birol akbaba retweeted
#İBBDavası'nda 42.gün
İş İnsanı #VedatŞahin beyanda bulundu:
"Kültür AŞ üzerinden yaptığımız işlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır Başkanım.
Belediyenin kendi eksperleri ve görevlileri sahalarda bulunur, yapılan işleri yerinde kontrol ederler.
Sahadaki işler kontrol edilirken tarafımız ve taşeronlarımız tarafından fotoğraf grupları oluşturulur.
Bu gruplarda iş fotoğrafları paylaşılır ve yapılan işlere ilişkin bilgiler aktarılır.
İBB’ye fotoğraflar ve gerekli kontroller teslim edildikten sonra, idarenin sahadaki denetimleri de tamamlanır.
Hak edişler ancak bu kontroller sonucunda ve onay verilmesi halinde düzenlenir.
Onay olmadan hak ediş alınması mümkün değildir.
Hak ediş olmadan ödeme alınamaz.
Yapılmayan bir işin hak edişe konu edilmesi de mümkün değildir.
Hizmet sektöründe her işte olduğu gibi, işler başlangıçta belirlenen şartlar çerçevesinde tarafımızca yapılır.
Ancak işin icrası sırasında hava koşulları, talepler veya alandaki katılımcı sayısına bağlı olarak bazı değişiklikler meydana gelebilir.
Bu son derece normaldir.
Ancak asla yapılmayan veya gerçekleşmeyen bir işin bedelinin alınması söz konusu değildir.
Çünkü bu işler, denetimlerin bulunduğu ortamlarda gerçekleştirilmekte ve sürekli kontrol altında tutulmaktadır.
Bu nedenle iddia edildiği şekilde bir olayın gerçekleşmesi mümkün değildir.
Herhangi bir partiye, kuruluşa, oluşuma, hatta kendi derneğim dâhil olmak üzere herhangi bir üyeliğim yoktur.
Bana emir ya da talimat verebilecek bir kişi hiçbir zaman olmamıştır.
İddianamede ismi geçen kişilerle ne şekilde tanıştığım sorulduğunda da bunu detaylı şekilde ifade ettim.
Bu kişilerin büyük çoğunluğu iş hayatımdan kaynaklı olarak tanıdığım kişilerdir.
Emniyetteki ifademde adı geçen 33 ayrı firma bulunmaktadır. Bunlardan yalnızca iki tanesini tanımadığımı özellikle belirttim.
Bazı kişilerle aynı organizasyonlarda bulunmuş olmamızın ya da telefon irtibatımızın bulunmasının nedeni; sahne, etkinlik ve organizasyon işlerinde kurulum yapıyor olmamızdır.
Bu nedenle aynı işlerde görev almamızdan kaynaklı olarak aynı ortamlarda bulunmuş olabiliriz.
Kaldı ki Murat Ongun ile ilgili olarak yalnızca telefon irtibatından söz edilmektedir.
Baz istasyonu kayıtları veya başka somut delillerle desteklenmeyen, tek başına ortak kayıtlar delil olarak kabul edilemez.
Hiçbir tanık, gizli tanık ya da şüpheli tarafından; gizli toplantı, örgüt üyeliği veya örgütsel faaliyet kapsamında herhangi bir eylemimden ya da davranışımdan söz edilmemektedir.
Dosyada yalnızca sahte fatura suçlaması ileri sürülmektedir. Ancak bu konuda dahi tarafıma yöneltilmiş ve kesinleşmiş bir dava söz konusu değildir.
Ciddi bir mağduriyet yaşamaktayım.
Ticari hayatımın gereği olarak yaptığım işler nedeniyle, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin sonradan verdikleri ve baskı altında alındığını düşündüğüm beyanlar dışında dosyada aleyhime herhangi bir delil bulunmamaktadır.
İfadelerimin ve iddianamede yer alan bazı hususların tekrar edilmesi suretiyle tarafım hakkında iltisaklı bir suç varmış gibi bir algı oluşturulması son derece yanlıştır.
Söyleyeceklerim bundan ibarettir.
Hakkımdaki tüm dava dosyaları yönünden beraatime karar verilmesini talep ediyorum.
Başkanım, benim başka bir geçim kaynağım yoktur. Yaklaşık 14-15 gündür tutuklu bulunuyorum.
Bu süreçte çocuklarım ve ailem mağdur durumdadır.
Ayrıca, herhangi bir suçta kullanıldığı ortaya konulamayan ve iddialarla bağlantısı ispatlanamayan şirket hesapları ile maaş hesapları üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını arz ve talep ediyorum."
#İBBDavası'nda 42.gün
Sadece İBB'ye iş yaptığımız iddia edilmiş! Birçok AKP'li belediyeye iş yaptım"
İş İnsanı #VedatŞahin beyanda bulunuyor.
"Şirketimizin yaptığı işler; kongreler, fuarlar, etkinlikler, açılışlar, mitingler gibi kamu ve özel sektörün gerçekleştirdiği kapalı ve açık alan organizasyonlarında ihtiyaç duyulan teknik hizmetlerdir.
Bu kapsamda ses sistemi, ışık sistemi, dev ekran, basın işleri, pozisyon çekimleri, güvenlik çadırı, mobil tuvalet, canlı yayın hizmetleri gibi birçok kalemde faaliyet göstermekteyiz.
Bu işlerde kullanılan ekipmanların önemli bir kısmı şirketimizin kendi bünyesinde bulunmaktadır.
Ses sistemleri, ışık sistemleri, dev ekranlar ve benzeri ekipmanlar şirketimize aittir ve bunlar envanterimizde mevcuttur.
Bununla birlikte fuarlar, organizasyonlar ve etkinliklerde işin niteliğine göre ilave ihtiyaçlar da ortaya çıkabilmektedir.
Bu ihtiyaçlar, piyasada bu alanlarda faaliyet gösteren firmalardan kiralama yoluyla temin edilmektedir.
Zaman zaman alanında uzman alt yüklenici firmalardan da destek almaktayız.
Dosyada bulunan ve tarafımıza yöneltilen iddialar kapsamında adı geçen kişilerden bazıları da bu şekilde çalıştığımız taşeron firmaların yetkilileridir.
Örneğin, 27.05.2021 tarihli ifadesinde adı geçen kişi; grafik baskı, kompozit baskı, yönlendirme ve benzeri işler yapan taşeronlarımızdan biridir.
Aynı şekilde 01.06.2023 tarihli ifadesinde adı geçen kişi de şirketimizin zaman zaman iş yaptığı firmalardan biridir.
Bu firmalarla yaptığımız çalışmalar tamamen rutin ticari faaliyetlerdir ve bunlara ilişkin belgeler mevcuttur.
Yukarıda saydığım iş kalemlerinin önemli bir kısmı dışarıdan temin edildiğinden, faaliyet alanımız gereği sektörde birçok kişi ve firmayla muhatap oluruz.
Aynı sektörde bulunduğumuz için ticari ilişkilerimiz, diyaloglarımız ve iş birliklerimiz olmuştur.
Yaptığımız işler genellikle elektronik sistemlere dayandığından, etkinlik alanlarında bizzat bulunuruz.
Olası aksaklıkların önüne geçmek ve sorumluluklarımızı yerine getirmek amacıyla organizasyonların başında bulunmaya özen gösteririz.
🔺️Yaptığımız işler yalnızca CHP, İBB, herhangi bir siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu adına değildir.
Belediyeler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve sivil toplum örgütleri de müşterilerimiz arasında yer almaktadır.
Örneğin şirketimiz; Kapadokya’daki ilk aydınlatma çalışmalarında, çeşitli petrol ve petrokimya firmalarının Türkiye genelindeki organizasyonlarında ve birçok özel sektör projesinde görev almıştır.
İddianamede adı geçen bazı firmalar da yalnızca İBB ile değil, farklı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla çalışmıştır.
🔺️AK Parti döneminde çeşitli belediyelerin açılışları, kültür merkezi etkinlikleri, hayvan barınakları, atölyeler ve benzeri organizasyonlarda da görev aldık.
2024 yılında da Eyüp Belediyesi başta olmak üzere çeşitli kurumların kültür merkezi, kütüphane ve meydan açılışları gibi etkinliklerinde hizmet verdik.
🔺️Dolayısıyla şirketimizin yalnızca İBB ile değil; birçok belediye, kamu kurumu ve özel sektör kuruluşuyla ticari ilişkisi ve iş deneyimi bulunmaktadır.
birol akbaba retweeted
#İBBDavası'nda 42.gün
Sadece İBB'ye iş yaptığımız iddia edilmiş! Birçok AKP'li belediyeye iş yaptım"
İş İnsanı #VedatŞahin beyanda bulunuyor.
"Şirketimizin yaptığı işler; kongreler, fuarlar, etkinlikler, açılışlar, mitingler gibi kamu ve özel sektörün gerçekleştirdiği kapalı ve açık alan organizasyonlarında ihtiyaç duyulan teknik hizmetlerdir.
Bu kapsamda ses sistemi, ışık sistemi, dev ekran, basın işleri, pozisyon çekimleri, güvenlik çadırı, mobil tuvalet, canlı yayın hizmetleri gibi birçok kalemde faaliyet göstermekteyiz.
Bu işlerde kullanılan ekipmanların önemli bir kısmı şirketimizin kendi bünyesinde bulunmaktadır.
Ses sistemleri, ışık sistemleri, dev ekranlar ve benzeri ekipmanlar şirketimize aittir ve bunlar envanterimizde mevcuttur.
Bununla birlikte fuarlar, organizasyonlar ve etkinliklerde işin niteliğine göre ilave ihtiyaçlar da ortaya çıkabilmektedir.
Bu ihtiyaçlar, piyasada bu alanlarda faaliyet gösteren firmalardan kiralama yoluyla temin edilmektedir.
Zaman zaman alanında uzman alt yüklenici firmalardan da destek almaktayız.
Dosyada bulunan ve tarafımıza yöneltilen iddialar kapsamında adı geçen kişilerden bazıları da bu şekilde çalıştığımız taşeron firmaların yetkilileridir.
Örneğin, 27.05.2021 tarihli ifadesinde adı geçen kişi; grafik baskı, kompozit baskı, yönlendirme ve benzeri işler yapan taşeronlarımızdan biridir.
Aynı şekilde 01.06.2023 tarihli ifadesinde adı geçen kişi de şirketimizin zaman zaman iş yaptığı firmalardan biridir.
Bu firmalarla yaptığımız çalışmalar tamamen rutin ticari faaliyetlerdir ve bunlara ilişkin belgeler mevcuttur.
Yukarıda saydığım iş kalemlerinin önemli bir kısmı dışarıdan temin edildiğinden, faaliyet alanımız gereği sektörde birçok kişi ve firmayla muhatap oluruz.
Aynı sektörde bulunduğumuz için ticari ilişkilerimiz, diyaloglarımız ve iş birliklerimiz olmuştur.
Yaptığımız işler genellikle elektronik sistemlere dayandığından, etkinlik alanlarında bizzat bulunuruz.
Olası aksaklıkların önüne geçmek ve sorumluluklarımızı yerine getirmek amacıyla organizasyonların başında bulunmaya özen gösteririz.
🔺️Yaptığımız işler yalnızca CHP, İBB, herhangi bir siyasi parti veya sivil toplum kuruluşu adına değildir.
Belediyeler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve sivil toplum örgütleri de müşterilerimiz arasında yer almaktadır.
Örneğin şirketimiz; Kapadokya’daki ilk aydınlatma çalışmalarında, çeşitli petrol ve petrokimya firmalarının Türkiye genelindeki organizasyonlarında ve birçok özel sektör projesinde görev almıştır.
İddianamede adı geçen bazı firmalar da yalnızca İBB ile değil, farklı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla çalışmıştır.
🔺️AK Parti döneminde çeşitli belediyelerin açılışları, kültür merkezi etkinlikleri, hayvan barınakları, atölyeler ve benzeri organizasyonlarda da görev aldık.
2024 yılında da Eyüp Belediyesi başta olmak üzere çeşitli kurumların kültür merkezi, kütüphane ve meydan açılışları gibi etkinliklerinde hizmet verdik.
🔺️Dolayısıyla şirketimizin yalnızca İBB ile değil; birçok belediye, kamu kurumu ve özel sektör kuruluşuyla ticari ilişkisi ve iş deneyimi bulunmaktadır.
birol akbaba retweeted
Özgür Özel'den Bülent Kuşoğlu'na sert tepki:
"Derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack'ın tarif ettiği bir rejimde bir göreve talip olan yaklaşım tarihi bir talihsizliktir. Bu Tom Barrack'ın tariflediği Türkiye'dir, monarşi tarifliyorlar, Cumhuriyet'ten önceki bir ittifakı tarifliyor.
CHP'ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir kutsiyet ve önem atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zul sayarım."
Kılıçdaroğlu destekçisi Bülent Kuşoğlu, T24'e konuştu:
-Şimdi bir iktidar değişikliği sırasında devlet bu seçimi yapıyorsa, milletvekili seçimlerini yüzde 1-2 etkileyebiliyor. Tüm dünyada bu vardır, bizde de etkileniyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde etkisi daha fazla oluyor. En azından bu bir faktör. Bunun ötesinde tutukluların yakınlarını etkilemek, güneydoğudaki oyları etkilemek, iltica etmiş vatandaşların oylarının sayılması gibi birçok konu var. Yani devletin yüzde 2’yi devletin manipüle edebilmesi çok kolay aslında. Türkiye seçimleri yapabilen bir ülke ama seçim manipülasyonu da yapılıyor Türkiye'de.
-(Devlet aklının CHP'ye uygun gördüğü bir muhalefet biçimi var sanki sorusuna cevaben) Devlet aklı önemli.
-Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda.
-Sayın Erdoğan iktidara ilk geldiği zamanki İslamcı ideolojiye sahip mi şu anda? Değil. Geldiği zaman Türk milliyetçiliği ile ilgili düşünceleri de çok farklıydı biliyorsunuz, şu anda çok farklı. Batı ile ilgili de aynı şekilde. Bugün Batı ile ilişkilerin olmadığını söyleyemezsiniz.
-Yani İttihat Terakki nasıl o üç akımı mezcetti, birleştirdi, öyle iktidardı…Tayyip Erdoğan da bu üç akımı birleştirdi gibi bir durum var. Ama Tayyip Erdoğan kendisi mi yapıyor bunu, devlet aklı mı?
-Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sadece Erdoğan üzerine inşa edilmiş vaziyette. Ondan başka hiç kimsenin bu rejimi, bu sistemi götürmesi mümkün değil. Dolayısıyla Erdoğan sonrasında Türkiye’yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre. Doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor onu bilmiyoruz. Sıkıntımız orada.
-Çok hassas bir dönem. Devletin içinde mücadele var, AKP’nin içinde mücadele var, MHP’nin içinde mücadele var. Böyle bir ortamda CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı? Bunları da bilmemiz lazım. Onun için oturup konuşmamız lazım. Onun için diyaloga ihtiyacımız var.
-Adayımız Özgür Bey de olabilir, Mansur Bey de olabilir, bir başkası da olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde aday diğerlerine göre çok fakat bu sistem gerçek aday olması gerekenleri de ortaya çıkarmıyor maalesef.
-Çok bilinçli bir kampanya Kemal Bey'i linç etti. Çubuk'taki fiziki linç olayında ben Kemal Bey’in yanındaydım. O linç olayı bu linç olayı kadar etkilemedi Kemal Bey’i. Bu linç var ya, sosyal medyadaki linç… Çok etkiledi onu.
-Kemal Bey artık eşi ve çocukları için yaşıyor.
-Ekrem Bey meselesi siyasi bir mesele bir kere. Hukuki bir mesele olmaktan öte. O konuda parti olarak yapabileceğimiz Ekrem Bey'in yanında durmak. Onun dışında başka bir şey yok. Hep beraber tüm arkadaşlarımızın yanında durmalıyız.
birol akbaba retweeted
Ekrem İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na
“Dâhili bedhah kayyım” diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Yanlış mı? Hiç değil!
Ama herkesin şunu bilmesini isterim: Cumhuriyet Halk Partisi, sarayın hukuk mühendisliğiyle ele geçirilecek bir yapı değildir. Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet egemenliği üzerine kurduğu bir direniş partisidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi, adalet yerini bulana ve delegenin iradesi ortaya koyulana kadar o bina değildir. CHP’nin genel merkezi artık bütün partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır."
(T24)
birol akbaba retweeted
CHP Milletvekili Bülent Tezcan:
"Bizim Grup Başkanımız Özgür Özel'dir, Grup Toplantısı'nda da Özgür Özel konuşacak.
Kemal Bey, gitsin butlan kararını nereden aldıysa orada konuşsun."
(İsmail Saymaz)
birol akbaba retweeted
Ankara dinlesin, Doruk Maden işçileri geliyor!
Otobüslerimiz iptal ettirildi, şoförler tehdit edildi, yolumuz kesilmeye çalışıldı. Ama biz kararlıyız, korkmuyoruz.
Yurttaşlar olarak seyahat etme özgürlüğümüzü kullanacağız, Ankara’ya kendi araçlarımızla gideceğiz. Haklarımızı almadan bu yoldan dönüş yok.
Doruk Maden işçisi Kamil Tanrısever:
“3 sefer otobüs tutuldu. İlk otobüs Beypazarı Belediyesi’nden tutulmasına rağmen engellendi. 2 sefer de kendimiz otobüs tuttuk, onlar da iptal edildi. 3 bakanın verdiği sözler tutulmadı. Bayram öncesi bize ödeme yapılacaktı. Ödemeler yapılmadığı için 1 Haziran itibarıyla bu işçiler kararlı.”
#MadencilerAyakta
birol akbaba retweeted
Edirne’den Eskişehir’e bize her yer Ankara!
Buradan patron Bekir Kiremitçi’ye ve konkordato komiserliğine çağrımızdır:
Gasp edilen haklarımızın ödenmesini daha fazla uzatırsanız, yalnızca buradan seslenmekle kalmayacağız. Evinizin önüne de geleceğiz, Tekirdağ’daki şirketinizin önüne de geleceğiz.
Buralarda da çözüm üretilmezse Enerji Bakanlığı’nın ve Çalışma Bakanlığı’nın önüne de geleceğiz.
Ekmeğimizi size vermeyeceğiz. Korkmuyoruz.
#MadencilerAyakta
birol akbaba retweeted
Beypazarı ve Ayaş’ta kolluk, iki ayrı noktada geniş çaplı çevirme ve kimlik kontrolü yapıyor.
Geçen her araç tek tek durduruluyor, madencilerin Ankara’ya ulaşmasını engellemek için fiili bir abluka kuruluyor.
Hakları için yola çıkan tek bir madencinin bile geçişine izin verilmemesi hedefleniyor.
Bunlarla uğraşmayın. Ya bizi köle ilan edin, ya da hakkımızı verin!
Ankara’ya varacağız. Ses ver Türkiye!
birol akbaba retweeted
#İsmailArıyaÖzgülük
#GazetecilereÖzgürlük
BirGün muhabiri İsmail Arı ‘gazetecilik suçu’ndan 71 gündür tutuklu
birgun.net/haber/birgun-muha…
"devlet aklı" denen olgu, senden aldığı kaynakla siyah makam aracına binen, bununla giderken de çakarıyla yine senin yolunu gasp eden asalak organizasyon.
Kılıçdaroğlu’na yakın iki ismin sözleri art arda önüme düştü.
İlki Bülent Kuşoğlu’nun t24’ten Cansu Çamlıbel ile söyleşisi… Kılıçdaroğlu’nun 45 yıllık yol arkadaşı. Mutlak butlan kararını bir “devlet projesi” olarak görüyor. İttihatçı bir devlet aklının yeni bir düzen kurgulamakta olduğuna inanıyor.
İkincisi kurultayı kaybettikten sonra Kılıçdaroğlu’nun çalışma ofisinde özel kalemi olarak tanıdığım Abdurrahman Yarguci. Yarguci’nin profilinde şimdi “Kılıçdaroğlu’nun danışmanı” yazıyor. Yarguci’ye göre de Mutlak butlan kararı parti içi bir mesele değil, ülkenin temelini sarsmaya yönelik tehditlerin bertaraf edilmesi. Yarguci paylaşımını Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına dayandırıyor.
Kılıçdaroğlu da konuşmasında “devlet aklı” vurgusu yapmıştı.
birol akbaba retweeted
Bize devlet aklı olarak yutturmaya çalıştıkları şey ABD destekli sermaye-cumhur ittifakı koalisyonu. Bu düzeni meşrulaştıracak hiçbir ideolojik argüman kalmadığı için devlet aklı diye mistik bir şey uydurdular.
birol akbaba retweeted
Özşen Madencilik direnişimizin 13. günündeyiz!
Bayram günü haklarımızı gasp eden, çocuklarımızın ekmeğine göz dikenler karşısında taleplerimiz açık ve nettir:
•3 aydır ödenmeyen maaşlarımız derhal ödensin
•1 yıldır ödenmeyen mesai ücretlerimiz ödensin
•Emekli olan madencilerin tazminat hakları eksiksiz verilsin
•İşten atılan arkadaşlarımız işe geri alınsın
•Çalışma koşulları işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun hale getirilsin
Haklarımızı alana kadar mücadelemizden bir adım geri atmayacağız.
#MadencilerAyakta
birol akbaba retweeted
Onur Öncü: "Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığında kamu kanalı TRT, seçim boyunca Kılıçdaroğlu'na 33 dakika yer verdi.
Bayramın ikinci günü Kılıçdaroğlu, gazetecilerle bayramlaşırken TRT dakikalarca canlı yayında kaldı. Kılıçdaroğlu, orada 'medya tek taraflı haber yapıyor' diyor. Doğru, medya tek taraflı haber yapıyor. Medyanın %95'i iktidarın denetimi altında, %5'e de göz dikmişler."
birol akbaba retweeted
İstanbul'a indim şükür ,yurtdışından gelen İşadamlariyla buluştuktan sonra Türkçe Olimpiyatları Açılış Gecesi'ne katılacağım.
yargı sopası, bayram arasından sonra chp'nin sırtına inmeye devam ediyor.
#SONDAKİKA
CHP'li Buca Belediyesi'ne operasyon! Başkan gözaltına alındı
halktv.com.tr/siyaset/son-da…
birol akbaba retweeted
Metin Lokumcu ölümünün 15. yılında Hopa sokaklarındaki yürüyüşle anıldı.
Hopa'nın dereleri özgür aksın diye verdiği mücadelede kolluk güçleri tarafından katledilen Metin Hoca onurumuzdur!
birol akbaba retweeted
Devletin koca üç bakanlığı garantörüm deyip işçileri kandırdı. Talancı ve hırsız bir patrona laf geçiremeyen devletin bakanlıkları , arsız bir patron devletin ve ülkenin kaynaklarına çöktüğü gibi işçilerin haklarına da çöksün diye uğraşıyor.
Patronun arsızlığına, hırsızlığına göz yumanlar, işçiler Ankara’ya gelmesin, anayasal haklarını kullanmasın, patronu rahatsız etmesin diye uğraşıyor.





























