
Postdoctoral Fellow @UofT's Centre for Drama, Theatre & Performances Studies / Adjunct Research Prof @CUSocAnth / @GencArastirma, @UrbnYouthRsrc, @QADinstitute.
Joined September 2020
- Tweets1.9K
- Following634
- Followers1.9K
- Likes2.9K
Cihan Erdal retweeted
Qad Barış Araştırmaları Derneği olarak, 14-15 Ekim 2026 tarihlerinde Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen AB, Türkiye, Orta Doğu ve Kürtler Uluslararası Yıllık Konferansı’na katılmaktan onur duyduk. Konferansın gerçekleşmesine katkıda bulunan tüm paydaşlara içten teşekkürlerimizi sunarız.
As Qad Peace Studies Association, we were honoured to participate in the Annual International Conference on the EU, Türkiye, the Middle East and the Kurds, held on 14-15 October 2026 at the European Parliament in Brussels. We extend our sincere gratitude to all the organizers, partners, and stakeholders whose contributions made this conference possible. @EUTCC1
Cihan Erdal retweeted
French Presidential Candidate Jean-Luc Mélenchon:
They tell us, "We must reassure the markets." Reassure the markets? What are their names? Where do they live? Let me go and reassure them!
What market? What are you talking about? There is no market. There are hedge funds, financial companies and insurance companies.
Cihan Erdal retweeted
Zeytin üreticisi göz yaşlarıyla "karnını doyuramadığını" anlatarak isyan etti.
Zeytin alım fiyatı kâr bırakmayı geçtik, maliyetleri dahi karşılamıyor. Alım fiyatı geçen yıl dane zeytinde 100-160 lira bandındayken bu yıl şirketler tarafından 50 TL'ye kadar düşürüldü. Yağlık zeytinin alım fiyatı ise 10 lira!
Cihan Erdal retweeted
Ankara’dan Paris’e: Selam Olsun Direnenlere!
Fransa’da Komün ruhuyla sokakları kuşatan liselileri Ankara’dan pankartımızla selamlıyoruz.
VİVE LA COMMUNE!
Cihan Erdal retweeted
La Bastille est reprise. Démonstration puissante de la jeunesse qui porte ses revendications de la plus belle façon qui soit ! Fierté immense. Rendez-vous mardi 13 octobre à l'appel des syndicats de jeunes et des salariés.
Cihan Erdal retweeted
sezai temelli "İlk defa bir yasanın üzerinde bir kurumun vesayeti vardır. Bunu aşmamız lazım" demiş. bu demeç iki açıdan garip. birincisi, günümüz mgk’sının tek adam rejiminin bir kolu olmaktan başka bir işlevi yok, yani bir vesayet varsa o bizzat rejimin başındakinin vesayetidir, dolayısıyla şeyleri adıyla çağırmak, süreci tıkayan cumhurbaşkanıysa öyle söylemek lazım. ikincisi, mgk’nın süreçle ilgili rolü çerçeve yasada belliydi, iki ay önce yasaya evet deyip şimdi şikâyet etmek ciddiyetsizlik gibi görünüyor.
DEM Parti'den süreç değerlendirmesi: 'Çerçeve yasa üzerinden MGK vesayeti kalkmalı'
bbc.in/4j9VSwK
Cihan Erdal retweeted
Gigantesca manifestación hoy en Madrid contra los desahucios y por la vivienda digna. Impresionante.
(📸 Santi Burgos El País)
Cihan Erdal retweeted
SPK verilerine göre fon soygununda 455 bin 758 yatırımcı mağdur oldu. Çeşitli iddiaların dile getirildiği süreçte başlatılan, Tera ve Pusula Portföy Yönetim Şirketlerini merkezine alan soruşturmada aralarında şirket yöneticilerinin de yer aldığı 50’den fazla kişi tutuklandı.
Cihan Erdal retweeted
Sayan ailesinin sadece yatırım amacıyla toplamda 163 milyon TL kullanacak kadar büyük bir serveti nereden ve nasıl bulduğu esas sorudur.
Replying to @ahmetsahmets
Şamil Tayyar başta olmak üzere bazı AKP’li isimlerin iddialarla ilgili açıklama bekledikleri ve doğru olması halinde Fatma Betül Sayan Kaya'ya istifa çağrıları yapması ise en güçlü zamk olan suç ile birbirine bağlı bir yapı için hayatın olağan akışına aykırı bir durum.
Cihan Erdal retweeted
🌈 Erdoğan’ın BM konuşmasına New York’ta Zeki Müren’li protesto
📌 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda LGBTİ+’lara ilişkin sözleri New York’ta protesto edildi. Bir ekrana Zeki Müren’in fotoğrafıyla birlikte “We’ll always be here” (Her zaman burada olacağız) mesajı yansıtıldı.
buff.ly/xKUH2Wa
Cihan Erdal retweeted
Judith Butler, Noura Erakat, Slavoj Žižek, Susan Stryker, Jasbir Puar, Elizabeth Anderson, Etienne Balibar, Peter Hallward and others join more than 1,250 Academics in joint letter against repression of LGBTI+ people in Turkey. Spread the word. velvele.net/2026/09/17/judit…
Cihan Erdal retweeted
Meslektaşımız Tuğba Tekerek haber yaptığı için tutuklandı.
#GazetecilikSuçDeğildir
@tugbatekerek gazetecidir!
⚠️ Tuğba Tekerek tutuklandı!
Gazeteci Tuğba Tekerek’in mesleki faaliyetinin suçlamaya konu edilmesini ve tutuklanmasını kabul etmiyoruz.
Gazetecilerin haberleri suçlama konusu yapılamaz.
Gazetecilik faaliyetinin kriminalize edilmesi, tüm gazetecilerin mesleki güvencesini ve toplumun haber alma hakkını ihlal etmektedir.
Gazetecilik suç değildir.
Meslektaşımız derhal serbest bırakılmalıdır!
#GazetecilikSuçDeğildir
Cihan Erdal retweeted
📍KAOS GL'DEN BASIN VE KAMUOYUNA: Tutuklanan Arkadaşlarımızın Can Güvenliğinden Endişeliyiz, Derhal Serbest Bırakılmalılar!
kaosgl2.org/haber/kaos-gl-de…
Cihan Erdal retweeted
Türkiye, heteroseksüeller, eşcinsellerin haklarını savunduğu zaman başka bir ülke olacak!
TBMM’de LGBT’lerin hakları için verilen araştırma önergesi üzerine konuşma: 29 Mayıs 2013.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (Mersin) – Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; Cumhuriyet Halk Partisi'nin araştırma önerisini destekliyoruz. Sevgili arkadaşımız Binnaz Toprak’a da buna ön ayak olduğu için müteşekkiriz, çok önemli bir meseleyi ortaya koymaya yardımcı oldu.
Bu meselenin önemi sadece söz konusu cinsel yönelimler kümesi içinde yer alanların haklarını gündeme getirmesi açısından değil, aynı zamanda, onların haklarını savunmadan hiç kimsenin hakkını savunamayacağımız gerçeğini ortaya koymuş olmasıyla ilgili. Tıpkı kadının hakkını savunmadan, tıpkı Kürt’ün hakkını savunmadan, tıpkı yoksulun, emekçinin hakkını savunmadan LBGT bireylerinin hakkını da savunamayacağınız gibi. Bütün hak silsileleri birbirine temelden bağlı. Birini ihmal ya da birini inkâr ederek geri kalanları hakikaten savunduğunuza ne bizi ne başkalarını inandırabilirsiniz.
Tabii, bu bakımdan çok değerli bir müttefikimiz var. Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, 2002’de katıldığı bir televizyon programında şöyle demişti: “Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz.” Az konuda kendisiyle hemfikiriz ama bu konuda hemfikir olmuşluğumuz vardı. Acaba, bugün de böyle midir, yoksa bize “Lût kavminden” mi dem vuracaktır, bu konu konuşulurken bilmiyoruz. Ancak asıl konunun merkezindeki LBGT bireylerin durumunu niye araştırmamız gerektiğine döndüğümüz zaman, birkaç göstergeye bakalım.
Bunlardan birisi, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Yılmaz Esmer’in 2009’da yaptığı bir alan araştırması. “Radikalizm ve Aşırıcılık” başlığı altındaki bu araştırmada, 34 ilde 1715 kişiyle görüşmüş kendisi ve ekibi ve “Kimle komşu olmak istemezsiniz?” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 87’si “eşcinsel kişiler” olarak yanıt vermiş. Bütün yanıtlar arasında, “içki içenler” yüzde 72, “hiçbir dine inanmayanlar” yüzde 66, Yahudiler yüzde 66, “Hıristiyanlar” yüzde 52 diye gidiyor. Böylelikle apaçık bir biçimde görüyoruz ki toplumda son derece yaygın, kamusallaşmış bir ön yargı var. Bunun herhangi bir yasaya dayanmadığı hâlde, örneğin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından bir kanalda yayınlanan “Hung” dizisinin eşcinselliği normal gösterdiği için cezalandırılmasına bakacak olursak, zaman zaman ellerinde yetki olanlar bu kümeye karşı, bu cinsel yönelim tercihlerine karşı, bu cinsel yönelimler toplamına karşı son derece ön yargılı ve saldırgandırlar.
Öte yandan, Askerlik Kanunu esasen eşcinselleri karşısına almaktadır ve üstelik onları askerlikten muaf tutmak gibi bir tercihi gerçekleştirmek bakımından da son derece aşağılayıcı göstergelerle eşcinselliklerini ispata yöneltmektedir, zorlamaktadır. Bütün bunlar söz konusu olduğunda da bunların olmadığı söylenmektedir; ama askerlik muayenesine gidenler, orada kendileri gibi olmayan başkalarının nasıl muamelelerle karşı karşıya kaldıklarını görürler.
Şimdi, demek ki o zaman gerçekte toplumsal önyargılar, geleneksel davranışlar, menkıbeler, efsaneler, kötü söylenceler dolayısıyla toplumun kıyısına doğru itilmiş bir insan topluluğu vardır, bunların toplumun geri kalanıyla eşitlenmesi için özel tedbirler gerekir. O yüzden bu araştırma gereklidir.
“Durumu araştıralım, bir bakalım.” değil, “LGBT bireyler” dediğimiz lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüellerin bu toplumun eşit haklı üyeleri oldukları, hiçbir bakımdan ayrımcılığa tabi tutulamayacakları kanunla güvence altına alınmalıdır ki, bu toplumsal ön yargılar karşısında bir azınlık durumuna düşmüş olan, azınlık durumuna getirilmiş olan insanların pozitif ayrımcılıkla yeniden çoğunlukla eşit haklar seviyesine kazandırılması mümkün olsun. Ancak, bu bakımdan Meclis'in nasıl bir karar vereceğini hakikaten merak ediyorum.
Barış ve Demokrasi Partisi Meclis Grubu, Anayasa tartışmaları sırasında cinsel yönelim hakkının Anayasa'ya dercedilmesini, kayıt altına alınmasını istedi. Ne yazık ki, AKP ve MHP temsilcilerinin itirazları dolayısı ile bu, üzerinde anlaşılamayan maddeler arasında kaldı. Umalım, bugün, mesela, bir mucize olsun, Meclis devasa bir adım atsın, bu yönde bir irade beyan etsin, bir anayasal anlaşmazlığın da çözülmesine bir meşruiyet kazandırmış olsun. Ancak, bunun böyle olup olmadığını göreceğiz.
Bir başka noktaya işaret etmek istiyorum. Biz, hiçbirimiz, benim yaşıtlarım, bu bakımdan sonsuz bir hoşgörüyle bu dünyaya gelmedik. Bu fikirlere ulaşabilmemiz çok büyük haksızlıklar karşısında tercih yapmak zorunda kaldığımız koşullar içerisinde oluştu. Şahsen ben, eşcinsel bireyler karşısındaki tutumumun ne olacağını hiçbir zaman hayatım boyunca test etmemişken, cezaevinde, bizlerle birlikte hapse konmuş, çeşitli devrimci hareketler ya da politik hareketlere karışarak cezaevine gelmiş eşcinsel bireylerin bundan ötürü zulme uğradıkları koşullarda bir tercih yapmak zorunda kaldım. Ya onu da kendimiz gibi devrimcilerden biri olarak görecektik ya da orada işkenceye terk edecektik. Biz onları devrimcilerin arasına aldık, onlarla beraber yürüdük. Bu hakkı içermeyi zulüm altında, faşizmin zindanlarında öğrendik, bu bilgiyi de asla ve asla unutmayız.
İlk kez bir eşcinsel bireyle cezaevinde, cezaevi yönetimi devrimcilerin eline düştüğünde, 1980 öncesinde, diğer mahkûmların şikâyeti üzerine karşılaştım. Sordum kendisine, dedim ki: “Niye böyle yapıyorsun?” Bana verdiği cevap son derece basit, temel ve sonuna kadar insaniydi: “Aşığım ağabey, ne yapacaksın?” Bu cevaba verecek hiçbir karşılığım yoktu, olduğu gibi kabullenmekten başka bir çaresi yoktu. Bazı kadınlar bazı kadınları, bazı erkekler bazı erkekleri sevebilirler, bu hayatımızın hakikatidir, bununla yaşamayı öğrenmek büyük çoğunluğun görevidir.
Çoğunluğun hakkını savunmak, heteroseksüel bireylerin hakkını savunmak, Türklerin hakkını savunmak, orta sınıfın hakkını savunmak, cari ahlakı savunmak, bunlar çok kolay şeylerdir; zaten yasa sizden yanadır, devlet sizden yanadır, toplum sizden yanadır, herkes sizden yanadır. Böyle olmayanların hakkını savunabiliyorsanız o zaman hakikaten insanlaştınız, insanların hakkını savunmaya hakikaten hak kazandınız demektir.
Biz, eş cinsel onur yürüyüşünde “Şişli’de Kürt’üz, Taksim’de eşcinseliz.” dediğimiz zaman, buna karşı propaganda yapan yayın organları “Bunlar homoymuş.” dedi. Doğrusu, öyle olsam da hiçbir şey fark etmezdi ama bütün mesele, “homo” olmadığın hâlde “homo”nun hakkını savunmaktır, onlar kendi haklarını savunuyorlar zaten. Kendileri gibi olmayanların, onların haklarını savunduğu gün, Türkiye başka bir ülke olacak. Türkiye, Türkler Kürtlerin hakkını savunduğu zaman, heteroseksüeller eşcinsellerin hakkını savunduğu zaman, erkekler kadınların hakkını savunduğu zaman, yaşlılar gençlerin hakkını savunduğu zaman, hâli vakti yerinde olanlar yoksulların yanına geçtiği zaman hakikaten başka bir ülke olacak. Yoksa her zaman olduğu gibi olmaya devam edebilir. O zaman da, kalubeladan beri [dil sürçmesi, "ezelden beri" olması gerekirdi e.k] nasıl gelmişse öyle gider, eşcinsel taşlar durursunuz, taşlayamadığınız yerde de hakaret edip Meclisi terk edersiniz.
Biz o nedenle bu araştırma önergesinin kabul edilmesini istiyoruz. Başbakan Erdoğan’ı 2002’deki sözünün arkasına geçmeye çağırıyoruz. Meclis çoğunluğumuzun da bu sefer bir sürpriz yapıp bizi şaşırtmasını, bu araştırma önergesini kabul etmesini diliyoruz.
Eşcinsellerin, geylerin, lezbiyenlerin, biseksüellerin, transseksüellerin bizlerle aynı hakka, hatta bu açığı kapatmak için biraz daha fazla hakka sahip olmalarını sağlayacak yasal düzenlemeleri yapmak eninde sonunda bu Meclisin görevi olacaktır, bugün değilse yarın. Ama mutlaka ezilenlerin yanında, onlarla beraber olacağız.
Bu öneri için de çok teşekkür ediyoruz Binnaz Toprak’a.
Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. (BDP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kürkcü.
......................................
Özgün bağlantı için: cdn.tbmm.gov.tr/TbmmWeb/Tuta…
Ertugrulkurkcu.org bağlantısı için ertugrulkurkcu.org/tbmm-de-e…
Cihan Erdal retweeted
"Ailem Güvende" adlı cadı avında tutuklu sayısı maalesef artmaya devam ediyor. Son gelen haberlerle manzara şöyle:
İzmir: 16
Kuşadası: 5
Ankara: 5
Mersin: 27
Toplam: 53
Cihan Erdal retweeted
Ankara Adliyesindeyiz. LGBT+lar, hak savunucuları ve LGBT örgütlerinin kurullarına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan 21 isimden bir kişi hariç tümü tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi maalesef.
Yasemin, Burçin, Nazik, Janset, Tuğba... birçoğunu yıllardır hak savunuculuğu alanından, akademisyenlikten, gazetecilikten, LGBTİ+ olarak var olma mücadelesinden tanıdığımız arkadaşlarımız bu "Cadı avına" dönüşmüş nefret çerçevesinde hedef gösteriliyor, kriminalize ediliyor. Bunu kabul etmiyoruz!
DEM Parti olarak yanlarındayız. Yanlarında olacağız!
Cihan Erdal retweeted
AB fonlarından en çok faydalanan 12 STK (not belediyeler ve üniversiteler haricinde. Aslında aslan payı onlara aittir)
Ben en çok Bülbülzade’ye takıldım.
Hazır LGBTİ dernekleri gündemdeyken buyrun buradan yakın listesi
🤖 Made with AI
Cihan Erdal retweeted
X hesabıma erişim engeli kararı getirildiğini basından öğrendim. Bakanlık açıklamasında ‘çocukların korunmasından’ söz ediliyor. Yıllardır kadınlara, çocuklara, Lgbti+lara yönelik şiddete karşı mücadele ediyoruz. İşkenceye karşı mücadele veriyoruz. Peki vazgeçer miyiz? Asla!
Turkey launched a operation targeting LGBTQ+ associations, businesses and individuals, while a court separately ordered dozens of LGBTQ+-linked websites and social-media accounts to be blocked bloomberg.com/news/articles/…





























