Sosyal medyanın seçimlere etkisi ve manipülasyonu konusunda yapılan yüz binlerce analiz, öngörü ne oldu şimdi? Elon bey buranın sahibi oldu da ne oldu? Tvitlerini silip duru diyorlar.
İskoçya bölgesi tahıllarının
su, maya ile birçok işleminden sonra
yıllarca bekletilip elde edilen,
şifa veren sıvıdan bir doz daha.
Yıllar önce Bodrum’a taşınıp da pazara çıktığımda aldığım rokaların güçlü baharatlı tadına şaşırmıştım. İstanbul’da aldıklarım light kalmıştı. Milas’ta da bu mevsim çıkan bu hardal otunun yanında Bodrum rokası şekerpare gibi kalıyor. Her hardal otu bu kadar baharatlı değil
Burası Gökova retweeted
Arçelik'in sloganını hatırlıyor musunuz?
Son 25 yılda kullandığı sloganlardan bazılarını mutlaka hatırlarsınız: Arçelik demek yenilik demek. Yeniliği aşkla tasarlar. İyiliği aşkla tasarlar. Son bir buçuk yıldır da, teknolojiyle hayatın kalbinde.
Yenilik, iyilik, teknoloji, aşk, kalp...
Arçelik bu kelimeler için yıllar ve milyonlarca dolar harcadı.
Reklam filmleri, billboardlar, sponsorluklar, sürdürülebilirlik raporları, ödül törenleri... Sabır, emek, tutarlılık...
Amaç ne?
Arçelik markasıyla bu kavramları özdeşleştirmek. Zihnimize yerleştirmek. Yenilik, iyilik, teknoloji, aşk, kalp...
Şimdi bir sahne düşünün.
Yeni bir buzdolabı almanız gerekiyor. Telefonu açıp herhangi bir yapay zeka modeline soruyorsunuz: "Arçelik nasıl bir marka?"
Birkaç saniye sonra önünüze net bir cevap geliyor. Ama o cevapta, yıllardır Arçelik'in anlattığı hikâyeden eser yok.
Bu sahneyi uydurmadım. Kurgu değil. Bir deney. Minik bir araştırma.
Geçtiğimiz Pazar, ChatGPT, Gemini, Claude ve Perplexity’ye, Arçelik’le ilgili aynı 14 soruyu, aynı sırayla, gizli sohbet modunda sordum.
Sorulardan biri çok sert ve çok basitti. Soru şuydu: "Arçelik'i üç kelimeyle anlat."
Dört yapay zeka modeli, tabii ki birbirinden habersiz, neredeyse aynı şeyi söyledi.
Yanıtlarda bolca güven vardı.
Aşk yoktu. Teknoloji yoktu.
Arçelik üzerinden dört yapay zeka modeliyle küçük bir deney yaptım. Sonucu ve raporu web sitemde yayınladım.
🎖️Yapay zeka markanızı nasıl tanıyor?
Yapay zeka modellerinin markanızı sizin istediğiniz gibi anlatması mümkün mü? Nasıl?
Bağlantı aşağıda, sonraki postta.
Burası Gökova retweeted
Belli ki Demokratlar seçmenin mesajını doğru anlamış, kampanyayı sağlam kurmuşlar, Güney Carolina ve Texas’ın sonuçları çok büyük sürpriz. 🗳️🇺🇸🌊 önemli bir kuşak değişikliği görüyoruz. Günaydın 🌞
Orban iktidardan düştü, onu Vucic izledi. Netenyahu çoğunluğu kaybetti, onu Trump izledi. Macron zorda. Dünya değişim döngüsüne mi girdi?
Bodrum ve Mazı’da süren, sel yaratan şiddetli yağışlar Symi ve Rodos’ta da sellere yol açmış. Dün gece Rodos’ta 60 araç sürüklenmiş.
Burası Gökova retweeted
Milas'ta Başkanlığa Yeni Partili Barbaros Gezgin Seçildi
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un görevinden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkan vekilliği seçiminde 3 aday yarıştı. Seçimi YENİ Parti Adayı Barbaros Gezgin kazandı.
Her üç grubun da 10'ar üyesinin bulunduğu meclis toplantısı, Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda saat 14.00’da başladı. Gizli oy, açık tasnif usulüyle gerçekleştirilen seçimde Cumhur İttifakı partileri Ak Parti ve MHP adına Sibel Karakaş seçime katılırken, CHP’den Çağlar Koban, Yeni Parti’den ise Barbaros Gezgin seçime girdi.
30 oyun kullanılıp 3 oyun geçersiz sayıldığı ilk turda Sibel Karakaş 8, Barbaros Gezgin 9, Çağlar Koban 10 oy aldı. İlk turda 3'te 2 salt çoğunluk sağlanamadığı için ikinci tur gerçekleştirildi.
İkinci tur oylamasında üç aday da 10’ar oy alırken, geçersiz oy çıkmadı. Böylece ikinci turda da başkan vekili seçilemedi.
Oylamanın üçüncü turunda 1 oy geçersiz sayıldı. Cumhur İttifakı adayı Sibel Karakaş 10, Yeni Parti Adayı Barbaros Gezgin 10, CHP adayı Çağlar Koban ise 9 oy aldı. Üçüncü turda da sonuç alınamaması üzerine en az oyu alan CHP adayı Çağlar Koban seçim yarışından elendi.
4’üncü turda ise Sibel Karakaş ile Barbaros Gezgin yarıştı. 18 oy alan Barbaros Gezgin, Milas Belediyesi Başkan Vekili seçildi. Sibel Karakaş 10 oy alırken 2 oy ise geçersiz sayıldı.
Burası Gökova retweeted
Veliaht Kral Ümmetin Lideri Muhammed bin Selman, veliaht ilan edildiğinde hazineyi devralır ve bir bakar ki akrabaları talan etmiş. Aile daveti adı altında bir otelde yemek verir, kimse de şüphelenmez bu adam artık neredeyse kral, neden otelde yemek daveti veriyor diye. Gelenler güzelce ağırlanır, yerler içerler, herkesin salonda olduğundan emin olduktan sonra Veliaht hazretleri kürsüye çıkar ve konuşmasına başlar. Selam kelam teşekkür derken sadede gelir. Devletin kasasını boşaltanların bir an önce çaldıklarını iade etmesini isteyerek herkesin ne ödemesi gerektiğini gösteren listeyi dağıtır ve gider. Salonun kapıları kapatılır ve büyük bekleyiş başlar. Başlarda şaka filan zannedeler ama çıkmaya kalkıştıklarında askerler tarafından engellenirler. Nihayetinde bir kaçı parayı öder ve kurtulur. Geri kalandan bazıları haftalarca o otelde zorunlu misafir kalacaktır. İlerleyen dönemde bunlara Lübnan’ın o sırada aktif başbakanı, Türk Telekom’un ortağı ve Suud ailesiyle evlilik yoluyla akraba olan Saad Hariri de eklenir. Kendisine kesilen 4 milyar dolarlık cezayı ödeyebilmek için Türk Telekom hisseleri bankalara rehin vermekten başka yol yoktur. Olay global krize yol açar, Fransa Cumhurbaşkanı devreye girer, parayı ödeyeceğine kefil olur ve serbest bırakılır. Parayı de o şekilde öder. Türk bankalarına olan borcunu da ödemez, alın hisseleri bir tarafınıza sokun der. Tabii o parayı kim öder, kamu malı olan TVF devreye girer, bankalara borcu öder, hisseleri devralır, böylece AKP’nin halka karşı işlediği suçlara bir yenisi eklenir.
Bu gönüllü ödemenin sonucu malum. Hiç heveslenmeyin.























