Pinned Tweet
Fenerbahçe otobüsünün kurşunlandığı günden daha karanlık bir gece yaşanmamıştır Türk futbolunda. Failler o gün Fenerbahçe'nin yanında olmayanlardır aslında. Çok yaşa Fenerbahçe.
concus retweeted
Lübe Ayar: "Bugün yasa dışı bahis baronlarının yurt dışındaki casinolarının restoranlarında Osimhen forması giyerek bağıra çağıra gol sevinci yaşadıklarını ve ‘Osimhen'in 20 milyonunu ben verdim.’ diye hava attıklarını duyuyoruz. İş oralara vardı mı? Bunu kim araştıracak?"
concus retweeted
🔥 @Ahmetercanlar, Sarper Barış Saka'nın 1 sene içerisinde Fenerbahçe aleyhine yaptığı hataları açıkladı.
İzlemek için: youtube.com/watch?v=mf3HQjwr…
GALATASARAY VE GİZLİ SPONSORLARI!
“Galatasaray'ın yöneticilerinden Abdullah Kavukçu, Simit Sarayı markasını biliyorsunuz, onun sahibi, Bulls'un hisselerine ciddi yatırım yapan iş insanlarından biriydi.
Kavukçu'nun geçen yıl yaptığı bir röportajla da karşılaştım. Galatasaray'ın gelirlerini sayıyor çok havalı bir şekilde. Diyor ki bankaların bile şu an bu kadar sermayesi yok. ‘13,5 milyar TL sermayemiz var.’ diyor. ‘Biz başardık.’ diyor ve dönemin başkanı Ali Koç'a hitaben, ‘Bizimle yarışamazsınız.’ diyor. İllaki!”
Evet sayın @TFF_Org;
Evet sayın @MHK_Resmi;
Dün oynanan Fenerbahçe-Corendon Alanyaspor maçında Fenerbahçe’nin atmış olduğu golü VAR protokolünü hiçe sayıp iptal ettikleri iddiasının muhatabı olan bu hakemler ile ilgili ne zaman bir açıklama yapacaksınız❓
İddialar nezdinde bu hakemler hakkında ne tür bir tedbir alacaksınız ve kamuoyu ile paylaşacaksınız❓
concus retweeted
Fenerbahçe'nin skandal şekilde iptal edilen 2. golünde hakemlik kokartının sökülmesini gerektirecek kadar inanılmaz bir hata yapan VAR Sarper Barış Saka'nın yardımcısı kim bir bakın...
AVAR'a bir bakın..
ÜMİT ÖZTÜRK!
Fatih Terim hayranı, GS'li Ümit Öztürk'ü AVAR yapmışlar dün!
Onca skandala rağmen bu hakem bir kez daha kritik bir maça atanıyor, Fenerbahçe’den ses yok! Bu akşam Galatasaray’ın maç öncesi yaptığı yaygaraya bakın bir de! Siz ne anlıyorsunuz bu tezattan?
Barış Alper Saka denilen adamın hakemliğini bitiremiyorsanız ya da Fenerbahçe’nin ve Galatasaray’ın maçlarına atanmasını engelleyemiyorsanız şampiyon da olamazsınız #AzizYıldırım @bizimfbmiz @Fenerbahce @baris_gokturk_ @kamercihan
concus retweeted
Bakın geçen yıl Fenerbahçe'ye yapılan hakem hatalarını dün yayınladım. Sarper Barış Saka kaç kez skandala karışmış. Bugün yine Fenerbahçe maçına verilebiliyor.
concus retweeted
Baran Ali hakemin gözünün önünde yerde kaldığında hakem devam ettiriyor ve top hala Alanyaspor’da, Alanyalı oyuncu bundan sonra kötü bir pas vererek topu kaybediyor ve FB atağı başlıyor.
VAR ilginç şekilde atak başlangıç fazının öncesine dönerek hakemi izlemeye çağırdı.
#FBvALY
🤖 Made with AI
Lan insanı çileden mi çıkarmak istiyorsunuz @TFF_Org @MHK_Resmi Sarper Barış Saka. Böyle bir gol iptali mi olur. Hiç mi utanmıyorsunuz?
İlkokul çağındaki taraftarından, malzemecisine, futbolcusundan ergen taraftarına, hocasından akil gazetecisine, başkanından yetişkin taraftarında akıl tutulması yaşıyorlar. Arsızlık arşa ulaştı. Utanmazlık sıradanlaştı.
Bülent Timurlenk, Rams Park'taki hoparlörden ıslık sesi verildiği iddiaları hakkında şunları söyledi:
"Bu hoparlör meselesini Şampiyonlar Ligi organizasyonunda yapamazsın, Galatasaray da zaten yapmıyor. Problem nereden çıkıyor? Bugünün teknolojisinde sen o videonun üstüne o ıslık sesini de çift kanal olarak yükleyebilir, istediğin videoları yapabilirsin. O yüzden kim ne istiyorsa düşünsün. Çok isteyen de gitsin, bir sonraki Şampiyonlar Ligi maçında Galatasaray'ın misafiri olsun.
Ne yapıyor stada gelen 50 bin kişi, tıp mı diyor sence? 40 yıldır maç seyrediyoruz. Bunlar 15-16 yaşındaki çocuğun sosyal medyadaki zırvalarıyla tartışılan şeyler..."
@SportsDigitale
Kendinize gelin @Fenerbahce
Maç seçemezsiniz. Üzerinizdeki formaya her maç layık olmaya çalışacaksınız. Bu kadar kolay gol yenmez. Bu kadar vurdumduymaz olunmaz. Yenilebilirseniz ama mücadele edeceksiniz. Antrenman maçı yapmıyorsunuz. Geçen senenin UEFA Şampiyonu ile şampiyonlar ligi maçı oynuyorsunuz.
concus retweeted
Fon soruşturmasında tutuklanan Emre Tezmen, 1 Milyar 159 milyon TL para göndermişti.
Çantacı Özen Kuzu’nun bu parayı gs kulübüne yolladığı tespit edildi. Para gönderildikten 1 gün sonra Leao transferi yapıldı.
Kesin Tesadüftür. Yersen!..
concus retweeted
Tahir Kum: "Burak Elmas çıktı açıklama yaptı. Ferhat Gündoğdu ismine karşı çıktığını söyledi. Ecmel Bey'e, Ahmet Ağaoğlu'na ve Ahmet Nur Çebi'ye sordum. Üçü de 'böyle bir şey yok, yalan söylüyor' dedi."
concus retweeted
Yunanistan Başbakanı Mitsotakis, 9 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Mavi Vatan doktrinini “tarihsel temelden yoksun ve uluslararası hukukta hiçbir dayanağı olmayan” bir yaklaşım olarak nitelendirmiş. Aynı konuşmada Yunanistan’ın Türkiye karşısında stratejik ve niteliksel üstünlük sağlamayı hedeflediğini açıkça ifade etmiş.
1. Öncelikle Mitsotakis’e hatırlatalım. Mavi vatan tarihsel bir zorunluluktur. Mavi Vatan, Yunanistan’ın iddia ettiği gibi tarihsiz bir doktrin değildir. Tam tersine, Türkiye’nin özellikle 1970’lerden itibaren Kıbrıs ve Ege’de yaşadığı süreçlerin; 1976 kıta sahanlığı krizinin, Bern Mutabakatı’nın, 1995 TBMM kararının, 1996 Kardak krizinin ve 2000’li yıllarda Doğu Akdeniz’de başlatılan denizden kuşatma girişimlerinin tarihsel ve jeopolitik sonucudur.
2. Mavi Vatan, denizden kuşatmaya karşı geliştirilmiştir. 2006 yılında ortaya çıktığında Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz’de Seville Haritası; Ege’de Yunanistan’ın 12 mil arsızlığı ve GKRY’nin tek taraflı deniz yetki alanı girişimleriyle karşı karşıyaydı.
Amaç Anadolu’yu kendi kıyılarına hapsetmek, Türkiye’nin denizlerdeki egemen haklarını daraltmak ve KKTC’nin deniz yetki alanlarındaki haklarını yok saymaktı.
3. Yunanistan’ın uluslararası hukuk yorumu dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş derecede maksimalisttir. Mitsotakis uluslararası hukuktan söz ediyor. Hangi uluslararası hukuk, Anadolu’nun hemen karşısındaki küçük Yunan adalarına yüzlerce kilometrelik Anadolu kıyılarını denizden kesme hakkını otomatik olarak vermektedir? Hangi hakkaniyet ilkesi, Meis gibi küçük bir adanın Türkiye’nin uzun Akdeniz kıyıları karşısında tam etkiyle deniz yetki alanı üretmesini zorunlu kılmaktadır?
Uluslararası deniz hukuku yalnızca 1982 BMDHS’den ibaret değildir. Teamül hukuku, ilgili coğrafi koşullar, hakkaniyet ilkeleri ve uluslararası yargı içtihadı da bu hukukun ayrılmaz parçalarıdır.
Adaların deniz yetki alanı üretme kapasitesi ile sınırlandırmada ne ölçüde etki göreceği aynı konu değildir. Türkiye’nin itirazı da tam olarak Yunanistan’ın bu ayrımı yok sayan maksimalist yorumunadır.
4. Silah satın almak jeopolitik ve hukuki üstünlük sağlamaz. Belharra firkateynleri, Rafale uçakları, Meteor füzeleri, F-16 Viper modernizasyonu, gelecekte teslim alınması beklenen F-35’ler, İsrail kaynaklı Aşil Kalkanı ve İsrail-Fransa-ABD ittifak ağı Atina’da tehlikeli bir stratejik özgüven yaratmış görünüyor.
Ancak silah sistemleri satın almak ve müttefiklerin barış dönemi söylemlerine güvenerek hareket etmek ile jeopolitik üstünlük sağlanamaz.
Savaşın sonucunu yalnızca platformların teknolojik yetenekleri değil, coğrafya, stratejik derinlik, savunma sanayii, lojistik dayanıklılık, insan gücü, millî irade ve uzun süreli mücadele kapasitesi belirler.
Türkiye karşısında üstünlüğü dış ittifakların garantisine bağlamak, Yunanistan’ın tarih boyunca tekrar ettiği en tehlikeli stratejik yanılgılardan biridir. 1919-1922 arasında yaşananlara göz atmak gerekir.
5. Deniz yetki alanları kanunu atina’nın asıl endişesidir. Çünkü böyle bir kanun, Mavi Vatan’ın yalnızca stratejik bir bilinç ve doktrin olmaktan çıkarak ulusal hukuk ve devlet uygulamalarıyla kurumsallaşmasının önünü açacaktır.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de MEB ilan etmesi, Ege’de egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar konusundaki pozisyonunu somutlaştırması ve deniz yetki alanlarındaki haklarını bütüncül bir mevzuatla koruması Atina’nın maksimalist deniz jeopolitiği hedeflerini doğrudan etkileyecektir.
6. Son olarak Mitsotakis’e hatırlatalım. Mavi Vatan bir genişleme projesi değil, Türkiye’nin denizlerdeki hak ve çıkarlarını koruma iradesidir.
Türkiye’nin denizlere erişimini sınırlamayı, Ege’yi fiilen Yunan denizine dönüştürmeyi ve Doğu Akdeniz’de Anadolu’yu Antalya Körfezi’ne hapsetmeyi hedefleyen anlayışın Mavi Vatan’ı revizyonist olarak suçlaması tarihsel bir çelişkidir.
Mavi Vatan, geçici siyasi konjonktürlerin veya dönemsel tehdit algılarının ürünü değildir. Anadolu coğrafyasının denizlerle kurduğu tarihsel, ekonomik, hukuki ve stratejik ilişkinin güncel jeopolitik ifadesidir. Bu yönüyle bir siyasi iktidarın tercihi değil, Türkiye'nin denizlerdeki egemenlik haklarını, güvenliğini ve gelecek nesillerin yaşamsal çıkarlarını koruma iradesidir.
İttifaklar değişir, askerî teknolojiler eskir, güç dengeleri dönüşür, ancak coğrafya kalır. Mavi Vatan'ın varlığı ve meşruiyeti Atina'nın siyasi onayından değil, Anadolu'nun coğrafi gerçeklerinden, Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarından ve Türk milletinin denizlerdeki meşru çıkarlarını koruma iradesinden doğar. Hiçbir dış güç, hiçbir ittifak ve hiçbir geçici askerî üstünlük bu jeopolitik gerçeği ortadan kaldıramaz.
Platform: SKAI 100.3 radyo — Mitsotakis’in Aris Portosalte röportajı
Tarih: 9 Ekim 2026
Konu: Türkiye–Yunanistan ilişkileri, Yunanistan’ın askerî üstünlük hedefi ve “Mavi Vatan”
Mitsotakis’in Türkiye konusunda verdiği temel mesaj, Yunanistan’ın Ankara ile iletişim kanallarını açık tutmakla birlikte Türkiye karşısında “stratejik ve niteliksel üstünlük” sağlamayı kalıcı bir savunma politikası olarak gördüğü yönünde.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina ziyaretini değerlendirirken Yunanistan’ın savunma politikasının amacını açık biçimde “stratejik niteliksel üstünlüğü korumak” olarak tanımlıyor. Bu çerçevede F-35 tedarikini, F-16’ların Viper seviyesine modernizasyonunu ve bu uçaklara eşlik edecek gelişmiş silahları öne çıkarıyor.
Türkiye ile güç dengesi konusunda daha da doğrudan konuşuyor. Yunanistan’ın sürekli olarak peşinde olduğu hedefin “Türkiye karşısında stratejik ve niteliksel üstünlüğe sahip olmak” olduğunu söylüyor. F-35’lerin 2029–2030 döneminde Yunanistan’a gelmesini beklediklerini, pilot eğitimlerinin başlayacağını ve Andravida üssünün hazırlanmakta olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin ise görüşmenin yapıldığı tarih itibarıyla F-35 programının dışında olduğunu özellikle vurguluyor.
Bu stratejinin diğer ayağı Aşil Kalkanı. Mitsotakis, İsrail ile stratejik ilişkinin Yunanistan’a çok gelişmiş hava ve füze savunma teknolojilerine erişim sağladığını, hatta Yunan tarafının sistemin geliştirilmesine yönelik yazılım ve kaynak koduna sahip olacağını söylüyor.
Ege’deki mevcut durumu ise dramatize etmiyor. “Ege’nin suları nasıl?” sorusuna “hafif bir dalgalanma” olduğunu, bunun Yunan–Türk ilişkilerinde olağandışı olmadığını söylüyor. Ankara ile şu anda planlanmış görüşme olmadığını ancak açık iletişim kanallarını koruyacağını ve Atina Deklarasyonu’nun bu açıdan önemli olduğunu belirtiyor.
Kablo ve Doğu Akdeniz konusunda ise geri adım sinyali vermiyor. Yunanistan–Kıbrıs elektrik bağlantısının ilerlemesi gerektiğini, bunu yaparken “egemenlik haklarımızdan hiçbir şekilde taviz vermeden” hareket edeceklerini söylüyor. Projenin yalnız Rum/Yunan projesi değil, Avrupa Birliği finansmanı ve Fransız sermayesinin katılımıyla bir Avrupa projesi olduğunu vurguluyor.
Mitsotakis Mavi Vatan konusunda ne söyledi?
Röportajın en net Türkiye mesajlarından biri burada.
Portosalte, Türk parlamentosunda gündeme gelebilecek bir “Mavi Vatan yasası” konusunda Yunanistan’ın hazır olup olmadığını soruyor.
Mitsotakis’in cevabı: “Her türlü olasılığa hazırız.”
Ardından Mavi Vatan doktrini için çok sert bir ifade kullanıyor: “Mavi Vatan doktrini tarih dışıdır ve uluslararası hukukta en ufak bir dayanağı yoktur.”
Ve devamında: “Yunanistan, Türkiye’nin her türlü girişimine karşılık vermeye hazırdır.”
Ancak henüz somut bir Türk girişimi veya yasa ortaya çıkmadan kamuoyuna daha ileri açıklama yapmak istemediğini de ekliyor. Yapıştırılan metin
Dolayısıyla Mitsotakis’in Türkiye politikasını üç cümleyle özetlemek mümkün:
1. Türkiye ile diyaloğu sürdür.
2. Ama askerî olarak niteliksel üstünlüğü koru.
3. Mavi Vatan ve egemenlik alanı iddialarında taviz verme.
Röportajın Türkiye açısından en önemli kısmı “Mavi Vatan” cümlesinden bile önce gelen “Türkiye karşısında stratejik ve niteliksel üstünlük” ifadesi. Çünkü F-35, F-16 Viper, Aşil Kalkanı ve gelişmiş Amerikan silahlarının Atina tarafından hangi ana stratejik hedef altında toplandığını doğrudan açıklıyor.
🔭 Keskin Dürbün Yorumu:
Burada Mitsotakis’in söylediği iki ayrı cümle var ve ikisi de dikkatle çevrilmeli.
İlk cümle, Türkiye’ye karşı askerî dengeyle ilgili:
“Yunanistan’ın sürekli olarak aradığı şey, Türkiye karşısında stratejik bir niteliksel üstünlüğe sahip olmaktır.”
Buradaki ifade tam olarak “stratejik niteliksel avantaj/üstünlük” demek. Bu rastgele söylenmiş bir cümle değil. Aynı röportajın başında savunma tedarikinin kalıcı siyasi hedefini de yine “stratejik niteliksel avantajı korumak” diye tarif ediyor ve bunu F-35, gelişmiş mühimmat ve F-16 modernizasyonuna bağlıyor.
Dolayısıyla bu bir doktrin olarak değil, Yunanistan’ın savunma stratejisinin ana hedeflerinden biri olarak okunmalı.
Doktrin daha kapsamlıdır; tehdidi nasıl tanımladığınızı, hangi askerî-siyasi araçları hangi prensiple kullanacağınızı belirler. “Türkiye’ye karşı niteliksel üstünlük” ise bunun içinde bir stratejik hedef veya kuvvet geliştirme ilkesidir.
Mitsotakis’in Haziran 2026’da H.R. McMaster’a söyledikleri de bunu destekliyor: güçlü silahlı kuvvetler, “mümkün olan her yerde niteliksel üstünlük”, güçlü ittifaklar ve aynı anda Türkiye ile kontrollü diyalog. Yani tablo şu: caydırıcılık + teknolojik üstünlük + ittifak ağı + iletişim kanallarını açık tutmak.
İkinci cümle Mavi Vatan hakkında:
“Mavi Vatan, tarihsel dayanaktan yoksun bir doktrindir ve uluslararası hukukta en küçük bir temele dahi dayanmamaktadır.”
Burada özellikle “δόγμα / dogma” = doktrin diyor. Yani Mitsotakis bizzat Mavi Vatan’ı bir doktrin olarak adlandırıyor.
“Ανιστόρητο” kelimesini sadece “tarih dışı” diye çevirmek biraz eksik kalıyor. Yunancada burada daha çok: “tarihsel temelden yoksun”, “tarihe aykırı”, “tarihsel gerçeklikle bağdaşmayan” anlamı var.
Yani Mitsotakis’in söylediği aslında oldukça sert:
“Mavi Vatan yalnız hukuken dayanaksız değil; tarihsel olarak da temelsiz bir doktrindir.”
Şimdi asıl konuya gelirsek: Biraz aracın gazına fazla basmıyor mu?
Söylem bakımından evet, önceki yıllara göre çok daha özgüvenli bir Mitsotakis görüyoruz. Ama bunu yalnız İsrail’e bağlamak doğru olmaz. Üç ayrı özgüven kaynağı üst üste gelmiş durumda.
Birincisi Yunan Hava Kuvvetleri ve genel kuvvet modernizasyonu. Atina bugün Rafale + Meteor, modernize F-16 Viper, ileride F-35 ve yeni hava savunma mimarisini aynı denklem içinde görüyor. Mitsotakis’in kendisi de F-35’lerin 2029–2030’da geleceğini, Türkiye’nin ise şu anda F-35 programı dışında olduğunu özellikle vurguluyor. Bu nedenle Atina’nın zihninde önümüzdeki birkaç yıl için bir teknolojik pencere oluştuğu açık.
İkincisi İsrail faktörü. Mitsotakis İsrail ilişkisinin kendilerine doğrudan ileri savunma teknolojisi sağladığını özellikle söylüyor. “Aşil Kalkanı” örneğini verirken İsrail’in bu teknolojiyi herkese vermediğini ve Yunanistan’ın yazılım/kaynak kodu erişimi elde ettiğini söylemesi önemli. Yani İsrail ilişkisini diplomatik dostluk değil, askerî teknoloji çarpanı olarak görüyor. Bu da Atina’ya ayrı bir belirgin güven veriyor.
Üçüncüsü ve belki daha önemlisi ABD + Fransa + İsrail + AB ağı. Mitsotakis'in söylemi yalnız “ordumuz kuvvetli” değil. Yunanistan’ın ABD ile stratejik ittifakını, İsrail ortaklığını, Fransa’yı, Avrupa savunma mekanizmalarını ve Doğu Akdeniz enerji projelerini birbirine bağlayan bir güvenlik ağı kurduğu düşüncesi var. Haziran röportajında bunu çok açık şekilde “strong economy, strong defense, strong alliances” mantığıyla anlatmıştı.
Dolayısıyla doğru okuma şu:
Mitsotakis’in özgüveni yalnız Yunan Hava Kuvvetleri’nden gelmiyor.
Daha çok şu toplamdan geliyor:
Rafale/Meteor + F-16 Viper + gelecekte F-35 + Aşil Kalkanı + Fransa + İsrail + ABD ilişkisi + Türkiye’nin F-35 dışında kalması.
Bu kombinasyon Atina’ya, özellikle hava gücü ve hava savunmasında Türkiye karşısında geçici veya kalıcı bir niteliksel üstünlük penceresi yaratabileceği inancını veriyor.
Fakat burada önemli bir sınır var. Niteliksel üstünlük, genel askerî üstünlük demek değil.
Türkiye’nin daha büyük hava filosu, daha geniş füze envanteri, İHA/SİHA kapasitesi, elektronik harp, uzun menzilli kara sistemleri, daha büyük savunma sanayii ve stratejik derinliği var. Yunanistan ise daha küçük kuvveti mümkün olduğunca yüksek teknolojiyle dengelemeye çalışıyor.
Bu nedenle Mitsotakis’in cümlesini:
“Yunanistan artık Türkiye’den askerî olarak güçlüdür”
diye okumak yanlış.
Daha doğru okuma:
“Yunanistan, Türkiye’nin niceliksel üstünlüğünü yüksek teknoloji ve ittifaklarla dengeleyip kritik alanlarda niteliksel üstünlüğü elinde tutmak istiyor.”
Mavi Vatan konusundaki sertleşme de bunun devamı. Mitsotakis Haziran ayında Türkiye’yi deniz yetki alanlarındaki iddiaları nedeniyle açıkça “revisionist power” olarak nitelendirmiş ve Yunanistan’ın yalnız deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını müzakere konusu kabul ettiğini, diğer Türk taleplerini tanımadığını söylemişti.
Dolayısıyla 9 Ekim’deki “Mavi Vatan tarihsel temelden yoksun ve uluslararası hukukta hiçbir dayanağı olmayan bir doktrindir” cümlesi ani bir çıkış değil. Daha önce kurduğu çizginin daha sertleşmiş ve daha doğrudan ifadesi.
Bu röportajdan şu iki stratejik mesaj çıkar:
1. Atina artık Türkiye ile sadece “denge” aradığını söylemiyor; açıkça “niteliksel üstünlük” hedeflediğini ilk defa bu kadar açık resmi ağızdan söylüyor.
2. Mavi Vatan’ı müzakere edilebilir bir Türk pozisyonu olarak değil, bütünüyle reddedilmesi gereken bir “doktrin” olarak tanımlıyor.
Ve en dikkat çekici cümle Mavi Vatan değil, şu:
“Yunanistan’ın sürekli aradığı şey Türkiye karşısında stratejik niteliksel üstünlüktür.”
Çünkü bu, Atina’nın F-35’ten İsrail savunma sistemlerine, Belhamralara, Rafaellere kadar yaptığı bütün yatırımların arkasındaki mantığı tek cümlede açıklıyor.
Yani Atina artık yalnız “dengeyi koruyacağız” demiyor; “üstünlüğü bizde tutacağız” diyor.
Biraz da sanki racon kesiyor doğrusu. Ama Ege’de raconun en pahalı tarafı şudur: masada yüksek sesle konuşmak kolaydır, haritada hesabını tutturmak biraz daha zordur.
concus retweeted
Son 5 yıl bakın ne diyor; en çok kart gören takım Fenerbahçe, en az kart görenler de; gs ve Trabzon
2026 yılını koyuyor sadece galatasaray taraftarı. Bunlar da taktik ve algı bitmez
Not: bu hafta dahil değildir
🤖 Made with AI































