📊TCMB dış varlık-toplam döviz yükümlülüğü+yurt içi bankalardan net swap alacağı
📈Aralık+Ocak+Şubat👉
+20,7 milyar$
📈Mart+Nisan+Mayıs👉
-49,9 milyar$
📈Haziran+Temmuz+Ağustos👉
+31,1 milyar$
📈Eylül+Ekim (23 gün)👉
-25,6 milyar$
TCMB’nin analitik bilançosundaki dış varlıklarından toplam döviz yükümlülüklerini çıkarılım, yurt içi bankalardan bilanço dışı net swap alacağını ekleyelim.
Temmuzda 9,5 milyar dolar artmış
Ağustosta 14,6 milyar dolar artmış
Eylülde 16,6 milyar dolar azalmış
23 Ekim’e kadar 9 milyar dolar azalmış.
Temmuz+Ağustos +24,1 milyar dolar
Eylül+Ekim -25,6 milyar dolar
Reel sektörün enflasyon beklentisi 2023 sonunda %57,9, Haziran 2024’te %56,2 seviyesindeydi. Sonrasında gerilemeye başladı ve Şubat 2026’da %32’ye geldi. Savaşla birlikte nisanda %33,7’ye yükseldi ancak ekimde tekrar %31,8 oldu.
Takipteki alacak oranlarına baktığımda şunu diyebilirim:
2020-2023 ucuz para döneminde takipteki alacak oranları hızlı bir şekilde gerilemiş ve dip yapmıştı.
2024 sonrası sıkılaşmayla birlikte artışa geçti ve 2018-2019 şoku öncesi düzeylerine geldi.
Bireyler ve firmalar ayrı ayrı baktığımızda durum biraz farklı.
Sıkılaşma döneminden en olumsuz etkilenen kesim bireyler, firmalar nispeten güçlü kalmış.
Firmalar arasında bir sıralama yaparsak KOBİ’ler daha fazla etkilenmiş. Ancak artışa rağmen şu an için geldiği seviyeler hala 2018-2019 şoku öncesinin biraz altında.
Toplam kredilerde takipteki alacak oranı
2018-2019 döneminde yaklaşık olarak %3’lerden %5,5’lere fırlamıştı.
2020-2023 yıllarında bol ve ucuz para döneminde %5,5’lerden %1,5’lere kadar gerilemişti.
2023 sonrası sıkılaşmayla %1,5’lerden tekrar %3’lere geldi.
16 Ekim itibarıyla takipteki alacak oranı %3,2. Şu anda tam geçmiş ortalamalarına yakın düzeye geldi ancak artış eğilimi devam ediyor.
KOBİ kredilerinde takipteki alacak oranı
2018-2019
~ %4,5➡️%9,5
2020-2023
~%9,5➡️ %1,5
2024 sonrası
~%1,5➡️%4,0
Reel sektörün net döviz açık pozisyonunun ihracat ve hizmet gelirlerine oranı Kasım 2005’te %23 iken Eylül 2016’da %100,5’e ulaşmıştı. 2016 sonrası açık pozisyon kapanmaya başladı ve Mart 2024’te %19,7’ye gerilemişti. Mart 2024 sonrası pozisyon tekrar açılmaya başladı ve Ağustos 2026 itibarıyla %53,2 oldu.
16 Ekim itibarıyla $/₺ yıllık artışı %18,1, €/₺ yıllık artışı %13,9, M3 para arzı yıllık artışı %27,5.
Swap hariç net rezerv (milyar$)
23-01-2026👉85,5
03-04-2026👉18,4
28-08-2026👉55,9
16-10-2026👉39,3
Brüt rezerv (milyar$)
30-01-2026👉218,2
26-06-2026👉149,2
16-10-2026👉169,1
28 Ağustos-16 Ekim haftası para arzı içinde para piyasası fonları 641 milyar TL azalırken, repo 433 milyar TL arttı. TL mevduat 760 milyar TL, YP mevduat 90 milyar TL arttı.
YP mevduatta 5 hafta üst üste artış sonrası 9-16 Ekim haftasında 0,8 milyar$ azalış var. 5 haftalık birikimli artış 7,3 milyar$ tutarındaydı.
Haziranın son haftasında %49,2 olan 1-3 ay mevduat faizi 16 Ekim haftasında %43,2’ye kadar düştü. Ticari kredi faizinde ise bir gerileme yaşanmamıştı. 26 Haziran haftasında %52,9 olan faiz 09 Ekim haftasında %53 oranında gerçekleşmişti. 9-16 Ekim haftasında ise sert bir şekilde düşerek %48,4 oldu.
Bireysel kredilerde takipteki alacak oranı %5,4’e çıktı ancak firma kredilerinde oran daha düşük kaldı. Geçen yıl sonu %1,9 iken 16 Ekim haftasında %2,5 oldu.
Bireysel kredilerde yavaşlama belirgin. Bireysel kredilerin yıllık artış oranı geçen yıl sonu %46,5 iken 16 Ekim haftasında %34,8’e geriledi. Yıllıklandırılmış 13 haftalık artış eğilimi %18,1’e kadar geriledi. TL ticari kredilerde ise belirgin bir yavaşlama yok. Yıllık artış oranı geçen yıl sonu %40,3 iken 16 Ekim haftasında %41,3 oldu. Yılllıklandırılmış 13 haftalık artış eğilimi ise %40,6. Bireyler kredi kullanımını yavaşlatırken, firmalar tam gaz devam ediyor.
Bireysel kredi artışı yavaşlarken takipteki alacak oranı artıyor. Bireysel kredilerin yıllıklandırılmış 13 haftalık artışı 16 Ekim haftasında %18,1’e kadar geriledi. Yıllık artış oranı %34,8, takipteki alacak oranı %5,4 oldu.
Hanehalkının kredi borcu GSYH’ye oranı 2020 yılı üçüncü çeyreği sonunda %17,6 iken 2024 yılı üçüncü çeyreği sonunda %9,3’e kadar gerilemişti. Bu yılın ilk yarısında %10,0 oranında gerçekleşti.
Reel sektörün finansal borcunun GSYH’ye oranı 2021 yıl sonunda %70,8 iken düşüş eğilimine girmiş ve 2024 yıl sonunda %37,1’e gerilemişti. Reel kesimin borçluluğu 2024 yılı sonrasında yataya yakın hareket etmiş ve bu yıl haziran sonu itibarıyla %39 gerçekleşmiştir.
UYP verilerine göre “ağustos” sonu itibarıyla yurt dışı yerleşiklerin seçilmiş yatırımları (milyar$)
Hisse senedi👉43
Yatırım fonu👉11
Sermaye benzeri👉21
Hazine tahvil👉18
Banka tahvil👉1
Diğer sektör tahvil👉3
Hazine eurobond👉48
Banka eurobond👉 22
Diğer sektör eurobond👉18
TL mevduat👉26
YP mevduat👉43
Bankalara kredi👉91
Diğer sektörlere kredi👉131
Ticari kredi👉66

