Geçen gün Fransız bir erkekle randevum vardı. Beni süzüp “Bir Türk kadınına göre fena değilsin” dedi. E Türk kadını durur mu? Yapıştırır cevabı. “Sen de daha 28 yaşında kelleşen bir erkeğe göre oldukça özgüvenlisin, tebrik ederim” dedim. Masada bir sessizlik oldu ve çocuğun resmen nutku tutuldu. Daha önce hiçbir kadından böyle laf yememiş, belli. Seni atalarından gelen travmalarını çözmen için yalnız bırakacağım diyip gittim, şimdi Thomas düşünsün
Yeni evlenmiş bir kız arkadaşımla konuşurken eski sevgilisinin gecenin köründe rastgele onu aradığını söyledi. Telefonunu sessize almamış, bangır bangır gecenin üçünde telefon çalınca kocası da, o da uyanmışlar. Arayan eski sevgilisiymiş, görünce kocasına da söylemiş ve açmamış. Sonra tekrar aramış. Yine cevap vermek istememiş, yani zaten neden eski sevgilisinin telefonunu açsın ya da geri arasın? Saçma. 2 kez açmamasına rağmen, üçüncü kez arayınca kocası belki acil bir durum olabileceğini ve açması gerektiğini söylemiş. Neyse, sonra telefonu açmış, kocası da yanında. Birbirlerine güveniyorlar ve sakladıkları bir şey yok zaten. Eski sevgilisi ne dese beğenirsiniz? ‘Karım ailesini ziyarete gitti, o yüzden seni aradım. Biraz konuşalım mı?’ İşte bu toksik erkeklerin özetidir arkadaşlar. Karısı uzakta diye eski sevgilisini arama fırsatı bulduğunu düşünmüş kendince. Arkadaşım kocasına gülerek dönüp bakmış, ‘cevap vermememin daha uygun olduğunu söylemiştim sana’ demiş. Gülmüşler. Evli bir erkeğin eski sevgililerini araması, özellikle o eski sevgilinin de evli olması asla yapılmaması gereken bir şey.
Eğer bir gün aldatıldığınızı öğrenirseniz, hemen ayrılmayın. Yakalanmadan aldatmanın ne demek olduğunu ona öğretin. Bazı insanların böyle öğrenmeye ihtiyacı vardır.
2026 yılında randevulaşmak bence korkunç ya. Her gün konuşuyorsunuz, rutinlerinizi biliyorsunuz, özelinizi paylaşıyorsunuz ve uyandığınızda birbirinizin aklına geliyorsunuz falan. En ufak sorunda hemen yabancı oluyorsunuz. İşin sonunda ortada ne ilişki var, ne ayrılık. O yüzden hep diyorum ortada bir ilişki yokken her gün konuşup sahte yakınlık hissi yaratmayın diye
Bir erkek egosunu ve gururunu seçtikçe, ondan yalnızca sevgi bekleyen ve hayatının şansı olan o kadını kaybeder, egosunun nelere mal olduğunu göremeyecek kadar körleşir. Çoğu ilişkide kadın çok şey istemez, kusursuzluk aramaz. Tek istediği tutarlılıkla, dürüstlükle, çabayla ve saygıyla sevilmektir. Sadece işine geldiğinde değil, her gün tercih edilmektir. Ama erkeğin egosu, kadının kalbini duyamayacak kadar gürültülüyse, gururu 'Özür dilerim' diyemeyecek, hatalı olduğunu kabul edemeyecek, ilk adımı atamayacak, kadına ihtiyacı olduğunu itiraf edemeyecek kadar büyükse her şeyini zamanla kaybeder. Ego, erkekliği asla itaat etmemek, sert olmak, asla özür dilememek zanneder. Ancak sonunda erkek kadını yani kalbe erişimini kaybeder. Kadın onu sevmekten vazgeçtiği için değil, erkek egosuyla kadına sevildiğini hissettiremediği için. Erkek sanki kadın çok şey istiyormuş gibi davranırken kadın en asgari şey için yalvarmak zorunda kaldığı bir dinamiğe hapsolur. Ama erkeğin egosu bir gün kadının yalvarmaktan yorulacağını hesaba katmaz. Kadın özgürce verilmesi gereken bir aşk için ağlamaktan yorulur ve gider. Ve erkeğin egosu, hala geri döneceğini düşünerek kadının gidişini sadece izler ancak kadın asla geri dönmez. Çünkü yalnızca düzgün bir şekilde sevilmeyi isteyen bir kadın, egosuna hapsolmuş, körleşmiş, neyi kaybettiğini bile anlayamayan, kalbe adım atmaya hazır olmayan bir erkekten daha iyisini hak ettiğini anlayacaktır.
Bir erkekle konuşmaya başladığınızda belki her şey kağıt üstünde düzgün, oldukça kibar, ilgili, istekli vs. ama içinizde bir şey sürekli geri çekil diyorsa sadece yakınlıktan kaçmıyorsunuz ya da korkmuyorsunuz. Belki sorun bende demeyin hemen. Bedeniniz sizi koruyor olabilir çünkü bazı insanlar size yanlış bir şey yapmadan önce bile beden zihinden önce her şeyi hisseder. Sezgiler bağırmaz ya da korkmaz, panikletmez. çoğu zaman içinizde net bir şey duyarsınız bu erkekte aradığınız bütünlüğün olmadığına dair
Şifalanmış eril enerji, dişili kontrol ederek sevgisini “kazanmaya” zorlamaz. Ego ve gururla yaklaşmaz. Kafa karışıklığıyla değil, netlikle liderlik eder hem kendisine hem dişile. Dişil sürekli onu deşifresi etmek zorunda kalmaz, niyetini çok net hisseder. İlahi dişil enerjiye adım atan bir kadının yeni bir eril tezahür ettirmesine gerek yoktur. Aynı adamın yeni bir versiyonunu tezahür ettirebilir. Dişil sınırlarıyla erkeğe onu nasıl seveceğini, yumuşaklığı ile onu nasıl kaplayacağını öğretir
Geçen gece bir etkinlikte bir adam yanıma geldi ve şansını denedi. Biraz sohbet ettik, kaç yaşında olduğunu sordum. 25 dedi. Benim için çok genç olduğunu ve 30 yaşımda olduğumu söyledim. ‘Ama hiç yaşlı görünmüyorsun, 25 yaşında olmam ne sorun yaratır ki?’ dedi. İlk satürn döngüsünü tamamlamamış bir erkekle çıkmayacağımı nasıl anlatabilirim diye düşündüm o an, sonuçta spiritüel askerlik gibi bir şey o 2,5 sene. Neyse, ‘Sadece 5 yaş var, çok büyük değilsin ya’ dedi. Güldüm. Sonra ‘Ben zaten yaşımı doğru söylemedim, aslında 29’um’ dedi. Hadi yaşı geç, ilk 2 dakikada kırmızı bayrak nasıl verebiliyorsun hiç utanmadan? Doğruyu söylediğinde ilgimi çekemeyeceğini düşündüğün için benimle tanıştığın ilk iki dakikada yalan söylemeye karar verdin. Yaş aldıkça flört adı altında böyle yalan söyleyenlere ilgi duyamıyorum
Şimdi başıma gelene bakın, yıllardır erkekleri hep kendi yararıma kullandım. Bir işe yaramıyorsan, hayatımda yerin yok enerjim çok hakimdi ve hemen hemen hepsi istediğim her şeyi bana sunmuştur bu arada. Talepkar ve baskın bir karakterim vardı ve bu enerjimin karşısında çok yetersiz hissediyorlardı, eziliyorlardı. Bir süre sonra bu dinamiklerden sıkılmaya başladım ve daha kalpten, materyalistik olmayan dinamikler için özellikle kalbimi açabileceğim ruhi çalışmalar yaptım ve sürpriz! İkiz alevimle tanıştım. Sosyal bir figür olduğum için ilişkilere daha manevi yaklaşmam gerektiğine dair atılan yorumlara bir şans verdim diyelim. İnanılmaz bir ruhi yükseliş süreci geçirdikten sonra kalbim tamamen açıktı ve bu ilişkiye tamamen ruhla, kalple, maneviyatla yaklaştım. Bu sefer adam kalp enerjimin karşısında ezildiğini ve yeterli hissetmediğini söyledi. Yani durum erkeklere maddi, manevi davranmakla alakalı değil, hepsi yüksek ilahi dişilin, karanlık dişilin karşısında kendilerini ezik hissediyorlarmış
Bir iş arkadaşıma boşandıktan sonra en çok neye üzüldüğünü sordum. Sonuçta yuvası dağıldı, yıllarca süren ve bir zamanlar sevdiği insandan ayrıldı. 'Bitmesine değil, bu kadar uzun süre kendimi feda etmek uğruna ilişkiyi sürdürdüğüme üzüldüm' dedi. VAY BE. Bence boşanan çoğu kadının yaşadığı şey bu. Bazen acı ayrılığın kendisi değil, kendine ne kadar geç sahip çıktığını fark ettiğinde geliyor. Toksik ilişkiler bittiğinde karşındakini kaybettiğine değil, geç kaldıklarına kederleniyorsun
Regl Dönemiyle Alakalı Spiritüel Bilgiler:
1. Regl olduğunuzda sezgileriniz artar, bastırdığınız duygularla yüzleşirsiniz ve her şeyi olduğu gibi görürsünüz.
2. Doğum kontrol hapları sezgilerinizi uyuşturur, yanlış eş seçimine sebep olur ve bedeniniz kramplarla isyan eder. Enerjinizden beslenen manipülatif bir erkekle regl döneminiz acı dolu geçer. Buna babanız, abiniz de dahil.
3. Bir kadın regl olduğunda sezgileri doruktadır. Bu yüzden size gereğinden fazla enerjik yük verip, regl döneminizden nefret ettirdiler. Geride bırakabileceğiniz güvenli bir alan bile sunmuyorlar çünkü.
4. Size ait olmayan yükleri (Baba, abi, kardeş, sevgili) şifalandırmaktan yorgunsunuz ve bu sizi erkek gibi yaşamaya itiyor. Kendi dişil ritminizi bu yüzden unutuyorsunuz.
5. Bir erkeğin gerçek karakterini regl olduğunuzda görürsünüz, hayat boyu ya size karşı ilgisiz ve anlayışsız olacaktır ya da ilgili ve acınızı hafifletmek için her şeyi yapan biri olacaktır.
6. Regl döneminde cinsellik asla yaşamamalısınız yoksa kanınız spiritüel olarak sizi o erkeğe bağlar.
7. Meditasyon eril enerjiyi dengelemek için yapılır. Bir erkek gerçekten zihnin ötesine geçmediyse sizi meditasyonda sadece bildiği kadarıyla yönlendirebilir. Bir kadının derin meditasyona girmesi için rahim portalına bağlanması yeterlidir, simya anında başlar. Bunu kendi kanıyla da yapabilir.
8. Bir erkeğin regl olduğu için kadınları utandırdığını görüyorsanız, annesi büyük ihtimal ona hamile kaldığında keşke regl olsaydım diye dua ediyordur ama onu doğurmak zorunda kaldı işte.
9. Hesabı yarı yarıya paylaşalım inancını hala neden benimsiyorsunuz? Regl olunca ya da çocuk doğurunca acınızı paylaşıyor musunuz? Maddi ve ruhi düzlem arasında portal olduğunuzu unutmayın.
“Çok seçicisin."
Seçeceğim adamın ahlaki değerleri çocuklarımızın geleceğini belirleyecek.
Nasıl bir karaktere sahip olduğu evimizde her gün yankılanacak, kendi kalbiyle kurduğu bağ hem benim hem kurduğumuz ailenin hayatını şekillendirecek. Kendi içinde ilahi dişil enerjisini bastıran, eril enerjisi zayıf, kadına ve ailesine sahip çıkmayı bilmeyen ve gizli gay, kadın düşmanı milyonlarca erkek var. Bana göre yeterince seçici değiliz ama neyse
Kadınlara Yöneltilen Hakaretlerin Asıl Anlamları
1. SÜRTÜK
Arzularına ve bedenine sahip çıkan kadın.
2. BENCİL
Kendi ihtiyaçlarını sevilmek için göz ardı etmeyen kadın.
3. CADI
Sezgisel, güçlü ve insanların gerçek yüzünü gören kadın.
4. 35'TEN SONRA ÇÜRÜK YA
Bilgeliğe, tecrübeye ve ferasete sahip kadın.
İyi kalpli kadınlar neden kötü kalpli erkeklere denk gelir? Zannettiğiniz gibi “öz değer” düşüklüğünden değil; iletişim kurmayı bilen, sevgi dolu, duygusal zekası gelişkin ve kibar olduklarından. Çünkü bu özelliklerini sömürebilecekleri bir kaynak olarak gören kötü kalpli erkekler anında beslenmek için harekete geçiyorlar. Bu kadınlar sabırlı oldukça, iletişim kurdukça, ilişkiyi taşıdıkça o erkeğin hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyorlar. Ancak toksik erkekler o kadının seviyesine çıkmak yerine, tüm kaynaklarını ve yaşam enerjilerini bedavaya sömürüyorlar. Şunu anlamalısınız ki problem kim olduğunuzla alakalı değil, kim olduğunuzla ve kaynaklarınızla alakalı tüm bilgileri o erkek haketmeden direkt sunmanız. O yüzden hak etmeyen hiç kimseye kendiniz hakkında hiçbir bilgi vermeyin, bırakın sizi tanımak için çabalasınlar.
“Beni yanlış anladın” diye bir erkek türü var. Ona göre ne anlasanız yanlış. Yeterince dürüst ve net olamadığını asla kabul etmez, hayatının amacı anlama kapasitenize ayar çekmek. Niyetinin iyi olduğunu söyleyip davranışlarına yansıtamaz. Bu tarz erkek hayatınızdaysa, bir kadın olarak cümleleri değil, döngüleri takip etmeniz gerek. Döngülere baktıkça kim olduğunu çok net göreceksiniz. İlk hatası onun sorumluluğu, ikinci hatası sizin sorumluluğunuz, sınır çizin SINIR
Öylesine cinsellik arayan manipülatif erkeklerin gerçek niyetlerini gizlemelerinin ve anlamlı ilişkiler arayan kadınların peşinden gitmelerinin asıl nedeni, kadınlar üzerinde güç ve duygusal kontrol istemelerinden kaynaklanır. Kendilerinden bağımsız olan ve sadece cinsellik isteyen bir kadın istemezler, çünkü o zaman kontrol edecekleri bir şey olmayacak. Seks işçilerinede para ödemek istemezler, çünkü kadının bunu sadece para için yaptığını ve sömürülmek yerine verdiğinin karşılığını alacağını bilirler. Beğenildiklerini düşündükleri ve peşinden koşturulma tatminini onlara verecek bir kadınla ilişki isterler. Kendileri gibi bir ilişki yaşamak isteyen bir kadını kolayca bulabilirler zaten ve bunda herhangi bir sorun yok. Ancak uzun vadeli flört etme niyetleri olmadığını bildikleri bir kadını cinsel olarak elde etmek ve ikna etmek için romantizm kalkanını kullanmak onlara daha çok ego verir. Klasik güç gösterisi
Biri size karşı romantik bir ilgi duyduğunu ya da sizinle romantik bir ilişki başlatmak istediğini açıkça, yani sözlü olarak teyit etmediği sürece, ona kuzeninizmiş gibi davranmalısınız. Eğer bahaneleri "Acele etmeyelim, ağırdan alalım" şeklindeyse, bilin ki ağırdan aldıkları kendi zamanları değil, sizinkidir. Aynen öyle kuzeeeenn
Beste Erbacıoğlu | Kimlik Stratejisti retweeted
İlişkilerde her kadının bilmesi gerekenler:
1. Bir erkeğin yapmaya üşendiği her şeyi başka bir erkek yapacaktır. (Bkz:Bolluk bilinci)
2. Bir insanın aldatacağı varsa aldatır. Bu sizinle değil, kendi karakteriyle alakalı bir durum.
3. Ben böyleyim diyen bir erkeğin tembelliğini ve özensizliğini kabul etmemelisiniz. (Ben böyleyim yani daha fazla gelişemeyecek, kapasitesi bu kadar)
4. Size nasıl davrandığı size karşı hisleriyle doğru orantılıdır.
5. Bir erkek bir kadını gerçekten istiyorsa o kadın için dağları yerinden oynatır.
6. Yetişkin bir erkeğe bir kadını nasıl sevmesi gerektiğini öğretmek sizin göreviniz değil. (Sizden sonra ilişki yaşayacağı kadın için eğitmeyin onu)
7. Sizi sözleriyle inandırmaya çalıştığı o sevgisini davranışlarıyla desteklemiyorsa, hiçbir anlamı yok.
8. İkinci şans diye bir şey yok çünkü ne yaptığının zaten farkında, sizin üzüleceğinizi bilerek yapıyor
Geçen gün sporda tanıştığım bir boksörle randevuya çıktım. Bana gelmiş diyor ki benim sevgi dilim dokunmaktır. Eski sevgilisinden öğrendikleriyle beni tavlayacak güya. Ben de suratına geçirdim Osmanlı tokadını. Neye uğradığını şaşırdı ama hoşuna da gitti galiba, anlamadım. Neyse, randevudan sonra mesaj atmış, benim biraz daha sevilmeye ihtiyacım var sanırım diye. Elimle koymuş gibi buluyorum işte bunları, her seferinde daha çok dayak yemek ister şimdi bu. Ne yapayım şimdi
Neden bekarsın? Bekar olmak ne işine yarıyor, yalnız yalnız ne yapıyorsun? diye bize sallayanlara sesleniyorum. Övündüğünüz ilişkilerinizde aldatılmanızı çekirdek çitleyerek uzaktan izliyoruz, siz de deneyin. Patlamış mısır da olur
