Pinned Tweet
Kutub Yıldızı niçin yazıldı? Maksadı nedir? Hedef kitlesi kimlerdir? Kaç cild olacak?
Bu tanıtım programında bunlar ve benzer suallerin cevablarını bulacaksınız.
kutubyildizi.com
Hüseyin Yılmaz retweeted
🔴 Celal Şengör:
“Ben ‘Dâhi Diktatör’ diye bir kitap yazdım.
Atatürk bal gibi diktatördü!”
Hüseyin Yılmaz retweeted
Heykeline dert anlatılıyor, sevmeyenler suçlanıyor, eleştirisine tahammül edilmiyor… Bu, din değil de nedir?
Hüseyin Yılmaz retweeted
Aliyev ailesinin DÜN tehlikeli olmayan ama bugün tehlikeli (!) olan BAŞÖRTÜLÜ BACILARI...
Hüseyin Yılmaz retweeted
Bir de Mustafa Kemalin Yugoslav Kralını tehdit ettiği iddiası ile Suud Kralını tehdit ettiği iddiası vardı ikisinin de uydurma olduğu anlaşılmıştı
Hüseyin Yılmaz retweeted
🔴 Celal Şengör:
“Israrla Atatürk ‘Bu milletin efendisi, bu milletin kendisidir. Hâkimiyet milletindir.’ diyor.
Bunu uyguluyor mu? Hayır.
Kendisi emirleri veriyor, yaptırıyor.
Ama bu emirleri veriyor, bu emirlerin hepsini Meclis’ten geçiriyor.
Ben ‘Dâhi Diktatör’ diye bir kitap yazdım.
Atatürk bal gibi diktatördü.
Ama öyle bir diktatör ki her dediğini Meclis’ten geçiriyor.
Milletin onayını alıyor.
Cumhuriyet de öyle Meclis’in bayıla bayıla kabul ettiği bir şey değil.
İsmet Paşa’yla oturuyorlar ‘Yarın Cumhuriyet’i ilan ediyoruz’ diyor.
Meclis’e geliyorlar ‘Hükümet şeklimiz Cumhuriyettir. Kabul edenler el kaldırsın.’
Daha el kaldırmalar bitmeden ‘Oy birliğiyle kabul edilmiştir’ diyor.
Böyle bir şey yok!”
Emin Bey, bu satırları nasıl yazdınız, bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki, hakikatle uzaktan yakından bir ilgisi yok söylediklerinizin. Aliyev, bütün köprüler hoyratça yıktı, ne diplomatik nezâket tanıdı, ne esnek bir tavır takındı.
Bu vaziyette Erdoğan'ın sabır ve tahammülüne selâm duracağınıza Aliyev'e alkış tutuyorsunuz.
Her şeyde bir hayır vardır, bu erken yol kazası da hayır olmuştur. Irk birlikteliğinin yalnız başına bir harc olmadığının bu çarpıcı örneği, umarım bir müddettir geçmişinden uzaklaşmaya başlayan AK Partililere de bir ikaz, bir ders olur.
unavailable
Hüseyin Yılmaz retweeted
AK Parti iktidarı, son on yıllık süreçte Kemalizm ile barışmış bir görüntü vererek bu ideolojinin söylemleri içerisinde bir yol tutmayı denedi. “Türk birliği, Turan birliği” diyerek Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle bir birliktelik kurulabileceği düşüncesini benimsedi.
Bana göre bu, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayaldi. Geçmiş yüz yıl boyunca Kemalist söylemlerle içeride kalıcı bir birliktelik sağlayamamışken aynı söylemlerle sınırların ötesinde nasıl bir birlik kurulacaktı?
Bugün Suudi Arabistan, Somali ve Katar gibi ülkelerle ortak bir zeminde buluşulabilirken “iki devlet, tek millet” dediğimiz Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkileri, Turan idealinin önündeki çelişkiyi gösteriyor. Aynı soydan gelmek, aynı siyasi istikamette yürümeye yetmiyor.
“Türküz” demekle çıkarlar birleşmiyor; “kardeşiz” demekle ortak bir dava oluşmuyor. Birlik, yalnızca soy bağıyla ayakta tutulamıyor.
Biz ne demiştik? Irk temelli birliktelikler bizi bir arada tutmaz. Bizi birleştirecek esas; İslam kardeşliği, ümmet bilinci ve ortak değerlerimizdir.
Ehl-i sünnet… İlla da ehl-i sünnet demiştik!
Hüseyin Yılmaz retweeted
🔴 Yazar Ayşe Merve Çiftçi:
“Siz Kemalizmi zamana bıraktıkça, zaman
sizin evlatlarınızı da birer birer Kemalistleştiriyor.
Anıtkabir’in bahçesi başörtülü kaynıyor.
‘Daha zamanı var, şartlar uygun değil’ dedikçe şartlar, nesillerinizi çarkında öğüterek Kemalizme militan yetiştiriyor öz çocuklarınızdan!”
Maalesef yıkıcı bir gerçek bu!
Latife Hanım yaşarken 50 yıl sustu, ölümünden sonra konuşmak istiyordu. Onun için elli yıl boyunca yazmış, yazdıklarını kiralık kasalarda, parasını ödeyerek korumuştu.
Ne var ki, ümid ettiği gibi olmadı. Hayatta iken konuşmayan bu kadını birileri kıyamete kadar, yazdıklarını kapalı tutarak susmaya mahkûm etti!
Acaba neden?
youtube.com/watch?v=QXHzrff0…
Suçu ne imiş?
Ne yapmış olabilir darbe emri veremeyecek bu gariban er?
@Akparti
"Silivri L1 cezaevinde Kalan Barış Caner isimli 15 günlük er ve 6 kere ağırlaştırılmış müebbet cezası almış,
4062 yıl ceza almış.
Bu çocuk sahipsiz kaldı
Hiçbir suçu yok
Birebir görüşüp destek olur musunuz?"
Hüseyin Yılmaz retweeted
Şu an içinde bulunduğumuz, İslâmsız bi cumhuriyet.
100 yıl önce kağıt üstünde kalmış 'dini İslâm'dır' ibaresinin nostaljik romantizmini yapmanız bu buz gibi gerçeği değiştirmiyor Müslümanlar.
O köprünün altından çok sular aktı.
O ibareyi o anayasadan kanla kazıdılar.
Müslüman kanıyla.
Sizin kanınızla sildiler o ibarenin üstünü.
Şimdi yok İslâmî cumhuriyet filan.
Kendinizi kandırmayın.
Şu kutlamaya elinizde tuzlukla koştuğunuz sistemin İslâm'daki meşveret ve şûra ile de, ehl'u-l hâl ve'l-akd sistemiyle de alakası yok.
Hulefâyı da bu İslâmsız nizama adapte/entegre olma hevesinize alet etmeyin.
Raşid halifeler bugünkü gibi 'halkın çoğunluğunun' seçimiyle filan gelmedi.
Şûra hepi topu 7 kişilikti.
Bugün '85 milyonun başını elitlerden 7 kişi seçsin' deyin bakalım,
O beraber cumhuriyet coşkusu yaşadığınız seküleristler sizi nasıl Afganistan'a yolluyor.
Koca bi ahkâm'us-sultaniye literatürünü buradaki iki satıra sığıştıracak değilim,
Halifelerin cumhuriyeti dediğinizin bugünkü sistemle arasında arştan ferşe kadar fark olduğunu.
Ama şunu merak ediyorum:
Darağaçlarında nefesleri kesilen alimler, tertemiz şehadet kanları hilafet için kıyâmda dökülen yiğit dedeleriniz,
Size ispat etmeye yetmiyor mu bu cumhuriyetin lâdini bir cumhuriyet olduğunu?
O hâlde neyini "bizim" ilan ediyorsunuz, neyin kompleksini yaşıyorsunuz, kendinizi kime ispat telâşındasınız?
Hilafeti ilga eden bir rejim mi İslâmî?!
İslâm şeairini ayaklar altına alan bir sistem mi İslâmî?
İslâmî değilse, neyini İslâmî ilan ediyorsunuz?
100 yıl önce kağıtta yazıyormuş.
Bak kendin söylüyorsun; kağıtta yazıyordu.
O kadar.
Kağıttan yukarı hiç çıkmadı.
Hiç bir zaman gerçek olmadı.
Ama ben size gerçeği söyleyeyim mi?
Birinci meclis öldü.
Ali Şükrü Beyler katledildi.
Kut'ul-Amare'nin muzaffer komutanı Halid Paşalar kalleşçe öldürüldü.
Geçmişin koridorlarında hayalperest gibi dolanmayı bırakıp bugüne gelin.
Neredeyiz biz şu an?
Biz şimdi 1. meclisin "İslâmî" renginin esamesi okunmayan bir nizamın orta yerindeyiz.
Uyanın yeşil Pollyanna rüyadından,
100 yıl öncesinin kağıt üstü iddiasında çektiğiniz şu perişan patinajdan bi çıkın.
Bi silkelenin ve etrafınıza bakın.
Biz neredeyiz?
Biz şu an İslâmsız bir anayasal düzenin bağrındayız.
Hâla neyin İslâmî cumhuriyetini sayıklıyorsunuz?
Nerede?
Hani?
Neyi kutluyorsun sen bugün?
Hangi sözde İslâmîliği?
Bu nizamla bizim aramıza kan girdi.
Dedelerimizin kanı.
Alimlerimizin kanı.
Şühedâ kanı kifayet etmiyor mu bu cumhuriyetin 'İslâm cumhuriyeti' olmadığını anlamanıza?
Hadi şer'î yönetim ile mer'î yönetim arasındaki vadiler dolusu farkın teknik detaylarını bilmiyorsunuz.
Yahu İslâm, hilafet, şeriat diyeni katletme/hapsetme üzerine temelleri yükseltilmiş,
Ve hâla bu ilkelere amentü gibi sıkı sıkıya sarılan, 6 ok ideolojisine göbekten çelik halatla bağlı bir nizamın gayri İslâmî bi nizam olduğunu derketmeniz için daha kaç mahkeme zabıtı lazım size?
Kaç darağacı, kaç ağıt, kaç âh u efgân, kaç 5816, kaç "değiştirilmesi teklif dahi edilemez anayasal kült" lazım size?
Erdoğan devrinin parlak savunma sanayii hamlesine mânevî ihya hamlesi eşlik etseydi AK Parti iktidarı kıyamete kadar devam edebilirdi. En azından kendisinden daha kötü, daha yanlış ve daha eksiklere mağlûb düşmezdi.
Heyhat, mânevî çöküş artan bir hızla onun devrinde de devam etti ve ediyor.
Çözüm arayan var mı? Hayır...
600 yıl cihana hükmetmiş devletlerinin yıkılışını bayram ilan eden başka bir millet var mı acaba?
Yüz yıllık bu garabet ne zaman bitecek? Bu millet ne zaman uyanacak? Uyanır mı?..
Kim bilir, belki de bir gün bu utanç verici uyku biter, millet uyanır!
Bu yazıyı yazmış olsaydım, bu kadar güzel yazmak isterdim!
facebook.com/ibrahimozdemir2…

















