleyemiyor ama şirkete kar bırakmayan en temel ürünü seçiyor. Sonuç mu? Fabrikadan çıkan ürün sayısı artıyor ama şirketin cebine kalan kar küçülüyor. Tüketici tüketmeye devam ediyor; ancak mevcut şartlar altında bu tüketim üreticiye kar bırakmıyor. Borçla alınan Avrupa ve Çin fırtınası Arçelik, Whirlpool’un Avrupa operasyonlarını devralıp Beko Europe’u kurarken amacı şuydu: "Ölçek büyütelim, küresel devlerle yarışalım." Stratejik açıdan anlamlı görünen bu hamlenin zamanlaması, küresel faizlerin zirve yaptığı döneme denk geldi. Böylece 218 milyar TL'yi aşan borç yükü, paranın en pahalı olduğu dönemde bilançoya taşınmış oldu. Üstelik Arçelik'in karşısındaki rakip artık yerel üreticiler değil. Ölçek, maliyet ve fiyat avantajıyla Avrupa pazarını zorlayan Çinli üreticiler. Haier, Midea, Hisense gibi devler ucuz fiyat politikasıyla Avrupa pazarını silip süpürüyor. Batılı devler bile Asya maliyetleri karşısında zorlanıyor. Nitekim İsveçli dev Electrolux bile Avrupa’daki bu fırtınaya dayanamayıp İtalya’da işçi çıkarmaya başladı, bazı hatlarını Çinli üreticilere devretti. Dolayısıyla ortaya çıkan tabloyu yalnızca Arçelik'e özgü bir sorun olarak okumak eksik kalır. Benzer baskılar Electrolux gibi Avrupalı üreticilere kadar dayanıklı tüketim sektörünün önemli oyuncularında da hissediliyor. Peki bundan sonra ne belirleyici olacak? Arçelik açısından asıl belirleyici olacak konu satış hacmi değil. Arçelik'in bugün yaşadığı sıkışıklık aslında modern bilançoların en temel gerçeğini hatırlatıyor: Şirketler yalnızca ürünleriyle değil, bilançolarıyla da rekabet ediyor. Güçlü satış rakamları, yüksek finansman maliyetleri altında tek başına yeterli olmayabiliyor. Borç yükünün hangi hızla azaltılacağı, Avrupa operasyonlarının ne kadar hızlı entegre edileceği ve finansman maliyetlerinin ne ölçüde gerileyeceği olacak. Şirketin önündeki en büyük sınav ise 218 milyar TL'yi aşan borç yükünü, yüksek faiz ortamında yönetebilmek. Çünkü mevcut tabloda temel sorun yalnızca talep eksikliği değil, bilançonun taşıdığı yük. Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak unsur kaç adet buzdolabı satıldığı değil, yaratılan nakdin ne kadarının borç yükünü hafifletmeye ayrılabildiği olacak. Bu sadece Arçelik'in hikayesi değil Arçelik’in bilançosunda görülen 6,2 milyar liralık zarar, tek başına iç pazardaki talep dinamikleriyle ya da sadece "kötü yönetim" söylemiyle açıklanamaz. Bu zarar; yüksek faizle, yüksek borçla çarklarını döndürmeye çalışan tüm Türk sanayisinin özetidir. Fabrikalar çalışıyor. Üretim ve satış devam ediyor. Ama üretilen karın neredeyse tamamı üreticiye değil, finansman maliyetlerine ve banka faizlerine gidiyor. Şirket hem ana işindeki karlılığın erimesiyle yüzleşiyor hem de devasa borç yükünün altında eziliyor. Sorun, borcun ve paranın maliyeti. Arçelik'in bilançosu tek bir şirketin karnesi değil. Türkiye sanayisinin MR görüntüsü. Ve o görüntü bize üretim sorununu göstermiyor. Finansman sorununu gösteriyor. #Arçelik #ARCLK
16
Herkes başkası kahraman olsun istiyor.
18
Yaptıklarının sonuçları yarın elbette karşına çıkacak.
1
68
Bir yerlerde saat beştir.
56
Yapay zekaya sormaktan yoruldum.
1
51
Akademik bir dergiye makale gönderdim.
1
59
Egemenlik önemlidir. Egemen olan kuralları yapar.
59
Derin sürünüyorum. (Creeping)
238
Treat your body like a data centre. Consume as much water and literature as possible.
229
Yirmi yıldır MacBook kullanıyorum. Yeni aldığım laptopları hep önceki laptop'dan migration yöntemi ile kurdum. Hiçbir zaman sıfırdan kurmadım. Sonunda bilgisayarda çok eski dosyalar birikmiş. Bir takım temizleme programları ile temizledim ama yeterli gelmedi. ++
1
195
...Sonunda ChatGPT ile denedim, yaklaşık iki haftalık bir çalışmadan sonra yapay zeka ile herşeyi temizledim. Vakit alıyor ama içime sindi.
77
Yapy Zeka otomasyona değil, insanı tamamlamaya yönlendirilmeli.
79
Tempestas hodie perpulchra est.
106
Beni benimle bırak giderken.
122
Çok keyif aldığım şu cümleyi bir daha tekrarlamak istiyorum: seni seviyorum.
104
Yapay zekanız geldi. Ask me
1
84
Serpme kahvaltı üzerine çok mizah yapıldı bıktım artık.
74
Yapay zeka: Bilinç yok, insan zekasını taklit edebilir, hızlı hesap yapar, çok hızlı veri işler ama deneyim yaşayamaz, acı çekmez, sevmez, sevgi nedir bilmez, dostluk kurmaz, ahlaki sorumluluk taşımaz. Bu akıl ve zeka onu insan yapmaz.
66