Pinned Tweet
İngilizce’nin %80’ini anlamak için 1500 kelime yeterli. %92 anlama için 2265 kelime gerekli. 1500 kelime sonrası, okuma ve izlemeyle kelime dağarcığı genişler, ezber azalır. İlk 1500 kelime zor olabilir, ama sonrası daha kolay.
Başkalarının bizim davranışlarımızı ve hatalarımızı sandığımız kadar fark ettiğini zannederiz. Buna Spotlight Etkisi deniyor.
Thomas Gilovich’in deneyinde utandırıcı bir tişört giyen denekler, sınıftakilerin en az %50'sinin bunu fark ettiğini tahmin etti. Gerçek oran ise sadece %25 çıktı.
Biz başkalarının bize sandığımızın iki katı dikkat ettiğini düşünüyoruz.
O kafanızda haftalarca döndürdüğünüz anı karşı taraf muhtemelen beş dakikada unuttu. Hata yapmaktan çekinmeyi bıraktığınızda zihniniz de rahatlıyor.
Yüzmeyi kitap okuyarak öğrenemeyeceğiniz gibi, dili de sadece gramer videoları izleyerek konuşamazsınız.
Dil bir bilgi dersi değil, bir beceri pratiği.
Gramer hatası yapmak sorun değil. Akıcı olamamak da normal. Gelişim, uygulamayı günlük alışkanlık haline getirdiğiniz an başlıyor.
Bugün sadece 5 cümle yazın.
Yarın 2 dakika kendi kendinize sesli konuşun.
Mesele bilgi biriktirmek değil, uygulama kasını çalıştırmak.
Yapay zeka dil öğrenmeyi kolaylaştırması gerekirken bazen süreci daha da zorlaştırıyor.
Öğrenciler yazdıkları her cümleyi anında yapay zekaya kontrol ettiriyor. Yapay zeka da basit dikkatsizliklerle gerçek kavramsal hataları ayırmadan önünüze tonla düzeltme ve egzersiz yığıyor.
Sonuç: Üretime ve performansa odaklanmak yerine yeniden gramere gömülüyorsunuz.
Önce hata yapma özgürlüğüyle yazın. Sürekli düzeltmeye değil, bol üretime odaklanın.
Çok çalışıp yorulmanıza rağmen ilerleyemiyorsanız mesele motivasyon eksikliği değil. Yanlış aksiyonlara odaklanmak.
Aksiyonlar ikiye ayrılır:
1. Lineer aksiyonlar: Verdiğiniz kadar geri verir. Mail atmak, toplantılara girmek gibi. Etkisi ertesi gün sıfırlanır.
2. Geometrik aksiyonlar: 1 birim eforla zamanla katlanarak büyür. Dil öğrenmek, düzenli yazmak, bir beceri inşa etmek gibi.
Gününüzü sadece lineer işlerle doldurursanız meşgul kalırsınız ama ilerleyemezsiniz. Farkı yaratan, hayatınıza geometrik aksiyonları bilinçli eklemektir.
İngilizce altyazıyı okuyunca anlayıp, altyazısız dinleyince kayboluyorsanız sorun kelime eksiği değil. Beyninizde henüz bir "ses haritası" oturmamış olması.
Bunu oturtmanın en basit adımı pasif dinleme.
Tek yapmanız gereken arka planda İngilizce bir podcast açmak. Anlamaya çalışmayın, sadece dinleyin.
Yaklaşık 40 saatin sonunda beyin sesleri ve kelimeleri kendiliğinden ayrıştırmaya başlıyor.
Yabancı dilde hiç karşılıklı konuşma yapmadan konuşma becerinizi geliştirebileceğinizi söylesem.
İddialı bir söylem gibi geliyor olabilir ama bu kişisel bir iddia değil. Açıklıyorum 🧵
Duolingo'da kendi şirketinden yıllık üyeliğini alıp, bir sene boyunca seviyesini bir üst seviyeye çıkaramayan öğrencilerim, gösterdiğim çalışmalarla 1 ay içinde konuşma seviyesini bir üste taşıyabiliyor.
Derslerimde ele aldığım konuşma yöntemlerinden birkaçını araştırmalarla destekleyerek ve çalışma önerisini sunarak 15 sayfalık bir dosya haline getirdim. Öneriler basit ama etkisi büyük.
Aşağıdaki linkten direkt indirebilirsiniz
qurio.academy/konusma-egzers…






