Finansal okuryazarlık ve bilinçli yatırım - 2023 Bitfinex Trade Master Şampiyonu - 2024 OKX Trade Yarışması Türkiye Birincisi - WSOT 2025 Türkiye Birincisi

Wyoming, USA
Joined November 2022
Her hafta olduğu gibi bu pazartesi de haftanın önemli gelişmelerini, kritik seviyeleri ve olası senaryoları birlikte değerlendiriyoruz. ‘Erken Uyarı’ yedinci bölümüyle yarın saat 10:00’da WinningCircle YouTube hesabında. 🔗Yayın Linki: youtube.com/live/YUfQzO3VM1Q…
3
1
60
6,005
♟️ Kasparov 🎶 Müzik 🌊 İstanbul’da Sel 📈 Finansal Piyasalar 🏆 Şampiyonlar Ligi Rastgele yeni bölümüyle şimdi yayında. youtu.be/Yd5ZgFl0Hl4?si=k6ej…
1
4
58
7,698
ABD’de enflasyon ne söylüyor? Bilanço sezonunu açan bankalar ekonominin gidişatı hakkında hangi sinyalleri veriyor? Petrol fiyatlarındaki hareket küresel piyasalar için ne anlama geliyor? 📍Yarın akşam saat 21:00’de "Piyasa Tadımı" yayınında birlikte değerlendiriyoruz.
3
3
2
126
8,771
Bugün Amerika'da büyük bankaların bilanço sezonu başlıyor. JPMorgan, Goldman Sachs, Citigroup ve Wells Fargo bugün, Bank of America ve Morgan Stanley yarın sonuçlarını açıklayacak. Bankaların bilançolarını bir yatırımcı neden takip etmeli? 2008 krizinden sonra bankaların kendi parasıyla büyük risk alması sınırlandı. Bankalar da sistemi değiştirdi. Riski artık kendileri almıyor, riski alan fonlara borç veriyorlar. Bankaların bu sistemden bu yıl yaklaşık 48 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor. Fonların bankalardan aldığı borç 2020'den bu yana üç katına çıktı. En büyük 15 fon, 1 dolarlık sermayeyle 11 dolar borç taşıyor. Yani bu fonların her 12 dolarlık pozisyonunun sadece 1 doları kendi parası. Bu fonların bir kısmı bankadan aldığı borçla Amerikan tahvili taşıyor. Amerika'nın 10 yıllık faizi %5,36'ya kadar çıkınca tahvilin fiyatı düştü ve bu fonlar zarar etti. Pimco'ya göre son haftalardaki tahvil satışının bir kısmı da bu borçlu fonların zarar kes emirlerinden geliyor. Yani banka fona borç veriyor, fon tahvilden zarar ediyor, zarar edince satıyor, sattıkça faiz biraz daha yükseliyor. Bu durum tabii ki bankalar batıyor demek değil. Piyasadaki dalgalanma bankalara iyi para da kazandırıyor. Biz bu hafta bilançolarda iki kaleme bakacağız. Bankalar fonlara verdiği kredilerle ilgili ne söylüyor ve batma riski olan krediler için ayırdıkları para artıyor mu? Türk yatırımcılar olarak bu bilançolar bizleri iki kalemden etkileyecek; Birincisi Borsa İstanbul. Borsadaki hisselerin %37'si yabancıların elinde. Borçlu bir fon zarar edip nakde ihtiyaç duyduğunda genelde önce Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki pozisyonlarını küçültür. Nitekim eylülün son haftasında yabancılar yaklaşık 190 milyon dolarlık hisse ve 485 milyon dolarlık devlet tahvili sattı. İkincisi bankalarımız. Türk bankaları yurt dışından sendikasyon kredisiyle borçlanıyor ve bu kredinin faizi Amerikan faizine bağlı. Bu yıl alınan kredilerde maliyet, Amerika'daki gecelik faizin 1,25 puan üstündeydi. Amerikan bankaları riskten kaçmaya başlarsa bu fark açılır. Türk bankalarının borçlanması pahalanır, bu da size verilen kredinin faizine kadar yansır. Yani bu hafta Amerikan bankalarının söyleyeceği şeyler, Türk banka hisselerine ve kredi faizlerine de doğrudan dokunacak.
1
5
101
7,475
Çarşamba 15:30'da Amerika'nın enflasyon verisi açıklanacak. Ve bu hafta açıklanacak veriyi normalden daha fazla dikkatle bekliyoruz. Peki niye? Amerika'nın 10 yıllık tahvil faizi geçtiğimiz hafta %5,36 seviyesine kadar ulaştı. Bu seviye 2002'den beri ilk kez görüldü. Yani Amerika'ya 10 yıllığına borç verirseniz size her yıl %5,36 faiz ödüyor. Yani yatırımcı olarak siz minimum risk ile yıllık %5.36 getiriyi alabiliyorsunuz Şöyle düşünün. Hiç risk almadan %5 alabiliyorsanız, bir hisseye girmek için daha fazlasını istersiniz. Herkes böyle düşününce hisseler, evler, şirketler, hepsi biraz ucuzlamak zorunda kalıyor. Trump hükümeti bu faizi aşağı çekmeye çalışıyor ama şimdilik başarılı olduklarını söyleyemeyiz. Hazine piyasadan geri aldığı tahvil miktarını üç katına çıkardı ve buna rağmen faizler yine de düşmedi. Dünyanın en büyük tahvil yöneticilerinden Pimco %6'yı mümkün görüyor. Faiz %5,5'i geçerse hisse piyasasının da zorlanacağını söylüyor. Borçlanmanın bu kadar artması tabiki de Amerika batıyor demek değil. Geçtiğimiz hafta 39 milyar dolarlık tahvil alım ihalesine beklenenden çok bireysel yatırımcı geldi. Bu faizi uzun yıllığına almak isteyen çok yatırımcı var. Yani satan da var, alan da. Türk yatırımcılar olarak bizi nasıl etkiliyor sorusuna gelirsek, Amerika'da konut kredisi faizi de üç yıllık zirve yaparak %7,40'a çıktı. Amerika pahalıya borçlanınca bütün dünya pahalıya borçlanıyor, tabiki Türkiye de. Portföyünüzde karını uzak gelecekte bekleyen şirketler çoksa, faiz sizin için en önemli rakamlardan biri olacaktır.
6
129
9,541
Erken Uyarı #6 · Fiyatla Savaş: Washington Dizeli, Petrolü ve Faizi Düşürebilir mi? xitter.cf/i/broadcasts/1nxeLMdZP…
1
4
65
6,593
Her hafta olduğu gibi bu pazartesi de haftanın önemli gelişmelerini, kritik seviyeleri ve olası senaryoları birlikte değerlendiriyoruz. ‘Erken Uyarı’ altıncı bölümüyle yarın saat 10:00’da WinningCircle YouTube hesabında. 🔗Yayın Linki: youtube.com/watch?v=WkV_J7ID…
4
110
7,931
🔐 Kripto, Yapay Zeka ve Güvenlik 🏦 Finans Piyasaları 🦁 Galatasaray-Barcelona 🐐 Messi'nin Vedası 🟥 Yasin Kol'un Tutuklanması Rastgele'nin 22. bölümü yayında: youtu.be/lPqK9TAn55w?is=TUUK…
1
2
60
8,885
Altın, 4070$ seviyesinden aldığı tepkiyle %3.5 oranında ılımlı bir yükseliş gerçekleştirdi. Hem dolar endeksindeki geri çekilme, hem de Trump’ın seçimlere kadar İran’a saldırmayacağını söylemesiyle birlikte petroldeki gerileme bu yükselişin yakıtı oldu. Bu yükselişin perde arkasında çarşamba günü yaşanan agresif satışın bir ayı piyasası olarak yorumlanarak taze satış pozisyonlarını da beraberinde getirmesi yatıyor. Dolar ve petroldeki hareketlerle birlikte makro zeminin altının yükselişini desteklemesi ise kısa vadeli piyasa yapısını tamamen değiştirmeye yetti. $4320-$4390 seviyeleri burada bizim için önem arz ediyor. İleriye dönük olarak yükselişin kalıcılığı, dolar ve reel getirilerdeki gevşemenin sürmesine bağlı olacak. CME Fedwatchtool verilerine göre güncelde ekim ayında %80,6 ihtimalle politika faizinin sabit bırakılması beklenirken aralık ayında %69 ihtimalle 25 baz puanlık bir faiz artışı fiyatlanıyor. İlaveten merkez bankalarının altın alımlarının fiyatta bir taban etkisi yaratmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Küresel merkez bankaları Ağustos ayında 39 tonun üzerinde altın satın aldı, bu da 5. ardışık aylık satın almalarını işaret ediyor.
1
4
111
8,839
Bitcoin, 80.800 dolar seviyesine gerileyerek alıntıdaki analizimizde bahsettiğimiz kısa vadeli düşüş senaryosunu tamamlamış oldu. Fiyat, bu bölgeden aldığı tepkiyle yaklaşık %2'lik bir yükseliş gerçekleştirmiş durumda. Fiyat hareketini bir süre takip edip sonrasında güncellemelere devam edeceğiz.
Bitcoin, $85.600 seviyesine yapmış olduğu atağın ardından gerileyerek $85.000 seviyesini kaybetti. Bu fiyat yapısı kısa vadede negatif gözüküyor. Fiyatın $80.800 seviyesine kadar geri çekilmesi beklenebilir.
1
4
184
10,815
Piyasalar Neden Düşüyor? | Tahvil Faizleri, FED ve Wall Street'te Son Durum xitter.cf/i/broadcasts/1lKQRWNQm…
13
9
219
19,861
Bu akşam piyasaların tadına yine birlikte bakıyoruz👨‍🍳 Küresel piyasalarda öne çıkan başlıkları, güncel fiyat hareketlerini ve kritik seviyeleri, kurucumuz @efebulduk ve eğitmenlerimizden Selma birlikte yorumluyor. "Piyasa Tadımı" yeni bölümüyle bu akşam saat 21:00'de WinningCircle X ve Youtube hesaplarında! 🔗 youtube.com/@winningcircle30…
2
8
137
4,097
SpaceX, Nvidia'dan yapay zeka çipi almak için yaklaşık 40 milyar dolar borçlanmaya hazırlanıyor. Finansmana Apollo'nun liderlik etmesi bekleniyor. Financial Times'a göre paketin yaklaşık 10 milyar doları banka kredisi, 30 milyar doları yatırım yapılabilir not seviyesinde borçtan oluşacak ve işlemin 2027'de kapanması öngörülüyor. Görüşmeler henüz ön aşamada, anlaşma tamamlanmayabilir. SpaceX yalnızca ikinci çeyrekte yapay zekaya 15,8 milyar dolar harcadı ve bu hızı kendi nakdiyle karşılayamadığı için borca yöneliyor. Bu yapıda riskin büyük kısmı siparişi veren tarafta kalıyor. SpaceX'in haziranda ihraç ettiği tahviller değer kaybetti ve BBB notuna rağmen yüksek getirili tahvillere yakın bir faiz farkıyla işlem görüyor. Yatırımın geri dönüşü gecikirse borcu SpaceX taşıyacak. Tedarikçiler ise siparişin maliyetini teslimatla birlikte tahsil ediyor. Ancak ayrım tam keskin değil: Nvidia, Apollo'nun da içinde olduğu kurumlarla yapay zeka altyapısı için finansman platformları kurdu. Tedarikçinin dolaylı maruziyeti sıfır değil ve bu döngüsellik talebin ne kadarının organik olduğunu ayırmayı zorlaştırıyor. Değerlendirmemize göre bu gelişmede asıl bakılması gereken yer, 40 milyar doların harcandığı halkalar. Çipler Tayvan'daki dökümhanelerde üretiliyor ve paketleniyor. Her çipin yanında kullanılan yüksek bant genişlikli belleği dünyada yalnızca üç şirket üretiyor. Bu iki halkada rakip az olduğu için talep arttığında fiyatı belirleme gücü de üreticide kalıyor. Veri merkezi tarafında ise sıvı soğutma, trafo ve güç ekipmanı üreticileri, çipi hangi şirket tasarlarsa tasarlasın bu yatırımdan pay alıyor. Sunucu halkası da siparişten pay alıyor ancak burada rekabet yoğun ve kar marjları dar. Bu halkalardaki şirketlerin önemli kısmı büyük ve yüksek değerlemelerle işlem görüyor. Bu nedenle tek bir şirkete yoğunlaşmak yerine temayı birden fazla halkaya yayarak takip ediyoruz. Finansman tarafını ise yoğun borçlanan yapay zeka şirketlerinin tahvil faiz farkları üzerinden izliyoruz. Bu farkın açılması, siparişlerin yavaşlayabileceğinin ilk işareti olur. Morgan Stanley'nin 2028'e kadar yapay zeka altyapısı için 1,5 trilyon dolarlık dış finansman ihtiyacı öngörmesi, bu işlemin fiyatlamasını kredi piyasasının iştahı için bir test haline getiriyor.
1
5
82
7,898
WinningCircle kurucusu @efebulduk katıldığı CNBC-e canlı yayınında global piyasaların güncel durumunu ve beklenen gelişmeleri değerlendirdi.
Stratejist Efe Bulduk: "Bitcoin 82 bin ve üzerinde kaldıkça yılbaşına kadar 95 bine kadar gidecektir" @efebulduk
8
14
352
22,744
Bitcoin’deki düşüş, long pozisyonların hızla çözülmesiyle derinleşirken kripto genelinde yalnızca bir saat içinde 400 milyon doların üzerinde tasfiye gerçekleşti.  Peki, bu hareket on-chain yapıyı nereye taşıdı, birlikte bakalım. İki gün önce 87 bin dolar ile STH-MVRV’de 1,17 aynı anda test edilirken, metrik yine benzer kârlılık bölgesinden geri çekilerek yaklaşık 1,13’e indi ve fiyat Active Realized Price’ın altına geçti. Kısa vadeli yatırımcılar hâlâ ortalamada kârda, ancak kâr marjı yeniden daralıyor. Aynı süreçte ABD hükümetiyle ilişkilendirilen cüzdanlardan yapılan Bitcoin ve BNB transferleri satış endişesini artırdı; fakat bu hareketlerin doğrudan satışa dönüştüğü teyit edilmiş değil. Buradan sonra ilk önemli fiyat alanı 80–81 bin dolar bölgesi olurken, yaklaşık 77,4 bin dolardaki True Market Mean daha yapısal bir on-chain referans olarak öne çıkıyor. Fiyatın yeniden Active Realized Price’ın üzerine çıkması ve burada günlük kapanışlar üretmesi, son düşüşün kalıcı bir bozulmaya dönüşmediği yönündeki görüşü güçlendirir; ancak bunun için önce 80–81 bin dolar bölgesinin, ardından da True Market Mean’in korunması gerekiyor. Eğer bu yapı bozulur ve fiyat bu seviyelerin altına yerleşirse, Active Realized Price’ın yeniden kazanılması zorlaşır ve geri çekilmenin daha derin bir on-chain zayıflamaya dönüşme ihtimali belirgin biçimde artar.
Bitcoin, son dönemdeki toparlanma ivmesiyle birlikte zincir üstü (on-chain) verilerde kritik bir karar aşamasına giriş yaptı. bitcoin:native fiyatı, kısa vadeli trend açısından kritik on-chain maliyet eşiği olan Active Realized Price’ın yeniden üzerine çıktı. Fiyat 87 bin dolar bölgesini test ederken STH-MVRV de 1,17 seviyesine ulaşıyor. Böylece fiyat yapısı ve kısa vadeli yatırımcı kârlılığı aynı anda kritik eşiklere dayanmış durumda. Fiyatın yeniden aktif yatırımcı maliyetinin üzerine çıkması, son toparlanmanın on-chain tarafta da önemli bir eşiği geride bıraktığını gösteriyor. Bitcoin’in Active Realized Price’ın yeniden üzerine çıkması, son toparlanmanın yatırımcı maliyet yapısında da karşılık bulduğunun en büyük kanıtı. Şimdi 87 bin dolar bölgesi daha kritik bir noktaya denk geliyor; çünkü fiyat buraya geldiğinde STH-MVRV de yaklaşık 1,17’ye ulaşıyor. Başka bir ifadeyle Bitcoin 87 bin doları test ederken, kısa vadeli yatırımcılar da ortalamada yaklaşık %17 gerçekleşmemiş kâr taşıyor. Güncel veriler, kısa vadeli yatırımcıların oluşan kârın bir bölümünü realize etmeye başladığını gösteriyor. Buna karşılık piyasa genelindeki kâr realizasyonu, önceki lokal ve döngü zirvelerinde görülen seviyelerin hâlâ belirgin biçimde altında kalıyor. Bu nedenle mevcut tabloyu geniş çaplı bir dağıtımdan ziyade, kâra geçen kısa vadeli yatırımcılardan gelen satışların piyasa tarafından ne ölçüde absorbe edilebildiği üzerinden okumak daha doğru olacaktır. 87 bin dolar ile STH-MVRV’de 1,17’nin aynı anda test edilmesi de bu yüzden önemli. Bu iki eşik birlikte, fiyat yükselirken kısa vadeli yatırımcıların belirgin biçimde kâra geçtiği ve kâr realizasyonunun güçlenmeye başladığı bir bölgeyi işaret ediyor. Bitcoin bu bölgede güçlü kalabilirse, alıcı tarafın artan arzı karşılayabildiği ve yükselişin daha sağlıklı bir zemine oturduğu söylenebilir; aksi durumda aynı bölge yeniden satış baskısının yoğunlaştığı bir direnç alanına dönüşebilir.
2
4
1
132
10,444
Alıntıdaki paylaşımımızda değer zincirinde batarya üretimi dışındaki halkaları takip ettiğimizi yazmıştık. Bu halkalardan biri, veri merkezlerinin ve şebekenin elektrik altyapısını kuran şirketler. Bu alanda takip ettiğimiz 2 şirket; - Quanta Services - Everus Quanta Services, ABD'de elektrik iletim hatları, trafo merkezleri, güneş enerjisi ve batarya depolama projelerinin kurulumunu ve bakımını yapıyor. Şirketin ikinci çeyrek geliri bir yıl öncesine göre %41 artarak 9,56 milyar dolara çıktı. Bekleyen işleri bir yılda %49 artarak 53,4 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Şirket 2026 gelir beklentisini 39,3-39,7 milyar dolara yükseltti. Quanta'nın temel riski fiyat. Hisse son bir yılda %67 yükseldi ve gelecek yılın kar tahminine göre 36 kat F/K ile işlem görüyor. Yani büyümenin önemli bir kısmı fiyata yansımış durumda. Siparişlerde yaşanacak bir yavaşlama hissede sert bir düşüşe yol açabilir. Hisse bu yıl içinde de zirvesinden %28'e varan bir geri çekilme yaşadı. Opsiyon piyasasında yükselişin ardından alınan korumalar dikkat çekiyor. Açık satım opsiyonlarının önemli kısmı bugünkü fiyatın yaklaşık %20 altındaki seviyelerde toplanıyor. Everus, veri merkezleri, fabrikalar ve ticari binalar için elektrik ve mekanik tesisat kuruyor, elektrik iletim ve dağıtım hatlarında da çalışıyor. Şirketin ikinci çeyrek geliri %34 artarak 1,23 milyar dolara, net karı %59 artarak 83,9 milyon dolara çıktı. Bekleyen işleri bir yılda %53 artarak 4,55 milyar dolara ulaştı. Şirket 2026 gelir beklentisini 4,5-4,7 milyar dolara yükseltti. Bu beklenti 2025'e göre yaklaşık %23 büyümeye denk geliyor. Everus'un bilançosu güçlü. Net borcu, bir yıllık faaliyet kazancının yaklaşık üçte biri seviyesinde. Şirket yılın ilk yarısında 167 milyon dolar serbest nakit akışı yarattı. Kar marjı da yükseliyor. Faaliyet kar marjı 2024'te %6,7 iken bu yılın ikinci çeyreğinde %9,1'e çıktı. Değerlemede iki şirket arasında belirgin bir fark var. Everus'un bekleyen işleri Quanta'dan biraz daha hızlı artıyor. Buna karşın hisse gelecek yılın kar tahminine göre 22 kat F/K ile işlem görüyor. Quanta'da bu oran 36 kat. Everus hissesi mayıs ayındaki zirvesinin %22 altında. Everus'un riskleri de var. Şirket küçük ve hissesi oynak. Bekleyen işlerin en büyük kısmı veri merkezi projelerinden oluşuyor. Bu nedenle veri merkezi yatırımlarında yaşanacak bir yavaşlama Everus'u Quanta'dan daha fazla etkileyebilir. İletim ve dağıtım tarafındaki büyüme de zayıf. Bu bölümün geliri ikinci çeyrekte sadece %7 arttı. Şirketi takip eden analist sayısı az, opsiyon piyasası sığ. Bağımsız bir şirket olarak geçmişi de henüz iki yıla dayanıyor. Değerlendirmemize göre Quanta bu halkanın en güçlü şirketi, ancak hisse fiyatı da en çok yükselenlerden biri. Everus benzer bir büyümeyi daha düşük bir değerlemeyle sunuyor, ancak daha yüksek risk taşıyor. Quanta'nın 29 Ekim'de, Everus'un 3 Kasım'da açıklayacağı üçüncü çeyrek sonuçlarında bekleyen iş artışını ve kar marjlarını takip ediyoruz.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre dünyadaki veri merkezleri elektrik tüketimi son bir yılda %17 arttı ve 2015'teki seviyenin yaklaşık 2,8 katına ulaştı. IEA, bu rakamın 2030'a kadar yaklaşık iki katına çıkmasını bekliyor. Artışın ana kaynağı yapay zeka için kurulan yeni veri merkezleri. Bu talebi karşılamak kolay değil. IEA'ya göre şebeke bağlantısı, trafo ve gaz türbini tedarikinde bekleme süreleri uzuyor. ABD'de veri merkezlerinin yanına kurulması planlanan gaz santrallerinin toplam kapasitesi 47 GW'a ulaştı. Teknoloji şirketleri güneş ve rüzgar santralleriyle de uzun vadeli anlaşmalar yapıyor. Ancak bu kaynaklar günün her saatinde üretim yapmadığı için elektriğin depolanması gerekiyor. Depolama tarafında büyüme hızlanıyor. IEA verilerine göre dünyada 2025 yılında 108 GW yeni batarya kapasitesi devreye alındı. Bu rakam bir önceki yıldan %40 fazla. Toplam kurulu kapasite 2021'in 11 katına çıktı. Yeni kapasitenin 63 GW'ı Çin'de, 19 GW'ı ABD'de kuruldu. BloombergNEF'e göre elektrik depolamada kullanılan batarya paketlerinin ortalama fiyatı 2025'te %45 düşerek kW/h başına 70 dolara indi. Fiyattaki düşüşün arkasında Çin'deki üretim fazlası var. BloombergNEF, Çin'in 2025'te depolama için ürettiği hücre miktarının dünyadaki toplam kurulumun iki katından fazla olduğunu tahmin ediyor. Bu durum depolamayı ucuzlatıyor, ancak batarya üreticilerinin kar marjlarını baskı altında tutuyor. Avrupa ise bu yarışta geride kalmış durumda. IEA verilerine göre Avrupa 2025'te 6,2 GW yeni batarya kapasitesi kurdu. Bu, Çin'deki kurulumun onda birinden az. Batarya paketleri Avrupa'da Çin'e kıyasla ortalama %56 daha pahalı. Eurostat verilerine göre AB 2025'te 28,5 milyar euroluk lityum-iyon batarya ithal etti ve bu ithalatın %90'ı Çin'den geldi. Çin'in payı 2021'de %67 seviyesindeydi. Bu bağımlılık, AB ile Çin arasında artan ticaret gerginliği nedeniyle daha fazla önem kazanıyor. Avrupa Birliği 2025'te Çin'den 571 milyar euroluk mal ithal etti, Çin'e ihracatı ise 199,5 milyar euroda kaldı. AB geçen hafta Çin'den gelen kimyasallar için üç yeni anti-damping soruşturması başlattı. Çin de birkaç gün sonra Avrupa'dan gelen bir kimyasal için soruşturma açtı. Avrupa'nın önünde zor bir tercih var. Enerji maliyetlerini düşürmek ve veri merkezlerine yetecek elektriği sağlamak için ucuz bataryaya ihtiyaç duyuyor. Bu bataryaların büyük kısmı ise Çin'den geliyor. Çin'den gelen bataryalara uygulanacak ek vergiler Avrupa'daki üretimi destekleyebilir, ancak depolama projelerinin maliyetini de artırır. Değerlendirmemize göre AB'nin ticaret politikası, Avrupa'daki depolama yatırımlarının hızını belirleyen başlıca etkenlerden biri olacak. Bu nedenle değer zincirinde en çok kazanan halkanın batarya hücresi üretimi olmayabileceğini düşünüyoruz. Tema güçlü olsa da bu halkada fiyat rekabeti çok sert ve ticaret politikasındaki değişikliklere en açık halka da bu. Bataryayı şebekeye bağlayan invertör, trafo ve kablo üreticilerini, enerji yönetim yazılımlarını ve kurulum ile bakım hizmeti veren şirketleri takip ediyoruz. Bu halkalar, hangi ülkenin bataryası kullanılırsa kullanılsın talep artışından pay alabilir. Avrupa'da korumacı adımların artması halinde bölgede üretim yapan tedarikçilerin de öne çıkabileceğini değerlendiriyoruz. Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı arttıkça enerji depolamanın, yapay zeka yatırımlarının en önemli altyapı halkalarından biri haline geleceğini düşünüyoruz.
1
6
81
7,632
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre dünyadaki veri merkezleri elektrik tüketimi son bir yılda %17 arttı ve 2015'teki seviyenin yaklaşık 2,8 katına ulaştı. IEA, bu rakamın 2030'a kadar yaklaşık iki katına çıkmasını bekliyor. Artışın ana kaynağı yapay zeka için kurulan yeni veri merkezleri. Bu talebi karşılamak kolay değil. IEA'ya göre şebeke bağlantısı, trafo ve gaz türbini tedarikinde bekleme süreleri uzuyor. ABD'de veri merkezlerinin yanına kurulması planlanan gaz santrallerinin toplam kapasitesi 47 GW'a ulaştı. Teknoloji şirketleri güneş ve rüzgar santralleriyle de uzun vadeli anlaşmalar yapıyor. Ancak bu kaynaklar günün her saatinde üretim yapmadığı için elektriğin depolanması gerekiyor. Depolama tarafında büyüme hızlanıyor. IEA verilerine göre dünyada 2025 yılında 108 GW yeni batarya kapasitesi devreye alındı. Bu rakam bir önceki yıldan %40 fazla. Toplam kurulu kapasite 2021'in 11 katına çıktı. Yeni kapasitenin 63 GW'ı Çin'de, 19 GW'ı ABD'de kuruldu. BloombergNEF'e göre elektrik depolamada kullanılan batarya paketlerinin ortalama fiyatı 2025'te %45 düşerek kW/h başına 70 dolara indi. Fiyattaki düşüşün arkasında Çin'deki üretim fazlası var. BloombergNEF, Çin'in 2025'te depolama için ürettiği hücre miktarının dünyadaki toplam kurulumun iki katından fazla olduğunu tahmin ediyor. Bu durum depolamayı ucuzlatıyor, ancak batarya üreticilerinin kar marjlarını baskı altında tutuyor. Avrupa ise bu yarışta geride kalmış durumda. IEA verilerine göre Avrupa 2025'te 6,2 GW yeni batarya kapasitesi kurdu. Bu, Çin'deki kurulumun onda birinden az. Batarya paketleri Avrupa'da Çin'e kıyasla ortalama %56 daha pahalı. Eurostat verilerine göre AB 2025'te 28,5 milyar euroluk lityum-iyon batarya ithal etti ve bu ithalatın %90'ı Çin'den geldi. Çin'in payı 2021'de %67 seviyesindeydi. Bu bağımlılık, AB ile Çin arasında artan ticaret gerginliği nedeniyle daha fazla önem kazanıyor. Avrupa Birliği 2025'te Çin'den 571 milyar euroluk mal ithal etti, Çin'e ihracatı ise 199,5 milyar euroda kaldı. AB geçen hafta Çin'den gelen kimyasallar için üç yeni anti-damping soruşturması başlattı. Çin de birkaç gün sonra Avrupa'dan gelen bir kimyasal için soruşturma açtı. Avrupa'nın önünde zor bir tercih var. Enerji maliyetlerini düşürmek ve veri merkezlerine yetecek elektriği sağlamak için ucuz bataryaya ihtiyaç duyuyor. Bu bataryaların büyük kısmı ise Çin'den geliyor. Çin'den gelen bataryalara uygulanacak ek vergiler Avrupa'daki üretimi destekleyebilir, ancak depolama projelerinin maliyetini de artırır. Değerlendirmemize göre AB'nin ticaret politikası, Avrupa'daki depolama yatırımlarının hızını belirleyen başlıca etkenlerden biri olacak. Bu nedenle değer zincirinde en çok kazanan halkanın batarya hücresi üretimi olmayabileceğini düşünüyoruz. Tema güçlü olsa da bu halkada fiyat rekabeti çok sert ve ticaret politikasındaki değişikliklere en açık halka da bu. Bataryayı şebekeye bağlayan invertör, trafo ve kablo üreticilerini, enerji yönetim yazılımlarını ve kurulum ile bakım hizmeti veren şirketleri takip ediyoruz. Bu halkalar, hangi ülkenin bataryası kullanılırsa kullanılsın talep artışından pay alabilir. Avrupa'da korumacı adımların artması halinde bölgede üretim yapan tedarikçilerin de öne çıkabileceğini değerlendiriyoruz. Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı arttıkça enerji depolamanın, yapay zeka yatırımlarının en önemli altyapı halkalarından biri haline geleceğini düşünüyoruz.
4
1
73
10,284