Pinned Tweet
"Suyun üstünde bile yürüseniz 'çünkü yüzme bilmiyor' diye eleştirenler her daim olacaktır.
O yüzden siz işinize bakın."
"2. Ekip çalışmasın" Yine önce set ekibinden gitti giden...
xitter.cf/macittastan/status/211…
Kanallar yapımcılardan yüzde 25 indirim istedi
♦️Dizi dünyasında yaşanan reklam krizi büyüdü. Ekim ayında son 30 yılın en düşük reklam gelirinin toplanması ve her geçen gün bu durumun kanalların zararını artırması üzerine çözüm üretmek için düğmeye basıldı. Kanal temsilcileri ve yapımcılar birlikte yaşanan bu büyük çıkmaza şu günlerde çare arıyor. Dün yapılan toplantı sonrası kanallar en büyük gelir kaynakları olan dizi yapımcılarından yüzde 25 indirim istedi.
SÜRELER KISALSIN, 2. EKİP ÇALIŞMASIN
♦️Bu talebe karşı yapımcılar da tek bir bölümünü 27 milyon ile 40 milyon TL arasında rakamlara çektikleri dizilerle ilgili maliyeti azaltacak çözüm önerileri sundu. 140 dakikayı bulan dizi sürelerini 110 dakikaya sabitleyip son reklam kuşağına (RTÜK kuralları gereği saat başı sadece 12 dakika reklam yayınlanabiliyor) gerek kalmadan bölümlerin bitirilmesi seçeneği sunuldu. Bu durum uygulanırsa dizileri yetiştirmek için görev alan ikinci ekipler çalıştırılmayacak.
İNDİRİM YAPMAYAN OYUNCUYLA ÇALIŞILMAYACAK
♦️Ayrıca dizi maliyetlerini şişiren astronomik oyuncu fiyatlarıyla ilgili de yeni bir dönem başlayacak. Ekstralarıyla beraber 5 milyona kadar varan oyuncu ücretleri artık verilmeyecek. Ücretini düşürneyen oyuncuyla çalışılmama planı gündemde... Çözüm önerileri ve toplantılar devam ediyor. 👇
birsenaltuntas.com/dizi/7905…
Şunu açık konuşalım:
Bazı isimler o kadar yüksek kaşelerle o kadar çok para kazandı ki, sektör yarın batarsa bile kişisel olarak büyük bir şey kaybetmeyeceklerini biliyorlar.
O yüzden “laf olsun diye bile indirim yapılabilir” diyemiyorlar.
Bir yanda “ yapımcı+++
“sektör krizde” diye toplu yas tutuyoruz.
Krizin büyük kısmı, tercihlerin ta kendisi.
Çözüm net aslında:
Kaşeleri gerçekçi seviyeye çekeceğiz.
Gereksiz yalı-konak şatafatından vazgeçeceğiz.
Hikâyeyi ve senaristleri tekrar merkeze alacağız.
Kameranın hem önündeki hem+++
Dinlemiyor sadece duyuyor. Karşısındaki uyandırınca da "boşluğuma geldi" diyor. Çünkü kültürel, toplumsal görgü kuralları ona göre "banal" zaten. Çünkü o çağdaş, yurtdışında eğitim almış :) Ama işte temel empati yoksa, çocukluktan verilmemişse sadece eğitimle bu kadar oluyor.
Durumun farkında olmayanlar için 👇👇👇
You’re unable to view this Post because this account owner limits who can view their Posts. Learn more
Niyetin içeriği çok önemli çokk. "Amerika'da oynamak mı yani iyi olur, keşke" diye dilerken, al buyur Murat canım karakterim canım dizimle gitti. O yüzden bundan sonra bir şey dilerken "Bedenen, ruhen, fiziksel olarak ben kendim.. " kısmını da ekleyeceğiz, unutmayacağız ;)
İbrahim Çelikkol ve Demet Özdemir’in başrollerini paylaştığı #DoğduğunEvKaderindir dizisi, ABD’de ekrana gelecek.
İkisinin de ne iş yaptığına baktım hani sektörle uzaktan yakından alakaları var mı sinema eleştirmenliği, yazarlığı var herhalde diye ama futbol yorumları yapan tiplermiş. Şaşırtmadı tabii ki :) İşler kesat herhalde, buralara sallayalım etkileşim buradan kesin gelir demişler.
Erman Yaşar ve Hasan Arda Kaşıkçı, Netflix’in en çok izlenen yerli dizisi #SeniTanıyorum ile ilgili çok tartışılacak yorumlar yapmışlar.
İtalyan adalet ve medya çarkının ne kadar kötü olduğunu, polisinin nasıl kontrolden çıktığını görmek için gerçek hikâyeden uyarlanan bu diziyi izlemeniz yeterli
İtalya’da burslu okuyan Türk öğrencinin isyanı: "Tabletimin yeri belliydi, polis müdahale etmedi! Pasaportsuz, parasız ve ilaçsız kaldım"
Ben İtalya Roma’da 3 senedir burslu okuyan Türk bir öğrenciyim.
25 Eylül’de Venedik istasyonuna vardım. Trenden indikten yaklaşık 5 dakika sonra, koltuğumun üzerindeki bagaj bölümünde mavi sırt çantamı unuttuğumu fark ettim. En geç 10 dakika içinde vagona geri döndüm ama çantam yoktu.
Çantamın içerisinde pasaportum, üniversite belgelerim, reçeteli ilaçlarım, Samsung tabletim ve bir ay boyunca Roma’da geçimimi sağlayacak nakit param vardı.
Asıl skandal hırsızlıktan sonra başladı. İstasyon polisine gittim, “Bugün rapor tutamayız, yarın gel” diyerek beni gönderdiler.
Başka bir karakola gittim, oradan da benzer şekilde geri çevrildim. Hırsızlık raporumu ancak iki gün süren bürokratik engellerin ardından tutturabildim.
Bu sırada Samsung takip sisteminden tabletimin canlı konumunu izliyordum.
Tablet, cumartesi sabahtan pazar sabah 6’ya kadar istasyon içinde 9. ve 14. peronlar arasında canlı konum gösterdi.
Yani çantam ya da çantamı alan kişi yaklaşık 24 saat boyunca istasyonun içindeydi.
Polise ve Trenitalia görevlilerine canlı haritayı gösterip, “Bakın cihaz hareket ediyor, çantam burada, lütfen müdahale edin” dedim. Peronlara üstün körü bakıldı ancak detaylı bir arama yapılmadı.
Tabletimin sinyal verdiği yerde temizlik şirketine ait bir ofis vardı. Bu ofisi kontrol etmeyi de reddettiler ve bunun en erken pazartesi yapılabileceğini söylediler.
Trenitalia müşteri ofisindeki görevliler ise bana, “Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Polise gittiysen yeterli. Artık ağlamayı kes. Senin için tüm trenleri arayamayız” dediler.
Şu anda Roma’daki evimden uzakta, parasız, pasaportsuz ve reçeteli ilaçlarımdan mahrum durumdayım. Pasaportum çalındığı için oturum iznimi yenileme başvurum da risk altında.
İtalya’da yabancı bir öğrenci olarak yaşadığım bu güvenlik zafiyetini, görev ihmalini ve bize yapılan bu muameleyi kabul etmiyorum.
Sesimi duyurmak ve ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamak için desteğinizi istiyorum.
KY: Instagram / zehranazylmz
Gentlemen ve Lioness'taki yüksek bütçeli, film işi jilet gibi tipleri, ajanları erittik. Şimdi Slough House'a, G.Oldman'ın yağlı saçları ve delik çoraplarına geçiş yapabiliriz.











