Gülsen Solaker retweeted
"Transferlerle olacak dengeleri kabul etmiyoruz"
DEM Partili Sezai Temelli İBB Meclisi'ndeki dengelerin transferlerle değişmesine karşı olduklarını söyledi
Temelli, DEM Parti olarak kent uzlaşısına bağlı kalacaklarını vurguladı
dw.com/tr/i%CC%87bb-meclisin…
Gülsen Solaker retweeted
Merhaba. Öncelikle neden gözaltına alındığımı hala anlamadım. İzmir'deki evime Terörle Mücadele baskın yaptı, dijital materyallerime el koydu ve gözaltı işlemi gerçekleştirdi. O sırada avukatım Kaan Bayramzade hemen gelerek sürece katıldı.
Şayet gözaltı olmasaydı, o sırada İzmir'de olan Kaan ile ertesi gün bir programa iştirak edecektik; fakat İzmir'de gözaltına alındım. İzmir TEM'de bir gün kaldıktan sonra Ankara'ya sevk edildim.
Sağ olsun polislerimiz çok iyi davrandı, hepsine tek tek teşekkür ediyorum; fakat hala neden gözaltına alındığımı bilmiyorum, sorulan sorulardan da pek anlamadım, gerekçe olarak Madde 217, yani "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" gösterildi.
Ankara'daki avukatım Alihaydar Demir'in duyurduğu gibi serbest kalmıştım. Hatta Alihaydar ile fotoğraf bile çekildik, bitti sanmıştım. TEM Şube'den polis arkadaşlarla salıverilme tutanağımla hastaneye gidip son sağlık kontrolümü yaptıktan sonra işime bakacaktım; ancak tekrar çağırıldım, ek ifade alındı akabinde 4 ay süreyle ev hapsi bitiminde ise adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı aldım. Gerekli itirazı avukatlarım yapacak.
Ben kimsenin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Kimseye de kırgın değilim. Mesleğimi yapmaya devam edeceğim, yazılarım silinse bile... :))
Gülsen Solaker retweeted
Borsa İstanbul Genel Müdürü Enes Ergun gözaltında!
Suçlama, 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" ve "rüşvet"
Gülsen Solaker retweeted
Gazeteci Tuğba Tekerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nden Fayn'a yazdı:
‘‘On yıldır elim yüreğimdeydi. Bu ülkede mesleğini hakkıyla yapmaya çalışan her gazeteci gibi mayın tarlasında yürüdüğümü biliyordum. Her an her yerden bir şey patlayabilirdi.’’
‘‘Ancak polis merkezine gidip de bunun "Ankara merkezli bir ahlak büro operasyonu" olduğunu öğrendiğimde tüm hazırlıklarım çöpe gitti! İnsan bu kadarına da hazırlanamıyor: Ankara merkezli nasıl bir ahlaksızlık yapmış olabilirdim?’’
‘‘Büyükada'da bulunduğum evdeki aramaya muhtar ve muhtar azası eşlik ediyordu. Gece 3-4'e kadar aramanın bitmesini beklediler. Muhtar azasına sordum: ‘Hadi muhtar maaş alıyor. Siz bu kadar uykusuzluğun karşılığında ne alıyorsunuz?’ Yarasına dokunmuşum. "Hiçbir şey!" dedi. Son dönemde Büyükada'da 23 aramaya eşlik etmiş. Spor ayakkabılı, şortlu muhtar azası ‘Bir dahaki seçimde hayatta muhtar heyetinde olmam’ diyordu.’’
‘‘İstanbul'dan Ankara'ya getirildiğimde, bunun LGBTİ derneği Kaos GL'ye yönelik bir operasyon olduğunu öğrendim. İki yıl önce Gürcistan'dan Kaos GL sitesine bir haber yapmıştım. Polis sorgusuna girerken haber hakkında savunma yapacağımı sanıyordum. Ancak Türk adaletinin size hazırladığı küçük sürprizler hiç bitmiyor! Polis bana şu minvalde bir soru sordu: Kaos GL Instagram yetkilisi olduğunuz tespit edildi. Anlatınız. Ne anlatabilirdim ki? Kaos GL Instagram yetkilisi değildim. Olmadığımı nasıl kanıtlayabilirdim?’’
‘‘Daha önce hayal edemediğimi şu an yaşıyorum. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi uyuşturucu koğuşunda, bir pazar akşamüstü... Üst katta kızlar Ankara havası eşliğinde oynuyor. Avludakiler bir masa etrafında oturmuş, mektuplarına gül tutan kelepçeli el figürü çiziyor. Ben de bir köşede oturmuş size bu mektubu yazıyorum.’’
‘‘Cezaevinde olmak elbette kötü ama dayanılmaz değil. Mücadele ediyor olmanın verdiği güzel bir his var. Ayrıca dışarıdakiler tarafından öyle sarıp sarmalanıyorsunuz ki düşmeniz pek mümkün olmuyor. Dayanışmanın verdiği kuvvet inanılmaz.’’
‘‘Cep telefonum yok ama hem koğuştakilerden hem de ziyarete gelen hak savunucuları ve milletvekillerinden aldığım numaralarla oluşturduğum uzun bir telefon rehberim var. Yapılacak çok röportaj, çok haber var. Neden nasıl oldu, tam olarak bilmiyorum ama şimdi hem mesleğimi savunmak hem de mesleğimi yapmak için çok daha büyük bir şevkle doluyum.’’ fayn.press/gazeteci-tekerekt…
Gülsen Solaker retweeted
Dünyanın gözü 3 Kasım'da yapılacak ABD ara seçimlerinde
Seçimler Trump'ın hareket alanını belirleyecek
DW Türkçe'ye konuşan eski Beyaz Saray yetkilisi Mark Pfeifle'e göre Erdoğan-Trump ilişkisi Kongre direncini aşmaya yetmeyebilir
#ABDAraSeçimleri
p.dw.com/p/5OpVF
Gülsen Solaker retweeted
Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi bir ziyaret kapsamında Güney Kore'ye gitti
Ziyarette Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santralin de gündeme gelmesi bekleniyor
Ankara, proje için yeni finansman ve teknoloji seçeneklerini değerlendiriyor👇
@gsolaker
p.dw.com/p/5OwiU
Gülsen Solaker retweeted
📍 Halil, MESEM’deki ilk gününde hayatını kaybetti
Antep’te filesiz şantiyede baretsiz halde çalıştırılan MESEM’li Halil İbrahim Yağız, MESEM’deki ilk gününde gönderildiği 6. kattan düşerek hayatını kaybetti
🔍 Nisa Sude Demirel haberi
🔗 evrensel.net/haber/6007587/h…
Belediyelerdeki rant ilişkileri mercek altına alınsın, ama sadece muhalefetin değil, asıl iktidara geçen muhalefet belediyelerinin sakladıkları neler var incelenmeli; çünkü bir nedeni olmalı ki bu transferleri yapıyorlar...
Bunun bir örneği de bu acı durum 👇 yaşlı başlı insanları neden evlerinden ediyorsunuz? @izmirbld
NAİM'İN ADINI YAŞATAN BELEDİYE BULGARİSTAN GÖÇMENLERİNİN EVİNİ BAŞINA YIKIYOR
Bu kez size bir gazeteci olarak değil, adalet arayan bir yurttaş olarak yazıyorum. Çünkü AKP’ye geçen Cemil Tugay'ın yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, evimizi apar topar yıkmaya çalışıyor. Annemle babam, 86 ve 89 yaşlarındaki nenemle dedem, ellerinde büyüdüğüm komşularım en ağır işlerde çalışarak yaptıkları evleri boşaltıyor.
Ben 1989’daki zorunlu göçle Bulgaristan'dan Türkiye’ye sığınmış ve İzmir Buca’da 30 yılı aşkın süredir aynı mahallede yaşayan bir ailenin ferdiyim. Evimizin bulunduğu arsa yol bahanesiyle 2019’da kamulaştırıldı. Avukatlar "kazanılamayacak dava" deyince mecburen kamulaştırmanın iptali yerine bedele itiraz davası açtık. Çünkü onca yıllık emeğimizin karşılığını almayı ve olabildiğince uzun süre mahallemizde yaşamayı istiyorduk. Zaten Kamulaştırma Kanunu da "Gerçek bedel ödenir" diyor.
2024’te bedel davası sonuçlandı ve hak sahiplerine 25 bin TL ila 320 bin TL paralar depo edildi. En son, evlerimize 21 Ağustos 2026 tarihli tahliye muhtırası getirildi. 85 yaş üstü yatağa bağlı yaşlılarımızın da bulunduğu evlerimiz için 15 günlük "tahliye" baskısı kuruldu. Eylül ayı boyunca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri dahil her yere ulaştık. Fakat kayıtsız kalındı. Meğer Cemil Tugay’ın "bağımsız" son görev günleriymiş!
Asıl bedel tespiti davamız istinafta, icraya itirazımız ise Yargıtay’da sürüyor. CHP’den seçilen Cemil Tugay, 1 Ekim 2024’teki yüz yüze görüşmemizde istinaf mahkemesi kararının bekleneceği sözünü vermişti. O söz tutulmadı, tutulmuyor.
Birkaç hafta önce, 8 Ekim’de bir dava daha açtık. Çünkü öğrendik ki esas neden yol değilmiş. Mesele, bizim hisse tapulu arsamızı müteahhite götürmemizin önünü açmak, komşularımızla aramızda çatışma yaratıp tüm parseli boşaltmak ve buraya 15 katlı bir TİCK (Ticaret-Konut) yapmakmış! 14 Mayıs’ta onaylanan imar planı revizyonu, parselimizi "boş arazi" gibi düşünüp haritalandırmış. buca.bel.tr/uploads/announce…
Zaten 2011 ve 2015 tarihli görseller de yolun bizim evlerimize dokunmadan genişleyebileceğini gösteriyor. Tam karşımızdaki boş arsaya 2018’de (kamulaştırmadan birkaç ay önce) bina yapılmasına hangi nedenle göz yumulduğu ayrı bir tartışma.
Bugün arsamız, işleri bu olmayan belediye personellerinin dahi "Müteahhite gidemiyor musunuz?" dediği bir yere dönüştü. Hatta belediyede bir personel, sürecin adını "tertemiz kamulaştırma" koydu.
"BU EVLER 15 KASIM'A KADAR YIKILACAK"
23 Ekim ve 30 Ekim'de yine geldiler. Belediyenin avukatı, "hiç dava açmadığımızı" öne sürüp yıkım sürecini başlatacaklarını tehditkar biçimde tebliğ etti. Üslubuyla hayrete düşüren bu avukat, "5 Kasım’da suyunuz elektriğiniz kesilecek, 15 Kasım’a kadar da bu evler yıkılacak" diyor, "Kadifekale'ye polisle gidiyoruz ama siz bizdensiniz" diyor. Talimatı Cemil Tugay vermiş.
Bu arada evimizin karşısına yapılan spor merkezi "Naim Süleymanoğlu" adını taşıyor. Başkan Cemil Tugay, 15 Mayıs’taki açılışta o merkezde "Naim gibi şampiyonlar yetişeceğini" anlatıyordu.
Biliyorsunuz Naim, Bulgaristan’da Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikalarını tüm dünyaya duyuran isim. Yani ailelerimizin "1989 zorunlu göçmeni" olması öyle duygusal bir ifadeden ibaret değil. Bu göç, Avrupa Parlamentosu kararlarında ve Bulgaristan Parlamentosu'nun 2012 tarihli resmi özür/kınama bildirgesinde "etnik temizlik girişimi" olarak nitelendi.
Yaşamında en az bir kez yerlerinden edilmiş insanları tekrar zorla yerinden etmek, uluslararası hukuk normlarının ve insan haklarının açık ihlalidir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurttaş odaklı, hak odaklı, sosyal belediyecilik yapmayı hatırlaması lazım. Yargının "yürütmeyi durdurma kararı" vereceğine ise inancım tam. Bunun bugün acilen olmasını bekliyoruz.
Hukuk ve onur mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz.
Gülsen Solaker retweeted
Cemil Tugay, İzmir'de Bulgaristan göçmenlerinin 30 yılı aşkın süredir yaşadığı evleri yıkıyor. Kamuoyuna gerekçe olarak “yol yapımı” gösteriliyor. Ancak sonrasında ortaya çıkıyor ki Buca'nın en değerli bölgelerinden birinde 15 katlı “ticaret-konut” yapıları inşa edilmesi planlanıyor.
Yıllardır emek vererek kurdukları yaşamları ellerinden alınan Bulgaristan göçmenleri, bir kez daha yerlerinden ediliyor. Yargının bu yıkıma dur demesi gerekiyor.
NAİM'İN ADINI YAŞATAN BELEDİYE BULGARİSTAN GÖÇMENLERİNİN EVİNİ BAŞINA YIKIYOR
Bu kez size bir gazeteci olarak değil, adalet arayan bir yurttaş olarak yazıyorum. Çünkü AKP’ye geçen Cemil Tugay'ın yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, evimizi apar topar yıkmaya çalışıyor. Annemle babam, 86 ve 89 yaşlarındaki nenemle dedem, ellerinde büyüdüğüm komşularım en ağır işlerde çalışarak yaptıkları evleri boşaltıyor.
Ben 1989’daki zorunlu göçle Bulgaristan'dan Türkiye’ye sığınmış ve İzmir Buca’da 30 yılı aşkın süredir aynı mahallede yaşayan bir ailenin ferdiyim. Evimizin bulunduğu arsa yol bahanesiyle 2019’da kamulaştırıldı. Avukatlar "kazanılamayacak dava" deyince mecburen kamulaştırmanın iptali yerine bedele itiraz davası açtık. Çünkü onca yıllık emeğimizin karşılığını almayı ve olabildiğince uzun süre mahallemizde yaşamayı istiyorduk. Zaten Kamulaştırma Kanunu da "Gerçek bedel ödenir" diyor.
2024’te bedel davası sonuçlandı ve hak sahiplerine 25 bin TL ila 320 bin TL paralar depo edildi. En son, evlerimize 21 Ağustos 2026 tarihli tahliye muhtırası getirildi. 85 yaş üstü yatağa bağlı yaşlılarımızın da bulunduğu evlerimiz için 15 günlük "tahliye" baskısı kuruldu. Eylül ayı boyunca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri dahil her yere ulaştık. Fakat kayıtsız kalındı. Meğer Cemil Tugay’ın "bağımsız" son görev günleriymiş!
Asıl bedel tespiti davamız istinafta, icraya itirazımız ise Yargıtay’da sürüyor. CHP’den seçilen Cemil Tugay, 1 Ekim 2024’teki yüz yüze görüşmemizde istinaf mahkemesi kararının bekleneceği sözünü vermişti. O söz tutulmadı, tutulmuyor.
Birkaç hafta önce, 8 Ekim’de bir dava daha açtık. Çünkü öğrendik ki esas neden yol değilmiş. Mesele, bizim hisse tapulu arsamızı müteahhite götürmemizin önünü açmak, komşularımızla aramızda çatışma yaratıp tüm parseli boşaltmak ve buraya 15 katlı bir TİCK (Ticaret-Konut) yapmakmış! 14 Mayıs’ta onaylanan imar planı revizyonu, parselimizi "boş arazi" gibi düşünüp haritalandırmış. buca.bel.tr/uploads/announce…
Zaten 2011 ve 2015 tarihli görseller de yolun bizim evlerimize dokunmadan genişleyebileceğini gösteriyor. Tam karşımızdaki boş arsaya 2018’de (kamulaştırmadan birkaç ay önce) bina yapılmasına hangi nedenle göz yumulduğu ayrı bir tartışma.
Bugün arsamız, işleri bu olmayan belediye personellerinin dahi "Müteahhite gidemiyor musunuz?" dediği bir yere dönüştü. Hatta belediyede bir personel, sürecin adını "tertemiz kamulaştırma" koydu.
"BU EVLER 15 KASIM'A KADAR YIKILACAK"
23 Ekim ve 30 Ekim'de yine geldiler. Belediyenin avukatı, "hiç dava açmadığımızı" öne sürüp yıkım sürecini başlatacaklarını tehditkar biçimde tebliğ etti. Üslubuyla hayrete düşüren bu avukat, "5 Kasım’da suyunuz elektriğiniz kesilecek, 15 Kasım’a kadar da bu evler yıkılacak" diyor, "Kadifekale'ye polisle gidiyoruz ama siz bizdensiniz" diyor. Talimatı Cemil Tugay vermiş.
Bu arada evimizin karşısına yapılan spor merkezi "Naim Süleymanoğlu" adını taşıyor. Başkan Cemil Tugay, 15 Mayıs’taki açılışta o merkezde "Naim gibi şampiyonlar yetişeceğini" anlatıyordu.
Biliyorsunuz Naim, Bulgaristan’da Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikalarını tüm dünyaya duyuran isim. Yani ailelerimizin "1989 zorunlu göçmeni" olması öyle duygusal bir ifadeden ibaret değil. Bu göç, Avrupa Parlamentosu kararlarında ve Bulgaristan Parlamentosu'nun 2012 tarihli resmi özür/kınama bildirgesinde "etnik temizlik girişimi" olarak nitelendi.
Yaşamında en az bir kez yerlerinden edilmiş insanları tekrar zorla yerinden etmek, uluslararası hukuk normlarının ve insan haklarının açık ihlalidir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurttaş odaklı, hak odaklı, sosyal belediyecilik yapmayı hatırlaması lazım. Yargının "yürütmeyi durdurma kararı" vereceğine ise inancım tam. Bunun bugün acilen olmasını bekliyoruz.
Hukuk ve onur mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz.
Gülsen Solaker retweeted
Otogaza, bir defada en büyük zam kapıda! Otogaza, bu gece yarısından geçerli 9 TL zam bekleniyor. Otogaza, en son pazar günü ÖTV kaynaklı 1 TL 45 kuruş zam yapıldı.
Gülsen Solaker retweeted
DEM Parti'den belediye meclislerine ilişkin açıklama:
"Kent Uzlaşısı ile seçilen belediye meclis üyelerimiz görevlerini partimiz çatısı altında sürdürecek"
İsmail Arı için adalet istiyoruz...
#GazetecilereÖzgürlük
BirGün muhabiri İsmail Arı ‘gazetecilik suçu’ndan 12 gündür tutuklu!
▪️Muhabirimiz İsmail Arı, 21 Ekim’de çıkarıldığı hâkimlikçe tutuklandı
▪️Hakkında 5 yıla kadar hapis cezası istenen Arı, 19 Kasım’da Ankara’da hâkim karşısına çıkacak
Gülsen Solaker retweeted
"İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım"
İnsan hakları savunucusu ve iş insanı Osman Kavala, cezaevindeki 9. yılını tamamlaması dolayısıyla bir açıklama yaptı👇
p.dw.com/p/5OvbR
Kendimi bildim bileli bizim Ereğli il oluyor 🥸 önce bir hızlı tren gelse daha iyi olur...
📍 MHP Lideri Devlet Bahçeli Türkgün'e açıkladı! Güçlü Türkiye için 19 yeni il
turkgun.com/siyaset/mhp-lide…
Gülsen Solaker retweeted
Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!
✍️Sansasyonel “kulis” haberleriyle köpürtülen “emekli müjdesinin” bütçe teklifindeki karşılığı birkaç bin liradan ibaret
✍️Asıl tehlike ise emekli aylığının yaşa ve yoksulluğa bağlı bir sosyal yardıma dönüştürülmesi. Yama ve yardım değil, kalıcı çözüm gerekli
Ayrıntılar @BirGun_Gazetesi yazımda👇🏽
Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!
✍️Sansasyonel “kulis” haberleriyle köpürtülen “emekli müjdesinin” bütçe teklifindeki karşılığı birkaç bin liradan ibaret
✍️Asıl tehlike ise emekli aylığının yaşa ve yoksulluğa bağlı bir sosyal yardıma dönüştürülmesi. Yama ve yardım değil, kalıcı çözüm gerekli
birgun.net/makale/mujde-degi…
Aziz Çelik yazdı
Gülsen Solaker retweeted
📌 2002 ARALIK
Net asgari ücret: 184 TL
En düşük SSK emekli aylığı: 257 TL
✅ Emekli aylığı asgari ücretten %39,7 fazlaydı.
📌 BUGÜN
Net asgari ücret: 28.075 TL
En düşük emekli aylığı: 23.552 TL
❌ Emekli aylığı asgari ücretten %16,1 düşük.
📉 Aradaki değişim: 55,8 yüzde puan!
Rakamlar ortada. Yorum sizin.
Gülsen Solaker retweeted
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri giderek ağırlaşıyor
30'dan fazla ülkeden yaklaşık 150 araştırmacı, küresel ısınmanın "küresel sağlık acil durumu" olarak ele alınması çağrısında bulunuyor
dw.com/tr/i%CC%87klim-krizi-…
Gülsen Solaker retweeted
Önceki hesabı engellenen Sabri Hoca'nın yeni hesabı..
Elden ele 👇
Arkadaşlar. Benim hesap da Türkiye'den erişime engellendi. Yeni hesabım budur.
@inanmutlu11 @BasaranAksu_2 @AcrNesli @mturkmenn27
Gülsen Solaker retweeted
Almanya'da "Gen Z regelt -Z Kuşağı halleder" adlı girişimin çağrısıyla onlarca kentte eş zamanlı protestolar düzenlendi
Gençlerin ortak talebi, kaynakların savaşlar yerine eğitime harcanması oldu
dw.com/tr/almanyada-z-ku%C5%…























