İktisat ve Toplum Dergisinin “Anayasa Nedir” başlıklı sayısı için hazırladığım yazımın giriş kısmını sizlerle paylaşmak isterim
linkedin.com/posts/sibel-inc…
Yeni Partinin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanuna ilişkin tutumu tam da başkanlık rejimine uygun bir tutum.
Başkanlık rejimlerinde esas olan milletvekillerinin özgür iradeleriyle hareket etmeleridir, vekiller kendilerini seçenlere karşı sorumludurlar. Başkanlık rejimlerinde disiplinli parti yapılanması, örneğin milletvekillerinin meclis çalışmalarında grup kararı ile sıkı sıkıya bağlı hareket etmeleri, yasamanın yürütme karşısındaki dengeleyici rolünü ortadan kaldırır, dolayısıyla rejim otoriterleşir. Disiplinli partiler, başkanlığın değil parlamenter rejimin zorunlu kıldığı bir yapılanmadır, bu rejimlerde parti kararlarına milletvekillerinin uyması gerekir aksi halde rejim istikrarsızlaşır. Parlamenter rejimden başkanlığa geçen Türkiye’de hala eski ezberlerle hareket edilmesinin beklenmesi demokratik bir yaklaşım değildir.
Kaldı ki söz konusu kanunda yargının işleyişinin yürütme organının kararlarına bağlanması, özellikle de soruşturma açılmasının MGK kararına yani aslında Cumhurbaşkanının kararına bağlanmasını Anayasayla bağdaştırmak mümkün değildir. Eski yaklaşımların tekrarından öteye gidilememesi son derece üzücü; her zaman olduğu gibi demokratikleşme ve barış adı altında reform yapıldığı ileri sürülürken yürütmeye, yani Cumhurbaşkanına endeksli mekanizmalar yaratılmaktadır. Bu kanuna eleştirel yaklaşanları demokrat olmamakla yaftalamak tam da 2010 Anayasa değişikliklerinde, Anayasa değişikliklerine “yetmediği için hayır” diyenlere gösterilen tepkiye benzemektedir. Demokratikleşme görünümünde yapılan siyasi operasyonlara kuşkuyla bakmanın ne kadar önemli olduğu 2010 Anayasa değişikliği sonucunda yargının FETÖ yapılanması tarafından ele geçirilmesinde görülmedi mi?
Yazımı sizlerle de paylaşmak isterim: Bir Siyasi Partinin Karar ve Yönetim Organları Bölge Adliye Mahkemesi Kararıyla Değiştirilebilir Mi? blog.lexpera.com.tr/bir-siya…
Türkiye’nin çok partili demokrasi tarihinde kara bir gün. 1961 Anayasasıyla yani bundan 65 yıl önce siyasi partilerin özgürce faaliyet gösterebilmeleri için getirilen anayasal güvenceler bir hukuk mahkemesi kararıyla ortadan kaldırıldı.Çoğulcu demokrasi ve hukuk devletine elveda
Anayasa Hukuku Anabilim Dalımızın X hesabı açılmıştır. Değerli öğrencilerimizin bilgilerine.
Değerli Öğrencilerimiz,
2025-2026 eğitim-öğretim yılı Anayasa Hukuku açılış dersi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel İNCEOĞLU tarafından aşağıda belirtilen gün ve saatlerde gerçekleştirilecektir:
• Öğrenci numarası çift rakamla biten öğrenciler için:
23 Eylül 2025 Salı, saat 08.45
• Öğrenci numarası tek rakamla biten öğrenciler için:
23 Eylül 2025 Salı, saat 10.45
Saygı, sevgi ve dayanışma içinde başarılı bir akademik yıl geçirmenizi dileriz.
Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Avukatları ve elbette Baroları yakından ilgilendiren bir Sözleşme, Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlandı ve imzaya açıldı. Umarım Türkiye de bir an önce imzalar.
At the 134th Session of the @CoE Committee of Ministers in #Luxembourg, Court President Bošnjak, President-elect Guyomar, & Registrar Tsirli participated in discussions & attended the opening for signature of the #coe Convention for the Protection of the Profession of Lawyer
Jürisinde bulunduğum Sosyal Bilimler ödülünü “Haksız Tahrik: Bir Erkeklik Hakkı” isimli kitabıyla Eylem Ümit Atılgan aldı, Öner Günçavdı’nın “Nasıl Büyüdük? 2001 Sonrası Büyümenin Analitik Bir İncelemesi” kitabı övgüye değer bulundu. Kendilerini kutluyorum tgc.org.tr/18-slider/4701
SAHİPSİZ HAYVANLARIN ÖLÜM FERMANI OLAN YASA TEKLİFİ DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR barobirlik.org.tr/Haberler/8…
sibel inceoglu retweeted
Diyanet'in "manevi rehberleri" koğuşlarda dini sohbet düzenleyebiliyor ancak Isparta'da Hristiyan bir mahpus ne yapsa din görevlisine ulaşamadı
"Kamu hizmetiyse herkese eşit hizmet sunulmalı"
Cezaevlerinde din hizmetlerine erişimde ayrımcılık eleştirisi
@ugur_sahin2
#DWHaber
Yargıçlar Sendikası ve İzmir Barosunun ortaklaşa düzenledikleri “Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı” konulu Sempozyumdan kareler…
Can Atalay’ın milletvekilliği Anayasaya aykırı bir biçimde düşürüldü. Anayasa Mahkemesini fiilen kaldırma kervanına Meclis de katıldı… Artık Anayasa sadece kağıt üstünde kaldı…
Ankara Barosu 13. Hukuk Kurultayı Programı
ankarabarosu.org.tr/hukukkur…













