Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Sana Kur'ân-ı Kerîm'deki en büyük sûreyi öğreteceğim... O, 'Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn'dir. Bana verilen es-Seb'u'l-Mesânî (tekrarlanan yedi ayet) ve Kur'ân-ı Azîm odur."
(Buhârî, Tefsîr 1)
"Ve öyle Muhammed (A.S.M.) ki,
âyât-ı bahire,
mu'cizat-ı katıa
ve secaya-yı sâmiye
ve ahlâk-ı âliye sahibi olmakla
mehbit-i vahy-i İlahî olmuştur. "
Mesnevi-i Nuriye
Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm,
Resuldür.
Ekmel-ür Rusüldür.
Hâtem-ül Enbiyadır.
İşarat-ül İ'caz
güzel bir istiğfar
Allâhümme’ğfir lî zenbî küllehü, dikkatü ve cillehü, ve evveleü ve âḫirühe, ve alâniyeteü ve sırrahü
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي كُلَّهُ، دِقَّهُ وَجِلَّهُ، وَأَوَّلَهُ وَآخِرَهُ، وَعَلانِيَتَهُ وَسِرَّهُ
kalbin en büyük doyuluşu, ancak Yaratıcı'nın sevgisiyle hemhal olmakla mümkün..
hakiki huzuru arayan insan da ruhunun gıdası olan ilahi sevgiyi Allahtan istemeli..
Saatin içindeki dişlilerden tek bir çarkı çıkarırsanız bütün sistem durur.Kur’an’ın nazmı da böyledir: Bir ayetten tek bir kelimeyi veya harfi çıkarıp yerine başka bir eş anlamlısını koysanız, o cümlenin hem diğer ayetlerle olan ilişkisi kopar hem de edebi akıcılığı bozulur.
Bıkkınlık Vermemesi:
Normalde en güzel şiir veya şarkı bile defalarca dinlendiğinde usanç verirken, Kur’an nazmı milyonlarca insan tarafından hayat boyu her gün tekrar tekrar okunmasına rağmen tazeliğini ve cazibesini kaybetmez.
Kur’an’ın kelime seçimleri ve cümle yapısında hiçbir yapaylık, zorlama veya zayıflık yoktur; aksine dinleyeni büyüleyen, ruhu sarsan olağanüstü bir hitabet gücüne sahiptir.
Kur'an'ın üslubu öyle bir tarzdadır ki, beşer kelamına benzemez. Onun her bir ayeti, tıpkı kâinatın her bir atomunda olduğu gibi, o Sanatkarın özel imzasını taşır.
İslam’da Dinî Hükümler Üç Başlıkta İncelenir
✓✓ İtikadi Hükümler: Akaid ve kelam ilimlerinin incelediği iman esasları ve inançla ilgili konulardır.
✓✓ Amelî Hükümler: Fıkıh ve İslam hukuku ilimlerinin incelediği ibadet ve muamelat konularıdır.
✓✓ Ahlaki hükümler:
Kur’anın üçte birine yakını, insanın kendi nefsine, biyolojik yapısına, yer ve göklerde olup bitenlere, tarihî olaylara bakmasını, onların üzerinde düşünmesini
isteyen ayetlerle doludur,bu ayetlertaklidi reddederek
insanın aklıyla, muhakemesiyle karar vermesini istemektedir
isimler birer penceredir.
O pencerelerden baktıkça arkadaki o "Zât-ı Vâhid"i (Hu) görmeye başlarsınız.
İşte bu, marifetullahtaki en büyük inkişaftır. Artık isimler bir perde değil, doğrudan O’na ulaştıran nurani birer yol olur.
Takva, nefsin arzularına karşı durabilmektir. Kendi iradesine ve "nefsine hakimiyetine" güvenen kişi, en küçük bir rüzgarda devrilebilir.Kendi aczini (güçsüzlüğünü) itiraf eden ruh, o sonsuz Kudret'e tam yaslanır.
Es-Samed ismi, Esma-i Hüsna silsilesinin adeta kilit taşı ve zirve noktasıdır. Bütün isimler bir şekilde Samed ismine bakar ve onda düğümlenir ve kâinatın tabakalarından bu merkeze doğru akar
Es-Samed ismi kâinatın merkezinde yer alan devasa bir çekim merkezi gibidir


















