Pinned Tweet
Dün SS’in trolleri başlattı. Sonra FETÖ’nünkiler katıldı. Benim de olduğum gazetecilerin CHP’den para aldığı iftirasını yazdılar.
Bunların tezgahlarına alışkınım.
Bugün haberciliğini güvenilmez bulduğum site trollerin iddialarını sorunca bu yanıtı gönderdim.
Saldırgan mı olmuş:)
Barış Terkoğlu retweeted
Onlar TV paylaştı: Olay olay, belge belge Murat Ağırel operasyonu
birgun.net/haber/onlar-tv-pa…
BANKA YAZISI: BÖYLE BİR TRANSFER YOK 2/2
Sarıgül'ün avukatı elinde paranın gönderildiği iddia edilen bankadaki Sarıgül'ün 10 yıllık hesap hareketlerini gösteren klasörlerle geldi. Murat Ağırel para hareketi tarihlerini de tek tek inceledi. Bu klasörlerde söz konusu para hareketi görünmüyordu. Sarıgül'ün avukatı Çampınar'ın kendilerini dolandırmaya çalıştığını, Çampınar'ın yolladığı belgenin de sahte olduğunu söylüyordu. Bunu da elindeki klasöre dayanarak ifade ediyordu.
Ancak Sinan Çampınar, Sarıgül’ün ailesinin avukatlarına soru sorulmasını bir sorunmuş gibi aktarıyordu. Zaten Murat Ağırel’e yönelik suçlamalarının merkezinde de bu var.
Murat Ağırel, bunun üzerine Sinan Çampınar'a şunları söyledi:
"Merhaba Sinan Bey, Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül'ün avukatlarına iddiaları sordum. Belgeleri sordum. Size de bana göndermiş olduğunuz belgeleri doğrulatacağımı ve karşı tarafın avukatları ile de görüşeceğimi bildirdim... Onlar ‘Böyle bir para gitmedi’ dediler. Ben de ‘Şu bankadan şu tarihte şu kadar para gelmiş’ diye belirttim. ‘Sahte’ dediler…
İnsanların cevap hakkı mutlaka var Sinan Bey. Ben gazeteciyim ve kimsenin tarafı da değilim. Neticede de buradaki asıl mesele maddi gerçeğin ortaya çıkarılması.”
AĞIREL: KANITLAMADAN HABER YAPMAM
Murat Ağırel, bu süreçte Sinan Çampınar'a gazetecilik yöntemi ve etik kurallarını anlattı:
“Önemli olan zaten sadece kamuoyuna doğru bilgi verebilmek. Siz de bir iddiada bulundunuz. O belgeleri de araştırıyorum şimdi Sinan Bey…
Sinan bey, meseleyi yanlış anlamayalım. Ben herhangi bir kişi ya da grubun belirlediği takvimle yayın yapmam. Elimdeki bilgi ve belgeleri gazetecilik ilkeleri çerçevesinde doğrular, karşılaştırır ve yeterli kanıta ulaştığımda yayınlarım… Sizden istediğim dekontlar ve belgeler meraktan ya da dosyayı geciktirmek için istenmiyor. İleri sürdüğünüz iddiaların doğrulanabilmesi için gerekiyor…
Ben araştırırım, sorarım, soruştururum, en doğrusunu bulurum, en doğrusunu anlatırım. Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten. Onun için bu kadar sıkı eliyorum…
Elinizdeki dosyayı başka mecralarda yayınlamak elbette sizin tercihinizdir. Bunun benim çalışma yöntemimi, araştırma sürecimi veya yayın kararımı değiştirmesi söz konusu değildir.
Gazetecilik etiği, kamuoyuna duyduğum saygı ve taşıdığım sorumluluk gereği; önüme gelen her iddiayı incelemek, doğrulamak ve mümkün olduğu ölçüde belgelemek zorundayım…"
BUZ GİBİ GAZETECİLİK
Bu konuşmadan sonra Ağırel halen haberi doğrulatamamış durumda. Sarıgüller, swift belgesinin sahte olduğunu söylüyordu ama Murat Ağırel bundan da emin olamıyordu. Araştırmalarını sürdürdü. Yurt dışındaki haber kaynaklarıyla görüşüyordu. Hatta bu swift belgesini doğrulatmaya çalıştığını Sinan Çampınar’a da aktardı: “Sarıgül’ün avukatları belgenin sahte olduğunu söyledi, ben de bankaya sordurdum Almanya’da ama daha haber gelmedi.”
Ancak…
Buna rağmen "doğrulatamadığın haberi neden yapmadın" denilerek gözaltında. Belli ki birileri Murat Ağırel'i tutuklamak için bahane arıyor. Hatta daha ifade vermeden tutuklanacağını basına servis ediyor. Yani ortada buz gibi gazetecilik var ama, suçun peşinde koşacak tarafsız bir yargı bulmak zor.
Ağırel’in gazeteciliğini kanıtlayan tüm konuşmaların, yazışmaların belgeleri avukatında mevcut.
Murat Ağırel’in avukatı tüm belgeleri savcılığa sunacak.
OLAY OLAY BELGE BELGE MURAT AĞIREL OPERASYONU 1/2
Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik operasyonda gazeteci Murat Ağırel de gözaltına alındı. Daha önce yaptığı haberlerden dolayı gözaltına alınan hatta hapis yatan Murat Ağırel bu kez bir haberi yapmadığı için İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde. Mustafa Sarıgül ve ailesi ile Almanya’da yaşayan 3 kişinin arasındaki akçeli işlere gazeteci Murat Ağırel’i de karıştırmayı hedefliyorlar. Almanya’daki kişiler, Mustafa Sarıgül hakkında gönderdikleri belgelerle haber yapmadığı için Murat Ağırel’i suçluyor ve “Belgeleri Sarıgüllere verdi, Sarıgüller de bizi tehdit etti” iddiasında bulunuyor.
Bu suçlamaların saçmalığını olayı baştan anlatarak açıklayalım…
Murat Ağırel, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek’in Almanya’da satın aldığı gayrimenkulleri ortaya çıkarmıştı. Bunları görüntülemek için Almanya’ya gitmişti. Bu sırada Melih Gökçek hakkında elinde bilgiler olduğunu söyleyen Sinan Çampınar, Murat Ağırel ile temasa geçti. Öncelikle Mustafa Sarıgül, oğulları Emir ve Ömer Sarıgül hakkında bilgiler vermek istediğini anlattı. Sinan Çampınar, Alman vatandaşları K.P. ve M.B. ile ortaktı. Çampınar, Murat Ağırel’e Mustafa Sarıgül ve oğulları ile aralarında para konusunda husumet olduğunu söyledi. Birlikte kara para akladıklarını, kayıt dışı para transferleri gerçekleştirdiklerini ikrar etti. Bu sırada Sarıgüller tarafından dolandırıldıklarını daileri sürdü.
Özetle şu iddiaları vardı:
- Sarıgüllerle 80 milyon euro tutarında sözleşme düzenledik.
- 32 milyon euro değerindeki gayrimenkulün satış işlemi için Emir Sarıgül’ün hesabına 100 milyon euro havale ettik.
- 100 milyon euro yabancı banka tarafından bloke edildi.
- Sorunun çözülmesi için 1.5 milyon euroluk tekneyi Sarıgüllere devrettik ama sorun çözülmedi.
- 1 milyar euroluk fonu yurt dışına çıkartmak için online bir toplantı yaptık.
Nihayetinde…
Sinan Çampınar, Mustafa Sarıgül ile fotoğraflarını, telefon görüşmelerinin ses kayıtlarını, bazı telefon görüşmelerinin videolarını Murat Ağırel’e verdi.
Murat Ağırel’in karşısında kayıt dışı para işi yaptığını, yani yasa dışı işler yaptığını itiraf eden bir kişi vardı. Üstelik bu kişinin savcılığa gitmemesinin nedeni yasa dışı faaliyetleri olmasıydı. Murat Ağırel normal olarak; bu kişiye güvenmiyor, manipüle edilme kaygısı yaşıyordu. Çok temkinli hareket etti. Sadece video, ses kaydı ya da fotoğraflarla bir haber hazırlamayacağını, belgeler olması gerektiğini ifade etti. Sinan Çampınar’a, bahsettiği para hareketlerini kanıtlayan dekontlara sahip olup olmadığını sordu. Dekont görmeden, belgesiz haber yapmayacağını anlattı. Sinan Çampınar isedekontlara sahip olduğunu savundu ama uzun bir süre dekontları göndermedi. Bununla birlikte, Murat Ağırel’den de dekontları göndermeden haber yapmasını istedi.
“YOLLADIĞI BELGE SAHTE” ŞÜPHESİ
Çampınar, Murat Ağırel'in iddialarla ilgili ısrarla belge istemesine rağmen belge verme konusunda çekingen davrandı.Hatta Murat Ağırel'e "Önce haber yap, sonra belge veririz" ifadelerini kullandı. Murat Ağırel ise kimse hakkında belgeye dayanmadan haber yapmayacağını net olarak söylüyordu. "Mustafa Sarıgül'ün parayı çıkardığını gösteren dekontlar lazım bana" dedi.
Murat Ağırel'in ısrarları üzerine Çampınar swift, yani uluslararası para transferini gösteren belgeyi gönderiyordu. Bu belge doğru mu yanlış mı, bilmiyoruz. Neden mi?
Çünkü Ağırel, her gazetecinin yapması gerektiği gibi, aldığı belgeleri karşı tarafa, Sarıgül'ün avukatına sormayı planlıyordu. Bu sırada Sarıgül’ün avukatları, konu hakkında Timur Soykan’ın haber yaptığı yönünde bir iddiaya ulaşmıştıve Timur Soykan’a ulaştılar. Bu yazışmaların ekran görüntüleri de mevcut. Yani Murat Ağırel, Sarıgüller’in örgüt üyesi olmakla suçlanıyor ama Sarıgüller, haberi Murat Ağırel’in hazırladığını bile bilmiyordu. Timur Soykan’ın haber vermesinden sonra Murat Ağırel, bu avukatı Cumhuriyet Gazetesi’ne davet etti.
Barış Terkoğlu retweeted
Alçaklığa bakın!
“Murat Ağırel ve Sarıgül arasında gizli ses kaydı ortaya çıktı” diyorlar ama sözde haberin içeriğinde böyle bir kayıt da, kaydın iması da yok.
Halkı yanıltıcı bilgi mi arıyorsunuz, buyurun!
This quoted post is unavailable.
Murat’a yapılan operasyonun perde arkası👇
Murat Ağırel’e yapılan operasyonda gerçekleri öğrenmek için bu yayını izleyin, izletin 👇🏼
youtube.com/live/oYsaPgWY1y4…
Barış Terkoğlu retweeted
Avrupa’nın iletişim kalbi Polonya’daki Starlink istasyonuna düzenlenen sabotaj, Türkiye’nin yoğun gündeminde kayboldu.
Oysa saldırının izleri Türkiye’ye, daha doğrusu Türk isimlere uzanıyordu.
Üstelik iddialar vahimdi.
Sabotajın failleri olduğu öne sürülen Müslüm T. ve Ümit E., Almanya üzerinden Polonya’ya giriş yapmıştı.
Świecko Sınır Kapısı’nı geçtikten sonra ilk durakları Łódź oldu.
İddiaya göre burada kendilerini Diren A. karşıladı. İki şüpheliyi, şirketine ait dönerci minibüsüyle saldırının gerçekleşeceği bölgeye taşıdı.
Ancak bu dosyada asıl dikkat çekici ayrıntı, Diren A.’nın sağladığı lojistik destekten çok geçmişindeki ticari bağlantılardı.
24 Ağustos 2020’de G.A. ile birlikte döner restoranlarına et tedarik eden Y.D. Et şirketini kuran Diren A., 23 Eylül 2025’te ise ticari faaliyetlerine Trade World Global isimli bir şirket üzerinden sürdürmeye başladı.
İşin ilginç yanı ise bu tesis hep ama hep kapalıydı.
Peki, bir dönerciyle iki sabotaj şüphelisini aynı karanlık dosyada buluşturan neydi?
Bir tarafta döner restoranlarına et tedarik eden bir kadın , diğer tarafta ise Avrupa’nın stratejik iletişim altyapısını hedef alan iki saldırgan.
Artık bence asıl hikâye, ateşin yakıldığı yerde değil, o ateşi yakmaya gidenlerin izlediği yolda saklı.
Bu akşam 20'de Onlar özel canlı yayınında buluşalım.
MURAT'I TUTUKLAYACAKLARINI İTİRAF ETTİLER! | 16 EKİM CUMA 20.00
youtube.com/live/oYsaPgWY1y4
Barış Terkoğlu retweeted
Müvekkilim @muratagirel hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin olarak, kamuoyunun ve basının doğru bilgilendirilmesi amacıyla zorunlu açıklamamızdır.
Barış Terkoğlu retweeted
En büyük televizyon patronu kayyum!
Kayyumdaki kanallarda son durum
1- Show TV
2- Habertürk TV ve radyo
3- Bloomberg HT
4- HT Spor TV ve radyo
5- Show Türk
6- Tele 1
7- H Halk
8- Flash Haber (Ağustos ayında satıldı)
9- Ekotürk
10- Gain
Barış Terkoğlu retweeted
🔴 Gazeteci Murat Ağırel gözaltına alındı. Gazeteci Timur Soykan Sözcü Televizyonu yayınında süreci anlattı:
📌"Murat Ağırel şu an yapmadığı, hazırlamadığı bir haberden dolayı, ilgisiz bir suçlamayla karşı karşıya."
📌 "O kadar garip bir durumla karşı karşıyayız ki... Haber yaptığımız için yargılanıyoruz, haber yapmadığımızda da bir suça dönüştürülebiliyor."
📌 "Ben birebir tanığım bu sürece... Murat bu haberi araştırırken çok temkinliydi."
📌 "Murat dedi ki; 'Ben belgesiz gazetecilik yapmam, burada kamu yararını gözetirim'." @timursoykan @cancoskun
Barış Terkoğlu retweeted
Skandala bakar mısınız!
Fuat Uğur’un, “savcılık bilgi notu” diyerek yayınladığı metnin altında “tutuklama sevk işlemi düşünülmektedir” yazıyor!
Adam daha gözaltında, gözaltında! İfadesi bile alınmadan karar verilmiş, rezalete bakın lütfen 👇🏼
Bu deli paralar yüzünden aklımızı kaçırmasak iyi.
SAVCILIK BİLGİ NOTLARINA GÖRE OLAY ŞÖYLE:
👇
Eylül ayı içerisinde Alman vatandaşı K.P ile M.B’nin Cumhuriyet
Başsavcılığımıza müracaatta bulunarak, TBMM 28.Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül ile
Abdurrahman Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil ve Volkan Aslanbaş’ın bir kısım yerli
ve yabancı şirketlerle doğrudan ve dolaylı ilişkileri olduğunu, bu şahısların kaynağı belirli
olmayan ve daha önceden yurt dışına çıkarılmış bir paranın yeniden yurda sokulması
noktasında kendileri ile irtibat kurduklarını, bunun yanında yapılan görüşmelerde şahısların
yurt içinde bulunan kaynağı belirsiz bir miktar paranın resmi yollarla yurt dışına çıkarılması
konusunu da kendileri ile istişare ettiklerini, bu istişareler neticesinde yurt dışında bir
şirketler grubunun kurulduğunu, bu şirketler grubunun adı geçen şahıslarla doğrudan irtibatlı
olan North Gayrimenkul İnşaat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile bir çok sözleşme
akdettiğini, bunlardan en önemlisinin 80 Milyon Euro’luk yatırım sözleşmesi olduğunu, bu
sözleşme haricinde TBMM 28.Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün ve Denizbank
Zincirlikuyu Şube Müdürü Tanrah Dinç adlı şahsın bulunduğu bir online toplantıda TBMM
28.Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün kendisinde bulunan kamu gücünü de kullanarak
yapacağı görüşmeler neticesinde 1 Milyar Euro’luk bir fonu kredi yöntemiyle yurt dışına
getireceğini ifade ettiğini, yine yaşanan süreçte adı geçenlerden Abdurrahman Emir
Sarıgül’ün hesabına, kendisine ait olan ve ekspertiz değeri 32 Milyon Euro olan bir yalı
satışına karşılık yurt dışından 100 Milyon Euro’luk bir havale işlemi yapıldığını ancak bu
işlemin yabancı banka tarafından bloke edildiğini, bu blokenin çözülmesi için İngiliz siciline
kayıtlı bir teknenin 1.5 Milyon Euro karşılığında Abdurrahman Emir Sarıgül’e devredildiğini,
ancak teknenin devralınmasına rağmen bedelin ödenmediğini ve havale işlemindeki blokenin
de kalkmadığını, yukarıda izah edilen sözleşmelerde yüklenen yükümlülüklerin adı geçenler
tarafından yerine getirilmediğini, adı geçenlerin para aklamak noktasında kendilerini araç
olarak kullandıklarını ve netice olarak dolandırıldıklarını, bu hususu gazeteci Murat Ağırel’e
ulaşarak izah ettiklerini ve ellerinde bulunan delilleri sunduklarını, ancak Murat Ağırel’in
konuyu araştırmak yerine elinde bulunan bilgileri TBMM 28.Dönem Milletvekili Mustafa
Sarıgül ile paylaştığını, ardından TBMM 28.Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül ve
Abdurrahman Emir Sarıgül tarafından sürekli tehdit edildiklerini, tüm sürece dair ses ve
görüntü kayıtlarını ibraz ettiklerini beyan ederek şikayette bulunmaları üzerine adı geçenler
hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında mevcut delil durumu da
gözetilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan
Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında 16.10.2026 tarihinde gözaltına alınmaları talimatı
verilmiş olup, şüpheliler Emir Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Murat Ağırel hakkında tutuklama
sevk işlemi yapılması düşünülmektedir.
TBMM 28.Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün milletvekili olması
nedeniyle hakkındaki evrak tefrik edilerek takdir ve ifası için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir.
“İnsanların cevap hakkı mutlaka var Sinan Bey. Ben gazeteciyim ve kimsenin tarafı da değilim. Neticede de buradaki asıl mesele maddi gerçeğin ortaya çıkarılması.”
İŞTE GAZETECİLİĞİN KANITLARI
Murat Ağırel bu kez de yapmadığı haber nedeniyle gözaltında. Nasıl mı?
Almanya’da Sarıgül ailesi tarafından dolandırıldığını iddia eden Sinan Çampınar, gazeteci Murat Ağırel’i “Ona verdiğim belgeleri Sarıgül ailesine ulaştırdı ve Sarıgül ailesi beni tehdit etti” diyerek şikayet etti. Oysa Murat Ağırel sadece her gazeteci gibi hakkındaki iddiaları muhatabına sordu. Bu gazetecinin görevi. Sormadan, cevabını dinlemeden, sadece suçlayarak mı haber yapacaktı? Gazeteci kendisine gelen iddiayı karşı tarafa sormaz mı?
Her şeyi kanıtlarıyla şöyle anlatalım…
Murat, Sinan Çampınar’ın iddiaları hakkında her zamanki gibi çok temkinliydi. Elbette bu kişilerin de kendisini manipüle etmek isteyebilecekleri ihtimalini düşünüyordu. Sinan Çampınar ile görüşmelerinin tamamını belgeledi.
Peki ne var o görüşmelerde?
“ÖNEMLİ OLAN DOĞRU BİLGİ VERMEK”
Murat şöyle diyor:
“Önemli olan zaten sadece kamuoyuna doğru bilgi verebilmek. Siz de bir iddiada bulundunuz. O belgeleri de araştırıyorum şimdi Sinan Bey. Onları da tutmaya çalışıyorum ama bu avukatlar aradıktan sonra onlara da söyledim. Ben şu anda çalışıyorum. Bununla ilgili sorularım olursa da size sorarım. ‘Bizim de çünkü sunacağımız belgeler var’ dedi. ‘Biz dolandırıldık’ dediler. ‘Tamam ben onu da incelerim’ dedim. Neticede ben ne sizin dediklerinizi ne onların dediklerinizi...”
“BELGELEYEMEZSEM HABER YAPMAM”
Murat, Onlar TV yayınında Yeni Partili bir milletvekili hakkındaki iddiayı araştırdığını da zaten söylemiş, Sarıgül’ü işaret etmişti.
Görüşmelerde Sinan Çampınar, Sarıgül’ün aleyhindeki dosyadan nasıl haberdar olduğunu sorguluyor.
Ağırel şöyle diyor: “Bütün milletvekilleri de arıyor muhtemelen o da kendini tahmin ediyordur zaten problem değil, onu da dinleyeceğim. Oradaki sizin sunduğunuz belgelerle zaten karşılaştıracağım. Sonrasındaysa bununla ilgili de dosyamı yapacağım. Yani birinin araması, birinin bu şekilde konuşması falan beni ne yolumdan çevirir ne vazgeçirir ne de bununla ilgili geri adım atmama sebebiyet verir. Çünkü bu bir skandal. Bu skandalın gerçek boyutu nedir onu öğrenmek gerekiyor. Kamuoyunun bunu bilme hakkı var. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücünü kendi şahsi menfi çıkarları için kullanan ve siyasi angajmanını, siyasi pozisyonunu kendi amacıyla kullanan kişilerin Türkiye'de ne yazık ki çok fazla duyulur olması bir kamuoyunu ilgilendiren gerçek bir konudur bu. Dolayısıyla bu konu önemli. Ben önem vermiyor gibi görünüyor olabilirim ama benim mizacım da bu. Ben araştırırım, sorarım, soruştururum, en doğrusunu bulurum, en doğrusunu anlatırım. Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten. Onun için bu kadar sıkı eliyorum.’
“İNSANLARIN CEVAP HAKKI VAR”
Murat, kayıtlarda Sinan Çampınar’ın Sarıgüller ile ilgili iddialarına şöyle yanıt veriyor:
“İnsanların cevap hakkı mutlaka var Sinan Bey. Ben gazeteciyim ve kimsenin tarafı da değilim. Neticede de buradaki asıl mesele maddi gerçeğin ortaya çıkarılması.’
Murat Ağırel’in avukatı anlattıklarımıza dair tüm belgeleri savcılığa teslim edecek. Bu belgeler Murat Ağırel’in haber peşinde olduğunu, iddiaları gazetecilik kuralları gereği taraflara sorduğunu ortaya açık şekilde koyuyor.
Murat Ağırel, Sinan Çampınar’ın gönderdiği belgelerden emin olmadığı için haberi bekletiyordu. Ayrıca haber yapmak istememesi, yapmaması ya da yapmayı tercih etmemesi de kanunen suç değil. Buna yargı karışamaz. Elbette birilerinin intikam hırsı için yargı aracı kılınmıyorsa…
Barış Terkoğlu retweeted
Türkiye’de gazetecilik:
Dün arkadaşımız Bahadır Özgür gözaltına alındı. Bahadır için adliyeye giderken bir diğer arkadaşımız Murat Ağırel’in de gözaltına alındığını öğrendik.
Fon vurgunu hakkında X hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği suçlaması yöneltilen gazeteci arkadaşımız Bahadır Özgür adliyeye getirildi. Dosya savcıda. Savcılığın kararı bekleniyor.
Barış Terkoğlu retweeted
Dün akşam Sözcü TV’de Öncesi ve Sonrası programında kent hakkını ve planlamanın önemini anlatan @baristerkoglu başta olmak üzere tüm değerli gazetecilere teşekkür ediyorum.
Şile dosyasında, görevinin henüz 3. ayında tutuklanan eşim Evren Buçan, ranta karşı durduğu ve kent hakkını savunduğu için bugün cezaevinde.
Şehir plancıları cezaevinde değil, kentlerimizin başında olmalı!
#ŞehirPlancılarınaÖzgürlük
Dere yataklarına kurulan lüks projeler, hapse atılan şehir plancıları ve imar yolsuzluklarının perde arkasını uzmanlar Sözcü Televizyonu'nda anlatıyor. Fatih'teki otopark faciasından Maslak'taki dev gökdelenlere kadar, rantın ve betonlaşmanın faturasını halkın nasıl ödediğini tüm gerçekleriyle izleyin. @ilgazsenem @baristerkoglu @timursoykan
“Haber yaptın” gözaltı, “niye yapmadın” yine gözaltı!
Murat Ağırel’in gözaltı gerekçesi olduğu söylenen olaya dair haber hazırlama sürecine şahidiz. Sinan Çampınar isimli kişi Murat Ağırel’e ulaştı. Sarıgül Ailesi hakkında iddialarda bulundu. Murat da bu konuda haber araştırması yaptı, belgeler istedi. Her gazetecinin yapması gerektiği gibi; Sinan Çampınar’ın iddialarına karşı Sarıgül Ailesi’nin avukatıyla da görüştü. İki taraf da birbirleri hakkında dolandırıcılık iddialarında bulundu. Murat elindeki belgeleri yeterli bulmadığı için bir süre haberi beklemeye almıştı. Bir gazeteci sadece haber hazırlamak istediği için iftiralara maruz kalabiliyor. Maalesef bunu daha önce de yaşadık.
Dostumuz Murat Ağırel’in suçsuzluğuna şahidiz.
Barış Terkoğlu retweeted
Gazeteci Murat Ağırel ile siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül, Mali Şube ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Emir Sarıgül için de gözaltı kararı var.
Yeni Partili Mustafa Sarıgül, oğlu Emir’in de emniyete teslim olacağını söyledi.
Sarıgül, bu soruşturmanın Almanya ile bağlantılı bir ticari mesele olduğunu, Ağırel’in de haberleştirmek için sürece dahil olduğunu söylüyor.
Barış Terkoğlu retweeted
Halk TV'nin TMSF yönetimine geçmesi ve yayınının durdurulması medya dünyasında geniş yankı uyandırdı. Gazeteci Barış Terkoğlu, "Öncesi Sonrası Gece" programında bu konuyu değerlendirdi ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Terkoğlu, her yere kayyım atandığını belirterek, "Belediyelere, enerji şirketlerine, mobilya şirketlerine kayyum atanıyor, ancak bunlar çalışmaya devam ediyor" dedi. Terkoğlu'na göre asıl sorun, eleştirel bir medya organına kayyım atandığında yayının durdurulması. Terkoğlu, anayasadaki "Basın Hürdür, Sansür Edilemez" maddesine dikkat çekerek, bu durumun muhalif medyanın sesini kısmak amacıyla yapıldığını savundu.
Terkoğlu ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başladığı gün, Yeni Parti ile özdeşleşmiş bir kanalın yayınının durdurulmasının tesadüf olmadığını belirtti. Bu hamlenin, önümüzdeki dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik atılacak adımların bir "işaret fişeği" olabileceğini ifade etti.
İsmail Saymaz'ın da alakasız bir soruşturmadan 19 Mart'ta gözaltına alınmasını hatırlatan Terkoğlu, bu hamlelerin İBB soruşturmasında konuşulmasını ve haber yapılmasını engellemeye yönelik olduğunu dile getirdi.
Program sunucusu Senem Toluay Ilgaz ise Halk TV çalışanlarının ve gazetecilerinin yanında olduklarını belirtti. @ilgazsenem @baristerkoglu




























