Yavuz retweeted
Galatasaray' ı tebrik ederim, haklı bir galibiyet aldılar.
Lille ikinci golü attı, bizim Berke havalara uçtu.
Osimhen gol attı, sevinmedi, eliyle seyircilere kalp gönderdi.
Profesyonel futbolcu elbette ait olduğu takımın başarısı için mücadele eder, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır.
Biri Berke diğeri Osimhen gibi tepki verir.
Helal sana Osimhen.
NOT: Beşiktaş taraftarıyım.
Yavuz retweeted
Mehmet Amca ve Ayşe Teyze Neden 4 Kat Fazla Hac Parası Ödüyor? Part 2:
Dünkü yazımıza gösterdiğiniz muazzam teveccüh için hepinize yürekten teşekkür ederim. Demek ki bu mesele hepimizin ortak, kanayan yarasıymış.
Rakamlarla deşifre edeceğimiz inanç ekonomisinin kara kutusunu açmadan önce, gelen sorular üzerine birkaç hayati konuya açıklık getirmem gerekiyor:
-DDK vs. Sayıştay Denetimi: Diyanet Vakfı’nın Devlet Denetleme Kurulu (DDK) denetimine tabi olduğu söylenir. Doğrudur ancak DDK bir nevi "iç denetim" gibi çalışır. Raporları kamuoyuna ifşa edilmez, kurum içinde çözülmesi amacıyla kurgulanmıştır. Sayıştay ise devletin yargı erkinin, yani millet adına hesap soran bağımsız sacayağıdır. Raporları şeffaftır, kamusal ifşa içerir. İşte bu yüzden Sayıştay denetimi kritik önemdedir.
-Fahiş Fiyatlar Karar Merci: Bu fahiş fiyatları Diyanet Başkanı şahsen değil, bünyesindeki "Hac ve Umre Kurulu" belirlemektedir.
-Özel Acentelerin Durumu: Özel acenteler bu fiyat belirleme sürecinin tamamen dışındadır. Hacı adayları parayı doğrudan Diyanet’in hesaplarına yatırır, acenteler eline nakit alamaz. Diyanet, götürülen hacı sayısı kadar bir maliyet aktarımı yapar. Üstelik acentelerin başına da yine Diyanet personeli atanır. Yani tüm yönetim ve sorumluluk tekel olarak Diyanet’tedir.
-Hizmet İllüzyonu: Medine’de otel standartları tüm ülkeler için aynıdır, maliyet değişmez. Mekke’de ise kalite faktörü en fazla %20-30 oynar. O halde geriye tek bir maliyet kalemi kalıyor: Personel ordusu.
Gelin şimdi bu personel savunmasını ve toplanan paraları rasyonel, matematiksel bir modellemeyle masaya yatıralım.
Rakamlar asla yalan söylemez.
1. Temel Değişkenler ve Brüt Hasılat
Diyanet’in resmi verileri üzerinden havuzda dönen ana girdiler şunlardır:
Kesin Kayıt Yaptıran Hacı Sayısı : 84.942 kişi.
Kişi Başı Ücret : 9.000 USD (Diyanet’in tarifesinden hareketle topladığı pazar ortalaması alınmıştır)
Brüt Toplam Bütçe: 84.942 kişi× 9.000 USD = 764.478.000 USD
Diyanet, organizasyon başlamadan aylar önce kasasına yaklaşık 764,5 Milyon Dolar tahsilat yapıyor.
2. "Absürt Senaryo" Modellemesi (1 Hacıya 1 Personel)
Diyanet yetkilileri bu fahiş farkı peşindeki rehber, müftü ve idari personel ordusuyla açıklıyor. Şimdi bu kalemi, kurum lehine olabilecek en radikal, en gerçek dışı varsayımla test edelim.
Varsayım: Diyanet'in, her bir hacı adayının yanına özel asistan ve din görevlisi vermek amacıyla 1 Hacıya karşılık tam 1 Personel (1:1 Oranı) götürdüğünü kabul edelim.
(Gerçekte bu oran 20 hacıya 1 personel, yani toplam 4.091 görevlidir).
Uçak, oteller, günde 3 öğün yemek ve transferler dahil lüks-normal karma maliyeti kişi başı 3.500 USD olarak sabitleyelim.
Diyanet sahaya 84 bin hacının yanına tam 84 bin de personel yığsa, harcayacağı operasyonel miktar kişi başı 7.000 USD'yi geçemez. Oysa toplanan para 9.000 USD.
Bu absürt senaryoda bile kişi başı 2.000 USD, toplamda ise 170 Milyon Dolar net bakiye kalmaktadır.
3. Gerçek Rakamlarla Hesaplama Modeli
Şimdi varsayımı bırakıp Diyanet’in resmi olarak görevlendirdiği gerçek personel sayısı olan 4.091 kişi üzerinden reel maliyet analizi yapalım:
Toplam Sahadaki Kişi Sayısı: 84.942 Hacı + 4.091 = 89.033 Kişi
Reel Toplam Gider : 89.033 kişi X 3.500 USD = 311.615.500 USD (Yaklaşık 311,6 Milyon Dolar).
Havuzunda Kalan Net Bakiye :
764.478.000 USD (Brüt Hasılat)-311.615.500 USD (Reel Gider)=452.862.500 USD
Organizasyon kendi masraflarını ve personel ordusunu tamamen fonladıktan sonra bile Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) elinde 452,8 Milyon Dolar net fazlası kalmaktadır.
4. Paranın Zaman Değeri ve Erken Tahsilat Kaldıracı
İşin en büyük finansal dehası ve ahlaki çelişkisi tam olarak burada başlamaktadır. Diyanet bu paraları Suudi Arabistan'daki otelcilere veya havayollarına hac zamanı (Zilhicce ayı) parça parça öder. Ancak vatandaştan tam 6 ila 8 ay önce tahsil eder.
KAP bildirimlerinde ortaya çıktığı üzere; aylarca atıl bekleyen 764,5 Milyon Dolar, Aktif Portföy Katılım Fonu (TLK) gibi enstrümanlarda ve katılım bankalarında işletilmeye başlanır.
Ekstra Finansal Getiri (Nema): Bu büyüklükteki bir milyarlık nakit havuzunun kısa vadeli katılım pazarlarında (gecelik/aylık vaadli işlemler ve sukuk) 6-8 ay boyunca döndürülmesi, döviz bazında muhafazakar bir tahminle %5-6'lık bir net getiri üretir.
Ekstra Kâr Denklemi: 764.478.000 USD X %6 = 45.868.680 USD
Sadece parayı erkenden toplayıp finansal holdinglerin operasyonlarına likidite can suyu olarak park etmek suretiyle, oturdukları yerden yaklaşık 45,8 Milyon Dolar (günümüz kuruyla 1,5 Milyar TL'nin üzerinde) "ekstra nema geliri" elde edilmektedir.
5. Çifte Çelişki: Vatandaşa Fetva, Vakfa Nemalandırma
Buradaki asıl trajik durum dini kurallar ile kurumsal uygulamalar arasındaki uçurumdur.
Vatandaşa Verilen Fetva: Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu’nun resmi fetvalarına göre, vatandaşın ibadet amacıyla ayırdığı zekat ve hayır paralarının hak sahiplerine ulaşmadan önce fonlarda işletilmesi, vadeli hesaplarda nemalandırılması caiz değildir.
Vakfın Uygulaması: Konu Türkiye Diyanet Vakfı'nın milyarlık nakit akış yönetimine geldiğinde, hacı adaylarının paraları 6-8 ay önceden toplanmakta, katılım fonlarında yandaş holdinglerin finansal operasyonlarına sıcak para olarak sunulmaktadır.
Net Finansal Bilanço:
Vatandaştan Toplanan Para: 764,5 Milyon Dolar
Hac İçin Harcanan Gerçek Maliyet: 311,6 Milyon Dolar
6 Aylık Erken Tahsilatın Getirdiği Ekstra Nema: +45,8 Milyon Dolar
Diyanet Vakfı'nın Kasasında Kalan Toplam Artı Değer: 498,7 Milyon Dolar (Yaklaşık Yarım Milyar Dolar!)
Özetle; Mehmet Amca ve Ayşe Teyze sadece ibadet edebilmek için dünyanın en pahalı biletini satın almakla kalmıyor; aynı zamanda paralarını aylarca Diyanet Vakfı’na "sıfır faizli/bedava kredi" olarak kullandırarak kurumun finans piyasalarında devasa ekstra kârlar elde etmesini sağlayan birer zorunlu finansöre dönüştürülüyor.
Fiyatların Endonezya ve Pakistan'ın katbekat üstünde olmasının sebebi hizmet kalitesi değildir.
Kamu yararı adına tekrar çağrı yapıyoruz: TDV bütçesi acilen Sayıştay denetimine açılmalıdır!
Not:
-Hesaplamalarda hacı sayısı resmi rakamdır.
-Kişi başı ücret ortalama olarak hesaplanmıştır.
-Giderler ve nemalandırma tahminleme olarak yapılmıştır.
Mehmet Amca ve Ayşe Teyze Neden 4 Kat Fazla Hac Parası Ödüyor?
İnanç Ekonomisinin Kara Kutusu
Türkiye’de inanç dünyasının en saf sembolleridir Mehmet Amca ve Ayşe Teyze. Ömürleri boyunca yemeyip içmeyerek, parmaklarındaki alyansları bozdurarak kutsal toprakların hayalini kurarlar. Ancak o topraklara varmak, vatandaşlarımız için artık manevi bir sabır değil, akılalmaz bir finansal sömürü meselesidir.
Bugün Türkiye’de en ucuz hac paketinin kişi başı fiyatı 8.800 Dolar ile 9.200 Dolar (yaklaşık 310 bin - 350 bin TL) arasında değişmektedir.
Şimdi bu büyük çelişkiyi, dünyadaki diğer Müslüman ülkelerin resmi verileriyle masaya yatıralım:
•Endonezya: Dünyanın en fazla hacı gönderen ülkesi, vatandaşını devlet desteğiyle tam olarak 4.400 Dolar'a götürmektedir.
•Pakistan ve Bangladeş: Hac organizasyon bedeli kişi başı ortalama 3.800 ila 4.800 Dolar arasındadır.
Matematik yalan söylemez. Dünyadaki diğer Müslümanlar aynı uçaklara biniyor, aynı otellerde kalıyor, aynı Arafat çadırlarında dua ediyor. Ancak bizim Mehmet Amcamız, bir Endon veya Pakistanlıya göre neredeyse 4 kata varan fahiş hac paraları ödemek zorunda kalıyor!
Personel Ordusu Bile Bu Soygunu Açıklamaya Yetmiyor!
Diyanet yetkilileri bu fahiş fiyat farkı eleştirildiğinde hemen klişe savunmaya geçiyor: "Biz kaliteli hizmet veriyoruz; başlarında rehberler, imamlar, sağlık personelleri var."
Hadi diyelim ki öyle. Her kafilenin başına devasa bir bürokrat, müftü ve idari personel ordusu eklediniz. Bu görevlilerin 5 yıldızlı otel masraflarını, uçak biletlerini ve döviz cinsi VIP harcırahlarını da Mehmet Amca ile Ayşe Teyze’nin sırtına yüklediniz diyelim.Fakat dünyanın en kalabalık personel ordusunu kursanız bile, toplanan bu fahiş farkın finansal büyüklüğünü açıklayamazsınız!
Ortada otel enflasyonuyla açıklanamayacak kadar muazzam,bütçe dışı milyar dolarlık bir nakit havuzu oluşmaktadır.
Paralar Resmi Devlet Bütçesinde Değil, Türkiye Diyanet Vakfı’nda!
Peki, Mehmet Amca ve Ayşe Teyze’den fazladan toplanan bu milyarlarca dolar nerede? Devletin resmi Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinde mi? Hayır!
Diyanet’in resmi bütçesi vergilerden karşılanır ve Sayıştay denetimine tabidir. Vatandaşın kutsal hac hayali üzerinden toplanan o paralar ise devlet bütçesine hiç girmeden, doğrudan Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) ve bütçe dışı döner sermaye hesaplarının kara kutusuna aktarılmaktadır.
Vakıf, hac kayıtlarını bir yıl önceden toplayarak bu devasa milyar dolarları kasasında tutuyor. Bu paralar Arabistan’a ödenene kadar aylarca nerede bekletiliyor?
KAP açıklamalarıyla tesadüfen deşifre olduğu üzere; Çalık Holding’in Aktif Portföy katılım fonlarında (TLK) park ediliyor!
Halkın helal parası, yandaş holdinglerin finansal operasyonlarına sıcak para ve likidite can suyu olarak sunuluyor.
Kanun Zırhıyla Kapatılan Denetim Kapıları
Bu fahiş fiyat farkının asıl nereye harcandığını neden sorgulayamıyoruz? Çünkü sistem,bu paraların sorgulanmasını yasal olarak engellemek üzerine tasarlanmıştır:
•Sayıştay Kapı Dışarı Edildi: Türkiye Diyanet Vakfı, kâğıt üzerinde "özel vakıf" statüsünde tutularak anayasal bir zırhla Sayıştay denetiminin tamamen dışına çıkarılmıştır.
•Son Darbe: 2025 yılının Mayıs ayında TBMM’den geçirilen kanun maddesiyle, Diyanet’in tüm hac ve umre bütçeleri de Sayıştay’ın inceleme yetkisinden tamamen koparılmıştır.
Artık bu milyarlar devletin bağımsız denetçilerinin denetim kapsamı dışına çıkarılmıştır.
Karşımızda vicdani bir hayır kurumu değil; denetimden kaçmak için yasal zırhlara bürünen, Mehmet Amca ve Ayşe Teyze’nin mukaddes hayallerini fahiş fiyatlarla sömüren, helal parayla beslenen lüks bir düzen vardır.
Türkiye Diyanet Vakfi yıllar itibarıyla topladığı bu paraların akibetini kamuoyu ile paylaşmalıdır.
Kamu otoritesine çağrımdır, bu gibi kamuya mal olmuş TDV ve Kızılay gibi kurumların Sayıştay denetimine alınarak şeffaflastırılmasını sağlamanız kamu yararına olacaktır.
Not: Yarın diyanetin topladığı hac paralarının hesabını yapacağız.
Yavuz retweeted
🔴 SON DAKİKA: Aliyev yönetimi, Türkiye'deki bazı isimler hakkında 'uluslararası yakalama kararı’ çıkardı:
• Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya
• İlahiyatçı Abdullah İmamoğlu
• Ahmet Şanlı
• Fahrettin Taşkaya Saral
• Abdurrahman Tumer
• Alparslan Tanrıkulu
• Fatih Tezcan
Başsavcılık, gerekli tedbirlerin uygulanması için Türkiye makamlarıyla etkileşim sağlandığını açıkladı.
Yavuz retweeted
Auschwitz had ⬇️
• hospital
• brothels
• dentist
• orchestra
• post office (prisoners could send letters)
• greenhouse
• nursery
• sauna
• rabbit breeding for prisoners
• movie theatre
• swimming pool w/diving board
• soccer teams/leagues
• tobacco/cigarettes for prisoners
• basketball games
• camp money prisoners could buy goods
• convenience store (soap, toothpaste, extra food rations)
All we have as “proofs” of the Holocaust is eyewitness testimonies and postwar confessions. And we all know we can trust the eyewitnesses.
Yavuz retweeted
Which of these common painkillers is the most dangerous for your kidneys if taken frequently?
A) Paracetamol
B) Ibuprofen
C) Tramadol
D) Aspirin
Bonus: Why do some of these destroy the kidneys while others bypass them completely?
Yavuz retweeted
🚨⚡️ #Urgent | 🇮🇷🇺🇸 Les Iraniens ramassent les iPhone comme des cailloux. Cela survient après qu’un porte-conteneurs émirati, qui avait suivi les instructions américaines et ignoré les avertissements iraniens, a heurté une mine navale dans le détroit d’Ormuz.
Yavuz retweeted
Pastor Steven Anderson goes into depth about the "evidence" we have about the holocaust. He breaks down the numbers and asks the questions that need to be asked.
“Let’s do the math”
Yavuz retweeted
ALLAH’ı SEVİN, demek, “AMİNU BİLLAH” hükmünce, HAKİKATINIZ OLAN ALLAH la yaşamayı (seyri meallah) SEVİN demektir!
İçselliğinizin ve dışsallığınızın HAKİKATI olan ALLAH farkındalığıyla yaşayın,demektir.
Bu HAKİKATI DİLLENDİREN RESÛLULLAH NE MUHTEŞEM BİR ZÂHİR OLUŞTUR!AH
Yavuz retweeted
Ne dediyse doğru çıktı.
Yediğimiz hiçbir şey kolesterolü yükseltmez.
Kolesterolü yükselten asıl etken şekerdir.
Kolesterolü düşük olanlar Alzheimer hastalığına yakalanır.
Kelle paça,Ayak paça'da kollejan vardır.
Uzun süre kaynatıldığı için kolajen
jelatine dönüşerek çorbaya geçer.
Soğuyunca: Jelatin ağ yapısı oluşturarak çorbayı jöle gibi katılaştırır.
Bu ne işe yarar ?
Bu doğal jelatin, eklem ve kıkırdak sağlığı
İçin amino asitler ve proteinler içerir.
Menisküs yırtıklarını, kıkırdak aşınmasını veya eklem ağrılarını tedavi eder.
Çocuklara içirilen doğal kemik suyu, protein ve amino asit içerir.
Çocukların kemik, eklem, kıkırdak ve bağ dokularının geliştirir.
Kemik suyunun içindeki hayvansal yağlar, Vücuda enerji sağlar ve sadece yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerinin emilimini gerçekleştirir.
Yavuz retweeted
🚨 SHOCKER: Anne Frank's step-sister admits on live TV that Auschwitz photos are FAKE!
What you see and refer to as Auschwitz’s photos. Well, they are actually a propaganda hit piece.
Why would anyone do that?
Yavuz retweeted
"Bernie Sanders is a Jew. He is not Jewish"
- Ben Shapiro 🤡 ✡ 🤡
Ben is somewhat of an idiot, right? ❓
#Zionism
Yavuz retweeted
📌 Prof Dr. Mahmut Akşit, 10 yıl GE (General Electric) arge bölümü başkanlığı yapmış bir insan.
Tabii ki bu teknolojileri çok iyi bilen değerli bir insan.
📌 Prof Dr. Akşit: "Yapay zekayla savaş simülasyonu yaparsanız, yapay zeka hemen her seferinde arabaları füze olarak kullanıyor.
Ne demek o. Yerde yürüyen güdümlü füze olarak kullanıyor. Arabanın kontrolünü ele geçiriyor.
Seni askeri birliğin kapısına çakıyor. İçinde sen varsın, yoksun, yapay zeka pek ilgilendirmiyor onu.
Çok tehlikeli.
Biz Türkiye olarak ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz.
Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil.''
📌 Aylardır ne anlattık ? ''ELEKTRİKLİ ARABALARDAN UZAK DURUN'' demedik mi ? Sizi hiç yanılttık mı ?
📌 Elektrikli arabaya bindiğinizde ''GÜDÜMLÜ BİR FÜZEYE'' binmiş oluyorsunuz. Gerek üstündeki yüzde yüz israil üretimi (plaxidity, argus cyber security) firmalarına ait otonom sürüş, sürücü izleme sistemi, takip, radar, kamera çipleri ve sistemleriyle tam anlamıyla yürüyen bir BOMBAYA dönüyorsunuz...
📌 Bu gerçekleri anlatmamıza rağmen sırf altında elektrikli araba var diye, sırf hanımı instagramda zehranın elektrikli araba aldığını görüp kocasına da zorla elektrikli araba aldırdı diye twitlerimizin altına gelip bize hakaret eden KENDİNİ BİLMEZLER var.
Şimdi bu çok bilmişler sayın Prof Dr. Akşite de aynılarını söylesinler bakalım...
📌 Bizim bugüne kadar hangi konuda ne söylediğimizde bir kere yanıldığımızı gördüler mi ?
Daha dünkü videomuzda bir kez daha tekrar ettik
ELEKTRİKLİ ARABALARIN HEPSİNDEN UZAK DURUN MARKA HİÇ FARKETMEZ...
⚠️ Size şifreli olarak şöyle izah edelim: Kafanıza bunu iyice yazın... EURONCAP testi, Küresel çetenin tezgahladığı bir ''satış öncesi test biçimi''
⚠️ Bir elektrikli araba ürettiğinizde, bu testi geçebilmeniz için yine o Plaxidity Argus Cyber Security gibi Tel Aviv Kudüs merkezli israil üretimi çipleri, yazılımları, kameraları, sensörleri elektrikli araca yerleştirmek zorundasınız.
📌 Çünkü bu sistemleri yerleştirmek için hususi YASALAR ÇIKARTILDI. Adına da UNECE 155-156 regülasyonları dendi ve tüm avrupa birliği araç firmalarına bunu zorla dayattı. Yani AB demek zaten KÜRESEL ÇETE demek. Bunu uygulamadığınızda o araç SATIŞA BİLE ÇIKARTILAMIYOR...
📌 FİRMALARI BÖYLE KÖŞEYE SIKIŞTIRDILAR...
O yüzden MARKA FARKETMEZ diyoruz. Bize marka sormayın. ''YERLİ ARABA ALALIM MI'' demeyin.
EURONCAP diyoruz işte gerisini siz anlayın ve düşünün...
Bu çipleri taşımayan bir araba markası soracak olursanız DÜNYADA SADECE BİR MARKADA YOK:
🇷🇺 RUS MALI LADA ve KAMAZ... Bu arabalar tamamen KÖR ve SAĞIR arabalardır. Sırf bu yüzden tüm dünyada ambargolara uğramış 2 araba markasından bahsediyoruz.
📌 Peki bugünün içten yanmalı tüm otomobillerinde bu sistem nasıl ?
Emin olun ki elektrikli arabalardaki kadar tehlikeli değil. Tüm ip uçlarını özel hazırlacağımız videoda açık açık anlatacağız. Ve sizlerde ne marka araçlarınıza alacağınıza çok daha iyi karar vereceksiniz.
📌 Hadi şimdi de gelip o tekerlekli tabletleri savunmaya kalksınlar bakalım. Dikkatimizden kaçmıyor değil son dönem özellikle Twitter'da elektrikli arabaları pompalayan bir çok sayfa türedi.
BUNLARA DA ÇOK DİKKAT EDİN...
⚠️ Bu konuyla alakalı çok özel bir video hazırlıyoruz.
Anlatmadığımız tüm detayları anlatacağız
Benzinli, Dizel, Elektrikli hiç bir kapıyı açık bırakmayacağız bütün tedbirlerinizi almanızı sağlayacağız...
Videodaki filmin adı: Dünyayı ardında bırak (2023)


























