Geceye Z kuşağının bilmediği bazı bilgiler bırakalım:
• Disketlerin kapasitesi sadece 1,44 MB’tı.
• CD’ler 700 MB’tı; yazarken disk yanabiliyordu.
• Her DVD oynatıcı CD oynatırdı ama hiçbir CD oynatıcı DVD okuyamazdı.
• Kızılötesiyle tek bir polifonik melodi göndermek için telefonlar sırt sırta yapıştırılır, aktarım bitene kadar kıpırdatılmazdı.
• İnternete bağlanırken ev telefonu meşgul olur, çevirmeli ağın o meşhur sesi mecburen dinlenirdi.
• Farenin altında, imleci hareket ettiren mekanik ve yuvarlak bir top vardı.
• MSN’de hoşlandığın kişinin dikkatini çekmek için peş peşe çevrimdışı olup tekrar çevrimiçi olunur, cevap gelmeyince tüm ekranı sarsan titreşim gönderilirdi.
• İnternet kafeden oyunun sadece masaüstündeki kısayolunu kopyalayıp eve geldiğinde açılmadığını görmek, dönemin en büyük dramlarından biriydi.
• Kasetin bandı makaradan fırlayınca kurşun kalemle sabırla geri sarılırdı.
• Radyodan şarkı kaydederken araya giren DJ’e içten içe sitem edilirdi.
• Tüplü televizyonu kapattıktan hemen sonra cama kolunu yaklaştırınca çıtırdayan statik elektrik tüyleri havaya kaldırırdı.
Şimdi düşününce teknoloji ne kadar zor, hayat ne kadar güzeldi. 🥹
🧠 Hayatını değiştirebilecek bir gerçek: Beynin, tekrar ettiğin şeyleri normal kabul etmeye başlar.
Sürekli şikâyet edersen sorunlara, sürekli ertelersen bahanelere, sürekli öğrenirsen gelişmeye alışırsın.
Zamanla alışkanlıkların karakterini, karakterin de hayatının yönünü etkiler.
Bu yüzden kendine şu soruyu sor: Bugün tekrar ettiğim hangi davranış, 5 yıl sonraki hayatımı şekillendiriyor?
Çünkü geleceğin, bir gün vereceğin büyük kararlardan çok, her gün tekrarladığın küçük kararlarla şekillenir.
++
Kapitalizmin en büyük çelişkisi şu: Üretim artıyor, teknoloji gelişiyor, servet büyüyor ama insanların insanca yaşaması giderek zorlaşıyor.
Çünkü sistemin önceliği insanın refahı değil, sermayenin kârını büyütmek.
İnsanlar çalışarak yoksullaşıyor, zenginlik bir avuç insanın elinde birikiyorsa sorun bireylerde değil, sistemin kendisindedir.
Çalışmayı kutsayan bir sistem düşünün; insanlar bütün gün çalışıyor ama ev alamıyor, kirayı ödeyince ay sonunu getiremiyor, geleceğinden emin olamıyor.
Servet büyüyor, refah büyümüyor. Evler yatırım aracına, insanlar maliyet kalemine dönüşüyor.
Bir sistem, insanlara çalışarak insanca yaşama imkânı sunamıyorsa başarısını değil, çelişkilerini konuşmalıyız.
4 yıldır BES’e düzenli para yatırıyorum. Aylardır portföyüm düşüyor, birikimlerim eriyor.
Devlet katkısını %30’dan %20’ye düşürdünüz, şimdi de fonlarla ilgili yaşananlar insanların sisteme olan güvenini sarsıyor.
Sevgili yetkililer, BES’te birikim yapan vatandaşın suçu ne?
İnsanlar geleceğini güvence altına almak için tasarruf ediyor. Beklentimiz ayrıcalık değil; şeffaflık, denetim ve adalet!
Fonlardaki iddialar aydınlatılmadan, sorumlular hesap vermeden güven yeniden nasıl sağlanacak?
Neden bu ülkede geleceği için birikim yapan vatandaş bile sürekli kaybetme korkusuyla yaşamak zorunda?
Çalışmayı kutsayan bir sistem düşünün; insanlar bütün gün çalışıyor ama ev alamıyor, kirayı ödeyince ay sonunu getiremiyor, geleceğinden emin olamıyor.
Servet büyüyor, refah büyümüyor. Evler yatırım aracına, insanlar maliyet kalemine dönüşüyor.
Bir sistem, insanlara çalışarak insanca yaşama imkânı sunamıyorsa başarısını değil, çelişkilerini konuşmalıyız.
++
Kapitalizmin en büyük çelişkisi şu: Üretim artıyor, teknoloji gelişiyor, servet büyüyor ama insanların insanca yaşaması giderek zorlaşıyor.
Çünkü sistemin önceliği insanın refahı değil, sermayenin kârını büyütmek.
İnsanlar çalışarak yoksullaşıyor, zenginlik bir avuç insanın elinde birikiyorsa sorun bireylerde değil, sistemin kendisindedir.
🚨 YARIN YENİ BİR KARA PAZARTESİ Mİ GELİYOR?
Piyasalar yeni haftaya ciddi endişelerle giriyor. Çöküş bekleyenlerin öne çıkardığı başlıca riskler şöyle:
🛢️ Petrol 100 doların üzerinde.
🤖 Yapay zekâ bağlantılı piyasalarda sert satışlar.
🏦 Banka hisselerinde zayıflık.
📉 VIX son ayların zirvesinde.
📈 Tahvil getirileri ve enflasyon baskısı.
🌍 Savaşlar ve artan jeopolitik belirsizlik.
⚠️ Bir yapay zekâ fonunun sorun yaşadığına dair söylentiler.
Üstelik 1987’deki Kara Pazartesi çöküşü de 19 Ekim’de yaşanmıştı. Takvimdeki bu benzerlik, endişeleri daha da artırıyor.
Peki 1987’de ne olmuştu?
- ABD’de Dow Jones tek günde %22,6 düşmüştü.
-Küresel piyasalarda trilyonlarca dolarlık değer silinmişti.
-Fed, finansal sistemi desteklemek için likidite sağlayacağını açıklamıştı.
Bugün devre kesiciler gibi koruyucu mekanizmalar var. Bu nedenle 1987’deki ölçekte bir günlük çöküşü tekrarlamak daha zor olabilir. Ancak bu, sert satışların yaşanamayacağı anlamına gelmiyor.
Peki yarın sadece sert bir düzeltme mi göreceğiz, yoksa daha büyük bir satış dalgasının başlangıcına mı tanık olacağız?
Panik yapmadan, riskleri göz ardı etmeden takip etmek gerekiyor.
#karapazartesi #borsa #kripto #altın #fon
🚨 YARIN YENİ BİR KARA PAZARTESİ Mİ GELİYOR?
Piyasalar yeni haftaya ciddi endişelerle giriyor. Çöküş bekleyenlerin öne çıkardığı başlıca riskler şöyle:
🛢️ Petrol 100 doların üzerinde.
🤖 Yapay zekâ bağlantılı piyasalarda sert satışlar.
🏦 Banka hisselerinde zayıflık.
📉 VIX son ayların zirvesinde.
📈 Tahvil getirileri ve enflasyon baskısı.
🌍 Savaşlar ve artan jeopolitik belirsizlik.
⚠️ Bir yapay zekâ fonunun sorun yaşadığına dair söylentiler.
Üstelik 1987’deki Kara Pazartesi çöküşü de 19 Ekim’de yaşanmıştı. Takvimdeki bu benzerlik, endişeleri daha da artırıyor.
Peki 1987’de ne olmuştu?
- ABD’de Dow Jones tek günde %22,6 düşmüştü.
-Küresel piyasalarda trilyonlarca dolarlık değer silinmişti.
-Fed, finansal sistemi desteklemek için likidite sağlayacağını açıklamıştı.
Bugün devre kesiciler gibi koruyucu mekanizmalar var. Bu nedenle 1987’deki ölçekte bir günlük çöküşü tekrarlamak daha zor olabilir. Ancak bu, sert satışların yaşanamayacağı anlamına gelmiyor.
Peki yarın sadece sert bir düzeltme mi göreceğiz, yoksa daha büyük bir satış dalgasının başlangıcına mı tanık olacağız?
Panik yapmadan, riskleri göz ardı etmeden takip etmek gerekiyor.
#karapazartesi #borsa #kripto #altın #fon
Türkiye bu fon krizini çözmez, sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmaz ve hesap sormak yerine yalnızca ifadeye çağırmakla yetinirse, kalan fonlarda da vatandaşın zarar etme riski devam edecek.
Bakınız: Türkiye’nin en büyük BES şirketlerinin en çok net para çıkışı yaşayan ilk 3 fonu. Sadece 1 ayda milyarlarca liralık net çıkış!
Vatandaşın birikimi söz konusu. Bu işin sorumluları araştırılmalı, varsa suçlular hukuk önünde hesap vermeli.
Güven kaybolursa sadece bir fon değil, bütün sisteme olan inanç zarar görür.
#bes #fon #borsaistanbul #bist100
Şu X’te o kadar çok ağzı bozuk, küfürbaz, medeniyetsiz, hanzo erkek var ki anlatamam. Asıl düşündürücü olan, bunların çoğunun bir gün bir sevgilisi ya da eşi olacak olması.
Kızlar, siz siz olun; sırf yalnız kalmamak için böyle insanlarla bir hayat kurmayın. Bir erkeğin karakteri, öfkesiyle, kullandığı dille ve insanlara nasıl davrandığıyla belli olur.
Erkek dediğin her şeye küfreden değil, kendine hâkim olabilen; bağırıp çağıran değil, duruşuyla saygı uyandıran adamdır.
Küfürbazlığı delikanlılık, kabalığı erkeklik sananlardan uzak durun.
Joker abinizden naçizane bir tavsiye.
Türkiye bu fon krizini çözmez, sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmaz ve hesap sormak yerine yalnızca ifadeye çağırmakla yetinirse, kalan fonlarda da vatandaşın zarar etme riski devam edecek.
Bakınız: Türkiye’nin en büyük BES şirketlerinin en çok net para çıkışı yaşayan ilk 3 fonu. Sadece 1 ayda milyarlarca liralık net çıkış!
Vatandaşın birikimi söz konusu. Bu işin sorumluları araştırılmalı, varsa suçlular hukuk önünde hesap vermeli.
Güven kaybolursa sadece bir fon değil, bütün sisteme olan inanç zarar görür.
#bes #fon #borsaistanbul #bist100
Hani artık eleştirmeyeyim, boş ver diyorum ama olmuyor arkadaş! Bu memleketin hâli ne böyle? Neden tek bir şeyimiz bile düzgün değil?
Ne eğitim ne ekonomi ne borsa… Yollarımız, altyapımız, evlerimiz, pazarımız, arabamız, telefonumuz… Ya kalite düşük ya fiyatlar uçmuş! Başka ülkelerde insanların daha ucuza aldığı şeylere biz iki, üç katı para ödüyoruz.
Çalışıyoruz, didiniyoruz, para kazanıyoruz ama karşılığında düzgün bir yaşam standardına ulaşamıyoruz. Her şey pahalı, her şey sorunlu, her şey ayrı bir mücadele!
Memleket yönetmeyi gerçekten çok ama çok yanlış anlamışlar. Çünkü ülke yönetmek, sadece koltukta oturmak değil; insanların hayatını kolaylaştırmak, refahını artırmak ve yaşanabilir bir ülke sunmaktır.
İnsan artık eleştirmekten bile yoruluyor. Ama insanın kendi ülkesinde düzgün bir yaşam istemesi de mi fazla?
Fonlarda ve belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması ve hesap vermeyenler beni bir vatandaş olarak çok üzüyor.
İnsanlar geçim derdindeyken milyonlarca dolarlık iddialar gündeme geliyor, ama adaletin yeterince işlemediği hissi büyüyor.
Kim olursa olsun, hangi partiden gelirse gelsin; görevini kötüye kullanan hesap vermeli!
Fonlarda ve belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması ve hesap vermeyenler beni bir vatandaş olarak çok üzüyor.
İnsanlar geçim derdindeyken milyonlarca dolarlık iddialar gündeme geliyor, ama adaletin yeterince işlemediği hissi büyüyor.
Kim olursa olsun, hangi partiden gelirse gelsin; görevini kötüye kullanan hesap vermeli!
Fransa yakında iç savaşa gömülecek.
Yıllarca Afrika’yı kanını emerek sömürdüler, şimdi o sömürdükleri halklar Fransa’yı içinden parçalıyor.
Sömürgeciliğin faturası ağır oluyor.
Kendi kurdukları cehennemde yanıyorlar.
Şu X’te o kadar çok ağzı bozuk, küfürbaz, medeniyetsiz, hanzo erkek var ki anlatamam. Asıl düşündürücü olan, bunların çoğunun bir gün bir sevgilisi ya da eşi olacak olması.
Kızlar, siz siz olun; sırf yalnız kalmamak için böyle insanlarla bir hayat kurmayın. Bir erkeğin karakteri, öfkesiyle, kullandığı dille ve insanlara nasıl davrandığıyla belli olur.
Erkek dediğin her şeye küfreden değil, kendine hâkim olabilen; bağırıp çağıran değil, duruşuyla saygı uyandıran adamdır.
Küfürbazlığı delikanlılık, kabalığı erkeklik sananlardan uzak durun.
Joker abinizden naçizane bir tavsiye.
Fransa yakında iç savaşa gömülecek.
Yıllarca Afrika’yı kanını emerek sömürdüler, şimdi o sömürdükleri halklar Fransa’yı içinden parçalıyor.
Sömürgeciliğin faturası ağır oluyor.
Kendi kurdukları cehennemde yanıyorlar.


