İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesinin Resmi Twitter Hesabıdır. Rûpela Twittera fermî a komeleya mafên mirovan ya şaxa Riha ye

Riha/ Urfa
Joined May 2016
86.haftadır Şubemiz ve Kayıp yakınları olarak ‘’kayıplar bulunsun, failler yargılansın ‘’ eylemimizde bu hafta Şefik Geçgel için biraraya geldik.
1
4
329
GAZETECİLERE YÖNELİK BASKILARA SON VERİLSİN! Ekim ayının ilk 20 gününde gazetecilere yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve ev hapsi kararlarıyla basın özgürlüğüne yönelik baskılar sürüyor. Derya Okatan, Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklanırken; Bahadır Özgür hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmış, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında ev hapsi kararları verilmiş, 2. Kez gözaltına alınan Murat Ağırel 19 Ekim'de tutuklanmıştır. Son olarak bugün BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, ifade vermek üzere gittiği emniyet müdürlüğünde gözaltına alınmıştır. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi ; olarak gazetecilerin susturulmasını, medyanın baskı altına alınmasını, halkın hakikate ulaşma, bilgi edinme ve haber alma hakkının engellenmesini kabul etmiyoruz. Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve özgürlüğü kısıtlayıcı uygulamalara son verilmelidir.
31
4
61
8,334
Siverek’te silah zoruyla kaçırılarak tecavüze uğrayan 21 yaşındaki kadının davasını takip ettik. Dört sanığın tutukluluğu devam ederken üç sanık hakkında adli kontrol kararı verildi. Davanın takipçisiyiz!
3
15
604
BASINA VE KAMUOYUNA Urfa’da 8 yaşındaki bir çocuğa yönelik şiddet iddialarını derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Çocuklara yönelik şiddete sessiz kalmayacağız! Sorumluların hesap vermesi ve çocuğun üstün yararının korunması için sürecin takipçisi olacağız.
3
6
315
Şube ziyaretlerimiz kapsamında bugün Eş Genel Başkanlarımız Oya Ersoy ve Cihan Aydın, Eş Genel Başkan Yardımcımız Ercan Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi Temsilcimiz Tahir Saçaklı ve TİHV Van Temsilcisi Emrah Kertiş’ten oluşan heyetimiz, İHD Van Şubemizi ziyaret etti. Heyetimiz, İHD Van Şube yönetimimizle birlikte ÖHD Van Şubesi, Van KESK Şubeler Platformu, Van Demokratik Aleviler Dernekleri ve Van Barosunu da ziyaret etti. Ziyaretlerde gerçekleştirilen görüşmelerde, bölgedeki güncel siyasal gelişmeler, insan hakları ve özgürlükler alanında yaşanan sorunlar, demokratik mücadelenin güçlendirilmesi ve barışın toplumsallaşması için kurumlar arasında geliştirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı. Nazik ev sahiplikleri için tüm kurumlara teşekkür ederiz.
1
19
70
3,534
KAVALA KARARI, HUKUK DEVLETİNİN SINAVIDIR ! İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin Osman Kavala hakkındaki ihlal kararına rağmen yeniden yargılama talebini reddetmesi, kabul edilemez bir hukuk ihlalidir. Bu karar, yalnızca #OsmanKavala’nın özgürlüğünü gasp etmeyi sürdürmüyor; Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ve hukuk düzenini de açıkça hiçe sayıyor. AİHM Büyük Dairesi; özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile hakların amaç dışı kısıtlanması yasağının ihlal edildiğini tespit etti. Türkiye’ye Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması ve mahkumiyetin sonuçlarının ortadan kaldırılması yükümlülüğünü hatırlattı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesi bu kararları bağlayıcı kılar. Anayasa’nın 90. maddesi temel haklara ilişkin uluslararası sözleşmeleri kanunların üzerinde tutar; 138. maddesi ise mahkeme kararlarının bağlayıcılığını düzenler. CMK’nin 311. maddesi de AİHM’in ihlal kararını yargılamanın yenilenmesi nedeni sayar. Buna rağmen ret kararı verilmesi, hukuki bir değerlendirme sınırını aşarak bağlayıcı kararın etkisiz bırakılması sonucunu doğurmuştur. TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun geniş siyasi mutabakatla kabul ettiği raporda AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına eksiksiz uyum çağrısı yapılmıştır. Bu çağrının siyasi metinlerde kalmasına izin verilemez. Barış ve demokratikleşmeden söz edenler, önce yargı kararlarına uyulmasını ve temel hakların güvence altına alınmasını sağlamalıdır. İnsan Hakları Derneği olarak bu kararı kınıyoruz. Osman Kavala derhal serbest bırakılmalı, AİHM kararının tüm gerekleri yerine getirilmeli ve hukuka aykırı mahkumiyetin sonuçları ortadan kaldırılmalıdır. Bağlayıcı kararları uygulamayan bir yargı düzeni, adaleti değil keyfiliği büyütür. Hukuk, iktidarın ve mahkemelerin tercihine bırakılamaz.
2
72
10
135
5,287
HALK TV’YE KAYYUM ATANMASINI KABUL ETMİYORUZ! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’ye kayyum atanmasını, kanal binasında polis araması yapılmasını ve canlı haber yayınının durdurulmasını kabul etmiyoruz. Bu müdahale; basın ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve basın çalışanlarının mesleki bağımsızlığına yönelik ağır bir saldırıdır. Basın üzerindeki baskıların giderek ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz. TELE1’e kayyum atanması; T24’ün internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi; Kısa Dalga, bianet, Mezopotamya Ajansı, Evrensel ve soL Haber’in sosyal medya hesaplarına getirilen engeller, toplumun haber kaynaklarını daraltmaktadır. Basın kuruluşlarının susturulmasını ve gazetecilerin tutuklama ve ev hapsi uygulamalarıyla baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünü korumak, devletin yükümlülüğüdür. Bir kişinin mali suç iddiaları nedeniyle soruşturulması, sahibi olduğu basın kuruluşunun yayın bağımsızlığına müdahaleyi kendiliğinden haklı göstermez. Soruşturmalar masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine uygun yürütülmeli; halkın bilgiye erişimi engellenmemelidir. Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Ayrıca; bu operasyonun ‘fon dolandırıcılığının yoğun olarak tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür’ İnsan Hakları Derneği olarak basın üzerindeki baskılara, sindirme ve susturma politikalarına karşı tutumumuz nettir. Halk TV’ye yönelik kayyum kararının kaldırılmasını, canlı haber yayınının önündeki engellerin sona erdirilmesini ve hukuki itirazların bağımsız ve tarafsız biçimde incelenmesini talep ediyoruz. Diğer basın kuruluşlarına yönelik erişim engellerinden ve yayın özgürlüğünü hedef alan uygulamalardan da derhal vazgeçilmelidir. Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz. İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
2
87
14
179
16,212
HASTA MAHPUS CELAL YILDIRIM İÇİN ACİL ÇAĞRI Hasta mahpus Celal Yıldırım’ın sağlık durumuna ilişkin acil çağrımızı kamuoyuyla paylaşmak üzere basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
4
8
374
HASTA MAHPUS CELAL YILDIRIM İÇİN ACİL ÇAĞRI 2 Ekim'de, tutulduğu Urfa 2 No'lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalp krizi geçiren hasta mahpus Celal Yıldırım'ın sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla şube ve temsilciliklerimizde eş zamanlı düzenleyeceğimiz basın açıklamamıza tüm üyelerimizi ve insan hakları savunucularını bekliyoruz. #CelalYıldırımaÖzgürlük #HastaMahpuslaraÖzgürlük
2
48
4
92
3,446
84.haftadır Şubemiz ve Kayıp yakınları olarak ‘’kayıplar bulunsun, failler yargılansın ‘’ eylemimizde bu hafta Ahmet Kalper için biraraya geldik.
3
6
277
TEŞEKKÜR Türkiye sinemasının unutulmaz sanatçılarından Kadir İnanır’ın, maddi ve manevi mirası ile telif haklarını hayat arkadaşı sanatçı Jülide Kural’a bıraktığı; Jülide Kural’ın hayatta olmaması durumunda ise mirasının İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı arasında paylaştırılmasını vasiyet ettiği bilgisi avukatları tarafından kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bir insanın vasiyeti, yaşamı boyunca önem verdiği değerlerin ve geleceğe dair dileklerinin en kişisel ifadelerinden biridir. Kadir İnanır’ın vasiyetnamesi de bu açıdan bizim için özel ve anlamlıdır. Kadir İnanır, yalnızca sinema sanatçısı olarak canlandırdığı unutulmaz karakterlerle değil; yaşamı boyunca insan hakları, demokrasi, eşitlik ve toplumsal barıştan yana ortaya koyduğu duyarlılıkla da toplumsal hafızamızda yer edinmiştir. Onun sanat anlayışında insan, insan onuru ve barış içinde bir arada yaşama düşüncesinin özel bir yeri olduğunu biliyoruz. Bu nedenle vasiyetinde kurumlarımıza yer vermiş olması, onun yaşamı boyunca taşıdığı değerlerle vasiyeti arasındaki güçlü bağı ortaya koymaktadır. Kadir İnanır, böylece yalnızca sahip olduğu maddi ve manevi değerleri değil, önem verdiği insani değerleri de geleceğe bırakmıştır. İHD ve TİHV olarak, Kadir İnanır’ın vasiyetnamesine bizleri de dahil etmesinden onur duyduk. Bunu bir ayrıcalık ya da övünç vesilesinden çok, insan hakları alanında çalışan kurumlara duyduğu güvenin ve verdiği değerin bir ifadesi olarak görüyoruz. Kadir İnanır’a, insan haklarının evrenselliği, insan onurunun korunması, her türlü ayrımcılığın reddedilmesi, demokrasi ve barış içinde bir arada yaşama değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından omuzlarımıza büyük bir sorumluluk yükleyen bu anlamlı vasiyeti için teşekkür ediyor, kendisini saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. İnsan Hakları Derneği - Türkiye İnsan Hakları Vakfı ihd.org.tr/icerik/tesekkur
9
247
24
1,215
108,574
12 EYLÜL ZİHNİYETİNİN “AİLEM GÜVENDE” OPERASYONU: HAK ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK SİYASİ TASFİYEYE SON VERİN! 12 Eylül askerî darbesinin yıl dönümünde LGBTİ+örgütlerinin, gazetecilerin ve hak savunucularının hesaplarına erişim engeli getirilmiş; aynı gece saat 01.00’den itibaren çok sayıda kentte eş zamanlı baskınlar başlatılmıştır. Kaos GL’nin asıl ve yedek yönetim ve denetim kurulu üyeleri evlerinden alınmış; SPoD’un geçmişte görev yapmış kurucuları, Pembe Hayat Yönetim Kurulu Başkanı gözaltına alınmıştır. Ayrıca Mersin 7 Renk ve Muamma derneği üyeleri ve aralarında bizim de üyelerimizin bulunduğu birçok LGBTİ+ aktivisti gözaltına alınmıştır. İstanbul’da dernek kapıları çilingirle açılmış, LGBTİ+’ların gittiği mekânlar basılmıştır. Bakanlık açıklamasına göre 15 ilde 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında işlem yapılmaktadır. Ayrıca, İstanbul şube çalışanı ve Listag gönüllüsü üyemiz de ailesi ile birlikte jandarma tarafından gözaltına alınmış ve İstanbul LGBTİ+ komisyon üyemizin de evine jandarma gitmiştir. HIV alanında çalışan, test ve tedaviye erişim ile damgalanmanın önlenmesi yoluyla kamu sağlığını koruyan Pozitif-iz ve Pozitif Yaşam derneklerinin de listede bulunduğu; Pozitif-iz Derneği’nin Denetim Kurulu üyelerinin gözaltına alındığı belirtilmektedir. HIV’i LGBTİ+ kimliğiyle, “ahlaksızlıkla” veya suçla özdeşleştiren bu yaklaşım bilim dışı olduğu kadar tehlikelidir. Bu derneklerin hedef alınması, insanları test ve tedaviden uzaklaştırır, kamu sağlığını tehdit eder ve HIV ile yaşayanların son derece hassas kişisel verilerini devlet müdahalesine açık hâle getirir. Bu tablo bir adli soruşturma değil; “aileyi ve çocukları koruma” söylemi üzerinden toplumu tekçi bir aile modeline zorlayan, LGBTİ+’ları ve bağımsız sivil toplumu tasfiye etmeyi amaçlayan siyasi bir operasyondur. “Örgüt kurma”, “uyuşturucu”, “fuhuş” ve “müstehcenlik” gibi ilgisiz suçlamaların aynı torbaya doldurulması, gerçeği ortaya çıkarmaya değil bütün bir topluluğu suçlu göstermeye hizmet etmektedir. 12 Eylül’ün dernekleri kapatan, yayınları yasaklayan ve farklı olanı düşmanlaştıran devlet aklı bugün “Ailem Güvende” adıyla sürdürülmektedir. Adalet Bakanı’nın devam eden soruşturmalar hakkında peşinen suçluluk ilan eden ve nefret söylemi üreten açıklamaları kabul edilemez. Yargı, iktidarın toplum mühendisliği ve ayrımcılık politikalarının aracı değildir. Gözaltındaki hak savunucuları derhal serbest bırakılmalı; baskınlara son verilmeli, erişim engelleri kaldırılmalı ve el konulan materyaller iade edilmelidir. HIV ile yaşayanlara ve LGBTİ+’lara ait hassas veriler güvence altına alınmalıdır. Adalet Bakanı ayrımcı açıklamalarını geri çekmelidir. Bu operasyonun gerçek adı “Ailem Güvende” değil; devlet eliyle ayrımcılık, korku siyaseti ve sivil toplumun tasfiyesidir. LGBTİ+’ların, HIV ile yaşayanların ve hak savunucularının yanındayız! 12 Eylül zihniyetine teslim olmayacağız! İHD MERKEZİ LGBTİ+ KOMİSYONU
10
229
21
489
60,487
İHD Urfa retweeted
🔎 #LGBTİ+ birey, dernek ve kurumlara yönelik “Ailem Güvende” olarak adlandırılan operasyonlar kapsamında 12,13 ve 14 Eylül tarihlerinde toplam 18 internet sitesi ile 261 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği öğrenildi. 12-14 Eylül 2026 TİHV Dokümantasyon Merkezi Günlük #İnsanHakları Raporu 👇 tihv.org.tr/gunluk-ih-raporl…
4
8
1,236
İHD Urfa retweeted
📢 Basın Açıklaması: LGBTİ+ Hakları, İnsan Haklarıdır tihv.org.tr/basin-aciklamala…
33
1
55
2,241
THE “MY FAMILY IS SAFE” OPERATION OF THE 12 SEPTEMBER MINDSET: END THE POLITICAL PURGE OF HUMAN RIGHTS ORGANISATIONS! On the anniversary of the 12 September military coup, access to the accounts of LGBTI+ organisations, journalists and human rights defenders has been blocked, while simultaneous raids were launched in many cities at 1:00 a.m. the same night. The primary and substitute members of the Executive and Supervisory Boards of Kaos GL were taken from their homes; former founders of SPoD and the Chair of the Pembe Hayat Executive Board were detained. Members of Mersin 7 Renk Association and Muamma Association, as well as numerous LGBTI+ activists, including members of our organisation, have also been detained. In Istanbul, the doors of an association were forced open by a locksmith, and venues frequented by the LGBTI+ community were raided According to the statement issued by the Ministry, proceedings are being carried out against 162 people in 15 provinces, as well as against nine associations and 13 businesses. In addition, a member of our organisation, who is an employee of our Istanbul Branch and a Listag volunteer, was detained by the gendarmerie together with their family, while the gendarmerie also went to the home of a member of our Istanbul LGBTI+ Commission. It has also been reported that Pozitif-iz and Pozitif Yaşam, organisations working in the field of HIV and protecting public health by facilitating access to testing and treatment and preventing stigmatisation, are among those targeted, and that members of the Supervisory Board of Pozitif-iz Association have been detained. This approach, which equates HIV with LGBTI+ identity, “immorality,” or crime, is not only scientifically unsound but also dangerous. Targeting these organisations will discourage people from seeking testing and treatment, pose a threat to public health, and expose the highly sensitive personal data of people living with HIV to state interference. This is not a judicial investigation; it is a political operation aimed at eliminating LGBTI+ people and independent civil society, while imposing a monolithic family model on society under the guise of “protecting families and children”. Grouping together unrelated allegations, such as 'establishing an organisation', 'drug-related offences', 'prostitution' and 'obscenity', does not uncover the truth; it portrays an entire community as criminal. The state mentality of 12 September, which closed down associations, banned publications and antagonised those who were different, is being perpetuated today under the name “My Family Is Safe”. The Minister of Justice's statements that prejudge ongoing investigations by declaring guilt in advance, and that promote hate speech, are unacceptable. The judiciary must not be used as an instrument of the government’s policies of social engineering and discrimination. Human rights defenders currently in detention must be released immediately; the raids must be put an end, access restrictions must be lifted, and confiscated materials must be returned. The sensitive data of people living with HIV andLGBTI+ people must be safeguarded. The Minister of Justice must withdraw their discriminatory statements. The real name of this operation is not “My Family Is Safe”; it is state-sponsored discrimination, a politics of fear, and the purge of civil society. We stand with LGBTI+ people, people living with HIV, and human rights defenders! We will not surrender to the mindset of 12 September! HUMAN RIGHTS ASSOCIATION CENTRAL LGBTI+ COMMISSION
3
46
1
123
4,851
Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Urfa Emek ve Demokrasi Güçleri bünyesinde bir araya geldik. Barışa ve demokrasiye duyduğumuz özlemle insan hakları mücadelemize devam ediyor, barışın sesini hep birlikte yükseltiyoruz!
1
4
183
1 Eylül Dünya Barış Günü... Barışı Kalıcı Kılmak, Demokrasiyi ve İnsan Haklarını Güvence Altına Almaktır. ihd.org.tr/icerik/1-eylul-du…
1
40
5
92
4,027
İHD Urfa retweeted
Diyarbakır Belediyesi Eski Başkanı ve siyasetçi Mehdi Zana’nın tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiş olduğunu büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız. Uzun yıllar boyunca maruz kaldığı haksız tutukluluk ve sürgün uygulamalarına rağmen insan onuru, barış ve adalet için mücadele eden Mehdi Zana’ya Allahtan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Kürt halkına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
4
20
7
61
15,677