arwen. (@simeranyadts) header
arwen. (@simeranyadts) profile picture

martılar da vardı… ✨

Joined January 2025
Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)Photo by arwen. (@simeranyadts)
“Yanmaksa senden olsun…” 🥀
1
6
165
2,326
Sezon başından beri neredeyse her hafta, henüz izlemediğimiz bölümün kötü geçeceği hissine kapılıp bütün umutlarımızı bir sonraki haftaya erteliyoruz. Oysa dönüp baktığımda hiçbir bölümün ardından korkulduğu gibi bir kaos yaşandığını görmüyorum. Bir şekilde her bölümden tatmin olarak ayrılıyoruz. Biraz da anın tadını çıkarmak gerektiğini düşünüyorum. Kendi adıma, sezon başından beri her bölümü severek izledim ve hâlâ aynı fikirdeyim. Bütün hüznüne rağmen bu sezon benim için oldukça konforlu geçiyor. Acı çekiyoruz ama çektiğimiz her acının altının dolu olduğuna inanıyorum. En travmatik anları bile keyifle izleyip defalarca başa sarıyoruz. Elbette heyecanla beklenen kavuşma ama ilk kez gerçek anlamda yaşadığımız bu ayrılık döneminin de kendine has bir güzelliği vardı bence. Daha derinlikli sahneler alabilirdik fakat buradan da elimiz boş döndüğümüzü düşünmüyorum. Geçen sezon her bölümün ardından yaşadığım stresi hatırlayınca bu sezonu neden severek izlediğimin cevabı çok net. Bu hikâyede mutlak huzurun hiçbir zaman mümkün olmayacağını biliyorum ama bu kez yaşanan acıların bir anlamı, gidilen yolun bir istikameti var. Üstelik tünelin sonundaki ışığa hiç olmadığımız kadar yakınız. O yüzden bütün güzellikleri kavuşmaya saklamak istemiyorum. Bu hikâyeyi yalnızca varacağımız yer değil, oraya gelene kadar yaşadığımız her şey kıymetli kılıyor.
14
7
3
150
7,123
arwen. retweeted
İki saniye daha fazla göreyim diye geri geri çıkıyor evden. Yetmiyor, Alya kapıyı kapatırken kapanana kadar kafasını eğip bakmaya devam ediyor. Mümkün olsa gözünü bile kırpmayacak seviyeye geldi artık. Öyle bir bağımlılık.
3
26
544
13,933
Güya hiç istemeden evlendiği karısını, kolundan tutup kimseyi koymadığı odasına götürdü ve yatağında uyusun diye dört gözle bekledi. Cihan’ın en sevdiğim “mecburiyeti”. Tabii. :) Az kaldı, sonunda kavuşuyoruz odamıza. 🙌🏻
1
12
1
491
30,312
even the echo of her laughter in his memories brought the tiniest, most sorrowful smile to his face, right in the middle of all his pain and hopelessness. i don't think he'll know what to do with everything that's waiting for him.
4
77
19
443
19,310
Özetten sonra aklımdaki gidişat daha da oturdu. Tam olarak dün yazdığım gibi ilerleyecek bence. Hamileliğin ortaya çıkışı bu bölüm olsa bu fırsatı kaçırmazlardı, fragmana koyarlardı diye düşünüyorum. Bana kalırsa Cihan bu bölüm öğrenecekse sadece evliliğin gerçek olmadığını öğrenebilir. 72. bölümde de Alya aklanacak ve sonrasında Cihan bebeği öğrenecek diye tahmin ediyorum. Nar aşerme için 70 dendi, 71 çıktı. Bu da bir bölüm sonrasıdır.
12
2
87
8,203
Kızın söylediği her şey harfi harfine çıkıyor ama nedense benim aklıma oturmayan bazı kısımlar var. Öncelikle hamileliğin şimdiden ortaya çıkmasını beklemiyordum ya da beklemiyorum diyelim. Alya aklanınca ısrarla gideceğini söylüyor ve bunlar boş yere yazılmıyordur. Ben Alya’nın akladıktan sonra bu sefer kendi isteğiyle kalacağını, gitmek istemeyeceğini düşünmüştüm. Hamileliğin de bunun peşine ortaya çıkacağını. Çünkü Cihan bebeği öğrendikten sonra Alya neden gitmek istesin? Belki sadece evliliğin gerçek olmadığını öğrenmiştir, hamile olduğunu bilmiyordur. Bilemedim.
11
1
1
90
13,488
Alya’nın şirketten çıktığı günün kıyafetleri var fragmanda. Fragman sahneleri tek bir günden oluşuyorsa Alya ceketli kombini çıkarıp akşamına bu kombini giyiyor ve konağa geliyor. Konakta kaldığı için ertesi gün yine bu kombinle şirkete gidiyor ve malum ana tanık oluyor. Şirketten hışımla çıkıyor, Cihan peşinden geliyor ve Hasankeyf. Gerçekten bölüm sonu doğruysa ve bunu hiç çıtlatmadıysanız büyük talihsizlik.
8
8
3
398
32,152
arwen. retweeted
CihAl’i odamızdan sonra izlemeyi en çok sevdiğim yer mutfak. Çünkü mutfak sahnelerinde aşk; yaşayan, nefes alan, gündelik bir şey gibi hissettiriyor. Cihan’ın o sert ve ağır duruşunun Alya’yla yumuşaması, Alya’nın bıcır bıcır halleri konağın soğuk duvarlarına sıcaklık yayıyor. Birbirlerine bakışları “ev olma” hissi veriyor. Kalabalığın, kavganın ve yüklerin arasında yan yana durduklarında gerçekten aynı hayatın içindelermiş gibi görünüyorlar. Hep oraya ait… Belki de bu yüzden konaktan uzaklaştıklarında hikâye romantik olarak devam etse bile, o köklü aidiyet duygusu biraz eksiliyor; çünkü CihAl’in aşkı en çok o konağın içinde gerçeklik buluyor. Konakta değilken bir yerde eksik kalıyoruz sanki. Oraya en çok onlar yakışıyor, o ağırlığı en iyi onlar taşıyor. Bu yüzden konakta evli CihAl izlemek bu dizinin en büyük büyüsü. Benim de istediğim, “geçmişin gölgelerinden” arınan, konakta kendi hikâyelerini yazan bir CihAl izlemek…
1
8
1
202
5,644
sevsin bırak yüreğim uzaktan.
15
90
34
1,444
300,309
Onlar en sonunda denize varmadan buluşurlar… 🪁 #CihAl #UzakŞehir yeni bölümüyle pazartesi 20.00’de #KanalD’de! @ayna_yapim @ayyapim @KanalD
284
438
122
3,063
157,907
Bölümü taze izlemişken duygularımı sıcağı sıcağına yazmak istiyorum. Dramı son derece güçlü, duygusal açıdan fazlasıyla yoğun bir bölüm olmuş. Baştan sona ağlamaktan perişan oldum. Alyakuşum’u böyle görmek beni çok zorluyor, daha en başından koyverdim kendimi… Neredeyse gözyaşlarımı tutabildiğim tek bir sahnesi yoktu. Özellikle Cihan’ın evleneceğini söylediği sahnede karşılıklı sergilenen performans muazzamdı. Müzik seçiminin de bu etkide büyük payı var. “Hasret” girişiyle bile beni buhrana sürüklemeye yeten şarkıların başında geliyor. Bu yüzden bu bölüm kurguya da ayrıca hakkını teslim etmek lazım. Sahnelerin ritmiyle fon müziklerinin uyumu her duyguyu zirveye taşımış. Ateş’in mezarlık sahnesinde bile heyecanlandım ve ağladım. Ateş demişken, Nare ile aralarında gelişen dinamik, dizi başladığından beri CihAl dışında beni gerçekten heyecanlandıran ilk hikâye oldu. Sahnelerini gözümü kırpmadan izliyorum. Aralarındaki enerji ve gerilim müthiş. Onları da büyük bir merakla takip edeceğim. Malum şahsı ve süregelen sahnelerini ise konuşmayacağım. Kendisini yok saymayı tercih ediyorum. Oyuncu seçimi hâlâ beni irite ediyor, ekrana geldikçe kafamı başka yöne çevirme ihtiyacı duyuyorum. Karakterin motivasyonu da sadece “Ne alaka?” dedirtiyor. Benim açımdan ciddiye alınacak bir tarafı yok. Benden kendisine ekmek çıkmaz. Umuyorum tez elden bu saçmalığa son verirler. Bunun dışında, hikâyenin yeniden güçlü bir merak uyandırdığı ve bebişimizin odakta olduğu bir döneme girdik. Hazır bu kadar merak yakalanmışken bazı anlamsız meseleleri daha fazla uzatmadan seyirciyi hikâyeye bağlamak gerekiyor. Cihan’ın Alya uğruna Albora’yı bile hiçe sayabilecek noktaya gelmesi, Dicle’mizin yarattığı heyecan ve yaklaşan yüzleşmeler gelecek bölümler için beni fazlasıyla yükseltiyor. Zaten bu sezon için en büyük merakım CihAl’in kendi aralarında yaşayacakları yüzleşmeler. Hiçbir sorunun geçiştirilmeden, detaylıca işlendiği sahneler istiyorum. Deniz başta olmak üzere daha konuşulacak çok detay vardı ama ilerleyen bölümlerde devamını da göreceğimizi düşünerek onu şimdilik erteliyorum. Genel çerçeveye baktığımda sadece bu bölüm özelinde değil, şu ana kadar kötü bir bölüm izlediğimizi düşünmüyorum. Ancak giderek ağırlaşan bu süreç seyirci açısından oldukça yorucu. Artık bunca acının ve özlemin karşılığını almaya ihtiyacımız var. CihAl’in birbirini anladığı, birbirine destek olduğu, yaralarını birlikte sardığı sahneleri görmek istiyorum. Bağırış çağırış içinde odayı birbirine katıp ardından sıkı sarıldıkları, tutkuyla öpüştüklerini görmek istiyorum. Doğru dürüst replikli sahne bile izleyemiyoruz artık. Bakışma faslını geçmemiz gerekiyor. Kısacası artık dolu dolu CihAl izlemenin vakti geldi. Her şeyden önce Cihan’ın bebeği öğrendiği sahnenin kusursuz olmasını diliyorum. Neler izleyebileceğimiz konusunda kafamda dönen senaryolar felaket heyecanlandırıyor beni. Umarım bütün bu bekleyişin hakkını veren, duygu düzeyi muazzam bir sahne izleriz. Şu an için en büyük merakım bu.
3
8
129
4,147
En ufak bir düşüşümüzde manşet girmek için hazır bekleyen gazeteciler, izlemediği halde her hafta reytingimizi bizden önce takip eden antiler varken şu görüntünün verdiği hazzı anlatamam. Uzak Şehir, Uzak Şehir’liğini yaptığı vakit yeniden çift haneleri görecektir, demiştim. Tüm platformalarda Dicle konuşuluyorken heyecanı söndürmeden, uzatmadan muazzam bir sahne gelirse, yani Cihan’ın haberi aldığı bölüm muhtemelen çok rahat 10+ reytingi görecektir. Bundan sonra zirveler yine hep bizim. 👊🏻
📈 Ratings: #UzakŞehir on Kanal D!
3
3
121
2,616
Rivayete göre Dicle ile Fırat, birbirini çok seven iki gençtir. Ancak aileleri bu aşka karşı çıkar ve kavuşmalarına izin vermez. Ayrılığa dayanamayan iki âşık, birbirlerine ulaşabilmek için farklı yollara düşer. Fırat, dağları ve ovaları aşarak sevdiğine ulaşmaya çalışır. Dicle ise özlemini sığdıramaz içine. Daha hızlı, daha hırçın, daha sabırsız bir yolculuğa çıkar. Yolları farklıdır ama arzuları aynıdır: Birbirlerine kavuşmak. Fırat uzun ve dolambaçlı yollar kat ederken Dicle daha kısa ve coşkulu bir yol izler. İkisi de geçtiği topraklara hayat verir ancak birbirlerinden uzakta akmaya devam ederler. Ve nihayet nice dağları, ovaları, yolları ve yılları geride bıraktıktan sonra birbirlerine kavuşurlar. O güne dek ayrı ayrı akan iki nehir, artık aynı suyun içinde birbirine karışır. Birbirlerine varmak için çıktıkları o uzun yolculuk, aynı denize akıp bir olmalarıyla son bulur. Artık ne ayrı düşecekleri bir yol ne de aralarına girecek bir mesafe kalmıştır. Çünkü birbirlerine kavuşmakla kalmamış, birbirlerinin bir parçası olmuşlardır. Yine o topraklara bereket yağdıracakları, “bir” olmayı başaracakları o güne…
11
1
154
5,452
Cihan’ın Alya’ya “Sen aileden değilsin.” çıkışını defalarca izledik. Her defasında karşısında bu sözlerle kırılan, incinen, öfkelenen bir Alya vardı. Fakat bu kez ilk defa bambaşka bir Alya gördük. Albora olmamasına rağmen kendinden emin bir şekilde Cihan’ın restine rest çekti. Çoktan o topraklarda kök salmaya, farkında bile olmadan oranın bir parçası hâline gelmeye başlamıştı. Asıl güzelliği ise Cihan’ın da bunu fark etmesiydi. Alya’nın içinde yeşermeye başlayan o aidiyet duygusunu sezmesi, yüzündeki o şaşkınlık, içten içe bundan mutluluk duyması… Bir zamanlar ait olmadığı söylenen yerde artık kendi yerini belirleyen bir Alya vardı karşısında.
6
33
1
680
85,537
arwen. retweeted
CihAl’in yansımasını bugüne kadar birçok metafor üzerinden anlattılar. Her birini ayrı ve değerli buluyorum ama benim için en etkileyicisi Fırat ve Dicle üzerinden onları tanımlamak oldu. Çocukları üzerinden bu hikâyeyi devam ettirecek olmaları da apayrı bir heyecan.
5
11
2
209
10,386
Alya’nın öfkesi sevgisinin büyüklüğünden, kırgınlığı ise o sevginin altında ezilmesinden doğuyordu. Dışarıdan bakıldığında gururlu, inatçı, hatta acımasız görünebilir. Kırılganlığını öfkesine, özlemini inadına, sevgisini gururuna saklıyor. Oysa bütün o sertliğin ardında sevilmeye, anlaşılmaya ve en önemlisi güvende hissetmeye ihtiyaç duyan narin bir kadın var. Kalbinin en yumuşak yerini kimse görmesin diye etrafına dikenler örüyor. Özellikle de Cihan’a karşı… Çünkü en çok onun karşısında bütün savunmasını kaybediyor. Bir tek onun sevgisiyle iyileşebileceğini bildiği hâlde, en derin yarayı da yine ondan alabileceğinden korkuyor. O nikâh masasına oturduğu o an, Alya’nın öfkesinin varabileceği en uç noktaydı. Kırgınlığının, gururunun ve çaresizliğinin onu sürüklediği son duraktı. Fakat tam da orada, bütün o öfkenin ardına sakladığı kalbiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Ne kadar incinirse incinsin, ne kadar kızarsa kızsın, Cihan’a duyduğu sevginin önüne hiçbir şeyi koyamayacağını bir kez daha anladı. O masadan kalkarken kendisini tüketen öfkesinin bir kısmından da vazgeçti. Yüzündeki o öfkenin yerini daha sessiz, daha mahzun bir kabulleniş almış oldu. Böylece Cihan’dan kaçmaya çalışırken kalbinin ondan bir adım bile uzaklaşamadığı gerçeğiyle de yüzleşmiş oldu.
14
23
4
246
10,058
Senaryo yeterince yorucu değilmiş gibi 1’i 10 yapan spoiler’lar… Daha da yoruyor beni. Yavaş yavaş tükenme eşiğine geliyorum. Güzel şeyler olsun, biraz nefes alalım artık…
1
1
85
2,516
Spoiler tahammülsüzlüğüm bir yana iki üç bölüm önden gidiyor olmalarına da ayrı gıcığım. Önceden bir bölüm sonrasının bilgisi gelirdi, şimdi üç bölüm sonra ne olacağının bilgisi geliyor. Haliyle üç hafta sonra bile aynı işkenceyi çekeceğini bilmek, aynı rezilliğin devam ettiğini görmek daha da yıpratıyor. Gidişat hususunda umutsuzluk yaratıyor. Bu kadar önden gitmek pek de hayırlı bir iş değilmiş.
6
9
162
9,509
CihAl’i evlendirin artık. BİRBİRLERİYLE. @lerenlale
8
17
3
343
8,599