belgeselde benekli sırtlanları gören babamın verdiği tepkiler :
'vay şerefsizler fil yavrusunu nasıl da parçaladılar'
'bu ne bu kurt desen değil aslan maslan değil kaplan mıdır'
'iyi,türkiyede yokmuş'
hayvan belgesellerinde en nefret ettiğim, villain olarak gördüğüm tek canlıdır
normalde organel “hücre içinde belirli görevleri olan özelleşmiş yapı” demek. campbell biyoloji organele “zarla çevrilmiş olması” şartı koyduğundan ribozomu organel olarak kabul etmiyor. ama fizyo histo kitapları campbell gibi ırkçı değil, organel olup olmadığını çok da takmıyor
annem çoraplarımın odamla banyo arasında bir yerde, çoğunlukla kirli sepetinin hemen yanında olmasından şikayetçiydi. ne tekrar giyeceğim kadar temiz ne de sepete atacak kadar kirli diyordum. hepimiz aynıyız ya bu ne
Erkeklerin çıkardıkları kıyafetleri neden sandalyeye bıraktığını hiç düşündünüz mü? Rivayete göre bu köklü alışkanlık yüzlerce yıllık stratejik bir akıl yürütmeye dayanıyor.
Eskiden dünya daha sade bir yerdi ve kıyafetlerin yalnızca iki temel statüsü vardı: Temizse dolaba, kirliyse sepete.
Ancak erkekler kısa sürede sistemin açığını keşfetti ve üçüncü, kritik bir kategori yarattı: "Bir kez giyilmiş ama henüz kirlenmemiş" kıyafetler.
Dolaba girecek kadar steril değil
Sepete girecek kadar da kirli değillerdi çünkü henüz ter kokmuyor veya lekelenmemişlerdi.
İşte bu kriz ortamında, ev içerisinde tarafsız bölge ilan edildi: Sandalye.
Başlangıçta her şey masumdu; üzerine yalnızca bir gömlek iliştiriliyordu. Zamanla duruma pantolonlar, kemerler ve hırkalar eklendi. Göz açıp kapayıncaya kadar sandalye fiziksel olarak ortadan kayboldu geriye sadece kıyafetlerden oluşan bir heykel kaldı.
Kadınlar bu jeolojik katmanlaşmaya müdahale edip kıyafetleri kaldırmaya yeltendiğinde ise o efsanevi cümle döküldü:
"Dokunma ona, bir kere giydim!"
Bugün salonunuzda veya yatak odanızda üzerine oturmanın imkansız olduğu o efsanevi sandalye aslında dağınık değildir; sadece nesillerdir süren görevini sadakatle yerine getiriyordur.
IVIG hafif kaçar, genetiğe sevk isteyip DNA’nıza solunum yolu virüslerine karşı anında antikor üreten bir gen taktırın, ömrünüz boyunca her kışı hiç hasta olmadan geçirebilirsiniz.
Replying to @DoraOzsoy
@DoraOzsoy yeni bir new york vlogu atmış bize de nöbet ertesi kahvaltı eşliğinde izlemek düşer, keyifler gıcır
EN YAYGIN 2 SAÇ DÖKÜLMESİ TİPİ ÖZET :
stres, beslenme problemleri, vitamin eksikliği gibi düzeltilebilen sebeplerin yaptığı saç dökülmesi telogen effluviumdur ve bu saç dökülmesi geçicidir. yani sorunu ortadan kaldırınca saçlar tekrar çıkar +
telogen effluvium genelde günlük saç kaybının artışıyla “benim saçım dökülüyor” demeyle fark edilirken, androgenetik alopesi ense ve yanların korunduğu, ön ve tepedeki saçların incelip tabiri caizse öldüğü bir seyrekleşme yapar. birbirine eşlik edebilseler de farklı şeylerdir +
















