Gazzeteci - Yazar- Televizyoncu, Yönetici, Kendine Danışman, Eğitimci #KulağaKüpe https://xitter.cf/t.co/bO5G6k8GfL

İstanbul / Çankırı
Joined June 2009
İki yıl önce ‘çoluk çoçuğunun rızkını düşün’ diyerek beni rızk endişesiyle korkutan meslektaş, işinden itibarsızca ayrılmak zorunda kalmış. Acıdım. Rızka Allah kefildir. Kalbinizden, kulun hasbelkader vesile olduğunuz rızkı terkedemeyeceğini düşünmeniz bile şirktir. Yapmayın.
4
7
46
Hemen karşı kaldırımdaki rezidanslar?
Ayazağa Dere yatağında kaçak olan 16(+3) dükkan, spor sahası, tribünler, Kur'an kursu ve yanındaki lojmanlar yıkılıyor. Yıkımı valilik koordine ediyor. Yıllardır kaçak duruma göz yuman belediyelerin sorumluluğu yok mu? Kaçak yapılar şehir genelinde neden temizlenmiyor?
1
3
550
Ahmet Dönmez'in ortaya koyduğu sansasyonel dosyalar bugüne kadar Pensilvanya çetesinin Yalanlar şatosundan bazı kuleleri ve bazı duvarları yıkıyordu şu anki çektiği rest bu voyvodalığın tüm saltanatını yıkabilecek boyutta. Yaş ortalaması 70 civarı olan üst Yapı Muhtemelen Beyni sulanmış olduğu için nasıl bir felakete sürüklendiklerini hala anlamış değil. Emre Uslu Abdülhamit Bilici Adem Yavuz Arslan ve Osman Özsoy gibi kriminal örgüt üyelerinin tetikçilik yaparak yalanlarla savunduğu şey Temel alsancak'ın sorgulandığı bir toplantı olmadığı iddiası. Yahu Hiç mi Beyniniz yok! 15 Temmuz darbesini tezgahlayıp memleketi kan çanağına çeviren böylesine büyük bir ihaneti yapmış Temel Alsancak'ın 10 yıl sonra hâlâ görevde olduğunu; onun konumunun üst Yapı tarafından asla sorgulanmadığını ispat etmek ve kendinizi daha da rezil duruma düşürmek için mi çırpınıyorsunuz?! ;) Bunun sizin korkunç ve utanmaz bir suç örgütü olduğunuzu tescil ettiğini hâlâ anlayamıyor musunuz?! ;) O toplantı ile ilgili somut bilgi, belge ve ses dosyası ortaya çıktığı an Pensilvanya'daki hayâsız ve yalancı örgüt, beyin ölümünü net şekilde gerçekleştirmiş olacak. Yıllardır buradan yazıyorum karşımızda organize şekilde sırıtarak yalan söyleyebilen utanmaz bir örgüt var. Türkiye'deyken kendi gruplarının dışındaki insanları dolandırıp mağdur eden bu ahlaksız örgüt 10 yıldır yurt dışına kaçan kendi örgüt üyelerini dolandırıp hayatlarını perişan ediyor. Mahrem çetesini korumak için Bank Asya'ya zorla para yatırtan, sendikaya zorla üye yaptıran, zorla Bylock yükleten, mahkemelerde inkar politikasını dayatıp hapisteki örgüt üyelerini terse düşüren, Cezaevi isyanları ile bir iç savaşı tetiklemek için o adiliği bile planlayan iğrenç bir yapı. Hızır-Musa kıssasını alçakça tahrif ederek batıni sapkın fıkıh anlayışlarıyla her türlü adiliğe kılıf bulan bu çete, inşallah köşeye sıkışmış bir akrep gibi kendi kendini imha edecek. Tarih boyu görülmüş Kripto Yahudilik yapılanmalarının yanında yine tarihte görülmüş en mide bulandırıcı nifak örgütünü, yalanı Besmele ile koro halinde söyleyebilen bu grup, molları ve mahremleri ile oluşturuyor.
3
5
1
29
7,829
Kıymetli Esra, Kötü niyetin olmadığını biliyorum ama bu eğlenceli gibi görünse de ne yazık ki şaka ile bir kadının onuruna hakaret. Paylaşıldığını bildiğinden bile emin değilim. Videonun başında muntazam tesettürü var, nasıl bir kahırlandıysa gerilerek kendini sakinleştirmeye çalışıyor. Tesettürü bozuluyor. Cahil çocuk da hiç bi şeyin farkında değil, Kadıncağızın belki o yaşa kadar tek telini göstermediği saçını sosyal medyaya meze ediyor. O kahrolma halini duygusunu ben iyi tanıyorum. Anneannemden, annemden tanıyorum. Abarttığımı düşünmeyin. İhtiyarlar, Z kuşağının etkileşim oyuncağı değil. Keşke buna ciddi bir önlem alınsa.
This quoted post is unavailable.
1
370
Azerbaycan'da Türkiye aleyhine tahrik edici paylaşımlar yapan, yıllardır içlerinde sakladıkları Türkiye nefretini şimdi fırsat bilerek kinlerini kusan şahısları gördükçe ben de üzülüyorum. Türkiye'deki kardeşlerimize, bacılarımıza onlar adına ben özür diliyorum. Şunu da özellikle belirtmek isterim ki; Azerbaycan'daki o şahıslar hiçbir nüfuza, hiçbir itibara ve ağırlığa sahip olmayan, bilinçli hayatlarında inançlarını ve duruşlarını defalarca değiştirmiş aciz insanlardır. Onlara asla prim vermeyin, kulak asmayın. Asıl maksadımız Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine vurgu yapmak, bu tür ucuz tahriklere ve oyunlara asla boyun eğmemektir. “İki devlet, bir millet" şiarı her zaman var olmaya devam edecektir.
291
278
28
2,203
65,431
“Depremde yardım ettik unutmayın ha” Bunu söyleyecek Azerbaycan Türkü sayısı bi elin parmağını geçmez ama kardeşler arasına fitne tohumu ekiyor kendince.. Kime çalışıyor bunlar? Tabi ki İsrail…
2023 yılı: Türk halkı büyük ihtimalle bu görüntüleri ilk kez görüyor. Türkiye’de binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan depremin ardından Azerbaycan halkı yalnızca yardım etmekle kalmadı. İnsanlar Türkiye Büyükelçiliği önüne akın ederek çiçekler bıraktı ve manevi desteklerini gösterdi. Neyse...
5
1,018
Recep Yeter retweeted
Garipçe’nin hırçın dalgalarından Gabar’ın dağlarına, penceresiz atölyelerden gökyüzüne uzanan adanmış bir ömür… ​Rehberimiz, yol arkadaşımız, merhum babamız Özdemir Bayraktar’ı rahmet ve derin bir özlemle anıyorum. Ruhun şad olsun. 🌷 🎬 Belgesel: mth.tc/OzdemirBayraktarBelge…
444
1,308
34
8,882
166,253
Çok haklı bir sitem. Orhan Aydın neden bir mecra kuruluşunda çalışmaya davet edilmiyor merak ediyorum
Arkadaşlar zaman zaman bana bazı mailler ve DM'ler geliyor. Falanca FETÖ'cü, filanca hakkında elimde şu var gibi. Daha önce defalarca söylediğim üzere ben devlet yetkilisi değilim. Elimde bir kamu kurumunun gücü yok. Dolasıyla siz bana DM atınca ben o şahsı hemen inceleyip tutuklamamı bekliyorsanız o kişi ben değilim. Onu afişe etmemi istiyorsanız benim çalışma şeklim böyle değil. Bunu söylediğim zaman da DM'den köpürüyorsunuz. Ben yurt dışındaki bir FETÖ'cünün hakkında yazdığım şeyi silmesi için teklif ettiği parayı reddettiği için yargılanan bir adamım. Avukat bir dostum sağolsun savunmamın neredeyse tamamını hazırladı. Beni takip edenler arasında belki 50 tane devletlû isim varken hepsi kafasını çevirdi. Ama zatı şahanelerine az da olsa dokunacak bir şey yazsam "Orhan Bey biz sizin çalışmalarınızı takdirle takip ediyorum ama o yazdığınız meselenin aslı öyle değil" telefonları havada uçuşuyor. Bunun dışında bana neden böyle bir misyon yüklendi bunu da anlamıyorum. Medyada bir sürü kuruluş, gazete, dergi, internet sitesi var. Bunun dışında STK'lar var. Neden ben? Madem bu kişi benim, neden medyamızdan ve diğer tüm kurumlardan sansür yiyorum? Dahası neden son iki yılda içinde olduğum süreci yaşıyorum? Ben biliyorum ki şu andan itibaren FETÖ'ye dair hiçbir şey yazmasam ve konuşmasam bile FETÖ'nün hesap sorulacaklar listesindeyim. Açıkçası kimseye bir şey ispatlamak gibi bir yükümlülüğüm yok. Velhasıl bir daha bana şu FETÖ'cü bu FETÖ'cü diye yazmayın kardeşim. Alın elinize bir telefon video çekin burada paylaşın. Paylaşacak cesaretiniz yoksa başkasını öne atmayın. Gazla çalışan 20 yaşındaki genç değilim.
3
1
11
2,435
Recep Yeter retweeted
Tamamen spekülasyon için atılmış. Daha hasarın toplam boyutu belli değil. Hasar sahiplerinin kaçta kaçının sigortalı olduğu bu sigortaların kaçta kaçının Reasürans şirketlerinde olduğu belli değil. Bu hesabın sahibini açıkça tutuklamak lazım.
This quoted post is unavailable.
14
50
2,265
Bu şerefsizliğe sadece soygun cezası vermeyeceksin. Aynı zamanda emanete hıyanet ederek güveni kötüye kullandığı için, milletin devletine olan güvenini zedelediği için ayrıca ceza vereceksin. Cezayı rüşvet alanla bırakmayacaksın. O paraların sahiplerini tek tek bulacaksın. Rüşveti verip iş yapanı da süründüreceksin.
Kim kul hakkı ve kamu hakkına el uzatıyorsa Allah belasını versin. “Esenyurt Belediyesi soruşturmasında "kasa evi" ortaya çıktı: 7 milyon dolar ve 400 bin Euro ele geçirildi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Esenyurt Belediyesi'ne yönelik soruşturmasında, rüşvet paralarının saklandığı değerlendirilen daire basıldı. •Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının temininde kullandığı aracılardan biri olarak belirlendi. •Gözaltına alınan Doğancıoğlu mahkemece tutuklandı. •Doğancıoğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. •Ulutaş'ın kendisinden, başka bir kişinin üzerine ev kiralamasını ve eve iki kasa yerleştirmesini istediğini söyledi. •Küçükçekmece Atatürk Mahallesi'ndeki Avrupa Konutları 1 Sitesi'nde bir daireyi arkadaşı adına kiraladı ve eve iki kasa koydu. •İfade üzerine Başsavcılık adrese operasyon düzenledi. •Tamamen boş dairede iki siyah kasa bulundu. •Polis ekipleri kasaların açılması için çilingir beklerken Ulutaş'ın annesi Ayşe Ulutaş ile kuzeni Mustafa Zahit Seval, ellerinde iki boş valizle anahtar kullanarak daireye girdi. •İkisi içerideki kolluk ekiplerince yakalandı. •İlk görüşmede kendilerini adrese Ulutaş'ın avukatının gönderdiğini söylediler. •Şüphelilerin üzerinden kasa anahtarı çıktı, kasa şifresini de ekiplere verdiler. •Kasalardan 7 milyon ABD doları ile 400 bin Euro nakit çıktı.”
1
9
608
Eşim Banyaslı, bu katliamda Halasının eşi,çocukları ve torunları şehit edilmş, kendisini de öldü zannedip öylece bırakıp gitmişler Evleri ateşe vermişler,amcasının evi yanmış bir oğlu şehit olmuş.Gittim yanan evleri gördüm Bir yokuş vardı.Dediler ki o gün bu yokuştan hep kan aktı
📌 3 Mayıs 2013 tarihinde Suriye'nin sahil kesimindeki Beyda ve Banyas yerleşimlerde 400'ü aşkın sivil, Mihraç Ural’ın başında olduğu çetelerce katledilmişti. 📌 11 Mayıs 2013’te ise Hatay Reyhanlı’da düzenlenen iki ayrı saldırıda 53 kişi öldürülmüştü. 📌 Her iki saldırının ve Suriye’de daha yüzlerce katliamın baş aktörü Mihraç Ural’dı. 📌 Yıllardır pek çok suikasttan yaralı şekilde kurtulmuştu. Geçtiğimiz hafta en yakın adamlarından Cemal Trablusi yakalanmıştı. 📌 Bugün Mihraç Ural’ın yakayı ele vermesiyle Banyas’ta kutlamalar var. Halk, nihayet adaletin tecelli etmesini istiyor.
10
95
5
490
15,737
Recep Yeter retweeted
Mihraç Ural ismini ilk kez Suriye’de, İdlib kırsalındaki Hırbet El Coz kasabasında duydum. Bir odadaydık. Gazla çalışan soba gürül gürül yanıyordu. O gün orada, Suriye iç savaşını sahadan takip eden bir avuç gazeteciden biri olarak yerel bir komutanla röportaj yapıyordum. Suriye’deki savaşın insanları hangi saflara sürüklediğini, kimlerin kiminle savaştığını, sınırın öte tarafında olup bitenleri anlamaya çalışıyordum. Bir gazetecinin sorabileceği sorularla meşguldüm: Kim, neden, kimin adına, ne uğruna? Sonra telsizden bir haber geldi. Türkiye’den kaçak yollarla Suriye’ye geçmeye çalışan bir “ŞEBBİHA” yakalanmıştı. O yıllarda şebbiha kelimesi, haberlerin içinde insanüstü bir korku nesnesine dönüştürülmüştü. İri kaslar, dev gövdeler, zalimliğin karanlık portreleri… Bir savaşın kendisini anlatmakta zorlanan medya, aktörleri bir “canavara” dönüştürerek anlatmayı seçer. Canavarları tasvir etmek kolaydır. Onların nasıl ortaya çıktığını, kimler tarafından beslendiğini sormak daha zordur. Komutan bana dönüp, “Gelmek ister misin?” diye sordu. Gitmemek olmazdı. Gittim. Odaya girdiğimizde komutan, “Şebbiha nerede?” diye sordu. Odadaki iki muhalif, cevap vermek yerine gözleriyle çocuğu işaret etti. Şebbiha dedikleri bir çocuktu. Savaşın bütün korkunçluğunu bir anlığına durdurup yüzümüze gösteren sahneler olur. O gün gördüğüm şey tam olarak böyle bir sahneydi. Bir çocuğun yüzüne bakıyordum. Savaşın kime ne yaptığını anlatan raporlar ve büyük analizler bir yana, o yüz insanın aklında kalmaya yetiyordu. Çocuk, Suriye sınırındaki bir şehirde yaşıyordu. Ailesini, evini, bildiği hayatı bırakıp Suriye’ye gelmişti. Gece karanlığında yolunu kaybetmiş, gideceği yere ulaşamadan muhalifler tarafından yakalanmıştı. Amacı, çevresinden “Büyük komutan”, “halk önderi” diye duyduğu Mihraç Ural’ın grubuna katılmaktı. Muhalifler çocuğun köyünü öğrendi. Köy muhtarını aradılar. Bir süre sonra muhtar ve beraberindeki birkaç kişi geldi. (O zamanlar sınır geçişi daha “kolaydı”). Çocuğu alıp ailesine teslim etmek üzere götürdüler. Bu hikayeyi o zaman çalıştığım basın kuruluşunda yayınlamamıştık. Mezhepsel fay hatlarının bu kadar kızgınlaştığı, ülkenin “batısında” bilinmese daha iyiydi. Bir haberin yalnızca bilgi vermediğini, bazen insanların hayatına dokunduğunu, de zaten yanmakta olan bir ateşe benzin dökebildiğini görmüştüm. Hırbet El Coz’daki o karşılaşmadan sonra Ural’ı araştırmaya başladım. O günlerde konuştuğum, ordudan firar etmiş ancak muhaliflere de katılmak istememiş eski bir subay, Ural’ın örgütünün Suriye istihbaratının yönlendirmesiyle hareket ettiğini anlatmıştı. Çeşitli ülkelerden militan temin edildiğini, sınır boyundaki bazı yerlerin bu faaliyetler için merkez olarak kullanıldığını söylüyordu. Mihraç Ural’ın adı, Suriye’de 2013 yılında Banyas ve Bayda’da yaşanan katliamlarla da anıldı. Banyas ve Bayda’yı anlatırken kelimelerin yetersizliğine sığınmak istemiyorum. Çünkü “katliam” kelimesini öylesine sık kullanıyoruz ki kelimenin içindeki dehşet aşınıyor. Bugün, Mihraç Ural, yurt dışına kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı. Haberin karşısında durup geçmişe baktım. Bir zamanlar, gaz sobasının başında, iki muhalifin gözleriyle işaret ettiği o çocuğu hatırladım. Çocuğun yüzünü… Odayı, sobanın sesini, komutanın sorusunu hatırlıyorum. Sonra Hatay’daki cenazeleri, Reyhanlı’nın acısını, Suriye’nin birbirine karışmış hikâyelerini. Ural’ın yakalanması, ölenleri geri getirmeyecek. Reyhanlı’da boş kalan evleri doldurmayacak. Banyas ve Bayda’da hayatları ellerinden alınan kadınları, çocukları, erkekleri yeniden hayata döndürmeyecek. Sınırın iki tarafında birbirine düşman edilen insanlara kaybettikleri yılları geri vermeyecek. Bir adamın yakalanmasıyla bitmeyecek kadar büyük bir hikâyeden söz ediyoruz.
14
34
4
245
55,992
Amin. Bu kıymetli şahitlik bi çok şeyin üzerinde, Mekanı cennet olsun 👏🏻
Üsküdar Belediyesi Başkanvekili Sayın Dündar Ziya Gültekin’in geçirdiği elim trafik kazasının ardından hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendim. Başkanvekili seçilmesinden itibaren geçen kısa sürede kendisiyle Üsküdar Belediye Meclisi Divanı’nda ve Belediye Encümeni’nde birlikte çalışma fırsatımız olmuştu. Son dönemde yaşanan zorlu ve sert siyasi süreçlerde dahi, farklı siyasi görüşlerde olmamıza rağmen nezaketinden, saygılı ve yapıcı tutumundan hiçbir zaman ödün vermediğine bizzat şahit oldum. Siyasi farklılıkların, insani değerlerin ve karşılıklı saygının önüne geçmemesi gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatan bu acı kayıp nedeniyle büyük üzüntü duyuyorum. Merhum Ziya Başkan’a Allah’tan rahmet; başta kıymetli ailesi, değerli evlatları ve sevenleri olmak üzere, AK Parti camiasına, Üsküdar Belediyemize ve tüm Üsküdarımıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
5
2
13
1,294
70’lerin milli görüşçü veya ülkücü öğrencileri bürokrat oldu, yazar oldu, siyasetçi oldu, işadamı oldu. Sonradan tuhaflaşan, kendine “filozof” diyen, hatta “Mesih” diyen bile çıktı :) ama terörist çıkmadı. 80 öncesindeki “devrimci öğrencilerden” bir çoğu ise muhtelif sol örgütlerin idarecisi oldu. Mihraç Ural onlardan biriydi. Mahir Damatlar tek tek anlatır hangi örgüt yöneticisinin 70’lerde hangi üniversitede “solculuk” yaptığını. Ama realitenin aksine sol hep sevgi pıtırcıklığı ile, sağ ise şiddetle anıldı. Kültür-sanat-medya-iletişim alanında nesillerdir güçlülerdi. Bunların şiirleri okundu, türküleri söylendi, kitapları yazıldı, dizileri, filmleri yapıldı. Kanlı katiller romantize edildi. Hiçbiri merhamette ve vicdanda, sevgide ve duyguda o zamanın “sağcı” gençlik liderlerinin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun veya Tayyip Erdoğan’ın tırnağı etmezdi. Dursun Önkuzu’nun ciğerlerini pompayla patlatarak katleden adamlar bunlar. Okuldan çıkamayan arkadaşlarına ekmek götürüyor diye katledilen Süleyman Özmen’in katilleri… Büyüdüler yeni örgütler kurdular, dağa çıktılar, Suriye’ye gittiler, duramadılar orada da silah alıp insan ölürdüler. Yetmedi Reyhanlı’da insanımızı katlettiler. Bize ise tam tersi hikayeler anlatıldı “Çemberimde gül oya…” diye. Realitede gül mül yoktu kan ve silah vardı. “Hatırla sevgili” dediler. Şükür ki hatırlıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız.
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist Mihraç Ural’ın Suriye’de yakalanmasının ardından gözaltındaki fotoğrafları paylaşıldı ⤵️ v.aa.com.tr/4089488
124
351
40
1,695
125,746
Recep Yeter retweeted
Reyhanlı saldırısı ve Banyas katliamı başta olmak üzre bir çok cinayet ve katliamın sorumlusu Ali Hoca ya da Ali Keyali kod terör örgütü lideri Mihraç Ural, Suriye İstihbaratı ve MİT’in ortak operasyonuyla yakalandı. Başta MİT çalışanları ve Suriye istihbaratı olmak üzere tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. MİT’in peşpeşe gelen başarıları için de MİT Başkanımız Sayın @ikalin1 ‘i tebrik ediyorum. MİT, milletimize “yarına kalır ama yanına kalmaz”ın ne olduğunu, devletin nasıl unutmadığını gösterdi. Gurur duyuyoruz.
78
329
29
2,015
69,418
Elhamdülillah. Hesap vakti.
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist Mihraç Ural, Suriye'de yakalandı •⁠ ⁠Suriye Genel İstihbarat Teşkilatının, terörist Ural'ı sınırdan kaçmaya çalıştığı sırada gözaltına aldığı belirtildi •⁠ ⁠Ural’ın hangi ülkeye kaçmaya çalıştığı veya operasyonun ne zaman düzenlendiğine ilişkin bilgi verilmedi 📌 ⁠Terörist Ural, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin yaşamını yitirdiği 2013’teki bombalı terör saldırısının sanığı ve 2013'te Suriye'nin sahil bölgesindeki Banyas ve Beyda köylerindeki katliamların baş sorumlusu olarak biliniyor v.aa.com.tr/4089488
10
473
Recep Yeter retweeted
"Kardeşi kardeşe kırdırmak" ne acayip yorumlar bunlar. Azerbaycan yönetimi İslam'ın bir hükmüne muhalif bir uygulamada bulunmuş, bu uygulamayı ve yapanları kınıyoruz hepsi bu. Türkiye'de yıllarca kınadık. Ne oldu bir birimizi mi kırdık?
1
5
1
9
293
Bir kesim var ki her ne olursa olsun dini, dindarları ve dindarlığı suçlamak için fırsat kolluyor. Halbuki bir dindar için fon gibi, kolay para, hızlı para, faiz vs gibi işlere sapmak sekülerleşmenin, dünyevileşmenin sonucudur. Dünyanın tatlı gelmesi, manevi fren mekanizmalarının terk edilmesi, “herkes yapıyor biz keriz miyiz” gibi iç rahatlatmalarla bu gayrımeşru yollara sapılıyor. “Yapabiliyor olmak” yapmaya kafi geliyor. Yapabiliyor olmasına rağmen insana sakıncalı/şüpheli işi yaptırmayacak en önemli kalkan dindir. Din bir “kılıf bulma” mekanizması değil, iyiliği emredip kötülükten sakındırma mekanizmasıdır. Bu anlamda ehli imanın önemli kapılarından Hüdayi Vakfı’nın duruşu çok kıymetli. Allah razı olsun.
Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz!
20
99
2
739
17,823
Recep Yeter retweeted
Mahinur Özdemir Göktaş: "Her türlü hazırlığımı yaptım. SPK'yı, TMSF'yi, Borsa İstanbul'u aradım. 'Hasan Özdemir adı altında başka işlem yapan varsa bana bilgisini verir misiniz?' dedim. 'Veremeyiz' dediler. 'Bunlar bir şey hazırlıyor, bir iki saat sonra beni itibarsızlaştırmaya çalışacaklar' dedim. Yine de bilgiyi veremediler. Ancak babamın TC kimlik numarası üzerinden böyle bir işlemde bulunmadığını teyit edebildim. Saat 15.05'te Ümit Özlale, bir dosya numarası paylaşarak doğrudan beni ve babamı hedef aldı. Ben ancak onun verdiği dosya numarası üzerinden MKK'ya ulaşıp sınırlı bilgi alabildim. Ümit Özlale'nin elinde olan bilgi ve belgeler bende yoktu. Bu ülkenin bakanı olarak ben erişemiyordum." (NTV)
875
205
74
1,253
1,262,892
El hak doğrudur. Aynıyla imzalıyorum. #KulağaKüpe
18
150
820
5,137