
#RedHatter | #CNCF Ambassador | Principal Engineer @openshift prev @ansible/@strimziio | NLP Master Practitioner | NGH Consulting Hypnotist | Coach & Trainer
Joined September 2011
- Tweets3.5K
- Following1.4K
- Followers1.8K
- Likes5.2K
Pinned Tweet
Last Saturday, I had a chance to talk about #NeuroLinguisticProgramming and some of its tools like #StateManagement #Anchoring #Calibration #Rapport and #MetaModel at the #devnotsummit26 event. It was not one of my best presentations, as I am trying this out for the first time in the developer community, but I believe things will get better over time as the community starts embracing the concept and the practices.
I started the presentation with the "sour lemon", which I intentionally kept the "loop" open (see Nested Loops in NLP), so that people would get a better unconscious perception of the "anchoring" exercise we did at the end.
Lessons are learnt;
- Slides-wise
- Timing-wise
- Presenting-wise
I got a lot of "thanks for the talk" though but like I said, was not one of my best, as I hoped to be.
V2 of this is going to rock, because I know what to do better now!
Thanks for having me at this beautifully held event, @umutluoglu and the team behind it.
(not AI-written, I swear)
Aykut Bulgu retweeted
Dün Developer Summit'i 10. kez gerçekleştirdik.
Katılan herkese, konuşmacılarımıza, destek veren sponsor şirketlere ve organizasyon ekibimize bu harika etkinliğin bir parçası oldukları için çok teşekkür ediyorum.
Developer Summit 2027'de görüşmek dileğiyle. #devnotsummit26
The map is not the territory😉
Gözlerimizi kapattığımızda beynimiz dış dünyaya tamamen kapanmıyor. İnsan beyni, kendi içinde ürettiği düşünceler ile dışarıdan gelen duyusal bilgileri kusursuz bir şekilde birleştiriyor. Ancak bu iki görevi üstlenen devasa ağların nasıl iletişim kurduğu uzun süredir büyük bir soru işareti barındırıyordu.
Geleneksel sinirbilim, iç dünyamızı yöneten Varsayılan Ağ ile dış dünyayı tarayan Dorsal Dikkat Ağı'nı işlevsel olarak birbirinden bağımsız kabul ediyordu. Hatta dinlenme halindeyken bu ağların etkinliklerinin ağ düzeyinde birbiriyle hiçbir bağlantısı olmadığı düşünülüyordu. Fakat yüksek çözünürlüklü beyin taramalarıyla yapılan yeni bir çalışma, bu sistemlerin aslında birbirine çok sıkı bir şekilde kenetlendiğini gösteriyor.
Araştırmacılar, beyin görüntülemelerinde her iki ağın içindeki en küçük hacim birimi olan voksellerin, görme alanımızdaki belirli noktalara karşı gizli bir tercih barındırdığını ortaya çıkardı. Yani dış dünyayı tarayan ağın sol üst köşeyi izlemekle görevli kısmı, iç dünyamızda hayal kuran ağın aynı sol üst köşeyle ilgilenen kısmıyla doğrudan bağlantı kuruyor. Ağların bütününe baktığınızda bir kopukluk görseniz de, daha alt ölçeklere inildiğinde aynı görsel koordinatlara odaklanan bölgeler kendi aralarında sürekli veri alışverişi yapıyor.
Bu bulgu, beynimizin iç ve dış dünyalarımız arasında nasıl köprü kurduğuna dair anlayışımızı tamamen değiştiriyor. Hayal kurarken bile beynimiz, fiziksel dünyanın kurallarını ve haritalarını kullanmaya devam ediyor. Düşüncelerimiz, duyularımızdan kopuk soyut bir süreç olarak gerçekleşmiyor; tam tersine, dış dünyayı algıladığımız aynı fiziksel düzlemin üzerine inşa ediliyor. Beynimiz, içeriyi ve dışarıyı tek bir koordinat sistemi üzerinde işliyor. 🧠
Aykut Bulgu retweeted
Replying to @fkadev
Selamlar Fatih. Bence bu tür argümanların en büyük çıkmazı, insanların tecrübelerinin çok farklı olması ve bu konuda sağlıklı veri toplamanın zor olması. Söylediklerinin önemli bir kısmına katılıyorum ama meselenin biraz daha gri bir tarafı olduğunu düşünüyorum.
Ufak bir not: AI bugün iyi kod üretebiliyorsa bunun sebeplerinden biri de geçmişte insanların aslında o kadar da kötü kod yazmamış olması. Sonuçta bugünkü modeller büyük ölçüde insanların yazdığı kodlar üzerinde eğitildi.
İlk söylediğinle vardığın sonucu bağlayan varsayımı ben kabaca şöyle okuyorum:
“İnsanlar zaten eskiden de yazdıkları kodun tamamına hâkim değildi. AI düzgün kod yazıyor mu, güvenebilir miyim diye soruyorsun ama eskiden de her şeyi anlamıyordun. O halde AI ile kod yazmak neden şimdi daha tehlikeli olsun?”
Bu senin argümanını tam olarak temsil etmiyor olabilir. Ama ben özellikle bu varsayım üzerinden cevap vermek istiyorum; çünkü ilk gözleminle vardığın sonuç arasındaki geçişte önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.
1. Kodun tamamına hâkim olmak zaten hedef değildi.
Hatta abstraction, SOLID, Clean Code gibi kavramların önemli hale gelmesinin sebeplerinden biri tam olarak buydu. Bir insanın aynı anda hatırlaması, okuması ve anlaması gereken kod miktarını azaltmaya çalışıyorduk. Sistemi anlaşılabilir parçalara bölmek mühendisliğin kendisiydi.
2. SOLID, TDD vs. gerçekten uygulanıyor muydu?
Hepsi, her projede, eksiksiz uygulanıyordu diyemem. Ama örneğin Single Responsibility, Dependency Injection ve Interface Segregation oldukça yaygın pratiklerdi. Open/Closed ve Liskov Substitution belki isimleri daha az hatırlanan prensiplerdi.
Hatta Open/Closed Principle buna güzel örnek. İnsanlar prensibin adını söylemeden polymorphism üzerinden zaten buna uygun tasarımlar yapabiliyorlardı.
Ben kendi çalıştığım projelerde bu prensiplerin farklı seviyelerde sürekli kullanıldığını gördüm. Zamanla programlama pratiğinin içine o kadar karıştılar ki insanlar bazen bunları kullandıklarının farkında bile değildi.
Bir insan SOLID'in beş maddesini sayamıyor olabilir ama yıllarca iyi mühendislerle çalışarak, başkalarının kodunu görerek ve PR review'lardan geçerek bunun bir tür muscle memory'sini geliştiriyordu.
Bunun başka bir etkisi daha vardı. İyi mühendislerin kurduğu projelerde başlangıçtaki mimari ve kod yapısı sonraki insanları da yönlendiriyordu. O mühendisler artık ekipte olmasa bile yeni gelenler mevcut pattern'leri kopyalayarak belli bir kalite çizgisini sürdürebiliyordu.
“Sonra refactor ederiz” kısmına ise katılıyorum. Çok iş gerçekten ileriki bir tarihe bırakılıyordu. Ama refactor edilmesi gereken kodun içinde bile SOLID prensiplerini görebiliyordun. Çünkü bunlar binary kurallar değil, farklı seviyelerde uygulanabilen prensipler. Zaten refactor ihtiyacının önemli bir kısmı da kodun tamamen kötü olmasından değil, mimarinin zamanla değişen ihtiyaçlara cevap verememesinden çıkıyordu.
AI ile kod yazmak artık görmezden gelinemeyecek bir gerçek. Ama herkes ve her kurum bundan aynı ölçüde etkilenmeyecek. Rekabet baskısı, regülasyon, güvenlik ve hata toleransı her yerde aynı değil.
Buna rağmen mühendislerin AI ile kod üretme becerisi kazanmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bence bir sonraki problem “AI kod yazabiliyor mu?” olmayacak.
Asıl mühendislik problemi, bu hızın ürettiği karmaşıklığı, kalite problemlerini ve riskleri nasıl kontrol edeceğimiz olacak. Ve o problemler şimdiden görünmeye başladı.
Bir de eğer bu yazının vermek istediği ana mesaj “AI'dan çekinmeyin, AI ile gayet kod yazılabiliyor ve bunu kullanmayı öğrenmek gerekiyor” ise, bence bu değerli bir mesaj.
Bence asıl problem, şirketlerin ve sektörün bu mesajı en baştan insani bir ölçüde verememesi oldu.
AI çoğu zaman “işinizi kolaylaştıracak yeni bir araç” olarak değil, neredeyse “ya adapte olursunuz ya da işiniz elden gider” şeklinde anlatıldı. Bu korkunun tamamını şirketlere de yüklemiyorum. Mühendisler AI'ın neler yapabildiğini ilk gördüklerinde zaten doğal olarak “peki benim işim ne olacak?” diye düşündüler.
Bence AI'a karşı oluşan tepkinin önemli bir kısmı teknik olmaktan çok buradan geliyor.
Eğer AI en baştan insanın yerine geçecek bir tehdit ya da existential crisis gibi değil de, mühendisliğin kapasitesini artıracak bir teknoloji olarak konumlandırılsaydı, bugün yaptığımız tartışmaların önemli bir kısmına belki ihtiyaç bile kalmazdı. İnsanların adapte olması çok daha doğal olabilirdi.
Tabii bunun neden böyle olmadığı da anlaşılabilir. AI'a yatırılan para çok büyük, şirketler arasında ciddi bir “geri kalıyoruz” korkusu var ve herkes bu dönüşümün hızını kaçırmaktan endişe ediyor. Bunların hepsi şirketlerin verdiği mesajın tonunu muhtemelen daha sert ve daha panik hale getirdi.
Bence bugün yapılması gereken şey de tam olarak bu tonu düzeltmek: AI'ı ne küçümsemek ne de insanların üzerinde korku oluşturarak benimsetmeye çalışmak. Mühendislerin bu teknolojiyi öğrenmesini sağlamak ama aynı zamanda yeni hızın getirdiği kalite, güvenlik ve karmaşıklık problemlerini de mühendisliğin konusu olarak görmek.
Aykut Bulgu retweeted
Bir LLM’e prompt gönderip cevap almak işin en kolay kısmı. Peki işin içine Tools, RAG, Memory, Skills ve bir Agent Runtime girince ne değişiyor?
Agentic AI öğrenirken benim en çok takıldığım yer buydu. Bu parçaların ne olduğunu tek tek anlatan çok fazla kaynak var ama hangi problemi çözmek için eklendiklerini, birbirlerinden nasıl ayrıldıklarını ve birlikte nasıl çalıştıklarını kafamda oturtmak daha zordu. Bir de çoğu zaman atlanan başka bir soru vardı: Bunların hangilerine gerçekten ihtiyacım var?
Ben de bunu kod üzerinde öğrenmek için Java-first, açık kaynak bir proje geliştirmeye başladım: Agentic Developer Handbook.
Basit bir model çağrısından başlayıp adım adım ilerleyen çalışan Java örnekleri var. Şu anda 7 lab tamamlandı.
Model → Structured Output → Tools → RAG → Memory → Skills → Agent Runtime şeklinde ilerliyor ve 7. lab’de ilk bounded agent runtime’ı kuruyoruz.
Sonrasında da öğrendiklerinizi bir araya getirdiğiniz bir Capstone var. Burada amaç her şeyi kullanmak değil; hangi capability’ye gerçekten ihtiyacınız olduğuna karar vermek. Hatta bunun için ayrıca bir Agentic System Readiness Assessment ekledim. Bazı senaryolarda sonuç gayet rahat şekilde “burada agent’a, hatta LLM’e bile ihtiyacın yok” olabiliyor.
Bundan sonra MCP, Evaluation, Observability, Security ve Deployment tarafına doğru devam edecek.
Şimdi biraz da geliştirici gözüyle dışarıdan bakılmasına ihtiyacım var. Anlaşılmayan bir yer, eksik olduğunu düşündüğünüz bir konu ya da “bunu gerçek bir senaryo üzerinde görmek isterdim” dediğiniz bir şey varsa yazın. Mevcut bir lab’i iyileştirmek, bir örnek veya skill hazırlamak ya da ileride eklenebilecek bir integration önermek isteyenler için GitHub’da issue template’leri de hazır.
Aykut Bulgu retweeted
Devnot olarak bugüne kadarki en büyük etkinliğimize hazırlanıyoruz.
Developer Summit 2026’da yazılım mimarisinden Agentic AI’a, LLM’lerden mikroservislere, mobil yazılımdan backend’e 6 paralel oturumda "kalite ve tecrübe dolu" 40 teknik oturum gerçekleşecek.
Sektörde çalışan 1.000’e yakın yazılımcı ve yönetici ile birçok büyük şirketin yer alacağı harika bir networking fırsatı sunacak bir ortam olacak.
17 Ekim Cumartesi günü İstanbul'da görüşmek üzere.
After 6 years, Strimzi Kafka CLI v1.0.0b3 is out. Officially in beta.
What's in:
- @strimziio 1.0 / Kafka 4.2 (KRaft-only)
- No more kubectl dependency
- Built-in MCP server (32 tools) for AI-assisted Kafka on K8s
- Brand new project website
pip install strimzi-kafka-cli
strimzi-cli.dev
#kafka #kubernetes #strimzi #opensource #cli #mcp #ai
Replying to @amazon
@amazon #amazonturkiye when we will be totally freed from being forced to use @mngkargo @DHLeCommerceTR @DHLGlobal for our deliveries and not let these circus clowns play and mess up with our packages?
Please start building your delivery system in Turkiye as well or just fully work with @KolayGelsinTr which has a much better process and package care in spite of the @SendeoTurkiye merge.
This quoted post is unavailable.
This
i can spot a grifter from miles away.
so i digged into the code to figure out if this is legit or not.
guess i was right.
ben is a crypto founder who runs some weird bitcoin lending platform, i was pretty sure he knows absolutely nothing about ai and memory so i tracked down the repo myself since i was curious.
his website says he likes to build ai powered products and train local ai models? sure man, 80% of your github repo's are bitcoin related stuff. only one ai related project came up you forked in 2024.
mempalace has 10k github stars, more than 1k forks but only.. 7 commits ?
apparently the best memory layer to date?
no git author history, no account connected to whoever wrote the code of this codebase.
it doesn't add up..
the account who pushed the original repo, named: aya-thekeeper, under aya-thekeeper/mempal got deleted right after the repo got published.
you paid a random guy named lu to build this shit out for you.
( "Written by Lu (DTL) — March 24, 2026.
For: Ben." ) - benchmark md file.
lu wrote the code. lu wrote the benchmarks. lu is nowhere in the readme. or mentioned in the github history?
the git history then got squashed to one commit and published under milla jovovich? seriously? a actress?
you say she is a great friend of yours, she has been building this project with you. she does this at night.
yet she has.. 7 commits and only 2 active days in her entire github history?
you paid an actress and a random guy to promote a product you know absolutely nothing about.
over-engineer.md is missing. Oh wait we don’t need an agent for it.
This is the most complete Claude Code setup that exists right now.
27 agents. 64 skills. 33 commands. All open source.
The Anthropic hackathon winner open-sourced his entire system, refined over 10 months of building real products.
What's inside:
→ 27 agents (plan, review, fix builds, security audits)
→ 64 skills (TDD, token optimization, memory persistence)
→ 33 commands (/plan, /tdd, /security-scan, /refactor-clean)
→ AgentShield: 1,282 security tests, 98% coverage
60% documented cost reduction.
Works on Claude Code, Cursor, OpenCode, Codex CLI. 100% open source.
Aykut Bulgu retweeted
Murat Ülker, İngiltere'de ürettiği peynirli krakere %9 oranında peynir koyarken,
Türkiye'de ürettiği Çizi'de %0,2 yani sadece binde 2 peynir tozu bulunuyor!
Bu çifte standardı milyonlara duyuruyoruz: Gıda Dedektifi'ne işte bu yüzden düşmanlık yapıyorlar!
gidadedektifi.com/gonderiler…
Aykut Bulgu retweeted
Replying to @systemcraftsman @erkan_erol_
Okuyup da merak eden olur diye: aykutbulgu.com






















