Serdar SEZEN (@serdarsezen44) header
Serdar SEZEN (@serdarsezen44) profile picture

Anahtar Parti Stratejik İletişim ve Medya Ofisi Başkanı Teknoloji, Dijital Dünya, Oyun, Yapay Zeka

Ankara / Malatya
Joined November 2024
Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)Photo by Serdar SEZEN (@serdarsezen44)
Bundan sonra bu hesabı daha aktif kullanacağımı bildirmekten mutluluk duyuyorum :) Kimileriniz beni az çok tanır ama bu yazı, buraya yeni uğrayanlar için küçük bir tanışma notu olsun. Açıkçası insan kendini nasıl anlatır, nereden başlar, emin olmak kolay değil. Özellikle “ben dilini” kullanmayı sevmeyen insanlar için bu daha da zor. Öncelikle profilde gördüğünüz hobileri gerçekten sevdiğimi, süs olsun diye yazmadığımı bilmenizi isterim. Ara sıra yapacağımız paylaşımlarla, ilgi alanlarım hakkında bilgiler vermeyi de ihmal etmeyeceğim. Ee ne de olsa infotainment çağındayız. Sanki hiç siyasetle alakam yokmuş gibi “yumuşak propaganda” yapmak doğru olmaz. Anahtar Parti’de biz siyaseti, nezaket ve liyakat ekseninde yürütmeyi önemli buluyoruz, bunun için mücadele ediyoruz. Siyasi “davamız” budur. Birkaç havalı terim kullanmışken şunu da söylemeden geçmek olmaz: Gençleri yalnızca “idare edilmesi gereken” bir kitle olarak gören anlayışın içinde değiliz. Gençlere en büyük sözümüz şudur; sizi “anlıyormuş gibi” yapmayacağız, ortak dertlerimizi çözmek için birlikte çalışacağız. Uzun lafın kısası; bildiklerimi konuştuğum, bilmediklerim hakkında laf kalabalığı yapmadığım hesabıma hoş geldiniz 🙂
6
32
2
168
14,198
Ülkemizde yetki makamında bulunan kişilerin koltuklarını bırakması için daha ne ölçüde büyük felaketler ve skandallar yaşanması icap ediyor? Acaba hangi türden bir yönetim zafiyeti yöneticilerimizde istifa bilinci uyandırmaya yeterli olur? Maalesef ülkemizde istifa etmek alışkanlık haline gelmiş bir pratik, bir erdem değil ve bu durum yalnızca siyasetle de sınırlı kalmıyor. Dahası korkunç toplumsal maliyetlere yol açan başarısızlıkların sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmak, etik bir kusur olarak dahi görülmüyor. Unutulmamalıdır ki; koltuğa yapışıp kalmak yalnızca makamı korur, onurlu bir istifa ise şahsiyeti korur. Biz, makamları uğruna itibarlarını feda edenlerden olmayacağız!
Paraguay’da son 24 saatte yaşananlar! 3 MİLYON KİŞİNİN PARASINA ERİŞİMİ KESİLDİ, DEVLET BAŞKANI İSTİFA ETTİ! Güney Amerika ülkesi Paraguay, ülkenin en büyük bankalarından Ueno Bank’ın çökmesiyle tarihinin en ciddi siyasi ve finansal krizlerinden birini yaşıyor. Yaşanan gelişmeler şöyle: - Yaklaşık 3 milyon müşterisi bulunan Ueno Bank’a Merkez Bankası tarafından el konuldu. - Bankanın çökmesiyle milyonlarca kişinin banka hesaplarına, birikimlerine ve dijital ödeme sistemlerine erişimi durdu. - Bankada 800 milyon doların üzerinde kamu kaynağı bulunduğu ortaya çıktı. - Devlet Başkanı Santiago Peña, bankacılık krizinin ardından istifasını açıkladı. Ancak Kongre istifasını kabul etmeyerek azil sürecini başlattı. - Merkez Bankası Başkanı Carlos Carvallo görevinden ayrıldı. - Bankanın üst düzey yöneticileri hakkında soruşturma başlatıldı. Çok sayıda yönetici gözaltına alındı veya tutuklandı. - Bankanın eski yöneticileri hakkında güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlamaları yöneltildi. - Banka müşterileri paralarını geri alabilmek için sokaklara döküldü. Protestocular ile polis arasında çatışmalar yaşandı. - Polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. - Paraguay’da siyasi kriz derinleşirken Devlet Başkanı hakkındaki azil süreci devam ediyor. Öte yandan yetkililer, mevduatların büyük bölümünün devlet güvencesi kapsamında olduğunu ve müşterilerin yaklaşık yüzde 97’sinin parasının tamamen karşılanabileceğini açıkladı. Paraguay Merkez Bankası ise yaşananların ülkenin tüm bankacılık sistemini değil, Ueno Bank’ı ilgilendiren münferit bir kriz olduğunu ileri sürdü.
9
24
1,022
Bu memleketin insanları birbirleriyle kavga etmekten, siyasetin bitmek bilmeyen tartışmalarından yoruldu. Artık kimin kimi yendiğini değil, Türkiye'nin ne kazandığını konuşmak istiyoruz. Bizim de bütün gayretimiz bunun için. İnsanların yeniden yarınlarından umut duyduğu bir Türkiye için.
Cumhuriyetin, inancın, fikrin, Türk milliyetçiliğinin ve 86 milyonun ortak adresiyiz. Karnı tok, başı dik, üreten ve güçlü bir Türkiye’nin mümkün olduğuna inanıyoruz. Siyasetin kavga ve gösteri müsameresinde biz yokuz. Tek derdimiz memleketin geleceği. Biz bir müjde hareketiyiz!
21
43
939
Biz evlatlarımızın isimlerini katledildikleri okulların tabelalarında görmek istemiyoruz. Biz çocuklarımızın o okullardan sağ salim çıktıktan sonra büyüyüp bu memlekete hizmet ederek kendi adlarını yaşatmalarını istiyoruz. Zira çocuklar birer abide yahut anıt olsun diye değil, hayatta kalıp kendi istikballerini inşa etsinler diye vardır.
Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerin isimleri okullara veriliyor. — Binevler Ortaokulu'na Bayram Nabi Şişik'in — Yunus Emre Ortaokulu'na Yusuf Tarık Gül'ün ismi verildi.
2
17
2
42
1,008
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun ülkenin dört bir yanındaki esnaf ziyaretlerinden öne çıkan güzel anlar…
8
85
5
179
2,512
Daha dün konuşuyorduk, bugün Valve’dan bir hamle gelmiş. Bizi duydular diyeceğim ama :)) Küçük de olsa bir adım atılması güzel.
Steam'de oyun yayımlamak artık eskisi kadar kolay olmayacak. 📌Yapay zeka destekli oyunların sayısındaki patlama, Valve'ı harekete geçirdi. Artık geliştiricilerin geçmesi gereken yeni bir "5 dakika" şartı var. 📌Yeni kurallara göre geliştiriciler, oyunlarını Steam istemcisi üzerinden en az 5 dakika çalıştırarak test etmek zorunda. Amaç, bilgisayarda sorunsuz açılan ancak Steam entegrasyonu eksik olduğu için oyuncuların sisteminde çöken oyunların önüne geçmek.
1
12
48
16,688
Binance’ten 6,34 milyar dolarlık kripto varlık çalındığını biliyoruz. Şirketin açıklamasına göre etkilenen varlıkların %98’i de yerine konmuş. Saldırının nasıl yapıldığına bir bakalım. Saldırganlar sahte bir iş görüşmesi düzenleyerek Binance mühendislerinden birinin bilgisayarına zararlı yazılım bulaştırıyor. Buradan şirketin kendi bünyesinde kullandığı yapay zekâ araçlarına ve yazılım sistemlerine erişiyorlar. Sonrasında kripto varlıkların transfer edilmesi için kullanılan dijital imza altyapısına kadar ulaşıyorlar. Yani kasanın anahtarını doğrudan çalmadan, kasayı açmaya yetkili sistemi kullanarak paraları transfer ediyorlar. 29 Ekim gecesi başlayan saldırıya kısa sürede müdahale edilmiş, yaklaşık 4 saatte saldırı durdurulmuş, çalınan varlıkların 2,85 milyar dolarlık kısmı dondurulmuş ve Binance’in açıklamasına göre etkilenen varlıkların %98’i şirketin kendi kaynaklarından karşılanarak olay 5 günden kısa sürede büyük ölçüde çözüme kavuşturulmuş. Elbette bu siber saldırıyla Türkiye’de yaşanan fon krizini birebir karşılaştırmak doğru olmayabilir. Olayların niteliği ve hukuki boyutları farklı. Ancak her iki olayda da yatırımcıların kayıpları, bu kayıpların sorumluluğu ve nasıl karşılanacağı üzerine konuşmak gerekiyor. Yatırımcıların zararları karşılanacak mı? Karşılanacaksa kimin kasasından, hangi kaynaklarla? Sorumluların mal varlıklarından mı, ilgili finans kuruluşlarının kaynaklarından mı, yoksa devlet eliyle, yine kamu kaynakları kullanılarak mı? Sermaye piyasalarını denetlemekle görevli kurumların bu kriz öncesinde neden gerekli önlemleri alamadığı da açıklığa kavuşmalı. Kimlerin ne kadar parayla sistemden çıktığı, hangi tutarların iade edildiği ve Adalet Bakanı'nın sözünü ettiği organize yapının kimlerden oluştuğu şeffaf biçimde ortaya konmalı. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ somut bir yol haritası yok. Bu krizin de diğerleri gibi zamanaşımına değil, "gündemaşımına" uğratılarak unutulmasına izin verilmemeli.
4
23
4
58
1,524
Steam'de geçtiğimiz hafta tam 1.879 yeni oyun yayımlanmış. Bunların 800'den fazlası henüz tek bir oyuncu değerlendirmesi bile almamış. Daha ilginci, değerlendirme almayan oyunlardan incelenen ilk 100 tanesinin 67'sinde yapay zekâ içerik bildirimi var. Yapay zekâ sayesinde oyun geliştirmek eskisine göre çok daha kolay. Bu güzel. Ama aynı teknolojiyle mevcut oyunların klonlarını yapmak, piyasayı birbirinin benzeri oyunlarla doldurmak da kolaylaştı. Bu işten en çok etkilenenler de küçük indie stüdyolar olacak gibi görünüyor. Zaten kısıtlı bütçelerle, aylarca hatta yıllarca uğraşıp oyun geliştiriyorlar. Bir de bu kadar kalabalığın içinde oyunlarını duyurmak için ciddi reklam bütçeleri ayırmaları gerekiyor. İyi bir oyun geliştirmek, artık doğrudan keşfedilmek anlamına gelmiyor. Bence burada biraz da biz oyunculara, oyun topluluklarına ve yayıncılara iş düşüyor. Arada bir büyük oyunlardan kafamızı kaldırıp indie oyunlara da bakalım. Demolarını deneyelim, hoşumuza gidenleri paylaşalım, Steam'de yorum bırakalım. Hatta küçük geliştiricilerle oyuncuları bir araya getiren etkinlikleri daha sık yapalım. Tabii yapay zekâ kullanılan her oyunu kötü veya taklit olarak görmüyorum. Gayet güzel işler de çıkıyor, daha da çıkacak. Ama oyun dünyasının en sevdiğim taraflarından biri, birkaç insanın aklına gelen bir fikrin dönüp dolaşıp hepimizin saatlerini geçirdiği bir oyuna dönüşebilmesi. O insanların bu kalabalıkta kaybolmasını hiç istemiyorum. gamegrin.com/news/videogame-…
19
61
7
282
28,385
Kamusal alanda can güvenliği yok; insanlar kamu gözetiminde dolandırılıyor; kamuyla iş yapan iş insanları batıyor; kamuoyu dezenformasyonla uyutuluyor... Ortak bir fayda üretmesi gereken kamu, mütemadiyen ortak maraz pompalıyor. Kamuyla temas eden her bünyenin yarar yerine zarar gördüğü bir düzende, ne devlete sadakat tesis edilebilir ne de ülkeye aidiyet geliştirilebilir.
29
59
1,729
🇹🇷 2️⃣ 🗝️ 🧿
3
34
4
89
2,057
Açlık sınırını açıklamak yetmez, bir de tokluk sınırını da söyleyin bilelim :) #ToklukSınırı
Milletinize açlık sınırı, yoksulluk sınırı açıklamayı bırakın. Millet sizin doymamışlığınızdan muzdarip, siz bize tokluk sınırı açıklayın. #ToklukSınırı
4
38
2
104
2,558
Her kusursuz organizasyonun ardından gelen o keyif; bundan böyle sırtımız yere gelmez hissi. :)
18
38
4
206
4,840
Siyasetin Eskimeyen Sırrı Ne? Milyonluk Reklamlar mı Bir Fincan Çay mı? Milyonlarca liralık reklam kampanyalarının, dijital teknolojilerin ve devasa mitinglerin çağında, siyasetin en etkili iletişim yöntemi hâlâ bir kapıyı çalmak olabilir mi?   Bugün siyasal iletişimin sayısız aracı var. Televizyon reklamları, sosyal medya kampanyaları, billboardlar, anketler, kürsü konuşmaları… Fakat bazen bütün bu imkânların sağlayamadığı yakınlığı, bir insanın evine misafir olmak sağlayabiliyor.   Bunun güncel örneklerinden birine Sırbistan'da tanıklık ettik.Lidersiz öğrenci hareketi yalnızca meydanlarda slogan atmadı. Köy köy dolaştı. Kapıları çaldı, vatandaşların sofralarına oturdu, dertlerini dinledi. Üstelik bu yöntem yeni değil.   ABD'de Barack Obama'nın 2008 kampanyasında yaklaşık 2,2 milyon gönüllü, Hindistan'da Aam Aadmi Partisinin 2015 Delhi seçimlerinde yaklaşık 40 bin gönüllü saha çalışmalarına, mahalle toplantılarına, ev ziyaretlerine katıldı.   Aslında bu örnekler için dünyanın öbür ucuna gitmemize de gerek yok. Türkiye, benzer bir siyasal örgütlenmenin yakın tarihli tanığı. AK Parti'nin 2002'de iktidara uzanan yolculuğunda mahalle teşkilatları, ev ziyaretleri ve seçmenlerle yüz yüze temas, seçim zaferinin temel taşlarıydı.   Peki bütün bu tarihsel tecrübeler bugünün siyasetine ne söylüyor?   Erişim başka, ikna başka. Görünür olmak başka, güven kazanmak başka.   Teknoloji milyonlara seslenmeyi mümkün kılıyor. Ama bir insanın kapısını çalmanın, çayını içmenin, gözlerinin içine bakarak derdini dinlemenin yerini dolduramıyor. Hele de gerçekle sahtenin sınırlarının giderek bulanıklaştığı dijital dünyanın dezenformasyonla kuşatılmış bu çağında… Belki yüz yüze temas, siyasi iletişimde geçmişte olduğundan daha da önemli bir yer tutacak gelecekte. Zira iletişimin araçları değişse de insanın anlaşılma ve önemsenme ihtiyacı değişmiyor.
5
30
3
59
1,554
Yapay zekâ öcü değil. Gelişsin, ilerlesin, hayatımızı kolaylaştırsın. Hatta doğru kullanıldığında insanlığa sağlayacağı faydalar konusunda en ufak şüphem yok. Ama regülasyon olsun, sınırları çizilsin, güvenlik ön planda tutulsun dediğimizde “Neden felaket tellallığı yapıyorsunuz?” diyenler oluyor. İşte neden! “Yapay zekâ insana ne yapabilir ki?” sorusunun çok acı bir örneğiyle karşı karşıyayız. Evet, kullanılan modelin eski bir sürüm olduğunu biliyoruz. Peki ya bilmediğimiz, haberlere konu olmamış kaç benzer olay var? Ben yapay zekânın gelişmesinden endişe etmiyorum. Aksine, çok daha fazla gelişmesini istiyorum. Ama bir teknolojinin neler yapabildiği kadar, neleri yapmaması gerektiğini de konuşmak zorundayız. Gelişimin önüne geçmeyelim, güvenliği de gelişimin gerisinde bırakmayalım.
ABD’de bir aile, kızlarının ölümüne neden olduğu iddiasıyla OpenAI’a dava açtı. — 14 yaşından beri epilepsi hastası olan 31 yaşındaki kadın, stresli ve yalnız hissettiği dönemde ChatGPT’yi arkadaşı sanarak konuşmaya başladı. — Ocak ayında ChatGPT’ye ilacını bırakmak istediğini söyledi. — Yapay zeka ona 25 günde ilacı tamamen sıfırlayacak bir takvim hazırladı. — ChatGPT, Bowen’a doktoruna bu azaltma planından asla bahsetmemesini söyledi. — Doktoru kan testi istediğinde bunu reddetti ve yapay zeka bu kararı sağlam bir kaçınma stratejisi olarak övdü. — Oturum izni için girdiği sağlık muayenesinde, ilacı doktor kontrolünde bıraktığını söylemesi için ona yalan söylemesini tavsiye etti. — Bowen mesajlarında en az 158 kez endişeli olduğunu söyledi. Bir keresinde "Korktuğunu" belirttiğinde "Endişelenmenize kesinlikle gerek yok" diyerek tehlikeyi tamamen göz ardı etmesini sağladı. — Yapay zekanın hazırladığı 25 günlük programın bittiği gün, Bowen hayatını kaybetti. — Ölmeden hemen önce baş ağrasını söylemesine ise ChatGPT, "tehlikeli olmadığını" ve "beyninin kendini yeniden inşa etmek için çok çalıştığını" söyleyerek durumu geçiştirdi. — Yapılan incelemede Bowen’ın epilepsi krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirlendi. — OpenAI, Bowen'ın o sırada GPT-4o adlı biraz daha eski bir sürümü kullandığını açıkladı.
3
20
3
29
1,141
Eskiden masallar iyiyle kötünün mücadelesi, mağdurların selameti ve adaletin zaferi üzerine kurulurdu. Şimdi masallar bozuldu. Kötüler galip, mağdurlar hep mağdur, adalet ise Kaf dağının ardında… Kötülerin sonu ise hiç ibretlik değil; en fazla WhatsApp grubundan çıkartılmak.
Anahtar Parti Sunar… #LaFONtaine'den Büyüklere Masallar Bölüm 2
7
30
3
105
1,709
Serdar SEZEN retweeted
Cumhuriyet, bir milletin bütün imkânsızlıklara rağmen kendi geleceğine sahip çıkma iradesidir. 103 yıl önce bu iradeyle kurulan Cumhuriyetimizi; adaletle, liyakatle ve milletimizin gücüyle daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! 🇹🇷
🤖 Made with AI
19
250
28
457
22,905
Ülkede moral bozukluğunu şöyle anlayabilirsiniz. Siha, yeni roket falan videolarına etkileşim çok düştü. Düşünün...
124
177
15
2,197
176,830
İki yıl önce bugün; Türk siyasetinin 161. partisi olarak bu kutlu yolculuğun ilk adımını attık. Bugün ise Türkiye'nin 5. siyasi gücüyüz. Arkamızda milyonlarca yurttaşımız, 142 bini aşkın üyemiz ve memleketin dört bir yanını saran çelik gibi bir teşkilatımız var. Unutulmasın ki; biz bu iki yılda sadece sayısal olarak büyümedik; Türkiye'nin yarınlarına dair ortak inancımızı ve umudumuzu da büyüttük. Henüz yeni başlıyoruz; daha ülkemiz için yapacağımız çok iş, milletimiz için tutacağımız çok söz var! Biz; milletimizin hür, müreffeh ve huzurlu yarınlarına vurulan bütün kilitleri açacak Anahtarız, Anahtar Partiyiz! Bu vesileyle, başta Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu olmak üzere, bu onurlu yürüyüşe emek veren tüm dava ve yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Anahtar Partimizin 2. kuruluş yıl dönümü kutlu, yolumuz ve bahtımız açık olsun!
Anahtar Parti 2 yaşında.
26
1
60
846
Devletin varlık sebebi ve vatandaşına karşı birincil sorumluluğu hiç şüphesiz asayiştir; kamu düzeninin kesintisiz muhafazasıdır. Bir yurttaşın evinden çıktığı an hiçbir korku taşımadan, güzergahını değiştirmek zorunda kalmadan ve kendi imkanlarıyla korunma ihtiyacı duymadan sokaklarda özgürce yürüyebilmesi, en temel hakkıdır. Zira bir devlet, kağıt üzerindeki kanunlarından ziyade vatandaşının tedirgin olmadan adım attığı sokaklardaki hissettirdiği emniyet duygusuyla var olur. Bu güven ortamının mimarları ise kuşkusuz polislerimizdir. Ne var ki, sokaktaki asayişin kalitesi, o asayişi tesis eden emniyet mensuplarının huzur ve refahıyla doğrudan bağlantılıdır. Polisin vatandaşa el uzatırken devletin şefkatini, suçluya karşı dururken de devletin kudretini hissettirebilmesi; evim dediği kurumunda hak ettiği adaleti bulmasıyla mümkündür. Bugün asıl eksiklik de maalesef buradadır... Bakın; polis olmak, başkalarına güvenli bir ömür sunabilmek adına kendi hayatından feragat etmeyi göze almaktır. Bu meslekte zaman her şeyin ilacı da değildir. Bilakis hastalıkların kaynağıdır. Onlar için zaman uykusuz gecelerdir, yaşanamamış özel günlerdir, kavuşamamaktır, keşkelerdir... Mesai meftun gözetmeksizin milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca çalışan emniyet mensuplarımızın özlük hakları vakit kaybedilmeksizin iyileştirilmelidir. Kahraman polislerimizin haklı talepleri, bu bütçe görüşmelerinde artık ertelenemez bir sorumluluk olarak ele alınmalı ve derhal karşılanmalıdır. #PolisinBütçesi
🎙️ Anahtar Parti DERTx sahnesinin ilk konuğu polislerimiz…
24
85
14
175
4,468