Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası Resmi Twitter Hesabı / Official Twitter Account of All Education Workers Union Telegram resmi hesabı https://xitter.cf/t.co/ouVjsh0OCc

Ankara
Joined October 2009
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Sendikamızın Alanya'da düzenlemiş olduğu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın 1. gününü tamamladık. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantımızın açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Başkanımız Ümit DEMİREL birlik,beraberlik ve mücadele vurgusu yaptı. Katılım sağlayan tüm il başkanlarımıza hoşgeldiniz diyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
1
14
34
667
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve paydaş sendikamız TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, Sakarya’da “Emeklilere Vefa, Üyelerimize Moral Gecesi” düzenledi.
1
9
40
602
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
ENFLASYON TIRMANIYOR, MAAŞLAR ERİYOR: MEMURUN KAYBI GEÇMİŞE DÖNÜK DE TELAFİ EDİLMİYOR! TÜİK’in duyurduğu Eylül ayı enflasyon verisi (%1,84), yılın ikinci yarısı için hedeflenen maaş artışlarının çoktan eridiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak tablonun en can alıcı yanı; maaşların eridiği aylar boyunca yaşanan gelir kaybının çalışanlara hiçbir şekilde geri ödenmemesidir. Mevcut altı aylık periyotlarla verilen "enflasyon farkı", memur ve emeklinin reel kaybını kapatmaktan tamamen uzaktır. Aylar boyunca mutfaktan eksilen ekmeğin, cebimizden çalınan alım gücünün hesabı sorulmamakta; yaşanan kayıp çalışanların sırtına yüklenmektedir. Bu adaletsizliğin son bulması için öncelikle biriken kayıplar seyyanen bir artışla telafi edilmeli, akabinde enflasyon farkı dönem sonu beklenmeden her ay düzenli olarak maaşlara yansıtılmalıdır. Pazardaki yangın yetmezmiş gibi, kamu görevlileri bugün tarihin en ağır barınma kriziyle karşı karşıyadır. Özellikle metropollerde ve büyükşehirlerde katlanarak artan kira bedelleri, sabit gelirliyi insani yaşam koşullarından koparma noktasına getirmiştir. Maaş artışları kâğıt üzerinde kalırken fırlayan kiralar, kamu personelinin en temel anayasal hakkı olan barınma hakkını fiilen yok etmektedir. Masa başında hesaplanan hiçbir resmi oran; çarşıdaki, pazardaki ve kira kontratlarındaki acı gerçeği örtbas edemez. Kamuoyu bilmelidir ki: Enflasyon kadar zam vermek bir "artış" veya "müjde" değil, yalnızca çalınan alım gücünün gecikmiş ve kuşa dönmüş bir iadesidir. Enflasyonun altında kalan her kuruş ise açık bir hak gaspıdır. Memur ve emeklinin nefes alabilmesi için bu rakamların üzerine derhal somut bir refah payı eklenmelidir. Kamu emekçileri lütuf ya da sadaka değil; alın terinin, emeğinin ve insanca yaşama hakkının karşılığını talep etmektedir!
7
15
588
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
📌 **EYLÜL AYI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI** Eylül 2026 enflasyonunda TÜİK ve ENAG farklı tablolar ortaya koydu. 🔹 **TÜİK** Aylık enflasyon: **%1,84** Yıllık enflasyon: **%29,73** 🔹 **ENAG** Aylık enflasyon: **%2,10** Yıllık enflasyon: **%46,61** İki kurumun açıkladığı yıllık enflasyon oranları arasında yaklaşık **17 puanlık fark** bulunuyor. Rakamlar farklı olsa da değişmeyen gerçek; çalışanların günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı yüksek hayat pahalılığıdır. **Kamu çalışanlarının ücretleri belirlenirken yalnızca açıklanan oranlar değil, çarşıda, pazarda ve faturada hissedilen gerçek yaşam maliyetleri de dikkate alınmalıdır.** #TEÇSEN #Enflasyon #KamuÇalışanları #Memur #TÜİK #ENAG
6
12
394
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Boşuna Tıklama
@bosunatiklamaOct 4
Büyükşehirlerde tek kişinin 'insanca yaşama maliyeti' aylık 125 bin TL olarak hesaplandı. (TEÇ-SEN)
50
109
30
3,049
239,186
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ümit DEMİREL, gerçekleştirdikleri basın toplantısında “İnsani Yaşamın Gerçek Maliyetini” kamuoyuyla paylaştı.
12
1
45
650
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
MİLLET NE YAPSIN? Her gün hayat pahalılığıyla mücadele eden, maaşı daha hesabına yatmadan kiraya, faturaya, borca ve mutfak masrafına bölünen vatandaşlarımız adına soruyoruz: Millet ne yapsın? Asgari ücretli kirasını mı ödesin, çocuğunun karnını mı doyursun? Emekli pazara mı gitsin, eczaneye mi? Kamu çalışanı ay sonunu nasıl getirsin? Gençler hangi gelirle ev kursun, hangi güvenceyle geleceğini planlasın? 2026 yılında da gündemimiz geçim sıkıntısı, barınma maliyetleri ve gelirlerin satın alma gücüdür. Vatandaşın beklentisi yeni vaatler değil; sofrasında, cebinde ve günlük hayatında hissedeceği somut bir iyileşmedir. facebook.com/share/p/19VEYM2…
7
12
249
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
55 bin eğitim çalışanından 'eğitim ödeneği' istemi: Kapsamı genişletilmeli! cumhuriyet.com.tr/turkiye/55…
1
4
7
8,095
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel: "Türkiye gelecek vizyonunun temeline; 3Y- yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla mücadeleyi, hedefine ise 'Üretim, Adalet, Özgürlük' almalıdır" Türkiye’nin yaşadığı ekonomik daralma, yalnızca fiyatların yükselmesi ya da maaşların erimesi meselesi değildir. Bu tablo, daha derin bir yapısal soruna işaret etmektedir: Yoksulluk büyümüş, yolsuzluk algısı toplumsal güveni aşındırmış, yasakçı anlayış ise özgür düşünceyi, emeğin örgütlü sesini ve demokratik katılımı zayıflatmıştır. TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel’in “3Y formülü” olarak ifade ettiği yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla mücadele, Türkiye’nin yalnız bugünkü krizden çıkışı için değil; gelecek vizyonunun yeniden kurulması için de temel bir demokratik kalkınma reçetesidir. DEMİREL: "Türkiye bu krizden çıkar. Ama bunun yolu, yükü yine çalışanın, emeklinin, çiftçinin, esnafın ve dar gelirlinin sırtına yıkmaktan geçmez. Bunun yolu bellidir: Yoksullukla mücadele edeceğiz, yolsuzlukla mücadele edeceğiz, yasaklarla mücadele edeceğiz." Türkiye’nin Gelecek Vizyonu-Hedefi için "Üretim, Adalet, Özgürlük" olmalıdır. diyen DEMİREL: "Türkiye, içine sıkıştığı yüksek enflasyon, düşük refah, kur baskısı ve gelir adaletsizliği döngüsünden çıkmak istiyorsa gelecek vizyonunu bu üç ana sütun üzerine kurmalıdır. Yoksulluğa karşı insanca yaşamı, yolsuzluğa karşı temiz yönetimi, yasaklara karşı özgür Türkiye’yi savunuyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı, insanı merkeze alan, emeği koruyan, kamu kaynaklarını adaletle kullanan, özgürlükleri genişleten ve geleceğe güven veren yeni bir toplumsal kalkınma anlayışıdır." dedi.
8
16
228
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Eğitim çalışanlarına bir sözünüz var. Ayrım sona ersin. Eğitime bakış tüm kadroları kapsasın. @Yusuf__Tekin
ÖĞRETİM YILINA HAZIRLIK ÖDENEĞİ TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARINA VERİLSİN! TEÇ-SEN olarak yıllardır dile getirdiğimiz “Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği Tüm Eğitim Çalışanlarına Verilsin” talebimiz için Türkiye genelinde dilekçe eylemi başlatıyoruz. Eğitim öğretim yılının hazırlık sürecinde farklı unvan ve hizmet sınıflarında görev yapan eğitim çalışanları; kurumlarımızın fiziki hazırlığından bakım ve onarıma, öğrenci ve personel işlemlerinden bilişim, temizlik, güvenlik, taşıma, yemek, teknik, idari ve mali hizmetlere kadar birçok alanda doğrudan sorumluluk üstlenmektedir. Ancak bu emeğe rağmen birçok eğitim çalışanı öğretim yılına hazırlık ödeneğinin kapsamı dışında bırakılmaktadır. Bu eşitsizliğin sona ermesini istiyoruz! Hazırladığımız dilekçe ile Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünden, öğretim yılına hazırlık ödeneğinin Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini ve gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz. Bu eylem yalnızca TEÇ-SEN üyelerinin değil, tüm eğitim çalışanlarının ortak hak mücadelesidir. 📌 TEÇ-SEN üyesi olan veya olmayan tüm eğitim çalışanlarını dilekçe eylemimize katılmaya davet ediyoruz. Dilekçenizi; • İl/ilçe başkanlarımıza, • İş yeri temsilcilerimize, • Doğrudan TEÇ-SEN Genel Merkezimize ulaştırabilirsiniz. whataspp no : 0533 377 08 32 BİR DİLEKÇE DE SEN VER, HAKKINA SAHİP ÇIK! HAZIRLIĞI BİRLİKTE YAPIYORUZ, ÖDENEKTEN DE BİRLİKTE YARARLANMALIYIZ! DİLEKÇE ÖRNEĞİ: docs.google.com/document/d/1… #TEÇSEN #EğitimÇalışanları #ÖğretimYılınaHazırlıkÖdeneği #HazırlıkÖdeneği #BirDilekçeDeSenVer
11
20
418
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
TEÇ-SEN: 'Ekonomik Kriz Derinleşiyor! Sokakta, işyerinde, trafikte, okulda, evde krizin etkilerini görüyoruz" "Ekonomik kriz insanları sadece yoksullaştırmıyor, aynı zamanda yalnızlaştırıyor. Çünkü sosyal hayat artık birçok kişi için maliyetli bir alana dönüştü. Bir arkadaşla kahve içmek, ailecek dışarı çıkmak, bir sinemaya gitmek, çocukları bir etkinliğe götürmek, hatta şehir içinde ulaşım sağlamak bile ciddi bir harcama kalemi hâline geldi. Bu nedenle insanlar sosyal ilişkilerini azaltıyor, evine kapanıyor, daha az görüşüyor, daha az paylaşıyor. Bu da zamanla yalnızlık, tükenmişlik ve umutsuzluk duygusunu büyütüyor. Toplumun geniş kesimleri sürekli yorgun, gergin ve kaygılı hâle geliyor. Sokakta, iş yerinde, trafikte, okulda, evde bu gerginliği görmek mümkün. Çünkü ekonomik kriz, sadece rakamlarda değil; insanların yüzünde, ses tonunda, sabrında ve tahammül gücünde de kendini gösteriyor." TEÇ-SEN- TEÇ-SEN(Tüm eğitim çalışanları sendikası) DMK-Devlet Memurları Konfederasyonu
10
19
274
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
“Boyun eğenler yoksulluğu bitiremez, sadece köleliği kalıcılaştırır.” Yoksulluk kader değildir; emeğin değersizleştirildiği, hakkın gasp edildiği, insanların düşük ücrete ve güvencesiz yaşama mahkûm edildiği bir düzenin sonucudur. Eğer çalışanlar açlık sınırının altındaki ücretlere, emekliler sefalet aylıklarına, gençler işsizliğe, halk hayat pahalılığına sessiz kalırsa bu düzen değişmez; aksine daha da kökleşir. Bizim görevimiz boyun eğmek değil, emeğin hakkını, insan onurunu ve adil bir yaşamı savunmaktır. Çünkü susan toplum yoksulluğu değil, kendisine dayatılan köleliği büyütür. Kazanılmış her hak, itiraz edenlerin, direnenlerin ve “insanca yaşamak istiyoruz” diyenlerin eseridir.
14
20
278
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
DEMİREL: "Türkiye’nin stagflasyondan çıkış yolu bellidir: Üretim, adalet, güven ve adil ücret, insanca yaşam" Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkışma, rakamların ötesinde bir toplumsal gerçekliğe dönüşmüştür. Market rafındaki etiket, kiralık ev ilanı, pazardaki fiyat, elektrik faturası, okul masrafı ve kredi kartı borcu, ekonomik krizin gündelik hayattaki dilidir. Türkiye’de mesele sadece enflasyonun kaç puan düştüğü ya da faizin hangi seviyede olduğu değildir. Mesele, milletin mutfağında yangının sönüp sönmediğidir. 2024’te sıkı para politikası başladı, 2025’te bu politikanın yükünü çalışan, emekli, esnaf ve dar gelirli daha ağır hissetti, 2026’da ise Türkiye’nin önünde kritik bir tercih duruyor: Ya sadece rakamları düzelten ama milleti rahatlatmayan bir ekonomi anlayışı sürecek ya da üretimi, emeği, adaleti ve insanca yaşamı merkeze alan yeni bir düzen kurulacak. Stagflasyon, ekonominin yavaşlaması kadar toplumun nefessiz kalmasıdır. Eğer fiyatlar hâlâ yüksekse, kiralar maaşları yutuyorsa, emekli pazara çıkamıyorsa, gençler gelecek kuramıyorsa, çalışan insan ay sonunu getiremiyorsa; orada sorun sadece ekonomik değil, ahlakidir, siyasidir, toplumsaldır. Türkiye bu krizden çıkar. Ama bunun yolu yükü yine milletin sırtına yıkmaktan değil; israfı kesmekten, vergide adaleti sağlamaktan, üreticiyi desteklemekten, çiftçiyi ayağa kaldırmaktan, KOBİ’yi yaşatmaktan ve çalışanın emeğine hakkını vermekten geçer. Rakamlarla oynayarak mutfaktaki yangını söndüremezsiniz. Güven olmadan yatırım, üretim olmadan refah, adalet olmadan huzur olmaz. Bizim ihtiyacımız olan şey; emeği ucuzlatan değil, çalışanı yaşatan bir düzendir. Tarımı bitiren değil, çiftçiyi ayağa kaldıran bir politikadır. Gençleri ülkeden gitmeye zorlayan değil, bu ülkede gelecek kurmaya inandıran bir yönetim anlayışıdır. Emekliyi açlığa mahkûm eden değil, onurlu yaşatan bir sosyal devlettir. "Türkiye’nin stagflasyondan çıkış yolu bellidir: Üretim, adalet, güven ve insanca yaşam" Çünkü milletin talebi lüks değil; emeğinin karşılığını aldığı, çocuğuna gelecek kurabildiği, insan onuruna yakışır bir hayattır. Rakamlar düzelirken millet yoksullaşıyorsa, orada başarı yoktur. Gerçek başarı, enflasyon düşerken halkın sofrasının büyümesi, emeğin değer kazanması ve geleceğe güvenin yeniden kurulmasıdır.
8
12
242
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
Ümit DEMİREL: Türkiye #Stagflasyon Kıskacında: Enflasyon Düşmüyor, İşsizlik Büyüyor, Ücretler Açlığa Mahkûm Ediliyor Türkiye ekonomisi, artık yalnızca yüksek enflasyonla değil; aynı zamanda durgunluk, gelir kaybı, yaygın işsizlik ve derinleşen yoksullukla karşı karşıyadır. Her türlü baskılamaya rağmen düşmeyen enflasyon, öngörülemeyen fiyat artışları, gerilemeyen ve geniş tanımıyla her geçen gün büyüyen işsizlik, çalışanların büyük bölümünü açlık sınırının altında ya da hemen çeperinde yaşamaya zorlamaktadır. 11 milyon asgari ücretli çalışanın bulunduğu bir ülkede, ücretlerin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemesi, ekonominin geldiği noktayı açıkça göstermektedir: Türkiye stagflasyon kıskacındadır. Stagflasyon; yüksek enflasyonun, ekonomik durgunluğun ve işsizliğin aynı anda yaşandığı ağır bir ekonomik tablodur. Bugün Türkiye’de fiyatlar artmaya devam ederken, alım gücü düşmekte, üretim ve istihdam kapasitesi geniş halk kesimlerine refah üretmemekte, gelir dağılımı hızla bozulmaktadır. Çalışanlar iş sahibi olsalar bile yoksulluktan kurtulamamakta; #emekliler , #asgari ücretliler, #memurlar ve #gençler hayat pahalılığı karşısında nefes alamaz hâle gelmektedir. Bu tablo, klasik bir enflasyon sorununun ötesinde, yapısal ve sosyal yönleri ağır basan bir ekonomik krize işaret etmektedir. Bugün market fiyatları, kiralar, faturalar, ulaşım, eğitim ve temel gıda giderleri her ay yeniden yükselirken; ücretler ya açlık sınırının altında kalmakta ya da yoksulluk sınırının çok uzağında seyretmektedir. Geniş tanımlı işsizliğin büyüdüğü, gençlerin iş bulma umudunu kaybettiği, çalışanların ise düşük ücretlerle geçinmeye zorlandığı bir ekonomik düzende refahtan söz edilemez. Bir ülkede milyonlarca insan çalıştığı hâlde yoksulsa, asgari ücret temel ücret hâline gelmişse ve kamu çalışanları dahi borçla ayakta kalıyorsa, orada ekonomik programların değil, hayatın gerçeklerinin dikkate alınması gerekir. Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası ve Devlet Memurları Konfederasyonu olarak vurguluyoruz: Türkiye’nin ihtiyacı, rakamları baskılayan değil, hayat pahalılığını gerçekten düşüren; emeği ucuzlatan değil, çalışanı yaşatan; işsizliği gizleyen değil, nitelikli istihdam yaratan bir ekonomik anlayıştır. Ücretler açlık sınırının üzerine çıkarılmalı, kamu çalışanlarının maaşları yoksulluk sınırı dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli, asgari ücret temel geçim ücreti olmaktan çıkarılmalı ve enflasyon verileri şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Çalışanın yoksul, işsizin umutsuz, emeklinin açlık sınırının altında olduğu bir ekonominin adı başarı değil; stagflasyondur. Ümit DEMİREL Genel Başkan
6
12
277
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
YARDIMCI HİZMETLER SINIFI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ! Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu çalışanlarının yıllardır çözülemeyen sorunlarını bir kez daha güçlü şekilde dile getirdik. Görev tanımlarındaki belirsizliklerin giderilmesini, özlük haklarının iyileştirilmesini, yaptıkları işe uygun kadro ve ünvan düzenlemelerinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları, kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Emeğin karşılığını bulduğu, adaletin tesis edildiği bir çalışma hayatı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
8
79
7
138
5,556
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
"YHS UNUNU ELEDİ! ELEĞİNİ ASMA VAKTİ" Yardımcı hizmetler sınıfı yarım asrı geçen görevini tamamlamıştır. Devlet Memurları Konfederasyonu bağlı sendikalar ve TEÇ-SEN olarak; "YHS kaldırılsın!" Talebimizi bir kez daha yineledik. BU MÜCADELEYİ BİZ BAŞKATTIK! BİZ SONLADIRCAĞIZ. #yhs
11
75
8
170
6,867
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
TEÇ-SEN: "MEB’deki Yönetici Özel Hizmet Tazminat Adaletsizliğine Karşı Danıştay Nezdinde (danıştay veznesi 2026/1655) Davamızı Açtık" “Aynı Göreve Farklı Ücret Olmaz, Kamuda Adalet Geçmiş Unvana Göre Değil Mevcut Sorumluluğa Göre Sağlanır” Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası olarak, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürlerinin özel hizmet tazminatlarına ilişkin yapılan son düzenlemede yer alan ayrımcı hükümlere karşı yargı yoluna başvurduk. 10 Temmuz 2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’da değişiklik yapılmış; Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan bazı yönetici kadrolarına ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi düzenlenmiştir. Ancak söz konusu düzenlemede, ilave özel hizmet tazminatından yararlanılabilmesi için geçmişte yalnızca “eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olma” ve hizmet süresi hesabında “öğretmen kadro ve pozisyonlarında geçen sürelerin” esas alınması öngörülmüştür. Bu düzenleme ile aynı görevi yapan, aynı yetkiyi kullanan, aynı sorumluluğu taşıyan ve aynı hukuki statüde bulunan öğretmen dışı kökenli yöneticiler kapsam dışında bırakılmıştır. TEÇ-SEN olarak bu açık adaletsizliğe sessiz kalmadık; dava konusu ibarelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından iptali istemiyle hukuki süreci başlattık. Aynı Unvanda Görev Yapanlar Arasında Ayrım Yapılamaz Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri, hangi kadrodan gelmiş olursa olsun aynı yönetici sorumluluğunu taşımaktadır. Kamuda esas olan kişinin geçmiş unvanı değil, bugün yürüttüğü görevdir. Aynı görevi yapan kamu görevlileri arasında geçmiş meslek kökenine göre farklı mali hak oluşturmak; eşit işe eşit ücret, liyakat, hakkaniyet ve çalışma barışı ilkelerine açıkça aykırıdır. Şube Müdürlüğü Öğretmenlik Değil, İdari Yöneticilik Görevidir Şube müdürlüğü, ilçe milli eğitim müdürlüğü ve il milli eğitim müdür yardımcılığı, eğitim hizmetlerinin sevk ve idaresini sağlayan yönetici kadrolardır. Bu görevler öğretmenlik görevi değil, idari yöneticilik görevidir. Öğretmenlik elbette eğitim sisteminin en önemli ve en saygın mesleklerinden biridir. Ancak bir kamu görevlisi şube müdürü, ilçe milli eğitim müdürü veya il milli eğitim müdür yardımcısı kadrosuna atandığında artık önceki unvanına göre değil, bulunduğu yönetici kadrosunun görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde görev yapmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Yönetmeliği de şube müdürlüğünü yalnızca öğretmen kökenli personele özgü bir kadro olarak düzenlememiştir. Yönetmelik hükümlerine göre; öğretmenler, şefler, mühendisler, mimarlar, teknikerler, çözümleyiciler, programcılar, araştırmacılar, saymanlar, diğer idari ve teknik personel gerekli şartları taşımaları ve görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavlarında başarıyla tamamlamaları halinde şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmektedir. Bu açık düzenlemeye rağmen, şube müdürlüğü gibi ortak bir yönetici kadrosunda görev yapan personelin mali haklarının yalnızca öğretmenlik geçmişine göre belirlenmesi hukuka, hakkaniyete ve kamu vicdanına aykırıdır. TEÇ-SEN olarak "Duruşmalı" açtığımız davada, 10.07.2026 tarihli ve 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara eklenen not hükmünde yer alan ayrımcı ibarelerin iptalini talep ettik. Bu kapsamda; 1- “Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olanlardan” ibaresinin, 2- Not’un (a) ve (b) bentlerinde yer alan “öğretmen kadro ve pozisyonları ile yukarıda sayılan kadrolardaki” ibarelerinin öncelikle yürütmesinin durdurulmasını, ardından iptal edilmesini istedik.
4
13
24
1,209
TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası retweeted
TEÇ-SEN'DEN TÜİK'E SERT TEPKİ ! Bildiğiniz üzere memur, emekli, çalışanının maaş artışları sadece TÜİK enflasyon verilerine göre yapılmaktadır. TÜİK , 3 haziran 2022 tarihinde itibaren enflasyon sepetini yayınlamayı ve kamuoyuna açıklamayı sonlandırmıştır. TÜİK Verilerinin doğru ve gerçeğe uygun olup, olmadığı hakkında Türkiye İstatistik Kurumuna TEÇ-SEN olarak dava açtık ve açılan tüm davalara müdahil olduk. en son, mahkeme TÜİK'TEN enflasyon sepetini ve verilerinin gönderilmesi istedi. Bu şu demektir. 2022 yılından itibaren sansür uyguladığın enflasyon sepetinde, kirayı ne hesaplıyorsun, gıdayı, eğitimi, sağlığı, giyimi, elektriği, suyu, gazı ne hesaplıyorsun gönder bana dedi mahkeme. Bakalım gönderecek mi göndermeyecek mi? Bekleyip göreceğiz. Bağımsız olması gereken, adında Türkiye olan ve emekli, memur, çalışan, işçilerimizin maaş artışlarının oranını belirleyen türkiye istatistik kurumu, yani TÜİK ; eğer enflasyon verilerini kırpıyor, törpülüyor, rakamlarla oynuyor, gerçekleri gizliyor, milletin aklıyla alay ediyorsa, Bu memleketin evlatlarının, annelerinin, babalarının, gençlerinin, emeklilerinin, memurlarının, asgari ücretle çalışan emekçilerin hakkına el uzatıyor, sofrasından ekmek eksiltiyor, çoluğunun çocuğunun rızkına göz dikiyor, vatandaşın cebindeki üç kuruşa da göz koyuyorsa; Eğer bu ülkenin insanlarını yoksulluğa, sefalete, geçim derdine mahkûm ediyorsa; eğer bu milletin alın terini, umudunu, geleceğini karartıyor, gasp ediyorsa; eğer bu memleketin insanlarının onuruyla, gururuyla, emeğiyle oynuyorsa; bilin ki, bu milletin iki eli yakanızdadır ve yakanızda olacaktır! Ne bu dünyada ne öbür dünyada iki elimiz yakanızdan düşmeyecektir! inşallah mahkemenin gönderilmesini emrettiği enflasyon sepetini ve verilerini mahkemeye sunarsınız ve millet olarak adınız gerçekten Türkiye istatistik kurumumu yoksa istatistikleri karartma kurumumu, olup olmadığınızı hep birlikte öğreniriz. #tüik #teçsen #kamubirliği #zam #enflasyon #kamu #memur #Emekli
7
21
1
47
1,795