Hakkı Şafak Ses (@hsafakses) profile picture

. ZAFER PARTİSİ GENEL İDARE KURULU ÜYESİ

Ankara
Joined February 2012
Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)Photo by Hakkı Şafak Ses (@hsafakses)
Hakkı Şafak Ses retweeted
Eyyup bey, siz uzun bir yoldan, menzilden geldiğiniz için Ülkücü Hareketin tarihini bilmezsiniz. Bu soruları Sayın Bahçeli’ye sorun. O da size neden Ümit Özdağ’ı neden 3 kez milletvekili adayı gösterdiğini, neden 2 kez milletvekili seçildiğimi ve MHP Genel Başkan yardımcılığına atadığını anlatsın.
Bengü Türk’ün gündeme taşıdığı soruların yanıtlanmasını istiyoruz. @umitozdag Ümit Özdağ, başkalarından hesap sorarken gösterdiğiniz kararlılığı, size soru sorulduğunda da gösterin. ASAM’la ilgili iddialara belgeleriyle yanıt verin. Şeffaflık herkese lazım, size de.
230
537
52
3,958
279,140
Hakkı Şafak Ses retweeted
Şimdi bakıyorum şu ülkümsülere kimi menzili uzak yoldan gelmiş kimi soydan belirsiz tutmuşlar Ümit Özdağ şöyle Ümit Özdağ böyle! Yahu madem öyleydi neden Ümit Özdağ'ı iki dönem milletvekili, MYK üyesi, genel başkan yardımcısı, üç dönem milletvekili adayı yaptınız? Ümit Özdağ MHP'nin genel başkan adayı olmak istemedi mi? Şimdi derdiniz ne? Kaybettiğiniz itibarı geri kazanmak mı? Terörist seviciliğinizi mi örtmek? Bölücü çocuk katili ile oynaşmanızı mı gizlemek? Yoksa cumhur ittifakının minik ortağı olarak menfaatlerinizi mi korumak? Ben de sizin Ümit Özdağ'a sorular soran o tv'nizi nasıl bir Marksiste o yetmedi sonra bir kleptomana bıraktığınızı mı anlatayım! Sahi bu kaçakçı vekiller nerede? Konuşturmayın bizi! Kahvenin bile kırk yıllık hatırı var... @umitozdag @zaferpartisi @hsafakses @LutfuSahsuvar @cezmi_polat @mujdatozturk34 @ismail_TURK55
13
45
1
224
3,398
Hakkı Şafak Ses retweeted
"YALNIZ ADAM" BAŞARDI BİZDE BAŞARIRIZ! Türkiye'de bir umutsuzluk havası hakim! Ne zaman halkın arasına karışsanız hep sorulan soru "ne olacak halimiz?" oluyor... Bir kesim ağır bir yoksulluk içinde eziliyor, fon hırsızlığı gibi bir çok yolsuzluk halkı öfkenlediriyor. Asayiş olayları ve uyuşturucu kullanımı had safhada. Cinayetler almış başını gitmiş! "Parti devleti" tüm ağırlığı ile üzerimize çökmüş durumda. İtiraz edenlere hemen yargı sopası gösteriliyor. Bu sebeple halkta "bunlar seçimde kaybetse de gitmez" düşüncesi yerleşiyor. Siyaset ve siyasetçiye güven dip yapmış durumda! Haksız da değiller... Ancak bütün bunlara rağmen yeniden bir millî mücadele için önümüze fener olup bizi aydınlatan ve bir kısım tarihçi tarafından "yalnız adam" olarak nitelenen biri var! Gazeteci yazar Alev Çoşkun, Atatürk'ün Samsun'a gitmesinden önce son 6 ay içinde olan olayları anlattığı "Samsun'dan Önceki 6 Ay - İşgal, Hüzün, Hazırlık" adlı kitabında İngiliz hayranı 150'liklerden Refi Cevat (Ulunay)'ın , Mustafa Kemal Atatürk'le yaptığı bir konuşmayı aktarır. Refi Cevat'ın o işgal günlerindeki ruh halini ve tutumunu anlamak için Atatürk ile arasında geçen konuşma, Atatürk'ün kararlılığı ve inancı açısından da çok ilginçtir. Refi Cevat, sorularını bitirdikten sonra ayrılmak üzere ayağa kalktığında, Atatürk: "Bu vatan, içine düştüğü bu felaketten nasıl kurtulur diye bir sual sormanızı isterdim." der. Refi Cevat şöyle cevap verir: "Ben bu vatanın kurtarılmasını mümkün görmediğim için böyle bir sual düşünmedim. Neyle, hangi askerle, hangi silahla, hangi parayla? Maalesef paşam, vatan kupkuru bir çölden farksız oldu. Affınıza sığınarak arz edeyim ki, artık bu kupkuru çölde hayat belirtisi yok!" Mustafa Kemal Atatürk'de ona kararlı ve inançlı bir ses tonu ile; "Çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli bir hayat vardır. O millettir. O, Türk Milletidir. Eksik olan şey teşkilattır. Bu teşkilat organize edilebilirse, vatan da millet de kurtulur. Bunu böyle bilesiniz Refi Cevat Beyefendi!" diye söyler ... Refi Cevat, matbaaya dönünce arkadaşları merakla "Ne oldu? Kemal Paşa ne dedi?" diye sorduklarında şöyle der: "Şu sıralar Anadolu'ya geçilir, milli direniş harekete geçirilirse, Fransız'ı da, İngiliz'i de, İtalyan'ı da memleketten kovulur, vatan istiklâlini kavuşur, millette esaretten kurtulurmuş! Anladınız mı arkadaşlar? Bu adam deli değil zırdeliymiş!" Refi Cevat (Ulunay) ; "İngilizleri bekliyoruz. Türkler kendi güçleriyle adam olamaz. İngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak!" diyen bir Osmanlı entellektüeliydi! (16 Nisan 1920 Alemdar Gazetesi) Ama onun ve onun benzerlerinin söylediği gibi olmadı. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları başardı. Türk Milletinin istiklâli sağlandı. Onurumuz ve gururumuz korundu, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Yıllar sonra kendisi ile yapılan bir söyleşide, Refi Cevat'a soruldu: "Milli Mücadele'deki yanlışlarınızdan pişmanlık duyuyormusunuz?" Yanıldım demedi ama tarihe geçebilecek bir cevap verdi; " O şartlar içerisinde kurtuluş mücadelesine atılıp Türkiye'yi üç büyük devletin pençesinden kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. Böyle düşünen tek adam oydu, tek adam!" İşte böyle aydın, halk önderi diyebileceğimiz yüzlerce binlerce isim işgal günlerinde Refi Cevat gibi düşünüyordu. Ne işgal günlerinde kurtuluşa inanıyorlardı ne Türk insanın ferasetine güveniyorlardı. Bir tek adam yani Mustafa Kemal Atatürk, böyle düşünüyordu ve tüm imkansızlıklara rağmen başardı. Merak etmeyin bizde başarırız zaten o da öyle isterdi! Sizin için bugün de uğraşan insanlar var ve tek hedefleri laik, milli, üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni yaşatmak için Türk Milletini "ZAFER"e taşımak! Günümüzde yaşanan gelişmelere bakarak asla ümitsizliğe düşmeyiniz. Yalnızlığınız sizi korkutmasın ve ürkütmesin... "Bizim Ümit'imiz Var". Böyle bir halde bile başarmak mümkündür! Mustafa Kemal'in yalnızlığı size, bize, hepimize örnek olsun. Özcan PEHLİVANOĞLU 12 Ekim 2026 / Ankara @umitozdag @zaferpartisi
2
25
5
68
1,629
Hakkı Şafak Ses retweeted
Başardılar! Bizler, o süreçte, siyasilerin tam desteğindeki Fetullahçı çetenin çok büyük katkısıyla tasfiye edildik! Çünkü çok ahlaksız ve vicdansızdılar!Hiçbir kural tanımıyorlardı! Biz ise kural içinde dövüşmeye kodlanmıştık, mağlup olduk! O zamanlar bakan olan Hüseyin Çelik ve iktidar partisindeki bir kısım siyasiler, aşağıdaki ifadeleri destekleyen benzer şeyleri açıkca söylemişlerdi! Sonrasında yüzlerce şehit verdik! Bizi tasfiye edenlerin çocukları değildi onlar tabii! Her zaman olduğu gibi kimse hesap vermedi, soran da olmadı zaten! Öyle, böyle bu günlere geldik! Şimdi ekonomide Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunları tam gaz giderken, yeni bir açılım süreci de son sürat ilerliyor! Sonucunu tahmin etmek zor değil, ama...
İlk çözüm sürecinde PKK'ya 5 yıl bekleyin,ordudaki süreç karşıtı askerleri tasfiye edeceğiz demişler. 🤡🤡
27
400
10
1,215
28,191
Hakkı Şafak Ses retweeted
"Fon Dolandırıcılığı" hakkında Zafer Partisi Başkanlık Divanı açıklamasını Büyük Türk Milleti'nin takdirine sunuyorum.
184
1,437
43
8,182
166,266
Hakkı Şafak Ses retweeted
Bugün #AnkaraGünlüğü nün saat 16.30'dakl konuğu, gazeteci @yavuzsdemirag ... – at Ankara, Türkiye
#CANLI Zeynel Lüle ile Ankara Günlüğü, 16.30'da Tele2 Haber YouTube kanalında! Konuk: Yavuz Selim Demirağ @zeynellule @yavuzsdemirag youtube.com/live/l_t3aDzv7-0
5
15
862
Hakkı Şafak Ses retweeted
Hasan Tahsin Paşayı bilen, bilip de dua eden duydunuz mu? İlk kurşunu atan gerçek adı Osman Nevres olan “Hasan Tahsinle” karıştırılmasın. Kim olduğunu hatırlatayım. 1430 yılında Türk olan Selanik’i 1912 de tek kurşun atmadan düşmana teslim eden sözde Türk, sözde paşa ortodoks mezarlığına gömülen kişi. Bugün günlerden İzmir. Selanik’li Türk Mustafa’ya, Atatürk’ümüze ve her kademedeki silah arkadaşlarına râhmet, minnet.. Nurlarda yatsınlar.
11
24
307
12,482
Hakkı Şafak Ses retweeted
7 yıl gibi kısa bir sürede... 0–5 yaş arasındaki bebek ve çocuk sayımız 1,8 milyon azaldı. Yani kreş ve anaokulu çağındaki çocuk nüfusumuz tam %30 eridi. Nüfusun artmasını geçtik, mevcut sayıyı bile koruyamıyoruz. Hayat pahalı. Bakım maliyetleri uçtu. Gelecek kaygısı diz boyu. Aileler tek bir çocuk büyütürken bile kara kara düşünüyor. Türkiye’nin en büyük gücü olan "genç ve dinamik nüfus" gözlerimizin önünde erip gidiyor. Sessizce boşalan sınıflar ve yaşlanan bir ülke... Alarm belirsiz bir gelecek için değil, tam olarak bugün için çalıyor!
6
1
42
2,380
Hakkı Şafak Ses retweeted
Türkiye’de 2021-2023 arasında 5 milyon kayıtlı 2 milyon kayıtsız, kaçak Suriyeli olduğunu bir çok kez açıkladım. İktidar ve devlet kaynakları rakamı hep 3.5 milyon civarında çevirdiler. Numan Kurtulmuş Zafer Partisi ziyareti sonrasına basına yaptığı açıklamada 4 milyon 900 bin olarak ilk kez açıkladı. Şimdi Türkiye’nin Şam büyükelçisi Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sayısı 6 milyonu bulmuştu diyor. Ve şimdi 2026’da 2 milyon 300 bin Suriyeli sığınmacı olduğunu ileri sürüyor. Sayın Büyükelçi, 2015’de Milli Eğitim Bakanlığının resmi açıklamasına göre anaokul-üniversite arasında Türkiye’de 777 bin küsür Suriyeli öğrenci varmış. Bunları sadece anne ve babaları ile toplam Suriyeli sayısı 2 milyon 331 bin ediyor. Türkiye’deki Suriyeli ailelerin doğum oranı 5.3 olduğuna göre lütfen rakamları gözden geçirin derim. @zaferpartisi @MilliEgitimBak @TC_icisleri @TC_Disisleri
Suriyeli sığınmacı itirafı geldi! Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz: Türkiye’de 6 milyona yakın Suriyeli vardı haberiniz.com.tr/suriyeli-si…
81
751
16
3,475
107,656
Hakkı Şafak Ses retweeted
Açılım süreci, şimdiye kadar siyaset sahnesinde pek rastlanmayan nitelikte, bir yeni örgütlenmeye meşruiyet kazandırmıştır. Saiki ne olursa olsun sonuç budur. Terör örgütü olarak tanınan bu örgütün silahlarını terk ederek sivilleşmesi öngörülmekte ve bu olgunun da Türkiye’ye barış ve huzur getirmesi umulmaktadır. Bu konuda İktidar ve Ana Muhalefet arasında hiçbir uyuşmazlık yoktur. Bu noktada İktidar tarafından Öcalan’ın, PKK'yı desteklemeyenler dâhil, tüm Kürtlerin temsilciliğine tayini, sürecin gelişmesini onun insiyatifine bırakmaktadır. Türkiye siyasetinde tayin edici rol verilen PKK'nın, disiplinli militanları bu siyaseti uygulamakla görevlendirilerek peyderpey siyaset sahnesine salıverilmektedir. PKK, kendisine meşruiyet verilerek devlet himayesinde elde ettiği bu konumu, sadece devlet tekelinde bulunması gereken şiddet kullanarak elde etmiştir. Bunun da bilincindedir. İstediklerini elde edemezse tekrar şiddete başvurmayacağının güvencesi yoktur. Bu konuda hazırlıklı kalması çıkarınadır. İnançlı ve amaçlarına ulaşmak için bütün bir aileyi katletmekten dahi çekinmeyen PKK’nın, Kürt asıllı vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerde yapılacak seçimlerde, onları temsil edecek belediye başkanlarını, milletvekillerini tayin edeceği aşikâr hâle gelmektedir. Ve bunu devletten aldıkları meşruiyete dayanarak yapacaklardır. Herkesin ağzından düşürmediği demokratikleşme eşit vatandaşlıktan kast edilen budur. Devletin bekasına karşı en tehlikeli oluşum; halkın, PKK'nın devletten daha güçlü olduğuna inanmakta oluşudur. Bu kanıyı güçlendiren son olay 1984 ayaklanmasının yıldönümünün havai fişeklerle kutlanması karşısında hiç tepki gösterilmemesi / gösterilememesidir. Her masum sözden hakaret anlamı çıkararak hemen dava açan savcılarımızın, bu konudaki körlük ve sağırlığı bir tıp mucizesidir. Türkiye etnik çeşitliliğe sahip bir imparatorluğun varisidir. Ancak Cumhuriyet, kökenine bakılmadan her çağdaş devlet gibi, eşit vatandaşlık temelinde kurulmuştur. Bu ilkenin uygulanıp uygulanmadığı geçmişteki ve mevcut yönetim yapısına bakılarak kolayca doğrulanabilir. Ancak vatandaşın da devlete sahip çıkma, toplum güvenliği ve refahı için kendi seçtiği hükümet tarafından yönetilen devlete itaat etme mecburiyeti vardır. Her devlet kendine karşı çıkanı tedip etme hakkına sahiptir. Aynı zamanda bununla görevlidir. Herhangi bir siyasi veya idari düzenleme, Türk vatandaşlığının benimsenmesi temelinde olabilir. Hâlbuki vatandaş çoğunluğu ben Türk'üm demeyi gerekli görmediği hâlde PKK propagandasına kapılan vatandaşlar, kendilerini, metroda bile ben Kürdüm diye bağırmaya mecbur hissetmektedirler. Her partinin, özellikle de iktidar partilerinin küçük hesapları, Türk siyasetinin yönlendirilmesini Öcalan ve emrindeki DEM’e emanet etmiştir. Onlar gayet açık konuşmaktadırlar. Bu sürecin bir al-ver olduğunu, silah bırakmanın kamuoyuna takdim edildiği gibi bir teslimiyet olmadığını ifade etmektedirler. Yani PKK ve devlet eşit muhataptır. Amaç bellidir. Türkiye’yi çalmaktır. Yönetimi ele geçirilen demokratik Türkiye, diğer Kürt toplumlarını da birleştiren, İsrail’in, ABD’nin, Avrupan’nın, hatta Rusya’nın stratejik ortağı olacak bir Büyük Kürdistan Devletinin gönüllü ve müşfik ebeliğini yapacaktır. Çerçeve kanunu bu sürecin ilk aşamasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sonunu getirecek bu süreç önlenemez mi? Eğer bunu istemeyen ve siyasi partilerce temsil edilmesi gereken halk iradesi, temsil imkânına kavuşursa önlenir. O da iktidar ortakları içinde dahi bu sürece karşı olanlar, muhalefet rolünü oynamakta olan siyasi partiler, gittikçe örgütlenen toplum, tek sesle yeter derse! Biraz bilinç. Biraz öngörü, biraz cesaret!
65
760
47
2,888
293,386
Hakkı Şafak Ses retweeted
Halil Akıncı Türk Dışişleri Bakanlığının entellektüel derinliği olan büyükelçilerinden birisidir. NATO sekretaryasında ve Orta Asya, Kafkasya, Slav Ülkeleri Genel Müdürlüğü’nde üst düzey görevlerde bulundu. Eski Sovyet Coğrafyasından Sorumlu İkili Siyasi İşler Genel Müdürü, Ljubljana, Yeni Delhi ve Moskova’da Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. 2010’da Türk Konseyi Genel Sekreteri olarak seçildi. Halil Akıncı çok önemli ve ülkemizin sürüklendiği felaketi öngören stratejik tespitler yapmış
Açılım süreci, şimdiye kadar siyaset sahnesinde pek rastlanmayan nitelikte, bir yeni örgütlenmeye meşruiyet kazandırmıştır. Saiki ne olursa olsun sonuç budur. Terör örgütü olarak tanınan bu örgütün silahlarını terk ederek sivilleşmesi öngörülmekte ve bu olgunun da Türkiye’ye barış ve huzur getirmesi umulmaktadır. Bu konuda İktidar ve Ana Muhalefet arasında hiçbir uyuşmazlık yoktur. Bu noktada İktidar tarafından Öcalan’ın, PKK'yı desteklemeyenler dâhil, tüm Kürtlerin temsilciliğine tayini, sürecin gelişmesini onun insiyatifine bırakmaktadır. Türkiye siyasetinde tayin edici rol verilen PKK'nın, disiplinli militanları bu siyaseti uygulamakla görevlendirilerek peyderpey siyaset sahnesine salıverilmektedir. PKK, kendisine meşruiyet verilerek devlet himayesinde elde ettiği bu konumu, sadece devlet tekelinde bulunması gereken şiddet kullanarak elde etmiştir. Bunun da bilincindedir. İstediklerini elde edemezse tekrar şiddete başvurmayacağının güvencesi yoktur. Bu konuda hazırlıklı kalması çıkarınadır. İnançlı ve amaçlarına ulaşmak için bütün bir aileyi katletmekten dahi çekinmeyen PKK’nın, Kürt asıllı vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerde yapılacak seçimlerde, onları temsil edecek belediye başkanlarını, milletvekillerini tayin edeceği aşikâr hâle gelmektedir. Ve bunu devletten aldıkları meşruiyete dayanarak yapacaklardır. Herkesin ağzından düşürmediği demokratikleşme eşit vatandaşlıktan kast edilen budur. Devletin bekasına karşı en tehlikeli oluşum; halkın, PKK'nın devletten daha güçlü olduğuna inanmakta oluşudur. Bu kanıyı güçlendiren son olay 1984 ayaklanmasının yıldönümünün havai fişeklerle kutlanması karşısında hiç tepki gösterilmemesi / gösterilememesidir. Her masum sözden hakaret anlamı çıkararak hemen dava açan savcılarımızın, bu konudaki körlük ve sağırlığı bir tıp mucizesidir. Türkiye etnik çeşitliliğe sahip bir imparatorluğun varisidir. Ancak Cumhuriyet, kökenine bakılmadan her çağdaş devlet gibi, eşit vatandaşlık temelinde kurulmuştur. Bu ilkenin uygulanıp uygulanmadığı geçmişteki ve mevcut yönetim yapısına bakılarak kolayca doğrulanabilir. Ancak vatandaşın da devlete sahip çıkma, toplum güvenliği ve refahı için kendi seçtiği hükümet tarafından yönetilen devlete itaat etme mecburiyeti vardır. Her devlet kendine karşı çıkanı tedip etme hakkına sahiptir. Aynı zamanda bununla görevlidir. Herhangi bir siyasi veya idari düzenleme, Türk vatandaşlığının benimsenmesi temelinde olabilir. Hâlbuki vatandaş çoğunluğu ben Türk'üm demeyi gerekli görmediği hâlde PKK propagandasına kapılan vatandaşlar, kendilerini, metroda bile ben Kürdüm diye bağırmaya mecbur hissetmektedirler. Her partinin, özellikle de iktidar partilerinin küçük hesapları, Türk siyasetinin yönlendirilmesini Öcalan ve emrindeki DEM’e emanet etmiştir. Onlar gayet açık konuşmaktadırlar. Bu sürecin bir al-ver olduğunu, silah bırakmanın kamuoyuna takdim edildiği gibi bir teslimiyet olmadığını ifade etmektedirler. Yani PKK ve devlet eşit muhataptır. Amaç bellidir. Türkiye’yi çalmaktır. Yönetimi ele geçirilen demokratik Türkiye, diğer Kürt toplumlarını da birleştiren, İsrail’in, ABD’nin, Avrupan’nın, hatta Rusya’nın stratejik ortağı olacak bir Büyük Kürdistan Devletinin gönüllü ve müşfik ebeliğini yapacaktır. Çerçeve kanunu bu sürecin ilk aşamasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sonunu getirecek bu süreç önlenemez mi? Eğer bunu istemeyen ve siyasi partilerce temsil edilmesi gereken halk iradesi, temsil imkânına kavuşursa önlenir. O da iktidar ortakları içinde dahi bu sürece karşı olanlar, muhalefet rolünü oynamakta olan siyasi partiler, gittikçe örgütlenen toplum, tek sesle yeter derse! Biraz bilinç. Biraz öngörü, biraz cesaret!
50
588
14
3,587
212,337
Hakkı Şafak Ses retweeted
Sayın Bakan, Gazilerimizi İçişleri Bakanlığı'na davet edin ve gönüllerini alın. Hangi yasa, gazilerimizin basın açıklaması yapmasını engeller? Bu Gaziler hepimizin evladı...
117
1,398
50
9,743
183,488
Ve Namık Kemal’in dediği gibi: “Milleti kurban edenler, millete kurban olur.” —Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk İhtilali.
4
20
515
Hakkı Şafak Ses retweeted
OYUMUN RENGİ: “HAYIR” TBMM’de yarın (10/11 Ağustos 2026) görüşülecek ve oylanacak olan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne “HAYIR oyu”vereceğimi kamuoyuna saygılarımla arz ederim. Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bedeller ödenerek kurulmuş bir “Ulus Devlet-Üniter Devlet” tir. Bu coğrafyada devletler hiç kimsenin “lütfu, inayeti, merhameti, himmeti veya vesayeti” ile yaşayamaz. Bu teklifin hem şimdi hem süreç içerisinde, Cumhuriyetimizin bu temel vasfını sakatlayabilecek unsurlar taşıdığına inanıyorum. Buna rıza gösteremem. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 81. maddesi uyarınca ettiğim milletvekili yeminine sadakatim tamdır. Bu sebeple oyumun rengi açıktır: HAYIR. 🇹🇷 İlhan Kesici CHP İstanbul Milletvekili
829
1,524
224
14,696
984,449
Hakkı Şafak Ses retweeted
Normalde ölüm insanı kovalar, insan ölümden korkar. Bu durum Enver beyde tam tersine tecelli etti. Balkan dağlarından, Trablus çöllerine, Edirne’den, 1. Harbin her cephesinde, Enver bey 4 mevsim ölümü kovaladı ve Çeğen tepesinde beyaz atının üzerinde elinde kılıcıyla ölümü yakaladı. Yüzünden her daim okuduğum o sonsuz, o engin denizler gibi bir tevekküldür. Şehadetinin yıl dönümünde ölümü öldüren Enver’e beye selam olsun.🇹🇷🇹🇷🇹🇷 #EnverPaşa
11
68
1
636
6,918
Hakkı Şafak Ses retweeted
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi @zpgencresmi
610
9,257
210
51,960
534,813
Hakkı Şafak Ses retweeted
Bunca zaman beklendikten ve gaziler Ankara'da açlık grevine başladıktan sonra PKK'lılara haklar tanıyan "çerçeve anlaşma" TBMM'de imzaya açılınca gazilere eş zamanlı olarak bazı haklar veren yasa tasarısını Meclis'e sundular! Şimdi siz soruyorum: bu ne anlama gelir? Bilenler izah etsin! Vatan üç kuruş menfaat uğruna satılacak bir yer değildir... Gazilerimize minnettarız ama adeta bir rüşvet haline gelen bu yasayı tümden ret etsinler... Belki fazla bir şey istiyorum ama doğrusu budur! @umitozdag @zaferpartisi milliyet.com.tr/gundem/sehit…
25
2
54
1,204
Hakkı Şafak Ses retweeted
Öcalan ile kardeş oluyormuşuz. Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan ile de kardeş oluyormuşuz. Binlerce askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, korucumuzu, beşikteki bebeleri şehit eden narko-teröristler ile kardeş oluyormuşuz. Benim kardeşlerim, vatansever korucu kardeşlerimdir. Benim kardeşlerim bu ülkeye, bu millete bu bayrağa aşk ile bağlı Kürt ve Zazalardır. Sözün özü Türk-Kürt kardeştir. PKK kalleştir. Türk Milletini sırtından vurmak için bugün de yarın da fırsat kollayan PKK Türk Milleti’nin düşmanı olmaya devam edecektir. @zaferpartisi @zpgencresmi
754
2,049
134
11,609
295,846
Hakkı Şafak Ses retweeted
Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, özetle: “Altını çizerek söylüyorum; örgüt silahlı yöntemden vazgeçti…. Ama siyaset yapma iradesinden vazgeçmedi. Bu çerçevenin de güvence altına alınması gerekir.” silah bırakan PKK terör örgütü mensuplarının siyaset yapabilmelerinin güvence altına alınmasını istemiş. Derde bak… Partisinden neredeyse tutuklanmayan belediye başkanı kalmamış, ama bunun derdi PKK’lı teröristlerin siyaset yapabilmelerine güvence sağlamak. Sezgin ve türevlerine olumlu bakan yarın aldatıldım diye ağlamasın…
106
260
21
1,190
21,733
Hakkı Şafak Ses retweeted
Demek bir yasa tasarısı TBMM’ye gelmeden Öcalan tarafından onaylanıyor. Bu tasarıyı onaylamak için TBMM Genel Kuruluna girecek olan bütün milletvekilleri bu durumu bir daha düşünmelidir. @zaferpartisi
Rudaw Tv’nin sürece dair sorularını cevapladım: “Devletimiz ile Öcalan arasında süreçle alakalı bir sorun yok. Meclise sunulacak ilk yasa tasarısı, Öcalan’ın da onayladığı bir yasa tasarısıdır. Devamı gelecek.”
240
2,685
56
13,289
424,444