CECELİST, PESİMİST, ROCK STAR, 40K ENJOYER, D&D EXPERT, VİRTÜÖZ, KILIÇ USTASI, GALAKSİLER FETHEDEN, YILDIZLAR YOK EDEN, DEATH METAL APPRECIATOR, EKMEK YİYİCİ

Eye of Terror
Joined December 2019
Adam Stabwound çalabildiğini sanıyor 💔🥀😭😭😭 part 2 (oktav g yerine oktav a# bastığım için özür dilerim 🤡🤡)
Adam Stabwound çalabildiğini sanıyor part 2 çok yakında...
5
1
43
16,532
Hayatında hiç Fallout New Vegas, Disco Elysium, Bioshock oynamamış insandan oyun yorumu dinliyoruz. Umarım yukarıda bahsettiğim oyunların oyuncuya sorduğu şu soruların cevaplarını kaydırdığın tiktoklar ve annenle yaptığın mahalle dedikodularında da düşünüyorsundur sevgili Selin. "İnsan, seçimlerinin sonuçlarını öngöremeden karar vermiş de olsa, yaptıklarından sorumlu tutulabilir mi?" "Bir devleti devlet yapan şey nedir?" "İlerleme ve gelişim uğruna, totaliter rejim meşrulaştırılabilir mi?" "Hırslarından ve takıntılarından vazgeçememek, insanı nasıl bir yıkıma sürükler?" "Objektivizm ve sınırsız piyasa kapitalizminin sonucu nedir?" "Büyük idealler insan hayatından daha mı değerlidir?" Ve daha onlarcası. Gerçi bu soruları cevaplayacak entelektüel birikime sahip olduğunu da düşünmüyorum, orası ayrı.
Şunun alıntılarına yorumlarına vs baktım. Biri mantıklı bir argüman sunmuş mu, oyunun insanı entelektüel ve duygusal olarak ne şekilde geliştirdiğini anlatmış mı bana diye? Yok. Sadece bomboş insanların önüne düşmüşüm yine.
1
1
20
570
"ÜMİT EL'JONSON için kötü haber: uyandım" -irritabl bağırsak sendromu
7
244
Cutting the Throat of God, modern metal müzik içerisinde, son zamanlarda dinlediğim en ilginç işlerden biri. Ulcerate, yaptıklarını "progressive death metal" olarak tanımlasalar da, onlara "dissonant death metal" yakıştırmasını daha uygun görüyorum. Peki, "nedir dissonance, nedir dissonant?" Diye soracak olursanız, "dissonance" kelime anlamı olarak "uyumsuzluk" anlamına gelir. Birbirlerinden bağımsız birden fazla sesin yarattığı bu "uyumsuzluk", death metal, black metal gibi metal türlerinde sık kullanılan, aşırı tekinsiz, karanlık ve tehlikeli hissettiren bir tekniktir. Çoğu grup ya da sanatçı, dissonance'ı şarkıların belli yerlerinde, ortamı daha da tekinsizleştirmek / karartmak için yer yer kullanırlar. Ancak Ulcerate ise, bu uyumsuzluğu şarkılarının ana merkezi olarak kullanıyor. Dissonance'ı mantar gibi düşünürseniz, averaj bir şarkı kremalı mantarlı tavuklu makarna ise, Ulcerate'in tarzı kaşarlı mantar tava gibi diyeyim, öyle anlayın. Bu uyumsuzluğu merkez noktası olarak almak, şarkıya daha ilk saniyeden tekinsiz, uğursuz, karanlık, korkutucu hisler ekliyor. Bu albüm, aşağı yukarı 20 senedir metal dinlediğim hayatımda dinlediğim en "evil sounding" sound'ların başını çekecek konumda bir sound'a sahip. Peki sadece birbirinden alakasız iki nota basmakla mı yakalanıyor bu? Elbette hayır. Şarkıda bu uyumsuz melodiler, sürekli yenileniyorlar. Şekil değiştiriyorlar. Yer yer aksaklaşıyorlar ve çoğunlukla, birkaç seferden fazla tekrar etmiyorlar. Buna ek olarak, pes seslerden, sakin, daha temiz pasajlardan veya sert, güçlü akorlardan sonra, hemen artlarından gelen, çoğunlukla tiz notalardan başlayan bu uyumsuz sesler, gerçekten de hiçliğin ortasında kaybolma, çaresizlik, yer yer yalnızlık ve tema olarak da ölümü anımsatıyor. Şarkılar çoğunlukla hicaz, eolyen, lidyen gibi modlarda sabit kalmaktan ziyade, genel bir karar ses ve onun üzerine kurulmuş, sık sık farklı sahneler için farklı hisler verecek modlara, atonal (tamamen modlardan/gamlardan bağımsız) ve kromatik (modal çerçeveyi korurken gamın dışından nota kullanmak) seslere sıçrayarak yazılmış. Bunlara ek olarak, tremolo picking, susturulmadan basılan açık akorlar, pick slide, yavaş sweep pickingler duymak mümkün. Distortion ise abartılmamış, oldukça tadında, mid sesler yüksek, delay, chorus ve reverb kullanılmış. Gelelim asıl MVP'ye, davullar. Sevgili Jamie Saint Merat, sen nasıl bir hayvansın arkadaşım? Bu albümün davulları, hayatımda dinlediğim en pasif agresif yazılmış davullardan biri. Gitarda çalınan melodiler genellikle aşırı hızlı melodiler olmamakla beraber, davul için aynısını söyleyemeyeceğim. Daha birkaç saniye önce clean tondan, yavaş ilerleyen, karamsar melodiye eşlik eden davul, çok ani, saniyelik ataklarla, yer yer çok hızlı fill, yer yer ani kick atakları, yer yer ani blast beat gibi süslemelerle inanılmaz bir tat verip akabinde hızlıca yeniden yavaşlayabiliyor. Bunlara ek olarak, çok ani şekilde, daha aksak motiflere geçiş yapabiliyor. Sizi her zaman gerilimde tutuyor, ancak patlamayı çoğu zaman vermiyor. Az önce bahsettiğim sürekli değişen gitar riffleriyle beraber, davul da sürekli değişiyor. Bir ritim enstrümanı olan davulu, adeta bir melodik enstrüman gibi kullanmış. İkisinin arasında inanılmaz bir tamamlayıcılık var. Biri olmadan diğerinin asla aynı lezzeti verebileceğini düşünmüyorum. Vokallere gelecek olursak, genellikle çoğunlukla "öfkeli" ve "nefret dolu" hissettirdiklerini söyleyebilirim. Vokalin genel tavrını beğeniyorum, ancak bu albümde benim için ön planda değiller. Favori şarkım ise "Further Opening the Wounds" oldu. Ölüm, kozmik yalnızlık, hiçlik, karanlık, nefret, korku hislerini çok güzel yansıtan bir albüm olduğunu düşünüyorum genel olarak. Bana biraz "I have no mouth and I must scream" havası veriyor. Sizi bilemem. Bu tür işlere merakınız varsa kesinlikle dinlemelisiniz. Ancak öyle "arkada çalsın" tarzı bir albüm değil. Harbi harbi "dinlemelisiniz". İnanılmaz lezzetli, inanılmaz karanlık. 9/10
2
10
438