Hüseyin retweeted
Replying to @edipyuksel @gergerliogluof
Hüseyin retweeted
Planlı ve sistematik bir soykırım.!
KHK’lı kurmay albay çeteyi iyi bir yerden yakalamış.!
#ChampionsLeague
Replying to @edipyuksel @gergerliogluof
Hüseyin retweeted
Betet für #Magdeburg
Pray for #Magdeburg
Hüseyin retweeted
Suriye'deki cezaevi görüntülerine tepki verenler;
Tabuttaki kadın #GaribeGezer
Onlarca gardiyan işkencesi ile öldürüldü.
Kalp krizi dendi.
Tabutundan kanlar akıyordu.
Folyoladılar!
Bugün 3. ölüm yıldönümü!
Her yıl yüzü aşkın ölüm kusan TC cezaevlerini ve tutsakları
Unutmayın!!
Hüseyin retweeted
Halkım,
#15Temmuz’dan bu yana, her branşın en iyisi, istismara kapalı ve ahlaksızlığı olmayan ~50 bin RÜTBELİ ASKER tecrit edildi ve şu aşağıdakileri onların yerine koydular!
Hiç düşünmez misiniz?
Hüseyin retweeted
🔵"FETÖCÜ" DEDİ, 3 MİLYON DOLAR TAZMİNAT ÖDEMEYE MAHKUM OLDU!
Nordic Monitor'ün yayınladığı mahkeme belgelerine göre bir Amerikan mahkemesi, girişimci Emin Gün Sirer’e yönelik "FETÖCÜ" kampanyası nedeniyle Emre Aksoy'un (foto) 3 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti.
Hüseyin retweeted
Ruşen Çakır'ın KHK'lı akademisyen #MahmutAkpinar'ın kızını, @Jahreyn 'in KHK'lı @turkuazkitchen ı hedef göstermesinden hareketle 'kitabın ortasından' bir analiz yapayım.
Biraz uzun olacak ama lütfen sonuna kadar okuyun.
#ZelihaAkpınar ve #BetülTunç'un başarısı 'azgın bir azınlığın' hasetten çatlamasına neden oldu.
Aslında bu yeni bir durum değil. Türkiye bir 'cemaat'ler ve 'mahalleler' bütünüdür.
Herkes kendi mahallesini kutsar. Başka mahallelerin 'yaşam hakkı' yoktur.
En çok da medya ve akademide var bu kabilecilik.
Bazı köşeleri önceden tutanlar başkalarının, hele hele de taşradan gelen bir takım insanların bu sahalarda boy göstermesini kabullenmez.
Hele 'rakip' bir de farklı bir etnik ve inanç grubundan gelmişse 'yok edilmeli'dir.
Yani KHK ile ölüme mahkum ettikleri insanları KHK öncesinde de sevmiyor, kabullenmiyorlardı.
Bireysel tecrübemle (çok örnek var ama bu çok belirgindi) açayım.
Uluslararası Basın Enstitüsü (@globalfreemedia ) 2004 yılında Türk medyasına yönelik bir eğitim programı organize etti.
Türkiye program ortakları Doğan Medya Grubu'ydu.
Nitekim 50'den fazla katılımcıdan 20 civarı Doğan Grubu kanallarından-gazetelerinden gelmişti.
Program bir nevi mastır programı gibiydi ve yaklaşık 5 ay Boğaziçi Üniversitesi'nde devam etti.
Hem Türk medyasından hem de BBC'den uzmanlar dersler verdiler. Programın sonunda genç gazetecilerin çalışmaları değerlendirilecek, birinciye ABD'de staj yaptırılacaktı.
Eğitimin sonunda herkes projelerini sundu. Jüri üyeleri Türk medyasının önde gelen isimlerinden oluşuyordu.
Ancak projeler Türkiye'de pek alışık olmayan şekilde 'adil' oylandı.
Her çalışmaya sadece kod verildi, oylama yapılırken haberin-dosyanın kim tarafından çalışıldığı bilinmiyordu.
Jüri oylama sonuçlarını açtığında pek memnun olmadı. Oylamaya katılan jüri üyelerinden birisinden detayları öğrenmiştim;
"Oylama yapıldı ve zarflar açıldı. Birinci Adem Yavuz Arslan-Zaman, ikinci Rahime Sezgin Zaman ve üçüncü Japon Yomiuri Shimbun Türkiye muhabiri..Jüri durumdan memnun olmadı. İlk ikinin Zaman'dan olmasına itiraz edildi. Ancak bazı üyeler 'işler çok başarılı, alın teriyle birinci oldular, müdahale etmeyin dedi"
Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılan kapanış ve ödül töreninde sonuçlar açıklandı ve birinci olarak ödülü programın sponsoru olan Aydın Doğan'ın kızının elinden aldım.
Gelin görün ki 'ödül' buhar oldu.
Vaad edilen ABD stajı verilmedi. Onun yerine IPI yöneticileri "İHA ile sponsorluk anlaşması yaptık, İHA ile konuşun" dedi.
Tuhaf bir durumdu.
'Ayıp olmasın' diye İHA yöneticisi ile konuştum.
'Enaniyeti kapının dışından bile hissedilen' 'müdür' "Amerikaya gönderemeyiz. Bizim Bağdat büromuz var, oraya gidip staj yapabilirsin" dedi.
Hürriyet yazarı Ferai Tınç program koordinatörüydü.
Durumu anlattım. O da 'yapacak bir şey yok, ABD olmadı Bağdat'a gidebilirsin" demişti.
Ben de teşekkür edip defteri kapattım.
Kaldı ki ben Bağdat'a gitmiş,savaşı izlemiş dönmüş biriydim.
Bana 'lütfeder gibi' bir üslupla 'Bağdat büromuza git orada takıl' dediler.
Bu arada kaderin cilvesi; Ertuğrul Özkök o günlerde Hürriyet Genel Yayın Yönetmeniydi.
O günkü köşesinde 'Cemaat Gazeteciliği' diye bir yazı yazmış ve 'Cemaatçi' diye etiketlediği kişilerin iyi gazeteci olmadığını, kitlelerinin ne verseniz kabul edeceğini anlatmıştı.
Gelin görün ki; Hürriyet'te bu yazının çıktığı gün Doğan Holding'in sponsorluğundaki gazetecilik yarışmasında birinci ve ikinci Özkök'ün 'Cemaat gazeteciliği' dediği gruptan çıkıyordu.
Uzun oldu ama önemli gördüğüm için anlattım.
Demem o ki Türkiye'deki bir grup azgın azınlık kendilerinden olmayanları hiçbir zaman sevmediler.
Sevmek zorunda değillerdi ama saygı göstermek zorundaydılar.
Yapmadılar, yapmayacaklar.
Son olarak; "En güzel intikam başarıdır. Seni sevmeyen herkesi fena halde üzer"
Hüseyin retweeted
We trust You dear Kenya President #setThemFREE
Dont give them to Turkish Government.!
That is against Humanity.!
@WilliamsRuto
@RailaOding
@UKenyatta
@AishaJumwa
@skalonzo
@gidoen_moi
@NdindiNyoro
@KithureKindiki
SON DAKİKA | Kenya’da 7 Türk vatandaşı kaçırıldı
Kenya'nın başkenti Nairobi’de sabah saatlerinde kaçırılan 7 kişiden 3’ü serbest bırakıldı.
İşte, Mustafa Genç'i takip edip kaçıranların araçları....
velev.news/gundem/son-dakika…
Hüseyin retweeted
7 Turkish nationals, including a minor, who are under @UN protection, have been abducted in Nairobi, #Kenya.
🚨Possible Turkish Intelligence Involvement Suspected.
I call on @WilliamsRuto, the Kenyan authorities and the international community to take immediate action, ensure the safety of these abducted persons and demand their release.
@GovtOfKenya must not allow itself to become complicit in these unlawful operations.
@StateHouseKenya
@AmbMonicaJuma
@ForeignOfficeKE
@DrAlfredMutua
@NPSOfficial_KE
@KBCChannel1
@citizentvkenya
@UNHumanRights
@UN
Hüseyin retweeted
Çelikten kanatlarım, tunçtan pençelerim olsa keşke! Keşke hiç bir çocuk ağlamasa, korkmasa, keşke…
#DoguTürkistandaZulümVar
This Post is from a suspended account. Learn more
Hüseyin retweeted
📌Kenya’da cuma sabahı kaçırılan 4 Türk vatandaşı, ana akım medyada haber oldu.
📍Sonradan bırakılan İngiliz vatandaşı Necdet Seyitoğlu ile yapılan röportaja yer verilen haberde, kaçırılanların ayrı ayrı hikayeleri özetlendi.
Hüseyin retweeted
DevOps Engineering Notes For beginners📑
🔗 Lesson 1: layerci.com/blog/what-is-dev…
🔗 Lesson 2: layerci.com/blog/what-is-tes…
🔗 Lesson 3: layerci.com/blog/what-is-ci/
🔗 Lesson 4: layerci.com/blog/what-is-cod…
🔗 Lesson 5: layerci.com/blog/linting-bes…
🔗 Lesson 6: layerci.com/blog/what-is-an-…
🔗 Lesson 7: layerci.com/blog/the-differe…
🔗 Lesson 8: layerci.com/blog/what-are-ro…
🔗 Lesson 9: layerci.com/blog/what-is-a-b…
🔗 Lesson 10: layerci.com/blog/what-is-aut…
🔗 Lesson 11: layerci.com/blog/service-dis…
🔗 Lesson 12: layerci.com/blog/what-is-log…
🔗 Lesson 13: layerci.com/blog/vital-produ…
sum up by Dipen Shah
Hüseyin retweeted
KHK’lı Binbaşı Mehmet Gürler’in eşi:
“Eşim, sağlıklı olarak girdiği cezaevinde engelli hale getirildi. MS ataklarına zamanında müdahale edilmedi.”
@MSTanrikulu
MehmetGürler İçinAdalet
Hüseyin retweeted
Gerçek anlamda “yiğitlik” de “adamlık” da;
Hiçbir beklentisi olmaksızın, zülüm devam ederken, zulmedene karşı; “sen zalimsin, yaptığın yanlış” diyebilmekmiş ve zulme uğrayanın yanında yer almakmış.
Gerisi hikaye.
Kur’an’da geçen ve Mağaraya sığınan gençlerin özelliği de; dönemin zalimine karşı, zalim olduklarını söylemeleriydi. Bu yüzden kıyamete kadar adları anılacak.
Çünkü onlar, ölümü göze alarak gerçeği haykırmışlardı.
Hüseyin retweeted
CHP milletvekili @alimahir , CHP Başkanı @eczozgurozel , 17:25 soruşturmalarını yapan polisleri ve savcıları en ağır cezalar ile cezalandırdılar.
Bir de darbeci dediler. Milleti temsil makamında bulunan insanlarsınız.
Neden bu “insanlığa karşı işlenen suçlara” sessiz kaldınız ?
17/25 Yolsuzluk Soruşturmaları
“En önemli olay”
“Her şey doğru”
“…Ama üzerine gidemedik”
Ali Mahir Başarır‘a sormak gerekiyor.
Bu olayları ortaya çıkaran polis ve savcıların yanında niye yer almadınız?
Ve halen daha almıyorsunuz?
@alimahir























