Turna (@T_urnam) header
Turna (@T_urnam) profile picture

Biz Aleviyiz Müslüman değiliz… Bu bir destek hesabıdır. Hiç bir dernekle kurumla bağlantım yoktur. Alevi-Alevilik. TANRI, Hak dır. HAK= EVREN, DOĞA ,İNSANDIR..

Türkiye
Joined June 2016
Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)Photo by Turna (@T_urnam)
Pinned Tweet
Genel hatlarıyla ALEVİLİK nedir? Ne değildir? - Din, inanç, mezhep, tarikat, cemaat vs. değildir. - Herhangi bir İbrahimi dinin ne içindedir ne de kenarındadır. - Bir dünya görüşüdür, felsefedir, öğretidir, yoldur. - Bir yaradan-tanrı anlayışı yoktur. "Ben hakkım, hakk bendedir." Hakk insandadır. Can merkezdedir. - Hakk ve hakikat yoludur. HAKK, evren, doğa ve canlıdır. Alevilikte "Hakk" yoktan var eden bir tanrı değildir. - Ateş, hava, su, toprak yani dört ana unsurun bütünlüğü, yaşamı var eden temel unsurdur. Bu dört ana unsur olmadan hiçbir canlının yaşama şansı yoktur. "Birlik" ve "Vardan Var Oluş" felsefesini (varlığın birliği - Vahdet-i Mevcut) savunur. Hedefinde rıza şehri ve kâmil insan anlayışı vardır. - Yaradılışı reddeder. Varoluşu savunur. Cennet-cehennem, ahiret, öbür dünya anlayışı yoktur. - Alevi anlayışında ölmek yoktur. Hiçbir şey yoktan var, vardan yok olmaz. - Alevilikte devriye (devir) kuramı vardır. Devriye öğretisi gereği doğada ölüm yoktur. Değişim, dönüşüm ve yeniden doğum vardır. - Hz. Ali ve 12 İmamlar Alevi değildir. Alevilikten bihaberdirler. Onlar Şia'nın, yani İslam'ın değerleridir. Alevilik, Ali sevgisi değildir. Alevilik, ŞİA ve CAFERİLİK değildir. - Anadolu'nun ve Mezopotamya'nın kadim halklarıdır. Neolitik çağdan beridir hep bu topraklardaydılar. Orta Asya'dan, Horasan'dan, Ortadoğu'dan bu topraklara doğru yayılmamışlardır. - Alevilik tek bir milliyete indirgenemez. Irkçı değildir. Tüm insanlığa aynı nazarda bakar. Sınırları yoktur. Bayrağı yoktur. - Savaşsız, sömürüsüz, kansız, kinsiz bir dünya kurmayı amaçlamak, rızalık şehrine ulaşmak Alevilikte hedeftir. - Soydan gelmez. İkrar, rızalık, razılık, ocak, talip, rayber, pir, mürşid yoludur. Şartları yerine getiren Alevidir. - Ateizm değildir. - Katliamlardan, baskılardan kaçmak adına, bir İslam silahı olan TAKİYYE'ye sarıldığımız, Şia değerleri üzerinden İslam'a sarıldığımız doğru ve gerçektir. - Özellikle Sivas katliamından sonra Aleviler yavaş yavaş takiye kabuğunu kırmaya başlamışlardır. - Alevilerin tarihten günümüze dinsiz, zındık, münkir, kafir, mürted, mülhid, râfizi adı altında katledilmelerinin altında, Aleviliğin İslam olmadığı gerçeği yatar. - Aleviler başta İslam, hiçbir dine düşman değildir. Başta İslam, tüm İbrahimi dinler Alevilere ve Aleviliğe düşmandır. - Aleviliği Alevi olmayanların ve asimilasyoncuların tarif etme devri kapanmıştır. - Artık iç ve dış asimilasyon çalışmaları tarafımızdan daha net görülmektedir. -Okuyan, yazan, sorgulayan Pirlere-Analara, canlara kulak kesiliyoruz. Yol'da, hakikatı ortaya koyan dik duruşlarından dolayı onlara aşk olsun. - Hakikatı arayan, sorgulayan tüm canlara aşk olsun... Aşk ile... @T_urnam
4
63
9
371
38,192
İslamcı hoca: “Alevinin yemeği yenir ama kestiği yenmez!” diyor. Aleviliği İslam içinde gören, kurban-adak kesip bunu erkân sayanlara: Sizi kendi dinî hükümleriyle bile kabul etmeyen bir anlayışta neden ısrar edersiniz...? Alevilikte kurban yoktur. Alevilik İslam dışıdır.
5
27
18
352
177,305
Turna retweeted
Çocukluğumdan çok iyi hatırlıyorum. Cem tutulacağı zaman çevredeki tepelere gözcüler çıkarılırdı. Evet, yanlış okumadınız; 1950’lerde, 60’larda değil, 80’lerin sonunda… Ben bunları kitaplardan okumadım, birilerinden duyup öğrenmedim. Çocukluğumda gördüm, yaşadım, hafızama kazındı. Cem yapılacağı zaman insanların nasıl tedirgin olduğunu, çevrenin nasıl kontrol edildiğini, inancını yaşamak isteyen insanların neden gizlenmek zorunda kaldığını hatırlıyorum. Bugün dönüp baktığımda o korkunun nedenini çok daha iyi anlıyorum. Çünkü bu korku bir günde oluşmamıştı. Alevilerin hafızasında katliamların, sürgünlerin, baskınların, aşağılanmanın ve inancından dolayı cezalandırılmanın acısı vardı. Büyüklerimizin korkusu yalnızca kendi başlarına gelebileceklerden kaynaklanmıyordu; geçmişte yaşananların yeniden yaşanabileceği endişesi de vardı. İnsanlar çocuklarını, ailelerini, ocaklarını ve inançlarını korumaya çalışıyordu. O yıllarda anne babalarımızın çoğu henüz Türkçe bilmiyordu. Pirlerimizin büyük bir kısmı sürgün edilmiş, ocaklarımız baskı altında bırakılmıştı. Kendi dilimizde deyiş söylemek, cem yürütmek, inancımızı çocuklarımıza aktarmak bile korkuyla çevrelenmişti. Kısacası biz, kendi inancımızı özgürce yaşayabilmenin bile cesaret istediği bir dönemin çocuklarıydık. Bir başka şeyi de çok iyi hatırlıyorum: İnsanlarımızın kendilerini anlatırken kullandıkları dili… Bazen korkudan, bazen kendilerini koruma ihtiyacından, “Gerçek Müslüman biziz” demek zorunda hissediyorlardı. Oysa bizim inanç dünyamızın, ibadet geleneğimizin ve kültürümüzün kendine özgü bir yapısı vardı. Kendi inancını kendi kavramlarıyla anlatamayan, kendisini başkalarının inanç kalıpları içinde ifade etmek zorunda kalan bir toplumun yaşadığı kopuşu bugün daha iyi görebiliyorum. Şimdi bazı insanların çıkıp o dönemin gerçeklerini bugünün kalıplarıyla değerlendirmesine şaşırıyorum. Çünkü onların bir kısmı bizim çocukluğumuzda yaşadığımız korkuyu görmedi. Cem yapılırken neden gözcü çıkarıldığını, büyüklerimizin neden fısıltıyla konuştuğunu, pirlerimizin neden susturulduğunu, insanların neden inançlarını açıkça ifade edemediğini bilmiyor. Daha acısı, bu baskıların ve asimilasyonun içine doğan bazı kuşaklar, kendilerine öğretilenleri kendi tarihleri sanıyor. Kendilerinden koparılan inancı, dili ve kültürü tanımadan, o kopuşun sonuçlarını hakikat diye savunabiliyor. Benim itirazım tam da buna. Çünkü ben o günleri hatırlıyorum. O tepelerde gözcülerin neden beklediğini biliyorum. Büyüklerimizin gözlerindeki tedirginliği, inancımızı yaşarken duyulan endişeyi hatırlıyorum. Alevilerin korkusunu anlamak için yalnızca bugünden bakmak yetmez. O korkunun hangi acılardan doğduğunu, hangi baskılarla beslendiğini ve nasıl kuşaktan kuşağa aktarıldığını bilmek gerekir. Bizim kuşağın hafızasında bunlar bir tarih bilgisi değil, yaşanmışlıktır. Ve insanın en çok canını acıtan şey, bizzat tanık olduğu bir geçmişin, bugün hiç yaşanmamış gibi anlatılmasıdır.
1935 tarihli bu devlet belgesi iki gerçeği ortaya koyuyor: Resmî kayıtlarda Kürt Alevilerinin varlığını; Alevi cemlerinin basılmasını, cem yapanların yakalanıp tutuklanmasını. Sözün özü: “Kürtten Alevi olmaz” ve “Cumhuriyet Aleviliği yasaklamadı” söylemlerini çöpe atın!
4
3
13
340
Fonlarda tespit edilen devasa boyutlardaki 187,65 milyar TL’lik haksız kazanç, Diyanet’in 2027 bütçesi 229 milyar 64 milyon TL’den bile düşük. 2000: 75.424 çalışan 2025: 143.633 çalışan Diyanet’e milyarlar var, emekliye kaynak yok! Yiyin, tıksırıncaya kadar; halkın cebinden!
1
11
1
61
1,154
Asimilasyon her zaman yasaklarla, baskılarla yapılmaz. Bazen maddi destekle, bazen kadroyla, bazen ödülle, maaşla, bazen eğitimle; bazen de bir felsefeyi yeniden tanımlamaya çalışarak yapılır. Amaç o yolu yok etmek değil, onu özünden uzaklaştırıp yeniden biçimlendirmektir.
1
15
79
1,525
1935 tarihli bu devlet belgesi iki gerçeği ortaya koyuyor: Resmî kayıtlarda Kürt Alevilerinin varlığını; Alevi cemlerinin basılmasını, cem yapanların yakalanıp tutuklanmasını. Sözün özü: “Kürtten Alevi olmaz” ve “Cumhuriyet Aleviliği yasaklamadı” söylemlerini çöpe atın!
8
79
9
355
17,192
X Premium yıllık 1.883,99 TL idi. Şimdi yıllık 17.500 TL olmuş. Neredeyse 10 katı! Uzun tweetlerimizi ve yazılarımızı yayımlamanın başka bir yolunu geliştirmeliyiz.
3
2
24
1,151
44 yıldır Alevi çocuklarına zorunlu Din (İslam) dersi dayatılırken susanlar, türban yasağına karşı özgürlük savunuculuğuna soyunmadan önce kendi çifte standartlarıyla yüzleşsin! Özgürlük sadece Müslümanlar için mi? Alevi çocukları bu ülkenin çocukları değil mi?
20
105
1,543
Tarihte Alevi değerleri olarak bildiğimiz birçok kişinin kim olduğu, hatta gerçekten yaşayıp yaşamadığı kesin olarak belli değil. Özellikle 15. yüzyıldan sonra, asırlar öncesine dair yapay kaynaklar oluşturulmuş. Alevi tarihi tarumar edilmiş. Bize ait olmayan bir tarih yazılmış.
1
11
77
1,859
Sözde Alevi dedesi! 40 saniyelik videoda Aleviliğe dair tek bir şey bulamadım. 1- Alevilikte her perşembe cem yoktu; cemin özel bir günü yoktu. 2- Allah (yaradan), ibadet, eyvallah, Ali baş kavramları Aleviliğe ait değildir. 3- Tuzla Hakev Aydınlı Cemevi bir asimilasyon kurumdr.
7
15
2
128
10,983
Aynı cemevi... Tekrarlayalım. Tuzla Hakev Aydınlı Cemevi bir asimilasyon kurumudur. xitter.cf/T_urnam/status/1906271…
Aleviler, Ramazan Bayramı ve bayram cemi. Burası Hakev Vakfı Tuzla Aydınlı Cemevi ve İslamcı dedesi. Kendisine "Kızılbaş Dede" diyor. Vartolu. Aleviler, biat kültürünü üzerlerinden atmalıdır... Sorgulamalıdırlar... Aksi halde Aleviler, asimilasyona karşı nasıl direnecek?
2
18
723
Bir taraftan yazılarınızda Cemevi Başkanlığı’nı AKP ve MHP’nin güdümünde, cemevlerini kontrol etmeye çalışan bir asimilasyon kurumu olarak göstereceksiniz; diğer taraftan aynı kurumun yetkililerini ağırlayıp sohbet edeceksiniz. Bu nasıl bir tutum? Azıcık tutarlı, azıcık dik drun!
1
4
49
1,700
Ayhan Aydın, yıllarca Cem Vakfı içerisinde İzzettin Doğan ve Ali Rıza Uğurlu çevresinde hareket ederek Alevi asimilasyonuna çok büyük destekler verdi. Sonrasında hatadan dönmüş gibi Cem Vakfı'nı, Ali Rıza Uğurlu'yu ve destek verdikleri asimilatörleri kendince ifşa etti, yerden yere vurdu ve eleştirdi. (Ekteki linki okuyun.) "Özüne döndü" diye düşünen canlarımız oldu. Ama bana hiçbir zaman güven vermedi. Geçen hafta İzzettin Doğan'ı ziyaret etti. Kartal Cemevi'nde paylaştığım görüntü onun tarafından çekilmişti. Yeniden Ali Rıza Uğurlu'nun çevresinde dolaşıyordu. Yine kendisinin çektiği aynı cenazenin mezarlıktaki, asimilasyon içerikli korkunç görüntülerinde sarıklı cüppeli imamın içinde İslam dokunan her cümlesine "Allah Allah" diyerek onaylıyordu. Sözün özü: Yoluna, sözüne, duruşuna sadık olmayan bu tutarsız, ilkesiz tavırlardan ve yönünü rüzgâra göre belirleyen insanlardan usandım. Tiksindim. Çünkü bunlar yalnız kendilerini değil, canları da yanıltıyor. Ayhan Aydın Cem Vakfı gerçeklerini açıklıyor! alevihaber.com/ayhan-aydin-c… Mezarlıktaki video: youtube.com/watch?v=ZNhcK17J…
1
10
413
Birkaç yıl önce “Alevilik İslam’ın içindedir” söylemine karşı çıktığımız için bizi eleştirenler, bugün “Alevilik Allah-Muhammed-Ali söyleminin dışındadır” demeye başladılar. Biz dün yazdıklarınızı, söylediklerinizi görmeyelim; yeter ki bundan sonra net olun, yalpalamayın!
4
7
144
2,216
Günümüzde onlarca dinî proje: ÇEDES, “Çocuklar camide” etkinlikleri, okullarda mescit ve abdesthaneler; ana sınıflarında türbanlı, takkeli, sarıklı çocuklar... Uygulayıcılar: MEB, GSB, Diyanet, TÜGVA, TÜRGEV, Ensar, İHH, Ülkü Ocaklar ve gönüllü dernekler. xitter.cf/T_urnam/status/2118053…
Cumhuriyet'ten günümüze zorunlu din derslerinin tarihi... #ZorunluDinDersiKaldırılsın
1
7
49
2,085
Cumhuriyet'ten günümüze zorunlu din derslerinin tarihi... #ZorunluDinDersiKaldırılsın
2
10
4
61
4,179
Alevilik ŞİA, yani İSLAM değildir. Şiilik, Aleviliğin içinde değil dışındadır. Kur'an, Ehl-i Beyt, tevhid, nübüvvet, imamet, ahiret, sorgu sual, biat, yalvarma ve yakarma Alevilerin değil, İslam'ın değerleridir. Alevilikte yaratılış anlayışı yoktur.
4
10
84
1,978
Can Bonomo'ya tepki gösteren aklıevveller şunu iyi bilsin ki: 1- Alevilik; yoktan var eden bir yaratılış (Allah-Tanrı) anlayışı değil, vardan var olmaya dayanan bir varoluş (devinim-dönüşüm) felsefesidir. 2- Biz Aleviler, yaratılmadık; vardan varız. Yok olmayız; dönüşürüz. ++
1
11
1
170
5,904
Varlık yoktan var olmaz, vardan yok olmaz; biçimden biçime dönüşür. Devri daim, varlığın kesintisiz dönüşümüdür. Yaratılış (Allah-Tanrı) anlayışı olan, Aleviliğini sorgulasın. Can Bonomo'nun acısını paylaşıyorum. Babasının devri daim olsun.
1
30
496
Veliyettin Hürrem Ulusoy, açıklamaları ve uygulamalarıyla ne şiş yansın ne kebap anlayışıyla hareket etmekte, herkese başka bir yüz göstermektedir. Maalesef bunu görmeyen, görmek istemeyen hakikatçi Alevi canlarımız var.
7
49
1,217
Hakk – Âlem – Âdem… Yani; evren, doğa ve insan aynı varoluşun parçalarıdır. Aşk, sevgi ve yaşam bu bütünlüğün en güzel ifadeleridir. Söz: Dertli Kemter Yorum: Ayfer Vardar
14
182
3,866